Artı Gerçek- Halkların Eşitlik Demokrasi Partisi (DEM Parti), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinen Azad- TJA) tarafından Abdullah Öcalan'ın özgürlüğü talebiyle Mersin Van’ miting düzenledi.

TUNCEL: İMRALI'NIN KAPILARINI DEVLET DEĞİL, HALK AÇAR

Van'daki mitinde konuşan TJA Aktivisti Sebahat Tuncel, "Biz hepimiz birlikte özgür olacağız. ülkede gerçek anlamda barış olacaksa ancak her iki tarafın eşitliği özgürlüğü Biz 50 yılda büyük bedeller verdik, büyük acılar yaşadık ama asla diz çökmedik, direndik kazandık. Kürt halk önderliği davette bulunuyor. Kürdistan halkına kadınlara diyor ki tanınmayı tamamladım şimdi özgürlük zamanıdır. İmralı’nın kapılarını devlet değil, halk. Bunun için mücadele etmemiz gerekiyor. Sayın Öcalan’ın özgürlüğü halkın özgürlüğüdür. Sayın Öcalan’ın özgürlüğü tüm Kürdistan’ın özgürlüğüdür. Kürtler Sayın Öcalan’ın özgürlüğünü talep ederken aslında kendi özgürlüklerini talep ediyor. Türkiye halkları barış istiyor. ülkenin namuslu aydınları, yiğit evlatları gibi tıpkı Kadir İnanır. Selam olsun Türkiye halklarının barış mücadelesine”.

BAYINDIR: KÜRTLER HALKLARINA ÖZGÜRLÜKLERİNE KAVUŞACAK

Ardından konuşan DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır 'özgürlük mitinglerinin' iptal edilmesi için 112 kişinin çağrıda bulunmasına tepki göstererek "112 Acil ambulansı çağırsınlar hastaları hastaneye götürsünler. Biz kurtulalım Türkiye Kürdistan halkı kurtulsun". Bayındır, "Biz artık statüye kavuşmak istiyoruz. Kürtler kendilerini yönetebilir artık. süreçte Kürt Türk halkının rolünü oynaması gerekiyor. Kürtler birliklerini sağlamak zorundadır. Bizim güçle devlete adım attırmamız gerekiyor. Kimsenin kaygısı olmasın, Kürtler haklarına özgürlüklerine kavuşacak. süreç sırat köprüsüdür. Birlikte sırattan geçeceğiz" ifadelerini kullandı. Bayındır, Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için herkesi mücadele etmeye çağırdı.

ARKAŞ: HÂLA SAVAŞTA ISRAR EDENLERE ARTIK YETER DİYORUZ

Mersin’in Yenişehir ilçesindeki bulunan eski Tevfik Sırrı Gür Stadyumu yanındaki Millet Bahçesi’nde düzenlenen mitingde Abdullah Öcalan'ın 27 yıl sonra yayınlanan ilk videosu gösterildi. İmralı Sekreteryası'ndan Çetin Arkaş, konuşmasına yaşamını yitiren usta oyuncu Kadir İnanır’ı anarak başladı. Arkaş, "Bizler halkların kardeşliğine yürekten inandık. Zaman zaman zulme uğrasak bunu asla halka mal etmiyoruz; devletin tümüne yansıtmıyoruz. Cumhuriyet, Kürtleri inkar ederek kuruldu inkar cumhuriyeti sakat bıraktı. Şimdi eksikliği, tarihsel hatayı gidermek gerekiyor. Her iki tarafta savaşı tahrik etmek isteyenler olabilir. Hâlâ savaşta ısrar edenlere artık yeter diyoruz. Ölümleri yarıştırmayalım fakat hakkaniyetli olalım. Tek taraflı hassasiyetlerle sorun çözülmez; tüm hassasiyetlere aynı saygının gösterilmesi gerekir".

'İMRALI'NIN KAPILARINI KEYFİNİZE GÖRE AÇIP KAPATAMAZSINIZ'

Arkaş, "Yaralarımızdan güç alacağız birbirimizin yaralarını hep birlikte saracağız. Türkiye’ gerçekten demokratik değişim isteniyorsa, Kürt halkı dikkate alınmak zorundadır. Bizler evlatlarımızın geleceği için barışı inşa etmek zorundayız. Tam 45 gündür Önder Apo kimse görüştürülmüyor. Neden? Bunu neden yapıyorsunuz? İmralı’nın kapısını kendi keyfinize göre açıp kapatamazsınız. Önder Apo’nun derhal özgür bırakılmasını istiyoruz. Şimdi yeni yasa çıkarılacağı söyleniyor. Kürt halkı özgür onurlu halktır. Karşımıza pişmanlık yasalarıyla gelmeyin. Bugüne kadar başardık, bundan sonra daha fazlasını başaracağız. Kürt halkı barış, huzur özgürlük içinde yaşayıncaya kadar mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz" diye konuştu.

HATİMOĞULLARI: ÇERÇEVE YASA HÂLÂ PARLAMENTOYA GELMİŞ DEĞİL

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, yaşamını yitiren usta sanatçı Kadir İnanır'ı anarak sözlerine başladı Barış Anneleri'ni selamladı. Tülay Hatimoğulları, "Sayın Abdullah Öcalan'ın çağrısıyla Türkiye' tarihi süreç başlamış oldu, Barış Demokratik Toplum Süreci. Bütün Türkiye kamuoyu dünya bilir ki Sayın Öcalan'ın çağrısına örgütü olumlu yanıt verdi. fesih kararı açıkladılar yaptıkları kongrede. Akabinde silah yapma töreni gerçekleştirdiler. Türkiye' stratejik olarak silahsız mücadelenin benimse benimseyeceğine dair çok güçlü mesajlar verdiler. Bunun karşılığında devlet iktidar ne yaptı? İşte asıl, asıl önemli soru. Çok önemli komisyon oluştu parlamentoda. Çok önemli çalışmalar yaptı doğrudur ama onun akabinde özellikle beklenen kök yasa, çerçeve yasa hâlâ parlamentoya gelmiş değil. bayramdan önce, bayramdan sonra milattan önce, milattan sonra diye diye bakın Meclis temmuz ayında yasama dönemini kapatmak üzere. hâlâ yasa gelmiş değil. yasayı Kürt halkı, Türkiye halkları olarak, Türkiye'nin bütün demokrasi güçleri olarak hep birlikte bekliyoruz" dedi

'İPE UN SERME HALİ HÂLÂ DEVAM EDİYOR, BİZ BUNU KABUL ETMEYİZ'

Hatimoğulları, "Kürt sorunu sadece yasaya sığdırılarak, tabii ki çözülmez. Bunun farkındayız ama yasayı neden kadar önemsedik? Neden her mikrofonu elimize aldığımızda, neden her toplantıda konuşmamızda çerçeve yasayı gündem ettik biliyor musunuz? Çünkü yasa çıkarsa kök yasa başka yasalar için zemin hazırlayacak. Bunu umut ediyoruz. İlk kez Türk sorunu yasal hukuki zeminde konuşulmuş olacak. yasayla, metinle, hukuki metinle işlenmiş olacak. İktidardan doğru taslağın geleceğine dair açıklamalar yapıldı. açıklamaların akabinde, 'yetiştiremedik, ne yapalım, şimdi kalsın, gelecek yasama dönemine yani ekime kalsın. Bugün burada Van' yarın Amed' İstanbul' yüz binler yasanın çıkmasını istiyor. Talebini halk haykırıyor. buradan değerli arkadaşlar yasa çıkmazsa yasayı yine geciktirmeyi hedeflerlerse bilinmeli ki ipe un serme hali devam ediyor. bizler bunu asla asla kabul etmeyiz. Barış talebi sadece Kürt'ün talebi kalmamalı. Barış sadece Kürt'ün işine yaramayacak. Barış en başta Türk halkının bütün halkların hayatını kolaylaştıracak. Demokrasinin önünün açılması için barış süreci yol yapacak. bakımdan bütün Türkiye halkları olarak Kürt halkıyla dayanışma içinde bütün demokrasi güçleri olarak hep beraber barışı haykıralım" diye konuştu.

'BARIŞ SÜRECİ 100 YILLIK MÜCADELENİN ÜRÜNÜDÜR'

Ortadoğu' yaşananlara dikkat çeken Hatimoğulları, "Ortadoğu adeta kaynayan kazan. ABD-İran Savaşı'nda anlaşma oldu olacak gibi yarı sallantıda duruyor. Her yer savaş meydanı zaten biz şunu çok iyi biliyoruz. Kürt halkının barış süreci kendilerinin verdiği 100 yıllık mücadelenin ürünüdür. Aynı zamanda bölgedeki konjonktürden kaynaklı mevcut olan devlet Sayın Öcalan'la İmralı'ya görüşmeye gitmiştir. bugün Rojava' değerli Rojava halkları başta Kürtler olmak üzere kadınlarla beraber son derece güçlü önemli mücadeleyi verdiler. Kime karşı? IŞİD'e karşı. Tacizci, tecavüzcü, kadın düşmanı, Alevi düşmanı, inanç düşmanı olan IŞİD'e karşı Kürt halkının öncülüğünde halklar çok güçlü mücadele yürüttüler. Buradan Rojava' mücadele edenlere direnenlere binlerce kez selam olsun. Binlerce kez selam olsun".

'BÜTÇENİN BARIŞA, AŞA, EKMEĞE AYRILMASINI İSTİYORUZ'

Ankara' 13 gün açlık grevi yapan öğretmenlerin taleplerine değinen Hatimoğulları, "Bugün Türkiye' 50 milyon insan açlık yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Çukurovalılar, üretimin merkezi olan Çukurova' inanın hal kapılarında kadınlar ezilmiş sebze, meyveyi bekliyorlar. Evlerine götürmek çocuklarına yedirmek. bizler barış derken özellikle emekçi kardeşlerim, yoksul kardeşlerim şunu bilsin ki savaşa, özel harp politikalarına ayrılan bütçenin barışa, işe, aşağı, ekmeğe ayrılmasını istiyoruz. yüzden barışı hep birlikte, kardeşliğimiz için geçim hakkımız için sonuna kadar hep beraber savunmalıyız. Yapılan anketlerde gençlerin en mutsuz olduğu ülkelerden birisi Türkiye. Gençler kendini özgür hissetmiyor. Gelecekleri. Öğretmenler atanmıyor. Ankara'nın göbeğinde açlık grevindeler. Direnen bütün öğretmenlerimize direnişlerini selamlayalım. barışın barışın en önemli öznesi, doğa savunucuları, ekolojik yıkım her yerde. Bakın yıllardır Mersin' nükleer santrale karşı mücadele yürütülüyor. Çünkü Mersin başta olmak üzere Akdeniz'in tamamı nükleerle zehirleniyor. Bizler ‘nükleere hayır’ diyoruz bizler oraya ayrılan bütçenin barış politikalarına ayrılmasını talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.

EŞİT YURTTAŞLIK VURGUSU

Hatimoğulları, "Savaşta en büyük acıları biz kadınlar çekiyoruz. Savaş göç demektir. Savaş açlık demektir. Savaş taciz, tecavüz demektir. Savaş yokluk, yoksunluk demektir. kadınlar savaşa karşı, barışın en önemli sembolü, en önemli mücadelecileri kadınlar. Buradan Alevi canlarımıza seslenmek istiyorum. Lütfen hepimiz rahat olalım. Sayın Abdullah Öcalan'ın gerçekleştirmiş olduğu çağrıda özellikle Alevi canlarımızın demokratik cumhuriyetin inşasında rol misyonlarıyla ilgili çok önemli belirlemeleri. Çünkü topraklarda eşit yurttaşlığa inancını, ibadetini rahatça özgürce yapması için yıllar yılıdır bedel ödeyen Alevilerle Kürtlerin kaderi. eşit yurttaşlık dediğimizde başta Alevi canlarımız olmak üzere Kürt kardeşlerimiz, Ermeniler, Romanlar Araplar burada sayamadığım bütün farklı halkların inançlardan insanların ülkede eşit yurttaş olmasını kastediyoruz. Bunun için mücadele ediyoruz bize güvendiğinizi biliyoruz. Demokratik Cumhuriyeti hep birlikte inşa edeceğimize söz veriyoruz".

'YÜKSEKDAĞ, DEMİRTAŞ KOBANİ TUTSAKLARI SERBEST BIRAKILMALI'

Hatimoğulları, sözlerini şöyle tamamladı:

"Demokratik sürecin sağlıklı yürütülebilmesi için Öcalan'ın özgür olması büyük önem taşımaktadır. Kayyım uygulamalarına derhal son verilmeli, seçilmiş belediye başkanlarımız görevlerine iade edilmelidir. CHP üzerindeki siyasi operasyonlar derhal durdurulmalıdır. Yüksekdağ, Demirtaş bütün Kobani tutsakları derhal serbest bırakılmalı yine AİHM'in önemli iki kararı, birisi gezi tutsaklarıyla ilgili, sevgili Osman Kavala, sevgili Can Atalay, sevgili Çiğdem Mater, sevgili Tayfun hepsi serbest bırakılmalı. Sevgili Leyla Güven, sevgili Ayşe Gökkan, sevgili Figen Yüksekdağ Kobani tutukluları sevgili Selahattin Demirtaş sahasında bütün siyasi mahpuslara selam sevgilerimizi gönderiyoruz. Kürt sorunu çözülmeden, demokratik cumhuriyetin önündeki engeller kalkmaz. Eğer bugün masadaysak, Kürtlerin yüzyıllık mücadelesinin sonucudur. süreç mutlaka barışla taçlanmalıdır. Ancak barış bize altın tepside sunulmayacak. Onu ancak mücadele ederek elde edebiliriz. Barış demek, barışı örgütlemek demektir; bizler barışı örgütlemeye kararlılıkla devam edeceğiz" diye konuştu. (MEZOPOTAMYA AJANSI)