Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) ABD Ulusal Okyanus Atmosfer İdaresi (NOAA) verilerine göre, 2026 yılının Haziran-Ağustos döneminde El Niño koşulları resmen başladı. Uzmanlar, dalganın yılın ikinci yarısı boyunca güçlenerek Aralık 2026 – Şubat 2027 arasında zirve noktasına ulaşacağını öngörüyor. Hatta bazı modeller, dönemin tarihin en güçlü “Süper El Niño” olaylarından birine dönüşebileceği konusunda uyarıyor.

El Niño, Doğu Büyük Okyanus (Pasifik) yüzey sularının normalden daha fazla ısınmasıyla başlayan küresel hava modellerini altüst eden doğal iklim olayı. Atmosfer okyanus arasındaki etkileşim, normal şartlarda Pasifik’te doğudan batıya esen alizeler (tropikal bölgelerde denizlerde esen sürekli rüzgarlar) zayıfladığında ya tersine döndüğünde gerçekleşir. Sonuç olarak sıcak su kütlesi Amerika kıyılarına doğru kayar; dünyanın tarafında aşırı yağış sellere, tarafında ise şiddetli kuraklıklara neden.

Meteoroloji ajanslarının yayınladığı son raporlara göre, El Niño koşullarının 2026’nın ikinci yarısı boyunca etkisini artırarak devam etme olasılığı yüzde 90’ın üzerinde. Sıcaklık anomalilerinin Pasifik’in merkezi doğusunda hızla yükseldiğini kaydeden araştırmacılar, döngünün tepe noktasının 2026 Aralık 2027 Şubat ayları arasında gerçekleşmesini bekliyor. Veriler, yılki dalganın son yılların en güçlü, hatta “Süper El Niño” olarak adlandırılabilecek seviyede yoğunluğa ulaşabileceğine işaret ediyor.

El Niño hangi bölgeleri nasıl etkileyecek? 

El Niño genellikle ABD’nin güneybatısında daha yağışlı koşullar yaratırken, Endonezya Avustralya gibi Batı Pasifik ülkelerinde kuraklığa neden oluyor. merkezi doğu ekvatoral Pasifik’te deniz yüzeyi sıcaklıklarının birkaç ay boyunca ortalamanın en az 0,5 santigrat derece üzerinde seyretmesinin ardından 11 Haziran’ El Niño’nun başladığını duyurdu. 

Küresel ısınmanın baz etkisiyle birleşen El Niño’nun, 2026 2027 yıllarında dünya genelinde sıcaklık rekorlarını yenilemesi muhtemel. Bölgesel olarak tahmin edilen ana etkiler ise şekilde:

Güney Asya Avustralya’ Muson yağmurlarının azalmasıyla birlikte Endonezya, Malezya Avustralya genelinde şiddetli kuraklık orman yangınları riski artacak.

Güney Kuzey Amerika’nın pasifik kıyılarında aşırı yağışlar, sel baskınları deniz seviyesinde ani yükselmeler (gelgit taşkınları) tetiklenebilecek.

Afrika’nın doğusunda aşırı yağışlar görülürken, güney bölgelerinde kuraklık baş gösterecek. durum küresel gıda fiyatlarında tarımsal üretimde (özellikle kahve, kakao, patates tahıl ürünlerinde) dalgalanmalara yol açabilir.

Birleşmiş Milletler insani yardım kuruluşları, özellikle altyapısı zayıf, risk altındaki bölgelerin erken uyarı sistemleriyle korunması tarımsal önlemlerin şimdiden alınması gerektiği konusunda hükümetlere çağrıda bulunuyor. 

El Niño Türkiye’yi dolaylı olarak etkileyebilir

Elde edilen haritalara uzman yorumlarına göre, El Niño Türkiye’yi etkileyecek ancak etki tropikal ülkelerdeki gibi doğrudan değil, dolaylı yollardan atmosferik zincirleme reaksiyonlarla gerçekleşecek. Çünkü Türkiye, Pasifik Okyanusu’ndan çok uzakta hava koşulları Kuzey Atlantik salınımı, Akdeniz deniz sıcaklıkları bölgesel atmosferik sistemler tarafından belirleniyor. 

El Niño, okyanuslardan atmosfere devasa ısı transferine neden. Halihazırda yüksek seyreden küresel sıcaklıklar, etkiyle daha tetiklenecek. Asıl büyük sıcaklık dalgalarının yeni tarihi rekorların 2027 yılında yaşanma ihtimali oldukça yüksek görülüyor.

Ülkemizin yaz sonbaharda sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerine çıkması şeklinde etkilenebileceği düşünülüyor. Ayrıca Ege, Akdeniz Güneydoğu Anadolu’ kuraklık riskinin artması gündemde. Sıcak hava dalgalarının daha sık daha uzun sürmesi yine etkileri arasında olabilir. Sıcaklıkların kuraklığın artması, orman yangını riskinin yükselmesine yol açabilir. Öte yandan, Karadeniz Bölgesinde dönem dönem aşırı yağış sel olaylarının artabileceği üzerinde duruluyor. 

NASA, El Niño haritasını yayınladı

ABD Havacılık Uzay Ajansı (NASA) araştırmacıları, El Niño’nun tamamlayıcı göstergesini, deniz yüzeyi yüksekliğindeki artışları takip ediyor. Okyanus suları ısındığında hacimleri genişler deniz seviyesinin yükselmesine neden. nedenle su yüksekliği, okyanus sıcaklıklarının güvenilir göstergesi olarak kabul edilir. Ekvatoral Pasifik’in bazı bölgelerinde normalden daha sıcak sular buna bağlı olarak daha yüksek deniz yüzeyi seviyeleri, El Niño ilişkilendiriliyor.

NASA’nın yayınladığı 8 Haziran 2026 tarihli harita, orta doğu Pasifik Okyanusu’ndaki deniz yüzeyi yüksekliği anomalilerini gösteriyor. Kırmızı tonlar deniz seviyesinin ortalamanın üzerinde olduğu bölgeleri, beyaz alanlar normal koşulları, mavi tonlar ise ortalamanın altındaki seviyeleri temsil ediyor.

Haritadaki veriler, 2020 yılında NASA tarafından fırlatılan Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) liderliğinde yürütülen Sentinel-6 Michael Freilich uydusu tarafından toplandı NASA’nın Jet Propulsion Laboratory (JPL) araştırmacıları tarafından işlendi. El Niño kısa süreli doğal olaylarla bağlantılı deniz seviyesi değişimlerini daha net gösterebilmek için mevsimsel döngüler uzun vadeli eğilimlere ait sinyaller verilerden çıkarıldı.

yılın ilkbahar aylarında uydu, El Niño’nun öncü işaretlerini tespit etmeye başlamıştı. “Kelvin dalgaları” (Kelvin waves) olarak bilinen yüzlerce kilometre genişliğindeki sıcak su kütleleri, Batı Pasifik’ten Doğu Pasifik’e doğru ilerledi. durum, batı ekvatoral Pasifik’teki alize rüzgarlarının zayıflaması ardından geçici olarak yön değiştirerek batıdan doğuya doğru esmesiyle meydana geliyor. Sonuç olarak sıcak su doğuda birikiyor, yüzeydeki sıcak su tabakası kalınlaşıyor, termoklin derinleşiyor Amerika kıtalarının Pasifik kıyılarındaki suları normalde serin tutan derin su yükselmesi (upwelling) baskılanıyor.

Deniz yüzeyi yüksekliği gözlemlerinin yakaladığı tam olarak su altındaki ısı birikimi. Yöntem yalnızca yüzey sıcaklığını ölçmekle kalmıyor, aynı zamanda yüzeyin altında ne kadar ısı depolandığını ortaya koyuyor. ayrımın önemli olduğunu belirten NASA’ya göre, yüzeydeki ince sıcak su tabakası iklim hava koşulları üzerinde sınırlı etkiye sahip olabilirken, derinlerde bulunan büyük ısı rezervuarı çok daha güçlü sonuçlar doğurabiliyor.

Sentinel-6 Michael Freilich projesinden Severine Fournier, 8 Haziran’ Batı Pasifik’te gözlenen koşulların, son derece güçlü El Niño’nun geliştiği 1997 yılındaki aynı döneme oldukça benzediğini belirtti. Ancak 2026 yılında Doğu Pasifik’teki sıcaklık koşulları daha yavaş ilerledi aynı tarihe kadar 1997’deki kadar fazla Kelvin dalgası oluşmadı.

Buna rağmen, daha fazla sıcak Kelvin dalgasının Doğu Pasifik’e doğru ilerlediği görüldü. El Niño’nun güçlenmeye devam ettiğine işaret ediyor. Olayın 1997’deki kadar güçlü seviyeye ulaşıp ulaşmayacağı ise önümüzdeki haftalarda okyanusta yaşanacak gelişmelere bağlı olacak.

Fournier, “ an için oldukça büyük El Niño olayı gibi görünüyor; hatta geçen hafta söyleyeceğimden daha güçlü görünüyor. Ancak ne olacağını kesin olarak anlayabilmek için daha fazla gözleme ihtiyacımız.” değerlendirmesinde bulundu.

Kaynaklar: NOAA, NASA, WMO, UN, European Commission