Artı Gerçek - Mahkemenin mutlak butlan kararıyla yeniden CHP Genel Başkanlığı görevine dönen Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara' gerçekleştirilecek NATO Zirvesi öncesinde düzenlediği basın toplantısında dış politika Türkiye'nin uluslararası konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Konuşmasına 2 Temmuz Madımak Katliamı Başbağlar Katliamı'nı anarak başlayan Kılıçdaroğlu, iki olayın unutulmaması gereken acılar olduğunu söyledi.

7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara' yapılacak NATO Zirvesi'ne değinen Kılıçdaroğlu, dünyada güç dengelerinin yeniden şekillendiğini belirterek, Türkiye'nin süreçte edilgen değil, kendi stratejisini belirleyen ülke olması gerektiğini ifade.

"Türkiye, NATO'nun güçlü müttefikidir, konuda sorunumuz yok" diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Türkiye, NATO üyesidir ancak NATO'nun ileri karakolu değildir. Türkiye, Avrupa güvenliğinin parçasıdır fakat Avrupa'nın çevresinde bekletilecek ülke değildir. Türkiye Rusya Çin konuşur fakat hiçbir gücün yörüngesine giremez."

Dış politikada ideolojik yaklaşımlar yerine ulusal çıkarların esas alınması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, CHP'nin dış politika anlayışının "devlet aklı", "stratejik vizyon" "cumhuriyetin bağımsızlık anlayışı" üzerine kurulu olduğunu söyledi.

Türkiye'nin yalnızca bölgesel güç değil, "stratejik merkez ülke" olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, ülkenin görevinin büyük güçler arasındaki cepheleşmenin parçası olmak değil, denge kurmak istikrar üretmek olduğunu kaydetti.

'GÜVENLİK YALNIZCA DOĞU AVRUPA'DAN İBARET DEĞİL'

NATO Zirvesi'nde Türkiye'nin gündeme getirmesi gereken başlıklara değinen Kılıçdaroğlu, ittifakın güvenlik anlayışının yalnızca Baltık ülkeleri Doğu Avrupa sınırlı olmadığını söyledi.

Türkiye açısından Suriye, Irak, İran, Doğu Akdeniz, Kafkasya, göç, enerji güvenliği, terör su güvenliği gibi konuların NATO'nun güvenlik mimarisinin parçası olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, Ankara'nın başlıkları "destek isteyen edilgen dille" değil, "kurucu yaklaşımla" dile getirmesi gerektiğini savundu.

Kılıçdaroğlu, güçlü dış politikanın ancak güçlü kurumlar hukuk devletiyle mümkün olacağını belirterek, değerlendirmede bulundu:

"Hukuk devleti zayıfsa, kurumlar aşınmışsa, ekonomi öngörülemezse, parlamento etkisizleşmişse, yargı bağımsızlığı tartışmalıysa, basın özgürlüğünün güvencesi yoksa Türkiye'nin dışarıdaki sözü zayıf kalır."

İÇ POLİTİKAYA İLİŞKİN KONUŞMADI

Son olarak 20 Haziran' katıldığı televizyon programında iç politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, kez yalnızca NATO Zirvesi dış politika başlıklarına odaklandı. Konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlamadan kürsüden ayrıldı. (POLİTİKA SERVİSİ)