Artı Gerçek - SAMER Saha Araştırmaları Merkezi'nin 14-21 Haziran 2026 tarihleri arasında gerçekleştirdiği “Türkiye’ Barış Demokratikleşme Sürecine Yönelik Kamuoyu Araştırması”, kamuoyunun sürece ilişkin beklentilerini, taleplerini güven düzeyini ortaya koydu.

Diyarbakır, İstanbul, İzmir, Van, Ankara, Mardin, Muş, Batman, Urfa, Şırnak, Muğla, Bingöl, Antep, Malatya, Mersin, Bursa, Adana Artvin' yaşayan toplam 908 kişinin katıldığı araştırmada, barış demokratikleşme sürecine yönelik ilginin yüksek olduğu görüldü.

Araştırmaya katılanların büyük çoğunluğu, sürecin ilerleyebilmesi için kapsamlı demokratikleşme adımlarının atılması gerektiğini ifade. Katılımcıların yüzde 86,2'si anadilde eğitim hakkının tanınmasını, yüzde 85,6'sı kayyım uygulamalarının kaldırılmasını ya zorlaştırılmasını, yüzde 84,8'i ise ifade örgütlenme özgürlüğünü güvence altına alacak düzenlemelerin yapılmasını destekledi.

Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi gerektiğini düşünenlerin oranı yüzde 83,7 olurken, cezaevinde bulunanlar, sürgünde yaşayanlar yurtdışındaki kişilerin dönüşünü sağlayacak yasal düzenlemelere destek verenlerin oranı yüzde 82,5 olarak ölçüldü. Katılımcıların yüzde 81,4'ü Türk Ceza Kanunu'nda, yüzde 80,7'si ise Terörle Mücadele Kanunu'nda değişiklik yapılması gerektiğini belirtti.

Araştırmada, sürecin hukuki zemine kavuşturulmasına yönelik beklentiler öne çıktı. Katılımcıların yüzde 80,5'i sürecin yol haritasının açıklanmasını isterken, yüzde 79,6'sı süreci yürütenleri güvence altına alacak yasal düzenlemelerin yapılmasını destekledi. Aynı oranda katılımcı anayasa değişikliği PKK üyelerinin dönüşünü sağlayacak yasanın çıkarılması gerektiğini savundu.

Buna karşın, "Pişmanlık yasası çıkarılmalı" önerisine destek sınırlı kaldı. Katılımcıların yüzde 53,1'i öneriye karşı çıkarken, yüzde 21,9'u destek verdi.

HÜKÜMETE GÜVEN DÜŞÜK

Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri hükümetin sürece ilişkin atacağı adımlara duyulan güven. "Hükümetin yasal düzenlemeler sürecindeki samimiyetine ne ölçüde güveniyorsunuz?" sorusuna katılımcıların yalnızca yüzde 7,5'i olumlu yanıt verirken, yüzde 74,4'ü güvenmediğini veya hiç güvenmediğini belirtti. Kararsızların oranı ise yüzde 18,1 olarak kaydedildi.

EN BÜYÜK ENGEL OLARAK SİYASİ İRADE EKSİKLİĞİ GÖRÜLÜYOR

Katılımcılara göre sürecin önündeki en büyük engel hükümet içindeki siyasi irade eksikliği. seçeneği işaretleyenlerin oranı yüzde 28,7. Bunu devlet kurumlarının tutumu (yüzde 11,9), tarafların talep hedef farklılığı (yüzde 10,5), medyanın ayrıştırıcı dili (yüzde 10,3) halkın süreç dışında tutulması (yüzde 9,7) izledi.

Araştırmada, sürecin başarıya ulaşıp ulaşamayacağına ilişkin beklentiler ölçüldü. Katılımcıların yüzde 52,9'u sürecin olumlu sonuçlanabileceğini düşünürken, yüzde 47,1'i bunun mümkün olmadığını ifade.

Sürece ilişkin kamuoyunda yürütülen yasal düzenleme tartışmaları ise genel olarak olumlu karşılandı. Katılımcıların yüzde 68,4'ü tartışmaları olumlu veya çok olumlu bulduğunu belirtirken, olumsuz değerlendirenlerin oranı yüzde 12,8' kaldı.

SAMER, araştırmanın sonuç bölümünde Türkiye' barış demokratikleşme yönünde güçlü toplumsal talep bulunduğunu, ancak desteğin kalıcı güvene dönüşebilmesi için somut adımların atılması, demokratik reformların hayata geçirilmesi sürece ilişkin belirsizliklerin giderilmesi gerektiğini vurguladı. (MA)