Artı Gerçek- Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP'deki mutlak butlan süreci yeni parti iddialarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

'BİR GRUP İNSAN TÜRKİYE'Yİ ESİR ALIYOR, EMİRLERİ ERDOĞAN VERİYOR'

tele2haber.' yayımlanan Merdan Yanardağ'ın soruları Ekrem İmamoğlu'nun cevapları şöyle:

1-Mutlak butlan sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sayın Yanardağ, öncelikle aynı duvarların içinde birbirimizi göremeden ama sözümüzü birbirimize ulaştırabilmenin değerini bilerek sizi selamlıyorum. Yaşadıklarımızın sebebi belli… yorgun, bitkin çatık kaşlı iktidarın miadı dolmuştur. Milletimiz değişim ateşini yakmıştır. Erdoğan koltuk hırsına, ticaret yapmaktan siyaset yapmayı unutmuş olan partisi ise bürokraside yer tutmuş üç beş insana yenilmiştir. Mutlak butlan sürecini, siyasetten milletten ümidini kesmiş avuç insanın umutsuzluğunun son aşaması olarak görüyorum. Siyaset, medya yargıda konuşlanmış grup insan tüm Türkiye’yi esir alıyor. Emirleri ise Erdoğan veriyor. iktidarını korumak, emir verdikleri ise Türkiye’nin bütün kılcal damarlarını kapsayacak güce erişmek istiyor. Asla doymuyor, asla durmuyorlar. Erdoğan’ın izni emriyle; istediklerini içeri atıyorlar, şantaj yapıyorlar, en çirkin yalanlarla insanların özgürlüğüne, haysiyet şerefine kast ediyorlar. Yetmiyor, Atatürk’ün kurduğu partiye darbe yapacak çaresizliği sergiliyorlar. çaresizliğin karşısında ise milletin umutları bulunuyor. Geleceğe dair hayallerimiz, hedeflerimiz, milletçe huzur içinde yaşama arzusu duruyor. Ben günün sonunda milletin vicdanı yüreğinin galip geleceğine gönülden inanıyorum.

'KAYYIMLIK YAPANIN NİYETİNİ MERAK EDİYORUM'

2- Kemal Kılıçdaroğlu arkadaşlarının süreçte takındığı tutum hakkında ne düşünüyorsunuz?

Açık konuşayım Merdan. süreçte yaşananları yalnızca siyasi görüş ayrılığı olarak değerlendirmiyorum. Siyasette insanlar farklı düşünebilir, birbirlerini eleştirebilir, birbirleriyle yarışabilirler. Bunların hiçbiri beni rahatsız etmez. Demokrasi dediğimiz şey, zaten budur. Fakat burada karşı karşıya olduğumuz tablo farklı. Cumhuriyet Halk Partisi uzun süredir çok yönlü kuşatma altında. Belediye başkanları tutuklanıyor, yöneticileri hedef alınıyor, partinin iktidar alternatifi olma kapasitesi etkisizleştirilmeye çalışılıyor. Böyle dönemde bazı isimlerin dönüp kuşatmanın açtığı koridordan yürümeyi tercih etmesini siyasi tutumdan ibaret görmüyorum. Ben buna itiraz ediyorum. Ben kayyımlık yapanın niyetini merak etmiyorum. Ne düşündüğünü doğrusu önemsemiyorum. Türkiye'nin buna ayıracak vakti olduğunu düşünmüyorum. ülkenin milyonlarca emeklisi geçim derdinde. Gençleri gelecek kaygısıyla yaşıyor. İnsanlar adalet arıyor, refah arıyor, nefes alacak iklim arıyor. Böyle dönemde bütün dikkatlerin kişinin ne hesap yaptığına, ne planladığına çevrilmesini doğru bulmuyorum. Ben başka şeye bakıyorum: Yüz yılı aşan siyasi mirasın, milyonlarca insanın umudunun değişim iradesinin hangi hesapların konusu haline getirildiğine bakıyorum. Bazı insanlar bulundukları yeri temsil. Bazıları ise bulundukları yere rağmen başka odakların temsilcisi gibi davranır. Takdiri milletin vicdanına bırakıyorum. Ama şundan eminim: Cumhuriyet Halk Partisi'ni dışarıdan yenemeyenlerin içeriden sonuç alma arayışına tarih iyi gözle bakmayacaktır.

YENİ PARTİ YANITI: GEREKENİ YAPARIZ

3- CHP köklü parti. CHP'den ayrılmak kolay karar değil. Ancak Kemal Kılıçdaroğlu ekibinin olağanüstü kurultay yapmayacağı Baskın ya erken genel seçimde toplumun seçeneksiz kalma riski. Dahası, sürecin uzaması halinde toplumsal muhalefetin dağılma toplumsal tepkinin sönümlenme olasılığı büyük. bağlamda, yeni parti konusunda ne düşünüyorsunuz?

Bugün partimize hep birlikte “değişim” diyerek çıktığımız yolun; milletimize ise adil seçimlerle iktidarı değiştirmeyi ümit etmenin bedeli ödetilmek isteniyor. Önce CHP’ sonra Türkiye’ değişim olacak dedik. Hep birlikte umudu büyüteceğiz kazanacağız, bize asla yenilgiyi öğretemeyecekler dedik. Delegelerimizden milletimizden bunun için destek aldık.

Ben milletimizin sevgisini bizlere bağladığı umudunu görüyorum. dört duvar arasındayım. Ama ben insanımızın duygularını en güçlü haliyle yüreğimde hissediyorum. Yüklenen sorumluluğu, geleceğe dair umutları, milletçe el ele vererek Türkiye’ye yaşatacağımız huzurlu günleri ben en derin duygularımla hissediyorum. Kurultay hem hukukun gereği hem bizim hakkımız. Ancak saraydan alınan direktiflerle CHP’ kayyımlık kuruluyorsa gerekeni yaparız. Biz milleti asla umutsuz seçeneksiz bırakmayız. Ya yol buluruz, ya yol yaparız. Milletin işaret ettiği yolda yürüyüşümüze devam ederiz.

'İNSANIMIZ BİZE HANGİ YOLDA YÜRÜYECEĞİMİZİ İŞARET EDECEKTİR'

4- CHP'den ayrılıp yeni parti kurulması için parti içinde yürütülen olağanüstü kurultay sürecinin tüketilmesi gerekiyor. Sizin için konuda ki somut eşik nedir?

Kurultay sürecinin tüketilmesi ne demektir? Delegesinden, partilisinden, milletinden korkan irade ortadayken hangi somut eşiği konuşacağız? Kurultay sürecinin bugün, hemen, derhal başlaması gerekiyor. Geçen her gün, milletimizin umuduna, heyecanına, geleceğe dair beklentilerine ihanettir. Genel Başkanım, yol arkadaşım Sayın Özgür Özel, Anadolu’nun her yerinde milletimizle birlikte yan yanadır. Anadolu’ yüreğini, cesaretini, aklını ruhunu Türkiye’nin geleceği için taşıyan insanımız bize hep birlikte hangi yolda yürüyeceğimizi işaret edecektir. Biz onların işaret ettiği yolda yürüyeceğiz.

'DEĞİŞİM ATEŞİNİ SÖNDÜRECEK GÜÇ YOKTUR'

5- Yeni partinin bazı riskleri olduğu belirtiliyor. konuda ne düşünüyorsunuz?

Merdan Bey, ülkede milletin gerçekleri öğrenme hakkı için bedel ödeyen gazeteci olarak ne dediğimi iyi anlayacağınızı düşünüyorum; karşınızdakiler iktidarını korumak için her sesi susturmayı, her hür ruhu dört duvar arasına hapsetmeyi bulduğu her fırsatta milletin hakkına girmeyi göze almış, hatta bundan keyif alacak hale gelmişse, risk dediğiniz durum ortadan kalkar. Asıl risk içerisinde yaşayan ise millettir. Riski, siniri, stresi yüklenenler; haftası dolmadan maaşları eriyen, her gün daha zorlu hayatın içine sürüklenen ailelerdir, babalardır, annelerdir. Her geçen gün daha adaletsiz Türkiye’ye uyanan insanımızdır. Büyük risk, aynı zamanda, Türkiye Cumhuriyeti Devleti adınadır. Tarihimizde tecrübe etmediğimiz seviyede büyük siyasi, idarî, hukukî rejim tehditleriyle risklerle karşı karşıyayız. Dolayısıyla milletin değişim ateşi kere yanmışsa bunu söndürecek güç, durduracak risk yoktur.

'ÖZGÜR ÖZEL İLE ARAMIZDA YAKLAŞIM FARKI YOK'

6- Özgür Özel konuda yaklaşım farklılığınız var ?

Bizim Sayın Özgür Özel aramızda yaklaşım farkı yok, hatta çok önemli ortak noktamız olduğunu düşünüyorum. İkimizde bize dayatılanları reddetmek her daim milletin açtığı yoldan gitmek gibi huy mevcuttur. İkimizde birbirimizi besleyen; milletine ülkesine adanmışlık, azim, cesaret, kararlılık mevcuttur. Kardeşliğimizin gücünü tarifleyecek cümle kuramazlar. Benim yüreğim her daim genel başkanımızla bütün arkadaşlarımızla birlikte atıyor. Çok inanıyor güveniyorum onlara. Hep birlikte milletin açtığı uzun yolu yürüyeceğiz inşallah." (POLİTİKA SERVİSİ)