Artı Gerçek- CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Diyarbakır'daki programı kapsamında dün akşam (26 Haziran) gençlerle araya gelerek soruları yanıtladı.
'İKTİDARDAN GİTMEMEK DARBECİLİKTİR'Gençlerin kendileri hakkında vaatlerini sordukları soruları Özel, topluca şöyle yanıtladı:
"Esas beka sorunu ülkenin gençlerinin dünyanın ülkelerinde gelecek hayal kurması. Bunun en temel sebebi gelecek kaygısı hem ekonomik olarak hem özgürlükler anlamında hem sosyal yaşam anlamında. Bizim CHP olarak gençlere en önemli vaadiniz ne deseniz… Tabii bunu butlan tartışmalarından önceki seçilmiş genel başkan partinin başındaki seçilmiş genel başkan olarak yanıtlıyorum. Bizim hayal ettiğimiz gelecekte, kez bugünkü meseleyi doğru tespit etmek lazım. Son 23 yıldır ülkedeki özgürlükleri birer birer kısıtlayan, demokrasiden geriye adımlar atan, sonra tek adam rejimi kuran, sonra her şeye devletle parti ayrımının ortadan kalktığı, ele geçirdiği imkanları mutlak kendi iktidarı için sürdürüp daha iktidarı devretmemek üzere şeyler yapmak otokrasiye kayıştır, tek adam rejimine kayıştır. Hele hele sonra kamu gücünü yargı üzerindeki baskıyı, yargıdaki birtakım aparatları kullanarak iktidardan gitmemek darbeciliktir.”
'ADAYSIZLAŞTIRMA, KURUMSUZLAŞTIRMA, LİDERSİZLEŞTİRME'19 Mart 2025 21 Mayıs 2026'ya giden süreçleri özetleyen Özel, değerlendirmeyi yaptı:
“ partinin adaysızlaştırılması. İki, kurumsuzlaştırılması. Şimdi yaptıkları saldırılarla niyet ediyorlar ki partinin lidersizleştirilmesi sürecini hayata geçirmeye çalışıyorlar. Öyle olunca biz burada mücadeleyi dimdik ayakta hep birlikte veriyoruz. buradan ‘gençlere cümleyle ne vaat ediyorsun’ diyenlere hep söyledim, söyleyeyim: Biz gençlere yasaksız Türkiye, vizesiz Avrupa, hatta pasaportu değerli olduğu için çok kolay dünyanın herhangi ülkesine istediğinde gidebileceğin, Avrupa' kimlik kartınla gezebileceğin, istediğin eğitimi alacağın, istediğin tatili yapacağın ama memleketine dönüp memleketinde eğer istiyorsan çalışacağın hayalleri Türkiye' kurdurmayı vadediyoruz. Gençlerin dünyanın herhangi ülkesinde değil, Türkiye' hayal kurmasını vadediyoruz.
Atatürk yönü batıya göstermiş ya bunlar sanıyor ki yön değil. tarif. Diyor ki ‘Muhasır medeniyetleri yakala,.’ Dünyanın en zengin ülkeleri hukukun en üstün olduğu, en demokratik yönetilen, parlamentonun, yargının iktidarın birbirini denetlediği birbirinin üzerinde baskının olmadığı, tek elden yönetimin olmadığı ülkeler zenginleşir. yüzden bizim önce, ilk iş ülkeye demokrasiyi geri getirmek, hukukun üstünlüğünü, mahkemelerin bağımsızlığını, kimsenin mahkemelere talimat verememesini, mahkemeye gidenin adaletten şüphe etmemesini sağlamak lazım. bunu yapabilmek için muasır medeniyetler nasıl yaptıysa onu yapmak lazım.
'SOSYALİST ENTERNASYONEL BUTLANI TANINIYORUZ DEDİ'Sosyalist Enternasyonal karar. ‘Butlan varsa onu tanımıyoruz. Türkiye' Özgür Özel'i tanıyoruz. Görevden uzaklaştırılmış olması şeyi değiştirmez. Bizim burada başkan yardımcılığı devam eder’. Orada 78 ülkeden 86 partiden imza aldım. ‘CHP iktidara geldiğinde Avrupa Birliği’ne (AB) tam üyeliği kayıtsız şartsız destekleyeceğiz’ diyor. ne demek? İki yıl, üç yıl, dört yıl içinde AB’nin bütün standartlarını yerine getirmek, sınırları kaldırmak, AB standartlarında maaşlara kavuşmak için önemli adımlar atmak, işçi haklarında, özgürlüklerde, gençlerin haklarında, eğitim hakkında olmak üzere noktaya gelmek.”
'EĞİTİM SİSTEMİ BİR SİYASİ PARTİNİN KARAR VERDİĞİ BİR İŞ OLAMAZ'Partisinin eğitim konusundaki vaatlerini sıralayan Özel, şöyle devam etti:
“Üniversite sınavının at yarışı hazırlığı gibi olmaması gerekiyor. Ama nasıl olması gerektiği için çok büyük yuvarlak masaya ihtiyaç. ülkedeki eğitim sistemi, siyasi partinin karar verdiği, öbürünün gelip bozduğu iş olmaz. Masada öğrenciler veliler, sağlık alanında örgütlü sendikalar, okul aile birlikleri, akademisyenler oturacak Türkiye'nin doğru eğitim sınav sistemine, milli ulusal büyük mutabakat sağlanacak. 40 yıl boyunca buna sadece revizyon yapılacak. Doğru planlamayla birlikte yetiştirilecek mühendisi, hemşiresi, doktoru atanamayan öğretmeni öyle planlanacak.”
'DOKUNULMAZLIKLAR KONUSUNDAKİ GÜNKÜ TUTUM HATALIDIR, YANLIŞTIR'Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanı olarak atanan Kemal Kılıçdaroğlu’nun katıldığı televizyon programında, tutuklu eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın dokunulmazlığının kaldırılmasına destek vermesiyle ilgili “Pişman değilim” açıklamasının sorulması üzerine Özel, şunları söyledi:
“ televizyon programında, ‘Hiç pişman değilim’ falan denince büyük travma oldu yine haklı olarak hem Kürt vatandaşlarda hem Diyarbakır’ Selahattin Başkan ilgili. Bugün benim buraya geleceğimi bilince dün avukatını gece çağırmış. Sonra burada beni göreceğinden emin olduğu kişiye avukatıyla ‘Özgür Başkan'a selam olsun. Diyarbakır’a, Amed'imize hoş geldi’ diye söylemiş Selahattin Başkan. Biz bunu bütün kent adına başımız gözümüz üstüne aldık. Çok teşekkür ediyoruz. Ben zaten geçmişte dokunulmazlıklarla ilgili karşı görüşte olduğumu biliyorsunuz, yazıldı, çizildi. Mücadele ettiğimizi partide. Ama genel başkan seçildikten sonra bunun yanlış olduğunu söylemiş grup toplantısı kürsüsünden zamanki tutum için bugünkü genel başkan olarak özür dilemiştim. yüzden konudaki hatalı tutumun ısrarına yönelik sözlerin kıymeti. CHP’nin temel tutumu bizim tutumumuzdur. günkü tutum hatalıdır biz anda gün dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda 130 arkadaşımızdan 20’sinin ikna edilerek güya referandumsuz geçmesin diye yapılan işin son derece yanlış, ayıplı, sorunlu olduğunu görüyoruz, kabul ediyoruz. Bunu kez daha buradan ifade edeyim."
'KÜRT SORUNUNUN DEMOKRATİKLEŞMEYLE ÇÖZÜLEBİLECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ'Özel, Kürt meselesinin çözümü için devam eden süreçle ilgili soruya yanıtı verdi:
“Bizim CHP olarak, Kürt meselesine yaklaşımımız şudur: Biz kere silah olmasın isteriz. kentte silah olmasın istiyoruz. Gözyaşı olmasın isteriz. şeyin rengi ananın gözünün yaşının rengi olmaz. Kürt'ün Türk'ün anasının gözünün yaşı dinsin isteriz. bunun olması için hem an önce kanun çıkarılacak, silahlar bırakılacak, ne yapılması gerekiyorsa her iki tarafta hızlı şekilde bunların yapılması lazım, silahların bırakılması lazım PKK tarafından atılması gereken kanuni adımların buradan uzatılması lazım. Biz meselenin Meclis zemininde çözülme fikrinin sahibi partiyiz. Yıllarca bunu söyledik. On yıllarca söyledik. Kurulan komisyona yüzden girdik. Yapıcı katkı sağlamaya çalıştık. yandan Kürt sorununun sadece silahsızlanma değil, demokratikleşmeyle çözülebileceğini düşünüyoruz.
'DEMİRTAŞ, YÜKSEKDAĞ, SİYASİ TUTSAKLAR ÖZGÜRLÜKLERİNE KAVUŞMALI'Yani özgürlüklerin arttığı, kişilerin kendini siyasi olarak ifade edebildikleri, kişilerin siyasete katıldıkları, var oldukları, korkmadan konuştukları, hakkını aradıkları zemine ihtiyaç. iktidarın bunu sağlaması mümkün değil ama yine konuda komisyonun altıncı yedinci maddelerinin peş peşe değil iç içe ele alınarak sorunların çözülmesini; AYM kararlarıyla gezi tutsaklarının, AİHM kararlarıyla hem Selahattin Demirtaş’ın, Figen Yüksekdağ’ın, siyasi tutsakların hem yapılacak düzenlemelerle yine konuda siyasi tutsakların özgürlüklerini kavuşması gerektiğini söylüyoruz. Hangi partide olursa olsun mutlaka kayyım uygulamalarına son verilmesi gerektiğini düşünüyoruz bunu şiddetli şekilde hep birlikte savunuyoruz.”
'MUTLAK BUTLANA KARŞI MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRÜYORUZ'Özel, mutlak butlan kararıyla ilgili sorulara karşılık ise şöyle konuştu:
“Tarihin en büyük haksızlığına uğradık uğradık. Toplum bizimle bizimle. Partide bölünme bekleyenler, yüzde 50-50 olur, 60-40 30-70 görüldü ki yüzde 1-99. Yani bölünme değil, bütünleşme var partide. Büyük heyecan. noktada, dört ayaklı olarak şeyi takip ediyoruz. Hukuki süreçleri -yani hukukçu arkadaşlar bilirler- atılan arkadaşlarımızın haksız ihraca uğrayan arkadaşlarımızın geri dönülmesi için sulh hukuk mahkemelerini; imzaları teslim ettiğimiz halde bugün cuma sonuna kadar kurultay kararı verilmedi, yüzden kurultayın yapılabilmesi için asliye hukuk mahkemesini asliye hukuk mahkemesinin 40 gün içinde sadece maaşları ödeyecek, mal almayacak, mal satmayacak, hiçbir şey yapmayıp partiyi kurultaya götürecek çağrı heyeti atamasını bekliyoruz. taraftan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na partimizde 60 kişi olan yedeklerle tamamlandığında dahi 20'li rakamlara düşen PM’nin kanunlar gereğince hızla kurultaya gitmesi gerektiği, bunun Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca ihtaren bildirilmesi konusundaki talebimizin sonuçlandırılmasını bekliyoruz. Ayrıca Yargıtay üçüncü Daire' görülecek olan butlan davasında tedbirin kaldırılması esastan görüşüldüğünde istinaf mahkemesinin karar bozulması noktasındaki mücadelemizi sürdürüyoruz.
'ONLARI ORADA BIRAKIRIM İKTİDARA YÜRÜMEYE DEVAM EDERİM'Tüm mücadeleler sürüyor. yandan 12’nci kattan atıldığımızdan beri 12 şehir gezmiştik, 13’üncü şehirdeyiz. Diyarbakır'ı Ankara kadar, İstanbul kadar önemli kent olarak görüyoruz. Özellikle butlan yoluyla kayyum atanmış partimizde, kayyımdan çok çekmiş Diyarbakır sokaklarında gezip yol soruyoruz. ‘Nereden gidelim, ne yapalım’ diyoruz. Bazen hep yolu göstermek değil, yolu sormak iyidir. Vatandaşla göz göze, göz hizasında biz iletişimi çok kıymetli buluyoruz. Bugün Diyarbakır' gördüğümüz ilgiyi, desteği çok kıymetli buluyoruz. CHP’nin yeniden yönetimine düşünüyoruz hukuk yoluyla. Eğer olursa, eyvallah. Olmazsa yani yol bulamıyorsak yol açmanın gerekliliğine inanıyoruz. noktada bunun adı biraz önce dillendirilen hiçbir seçeneği dışlamadan titizlikle hepsi için çalışıyoruz, hepsi için hukuki teknik hazırlıklarımızı yapıyoruz. Önemli olan tek şunu söyleyeyim: 26 Temmuz'a kadar CHP kurultay yapmadığında seçimlere giremeyebilir. Doğru ? Böyle risk. riski alan alır, biz almıyoruz. Tedbirimizi alıyoruz. ‘CHP’yi çukurun içine çekelim. Davalar sürsün. Biz takvimler açıklayalım…’ Ben bunları bırakayım, butlancılarla güreşe tutuşayım. Beni oraya çekip partinin iktidar yürüyüşünü durdurmak istiyorlar. Biz iktidar yürüyüşünü CHP' sürdürmek istiyoruz. Ama CHP'ye atanan kayyım, ‘İktidar yürüyüşünü bırak, gel benle güreşe tutuş’ diyorsa onları orada bırakırım, ben iktidara yürümeye devam ederim. Başka çaresi yok çünkü.” (ANKA)