hay.axi tarafından “Ankara Keçiören Belediyesi Fatih Stadı Alanı Tasarımı Fikir Projesi Yarışması” kapsamında geliştirilen proje önerisi.

Proje Raporu: 1. Giriş

Keçiören için önerilen proje, bölgenin mevcut sosyal kültürel ihtiyaçlarını gözeten, kentlinin kent üzerindeki hakkını destekleyen nitelikli yapılı çevre (built environment) üretmeyi hedeflemektedir. yaklaşım, kentsel mekânın yalnızca fiziksel düzenleme değil, aynı zamanda toplumsal etkileşimi, aidiyet duygusunu kamusal yaşamı besleyen zemin olduğu kabulüne dayanmaktadır. Nitekim Henri Lefebvre’in ortaya koyduğu “kent hakkı” kavramı, kentlinin yalnızca mekânı kullanma değil, onu dönüştürme yeniden üretime hakkına sahip olduğunu vurgular.

Ancak burada göz ardı edilmemesi gereken kritik eşik bulunmaktadır: Yerel yönetimlerin tür iyi niyetli, kamusal fayda odaklı dönüşümleri sahiplenmemesi sürdürülebilir biçimde desteklememesi durumunda, en nitelikli mekânsal öneriler dahi zaman içerisinde işlevini anlamını yitirme riskiyle karşı karşıya kalmaktadır. bağlamda, kentsel projelerin başarısı yalnızca tasarımın niteliğiyle değil, aynı zamanda yönetsel irade süreklilikle doğrudan ilişkilidir.

Bugün Keçiören’ gözlemlenen kamusal değerini yitirmiş, örneğin Fatih Stadı gibi, mekânın tek başına yeterli olmadığını; bakım, işletme programlama süreçlerinin en az tasarım kadar belirleyici olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Benzer şekilde, Jane Jacobs kentsel yaşamın sürdürülebilirliğinin “sürekli kullanım, çeşitlilik yerel sahiplenme” mümkün olduğunu belirtir.

Dolayısıyla mimarlar, peyzaj mimarları şehir plancıları olarak ürettiğimiz projelerin gerçek anlamda yaşaması, yalnızca tasarım aşamasındaki kararlarla değil, kararların yerel yönetimler tarafından benimsenmesi, desteklenmesi uzun vadede sürdürülmesi mümkündür. Aksi durumda, en güçlü kurgular dahi zamanla atıl kalmakta kentsel bellekte anlamını yitiren mekânlara dönüşmektedir.

nedenle Keçiören için geliştirilen önerinin başarısı, yalnızca mekânsal kalitesiyle değil, aynı zamanda yerel yönetim kurulacak güçlü iş birliği, sürekli kullanım senaryoları kamusal sahiplenme mekanizmalarıyla birlikte değerlendirilmelidir. Ancak koşullar sağlandığında, önerilen proje kentli için yaşayan, dönüşen değer üreten kentsel odağa dönüşebilecektir.

1.1 Mahale Ölçeğinde Kamusal Mekan Ortak Zemin

Keçiören’in sosyolojik gerçeği, Batı’ görülen örneklerin tam ters konumunda yer. Batılı kentlerde görülen bireyci kamusal alanın burada sınırları aile, hatta mahalle seviyesine kadar genişlemiştir. Sosyal ağlar artık yalnızca bireyler arasında değil, aileler arasında varlık gösterir. ilişki biçimi eksiklik değil, güçtür. Birincil sosyal birim ailedir, ancak ailenin uzantısı olan mahalle, komşu, hemşeri, semt sakini ilişki ağının gerçek taşıyıcısıdır.

Projenin kavramsal çerçevesi gözlemden doğar. Kamusal mekân soyut sadece söylemde kalan “herkes için alan” değil, somut sosyal ilişkilerin derinleşeceği genişleyeceği ortak zemin olarak tasarlanmalıdır. Fatih Stadı alanı anlamda Yakacık Bağlarbaşı mahallelerinin ortak zeminine, mahalle ölçeğindeki buluşma alanına dönüşmesi hedeflenmektedir.

Kamusal mekânı korumak, onu tüketim paradigmalarından arındırmakla mümkündür. Gelir üretimi reddedilemez; ancak kamusal kimliği belirleyecek ana unsur olamaz. Yaşayan alanlar sindirilemez; atıl kalan her boşluk, her yapı, her kentsel belirsizlik, kente müdahale için açık çağrıdır. proje, Fatih Stadı’nı yeniden yaşama kazandırmayı kamusal olanı tekrar halka ait kılmayı hedefler. Aynı zamanda kamusal zeminin devletin, sermayenin ya özel çıkarların tekelinde olmadığını yeniden ortaya koyar.

2. Bağlam

2.1 Kentsel Sorunlar Sembolik Üretim

Keçiören’in kentsel imgesini egemen yerel yönetim geleneğinin sembolik mekân politikalarından ayrı okumak imkânsızdır. Estergon Kalesi replikası, Osmanlı motifli park mobilyaları fetih coğrafyasının yeniden inşası — bunlar Umberto Eco’nun “hipergerçeklik” kavramıyla okunabilir. sembolik üretim çabası kentsel sorunları, altyapı açığı, yeşil alan yoksunluğu ulaşım kırılganlığını unutturmaya çalışan ideolojik örtü işlevi görür. çelişki Lefebvre’in “mekânsal fetişizm” dediği şeyin en somut örneğidir. Nesnenin ardındaki toplumsal ilişkiler sembolik imgenin gölgesinde görünmez. Mekânlar halka hizmet etmek yerine belli ideolojik dayatma aracına dönüşür.

2.2 Fatih Stadı: “Terrain Vague’un Anatomisi”

Fatih Stadı, Manuel Solà-Morales’in “terrain vague” — belirsiz arazi — kavramı tarif edilebilecek kentsel boşluktur: ne terk edilmiş ne kullanılan, belirsizliği çevresini dolduran İlçenin tam merkezinde, yoğun konut dokusunun ortasında, Kuyubaşı Metro İstasyonu’na komşu alanda bulunmasına rağmen, tek kullanım sunması nedeniyle onlarca yıl boyunca kamusal potansiyelini gerçekleştirememiştir.

2.3 Eksik Olan: Ticari Kültürel Zemin

Keçiören’in mevcut konut dokusu, sosyal ticari çeşitlilik açısından sınırlı kalmaktadır. Kütüphane, sanat atölyesi, sivil toplum mekânı, çocuk oyun alanı, gençlik merkezi — fonksiyonlar konut bloklarının arasında oluşamaz. eksiklik bilinçli olarak kent sakinlerini merkeze, büyük caddelere ya alışveriş merkezlerine iterek kamusal kültürel zemini baltalar. sürüklenmenin sonucu mahalle kimliğinin mekân aidiyetinin silikleşip yok olmasına sebep.

2.4 Merkeze Çekilen Kalabalık Trafik Döngüsü

Mahallelerde bulunmayan her fonksiyon insanları ana arterlere. akış Fatih Köprüsü’nde, Kızlarpınarı Caddesi’nde Bursa Caddesi’nde birikir; trafik sorununu kaçınılmaz hale getirir. Kentli, iş ev döngüsünde kaybolur günlerinin değerli kısımları mekânlarda harcanır. Çözüm merkezi daha büyük yaparak değil, mevcut mahalleleri daha güçlü kılmaktan geçer. Mahalle içinde çözülebilmiş her ihtiyaç, merkeze olacak yolculukların sayısını azaltır. projenin temelinde mantık yatar.

2.5 İki Mahalle Arasındaki Kopuk Zemin

Fatih Stadı, Yakacık Bağlarbaşı mahallelerinin sınırında durmaktadır. sınır, Fatih Stadı’nın atıl hâle gelmesiyle artık mahalleler arası köprü değil, engeldir. Yükselen stadyum duvarları, araç trafiği ölçeksiz geçişler iki mahallenin iletişime geçmesi önünde büyük engel oluşturmaktadır. Eskiden iki mahalle arasında odak noktası olma potansiyelindeki alan, değişen ihtiyaçlar yapılaşma sebebiyle iki mahalle arasında ortak zemin kurma potansiyelini kaybetmiştir.

3. Proje

3.1 Park Spor İşlevinin Değişimi

Fatih Stadı, sürdürdüğü spor işlevini tekil kullanım sunan kamusal mekân olduğu için günümüzün kent ihtiyaçlarına yanıt veremez hale gelmiştir. Kent hafızasına kazınmış olan işlevin yok sayılması mümkün değildir. Kuzeyde bulunan Gökçek Parkı, içinde barındırdığı spor olanaklarıyla işlevi kısmen taşır.

Projede kent hafızasını silmek yerine onu Gökçek Parkı birlikte ele alarak canlandırmak zenginleştirmek amaçlanmıştır. Stadın kimliği sporun yanı sıra birleştirici odak noktası olmasıyla öne çıkmaktadır. Fatih Stadı’nda halihazırda bulunan ama yalnızca futbol yürüyüş alanıyla kısıtlanmış spor işlevleri, Gökçek Parkı’na aktarılarak hafızayı daha makul fiziksel şartlar altında güçlendirmek hedeflenmiştir.

Mevcut kullanım senaryolarının yetersizliği dikkate alınarak Gökçek Parkı’nın spor rekreasyon programı çeşitlendirilmiş güçlendirilmiştir. Korunan halı saha masa tenisi alanlarına ek olarak voleybol, basketbol, kalistenik alanları, çocuk oyun alanları serbest kullanıma açık rekreatif boşluklar önerilmiştir. müdahaleler Gökçek Parkı yalnızca programatik olarak zenginleştirilmemiş; aynı zamanda kent sakinlerinin alanla kurduğu mevcut aidiyet ilişkisi mekâna yüklediği toplumsal anlam korunarak güçlendirilmiştir. Böylece park, mevcut belleğini muhafaza ederken daha kapsayıcı çok katmanlı kamusal yaşantıya olanak tanıyan kentsel açık mekâna dönüştürülmüştür.

3.2 Program Yerleşimi

Program yerleşimi, Gökçek Parkı Fatih Stadı alanını bütün olarak ele alma fikriyle kurgulanır. Günümüzde Fatih Stadı’nda sıkışmış halde bulunan spor faaliyetleri Gökçek Parkı’na taşınır. Park spor alanlarıyla çevrili indikatör olarak çalışırken Fatih Stadı’nda tasarlanan meydan, parkın kültürel sosyal uzantısı olarak davranır. Park stad arasındaki yollarda trafik yavaşlatmaları önerilerek ilişkinin güçlendirilmesi amaçlanır.

Mevcut kot farkının yardımıyla kısmen gömülen yapılar, üst kotta ikinci meydan kent terası oluşturur. terasta açılan yarıklar kullanıcıyı alt kotta yer alan dönüşken saçakla tanımlanan ana meydana yönlendirir. Ana meydan yalnızca boş yüzey değil; gömülü yapıların programlarıyla birlikte çalışan, farklı kullanımları araya getiren kamusal odak olarak kurgulanır.

Gömülü yapıların yerleşim kurgusu, oluşturulmak istenen kamusal zeminle birlikte çalışacak şekilde araziye yerleşmiştir. yapıların ilki kuzeybatıya yerleşmiş olan halk lokantası, kafe esnek alandır. oluşan kent terasında üst kotta insanları ilk karşılayan, yeri geldiğinde duraklama dinlenme molası yeri olması hedeflenmiştir. Kafenin alt kotuna halk lokantası programı yerleştirilmiştir. Halk lokantası, hava şartlarına göre meydanla birlikte çalışabilecek, aynı zamanda kendi içinde çalışabilecek şekilde meydanla birlikte konumlanmıştır. Halk lokantası birleşik kütlede yırtıkla ayrılan yapıda etkinlik salonu bulunmaktadır. alan mahalle kent sakinlerinin konferans, sinema, atölye forum gibi eylemleri gerçekleştirebilecekleri hem program hem alan açısından esnek mekân sunmaktadır. Projenin kuzeydoğusuna halk lokali yerleştirilmiştir. Üst alt katıyla birlikte çalışan yapı; örgü, heykelcilik, takı resim gibi zanaat programlarına ev sahipliği yapabilecek şekilde tasarlanmıştır. Yapının güney kısmında bulunan fuaye alanı saçak çalışacak; yeri geldiğinde burada üretilen ürünlerin sergi pazarlarını taşıyabilecektir.

Projede otopark önerilmemesinin temel gerekçesi, alanın toplu taşıma ağlarına erişimi yüksek olan konumda bulunmasıdır. doğrultuda yeni otopark kapasitesi üretmek, mevcut araç yükünü azaltmak yerine merkez bölgeye daha fazla özel araç çekerek trafik baskısını artırma riski taşımaktadır. Böylesi müdahale, proje kapsamında önerilen yayalaştırma stratejileri mevcut araç hareketini yavaşlatmaya kamusal alan kalitesini artırmaya yönelik kentsel tasarım yaklaşımını zayıflatacaktır. nedenle proje, otomobil odaklı erişim biçimlerini teşvik etmek yerine; yaya öncelikli, toplu taşıma destekli düşük hızlı ulaşım senaryolarını güçlendiren hareketlilik modeli benimsemektedir.

3.3 Saçak — Değişken Örtü

Proje alanının odak noktasını “dönüşken saçak” oluşturmaktadır. örtü statik kütleden ziyade, yarı açık kapalı kullanımlar arasındaki sınırı program hava koşullarına göre ayarlayan esnek yapısal çerçevedir. Korunaklı dış mekânın varlığı, Ankara’nın sert iklim koşullarında — kışın dondurucu, yazın kavurucu — kamusal alanın sürekliliği için zorunludur.

Saçağın altındaki hacim tek programla açıklanamaz: haftalık pazarlar, sezonluk festivaller, açık hava sinemaları, mahalle forumları, çocuk etkinlikleri gibi aktivitelere ev sahipliği yapacak şekilde tasarlanmıştır. mekânı anlamlı kılacak şey tasarımcıların ön kararı değil, sakinlerin zaman içinde oluşturacağı pratiklerdir. Mekânın değerini belirleyen unsur kapitalizmin getirdiği “değişim değeri” değil, bizzat sakinlerin mekânda ürettiği tığı “kullanım değerleridir”.

3.4 İşletim Modeli

Proje, kamusal kullanımı önceleyen yerel katılıma dayalı işletim modeli önermektedir. Yapı bünyesinde yer alan halk lokali, ortak çalışma alanları atölyeler; mahallenin gündelik yaşamına entegre olacak biçimde herkesin erişimine açık olarak kurgulanmıştır.

programların belediye desteğiyle, yerel inisiyatifler kullanıcı toplulukları tarafından birlikte işletilmesi öngörülmekte; böylece yapı yalnızca fiziksel kamusal altyapı değil, aynı zamanda kolektif üretim ortak yönetim pratiği sunan toplumsal platforma dönüşmektedir.

Halk lokali ilişkili programlar, mahalle sakinlerinin eğitim, üretim sosyalleşme süreçlerine katkı sağlayarak yerel kapasitenin gelişimini desteklemekte; yönüyle proje, kamusal mekânın sosyal fayda üretme potansiyelini yerel istihdam toplumsal güçlenme ilişkilendirmeyi amaçlamaktadır.

Restoran kafe gibi gelir üretecek programlar sınırlı sayıda tutulur işletme öncelikleri yerel işletmelere veya belediyeye verilir. Elde edilecek gelir, alanın bakımına kamusal etkinliklerin devamlılığını besleyecek şekilde çalışır.

Saçak altındaki ana meydan esnek kullanıma sahiptir. Haftalık kapalı pazarın yanı sıra etkinlikler, sergiler, forumlar, konserler çeşitli sosyal aktiviteler alanda gerçekleştirilir. Program sabit değildir; mekânın sakinlerinin vereceği anlam ihtiyaçlarına göre zamanla değişecek şekilde konum.

İşletim modelinin temel amacı, alanı ticari alan olarak tanımlamayıp mahalle sakinlerine yeniden kazandırmak kamusal mekânın gelecekte oluşturacağı anlam için zemin oluşturmaktır.

3.5 Üst Ölçek Önerileri

Fatih Stadı projesi tek başına değil, Keçiören bütünüyle birlikte düşünülmesi gerekir. Projenin üst ölçek önerisi şudur: arterlerde toplanıp taşan kalabalık ticari alanlar sosyal eylemleri mahalle bazlı dağıtmak için her mahallede küçük ölçekli, yürüyüş mesafesinde erişilebilir mahalle merkezleri ağı kurulmalıdır. merkezler, küçük ölçekli üretim, sosyalleşme gündelik ihtiyaçları karşılayan esnek programlar barındırarak yerel yaşamı güçlendirir.

merkezler büyük altyapı ihtiyaçlarına gerek duymazlar. Mevcut doku içerisinde gerçekleşen boş parsel dönüşümleri, zemin kat aktivasyonları ada ölçeğinde küçük müdahaleler kademeli biçimde gerçekleştirilebilir. Fatih Stadı ağın merkezi parçası olarak çalışır; program, bilgi kullanım biçimleri açısından mahallelerle ilişki kurar çoğaltılabilir model sunar.

yaklaşım, Kızlarpınarı Fatih Caddesi’ndeki yoğunluğu azaltmaya yönelik cevap verir. Mahalle içinde karşılanabilen her ihtiyaç, merkeze olan bağımlılığı düşürerek ulaşım yükünü köprü üzerindeki baskıyı uzun vadede hafifletir.

4. Tektonik

Keçiören’deki güncel yapılaşma dokusunun aksine, öneri yapı çevresiyle yarışan değil; bulunduğu kentsel bağlamla uyum kuran, geri planda duran mimari tavır benimsemektedir. Projenin temel yaklaşımı, kamusal zeminin sürekliliğini güçlendirmek yapı park arasındaki mekânsal ilişkiyi kesintisiz kamusal eşik üzerinden yeniden tanımlamaktır.

Cephede kullanılan beton blok örgüsü korkuluk tipolojisi, Ankara’nın yerleşik mimari karakterine referans vererek bağlamsal süreklilik kurmayı amaçlar. elemanlar yalnızca estetik tercih değil, aynı zamanda yapının bulunduğu kentsel doku kurduğu ilişkinin taşıyıcısı olarak ele alınmıştır.

Meydan üzerinde konumlanan saçak, zemine minimum müdahale yerleşen hafif üst örtü olarak kurgulanmıştır. Çelik taşıyıcı sistemi yarı geçirgen polikarbonat panelleri sayesinde strüktürel hafifliğini korurken; doğal ışık, hava gökyüzü kurulan ilişkinin devamlılığını sağlar. Böylece örtü, alanı tanımlayan ancak baskılamayan geçirgen mekânsal arayüz olarak çalışır.