İstanbul Ermeni toplumunun değerli topluluklarından Vartanants Korosu, VOX Aeterna (Tsayn Havidenagan/Ebediyetin Sesi) konser programını, şef Sibil Arsenyan yönetiminde 18 19 Haziran tarihlerinde dinleyiciyle buluşturdu. 60 kişilik koro,   katıldıkları festivaller, ortak konserler tarihi anlara taşıdıkları sesler aracılığıyla müziğimizi görünür duyulur kılarken, temsiliyete büyük katkı sunuyor. konserle birlikte koronun tarihine unutulmaz gece daha eklendi.

Beyoğlu'ndaki. Antoine Kilisesi’nde, oda orkestrası eşliğinde gerçekleşen konserin ana sponsoru olarak Ortaköy Vakfı’nın sanata verdiği destek, kez daha memnuniyet yarattı farkını hissettirdi.

1909 yılında kurulan koro; değerli şefleri, müzisyenleri koristleriyle hem dini hem dünyevi koro eserlerini tarihten günümüze taşımaya devam ediyor. Konserlerini yıllardır takip eden dinleyici olarak, koronun nitelik nicelik açısından yıllar içindeki gelişimine tanıklık etmek büyük keyif. konser birçok açıdan bütünlüklü, izleyicisine gerçek deneyim yaşatan nitelikteydi.

Konserin adı, grafik tasarımı, mekânı seçilen repertuvar adeta ortaçağ gecesi atmosferi yarattı. Latince yankılanan Carmina Burana Requiemler, kilisenin gotik sütunlarında dolaşırken; mum ışığı loşluğu deneyimi daha bütünlüklü kıldı. Oda orkestrasının eşliği geceye ayrı derinlik kazandırdı.

İstanbul’ ilk kez seslendirilen eserler

Gecenin anlamlı, yeni risk alan bölümü ise David Haladjian’ın İm Luys (Işığım) Rupen Sevag şiirleriyle bütünleşen Siro u Mahvan Yerkı (Aşk Ölüme Dair Şarkı) adlı eserleriydi. Biri orkestra, diğeri koro tarafından icra edilen eserler; duygu yoğunluğu minimalist öğeleriyle bizleri çağdaş Hay (Ermeni) koro müziğiyle buluşturdu. Her iki eserin İstanbul’ ilk kez seslendirilmesi, dinleyiciler için gerçek keşif anına dönüştü.

2022 yılından yana koronun şefliğini üstlenen; eğitimi, profesyonelliği kişiliğiyle sevgi saygı kazanan Sibil Arsenyan’a, sırf David Haladjian’ı programa dahil ettiği cesur adımı attığı için dahi teşekkür etmek gerekir.

Carmina Burana Requiem

Carl Orff’un Carmina Burana’sı Wolfgang Amadeus Mozart’ın Requiem’i elbette gecenin zirve noktaları izleyicinin en yoğun dahil olduğu eserlerdi. Farklı dönemlere ait olsalar Gabriel Fauré, Johann Sebastian Bach Ahmet Adnan Saygun eserleri gece boyunca akıcı çizgide ilerledi. Doğrusu; kilisenin akustiği orkestra - koro ses dengesi bazı eserleri daha az destekler nitelikte, oturma düzeni koro bağı bazen zorlaştırıyordu, özellikle 18 Haziran Perşembe gecesi sık alkış araları hem dinleyici hem müzisyenler için fazla kaçtı, ancak tüm bunlar konser deneyiminin bütünlüğünü bozmadı.

Klasik müzik dinleyicisi olmayı; Boğaziçi Üniversitesi yıllarımdan, Evin İlyasoğlu derslerinden Albert Long Hall Çarşamba klasik müzik konserlerinin müdavimliğinden beri düşündüm, konuştum, içselleştirdim. Her eser bittiğinde zihinde beliren kısa “Şimdi alkışlayabilir miyim?” sorusu etrafa atılan küçük bakışlar konserlerin kaçınılmaz parçasıdır.

“Şimdi alkışlayabilir miyim?”

Bunu fazla büyütmemek gerekir. Halihazırda şehrimizde devam eden İKSV Müzik Festivali program kitapçığında dahi alkış yerleri alkış emojileriyle belirtiliyor; konser öncesi anonslarla düzene uyulması hatırlatılıyor. Klasik müzikte yaklaşım, eseri bütün olarak algılamayı; sessizlik araların müziğin nefesi, düşünme hazırlanma alanı olduğunu kabul etmeyi içerir. Elbette kolektif coşkunun öne çıktığı istisnai anlar olabilir.

Konserin başında Şef Sibil, çok yerinde uyarıyla besteciler arasındaki geçişlerde dikkatli olunmasını; ancak coşkulu spontane alkış geldiğinde bunun bastırılmamasını belirterek konuya yaklaşımını ortaya koydu. Konserin sonunda ise kulaklar, Hayeren (Ermenice) duanın duvarlarda yankılanmasını dilemedi desem eksik söylemiş olurum.

Küçük çocukken, büyüklerimin cuma akşamı provalarında kilisenin vernadununda (asma kat) basamaklarda uyuyakaldığımı hatırlıyorum. Her güzel konser gecesinin ne uzun emeğin ürünü olduğunu bilenlerdenim. müzik, şarkı. Bazılarımız için provanın kendisi bile, sanat icrasını mümkün kıldığı için lütuf mutluluk.

Bunun ardından, bazı geceleri özel tertiple unutulmaz kılmak bunu meraklısı mak bambaşka mutluluk. gecenin organizasyonu  katkı sağlayan kişi kurumlar, özverili çalışmalarıyla Vartanats Korosu Yönetimi Surp Vartanants Vakfı Yönetim Kurulu ilgili seyirci kitlesi Patriğimizin duası takdiri sayesinde tamamlandı. Surp Vartanants Vakfı Yönetim Kurulu Vartanants Korosu’na; Vartanants Korosu Ortaköy Vakfı’na duyduğu şükran minneti takdim edilen plaketlerle görünür kıldı. Tüm unsurlar araya geldiğinde, ortaya hem bütünlüklü hem etkileyici konser deneyimi çıktı. Tebrikler.