Ceren Gülşen, İnci Eser Hülya Eltaş'ın tasarladığı "Tranquil Haven Competition" için tasarladığı proje, Honourable Mention ödülü kazandı.
Proje Raporu: OLEA LIMEN – Sessizliğin İçinde Kök SalmakOlea Limen, çağdaş yaşamın hız, dijital yoğunluk sürekli uyarılma hali nedeniyle bireyin giderek kendisinden uzaklaşmasını sorgulayan spekülatif inziva terapi merkezi önerisidir. Proje, yalnızca dinlenme tesisi değil; insan, doğa zaman arasında yeniden kurulabilecek ilişkinin mekânsal yorumu olarak kurgulanmıştır.
Günümüzde artan kentleşme, teknolojik bağımlılık yaşamın hızlanması, bireylerin aidiyet kimlik duygularını zayıflatmaktadır. Olea Limen, soruna karşı zeytin ağaçları deniz arasında konumlanan sakin yaşam alanı önererek sessizliği, yavaşlamayı doğayla yeniden bütünleşmeyi iyileştirici deneyim olarak ele.
Proje alanı, Ayvalık’ın tarihî doğal peyzajı içerisinde, zeytinliklerin kıyı ekosisteminin kesişim noktasında yer almaktadır. seçim yalnızca fiziksel konum tercihi değil; Akdeniz kültürünün hafızasını, sürekliliğini dayanıklılığını temsil eden zeytin ağacını mimarinin temel taşı haline getiren ekolojik yaklaşımdır.
Mimari kurgu, topografyaya gömülen araziyle bütünleşen sistem üzerine kurulmuştur. çevresine hükmeden nesne olmaktan çıkarak peyzajın doğal devamı haline gelir. Yeşil çatılar, doğal taş yüzeyler zeytin dokusuyla bütünleşen mekânsal organizasyon sayesinde yapı doğa arasındaki sınırlar giderek belirsizleşir.
Olea Limen, konaklama birimlerinin yanı sıra meditasyon alanları, terapi mekânları, araştırma eğitim birimleri, sosyal ortak alanlar açık peyzaj rotalarından oluşan çok katmanlı yaşam modeli sunmaktadır. Toprak, su, hava ateş olmak üzere dört temel element etrafında şekillenen meditasyon alanları, kullanıcıların farklı duyusal deneyimler aracılığıyla içsel dengeye ulaşmasını hedefler. Deniz üzerinde yer alan şeffaf meditasyon platformu, zeytinlikler arasındaki sessiz duraklar rüzgârla şekillenen açık teraslar deneyimin temel parçalarını oluşturur.
Sürdürülebilirlik anlayışı projede yalnızca teknik gereklilik olarak değil, yaşam biçimi olarak ele alınmıştır. Mevcut zeytin ağaçlarının korunması, doğal peyzajın sürekliliğinin sağlanması müdahalenin minimum düzeyde tutulması, yapının temel tasarım kararlarını oluşturur.
Ancak projenin asıl meselesi mimarlık değildir.
Asıl mesele, insanın kendisini yeniden duyabilmesidir.
Çünkü Olea Limen, iyileşmenin teknolojide değil; doğayla kurulan yavaş, sessiz samimi ilişkide mümkün olduğuna inanır. Daha az tüketen, daha çok hisseden yaşamın ritmine yeniden uyum sağlayan geleceğin mekânını araştırır.
Zeytin ağacı binlerce yıldır hafızanın, barışın sürekliliğin simgesi olmuştur.
Olea Limen ise kadim sembolü mimarlık aracılığıyla yeniden yorumlayarak, insanın kendi köklerine dönüşünü mekânsallaştırır.
Olea Limen, inziva merkezi olmanın ötesine geçerek insanın doğa kendi özüyle yeniden kurduğu bağın mekânsal ifadesi.