Avustralya’daki New South Walley Üniversitesinde (UNSW Sydney) iklim riski iklim değişikliği alanında çalışan araştırmacıların öncülüğünde küresel sıcaklık artışının doluya elverişli atmosfer koşullarının dağılımını nasıl değiştireceği incelendi. Nature Climate Change dergisinde yayınlanan araştırmada, küresel ısınmanın dolu fırtınalarının görüldüğü bölgeleri kutuplara kaydırabileceğini bunun bazı tarım ürünlerini olumsuz etkileyebileceği belirlendi. Araştırma, sekiz farklı iklim modeli 3 ayrı dolu göstergesi kullanılarak yapıldı.1980-1999 dönemi karşılaştırmalı biçimde, 2 3 derecelik artışlar üzerinden küresel ısınma senaryoları değerlendirildi. Çalışmalar dolunun kendisi değil, doluya elverişli atmosfer koşulları esas alınarak gerçekleştirildi. 

Uzmanlar geçmişte dolu olaylarının çoğunlukla dünyanın orta kuşağındaki sıcak nemli iklim bölgelerinde görüldüğünü ancak iklim değişikliğinin dağılımı değiştirmeye başladığını belirtiyor. Araştırmaya göre küresel ısınmayla birlikte atmosferde konvektif enerji artıyor. artış güçlü fırtına büyük taneli dolu potansiyelini destekliyor. Ancak küresel ısınmanın aynı zamanda üst/orta atmosfer sıcaklığı, nem erime seviyesi üzerinde etkili olduğunu belirten araştırmacılar potansiyel artsa bile bazı bölgelerde dolu tanelerinin yere ulaşma olasılığının düşeceğini ifade ediyor. 

Araştırmacılar, dolu fırtınalarının bazı bölgelerde daha büyük taneli tehlikeli olabileceğini, bazı yerlerde ise yere ulaşmadan eriyerebileceğini öngörüyor. Çalışmaya göre, ortalama küresel sıcaklığın artmasıyla doluya uygun atmosfer koşullarının kutuplara doğru kayması bekleniyor. Ekvator çevresinde dolu tehlikesinin azalması, daha soğuk bölgelerde ise artması öngörülüyor. değişimin temel nedenleri arasında atmosferde artan konvektif potansiyel enerji, bazı bölgelerde zayıflayan rüzgar kesmesi ısınmaya bağlı olarak değişen yükselti seviyeleri yer alıyor. Dolu sıklığının azaldığı bölgelerde daha büyük dolu taneleri nedeniyle hasar potansiyelinin şiddetin artabileceği vurgulanırken özellikle tropikal bölgelerde belirsizliklerin yüksek olduğuna dikkat çekiliyor. 

Kışlık tarım ürünlerinde risk artıyor 

Doluya elverişli gün sayısının Kuzey Amerika, Kuzey Avrupa, Orta Kuzey Asya, Yeni Zelanda Avustralya’nın güneydoğusunda artması bekleniyor. Hindistan’ın güneydoğusu, Çin’in bazı kıyı bölgeleri, Kuzey Avustralya, ABD’nin güneydoğusu Afrika’nın büyük bölümünde ise azalma öngörülüyor. Ayrıca, Güney Amerika’nın güney kesimleri ABD’nin güneydoğusunda yaz dönemi için düşüş tahmin ediliyor. Avrupa’nın 60. paralel kuzeyi çevresi, Alpler Kanada’ ise belirgin artış sinyalleri tespit edildi.

Araştırmacılar doluya elverişli günlerin tarım üzerindeki etkisini belirleyebilmek için HPP (hail-prone proportion of the cropping season) isimli ürün yetişme döneminin doluya elverişli koşullara denk gelen oranını hesaplayan ölçü sistemi geliştirdi. ölçek 26 farklı tarım ürünü için dolu riski değerlendirildi. Değerlendirmenin sonucunda çavdar buğday gibi kışlık tarım ürünlerinde riskin arttığı görülürken mısır, soya fasulyesi patates gibi yazlık ürünlerde ise riskin azalabileceği tespit edildi. Araştırmacılar, iklim değişikliğiyle tarım bölgelerinin kutuplara doğru kaymasının beklendiğini ancak dolu tehlikesindeki benzer kaymanın bölgelerde elde edilebilecek verim artışlarını sınırlayabileceğini vurguladı.

Dolunun ne zaman gerçekleştiği sıklığından daha tehlikeli 

Çalışmaya göre iklim değişikliğinin dolu olaylarının yapısını değiştirmesi orta kuşak bölgelerde dolunun daha seyrek görülebileceğini ancak meydana geldiğinde çok daha şiddetli olabileceğini gösteriyor. Akdeniz gibi ılıman bölgelerde atmosferin daha fazla enerji nem barındırması sebebiyle daha büyük dolu tanelerine daha güçlü fırtınalara yol açabileceği öngörülüyor. Buna karşılık, geçmişte dolunun daha az görüldüğü kuzey bölgelerde dolu sıklığının artabileceği belirlenirken, tarım bölgelerinde geçmişe kıyasla dolu fırtınalarının daha belirleyici faktör olabileceği ifade ediliyor.

Araştırmacılar riskin yalnızca dolunun şiddeti bakımından değil, gerçekleştiği zaman görüldüğü coğrafya açısından önemli olduğunu belirtiyor. Çalışmalar sonucunda iklim değişikliğiyle birlikte dolu olaylarının sonbahar sonu, kış erken ilkbahar gibi dönemlere kayabileceği görüldü. Küresel ısınma sonucunda yaşanabilecek erken dolu fırtınalarının, kışlık buğday gibi ürünlerde hassas gelişim dönemlerini daha fazla risk altında bırakabileceği vurgulanıyor. Araştırmaya göre küresel ısınmayla birlikte tarımsal riskte dolunun hangi ayda meydana geldiği, görülme sıklığından daha belirleyici hale geliyor. Araştırmacılar gelecekte ürün verimi hasar projeksiyonu için ürünlerin gelişme evreleri, dolu tanesi büyüklüğü, rüzgâr, ürün hassasiyeti gelecekte değişebilecek ekim/hasat takvimlerinin hesaba katılması gerektiğini belirtiyor.

Kaynaklar: Nature Climate Change, Anadolu Ajansı