Aras Yayıncılık'ın "İstanbullu Ermeni Kadın Yazarlar" dizisinin üçüncü kitabı olan "Kaldırımlarda/Mayterun vra", ilk yayımlanışından 71 yıl sonra yeniden okurla buluştu.

1955 yılında İstanbul' yayımlanan roman, Adrine Dadıryan'ın edebiyatındaki en güçlü eserlerden biri olarak kabul ediliyor. Çocuk edebiyatı, tiyatro gazetecilik alanlarında üretim yapan Dadıryan, romanında sıradan insanların gündelik yaşamlarını yalın ama derinlikli dille anlatıyor.

Sira'nın büyüme hikâyesi

Romanın merkezinde, babasının ölümünün ardından çocukluğunu geride bırakmak zorunda kalan Sira yer alıyor. Okumak isterken çalışmaya başlayan, terzihanelerle hanlar arasında geçen yaşamında ayakta kalmaya çalışan Sira'nın büyüme hikâyesi; yoksulluk, kadınlık deneyimi özgürleşme arzusuyla iç içe ilerliyor.

İstanbul'un sokaklarında kendi yolunu arayan Sira'nın hikâyesi, yalnızca dönemi anlatmakla kalmıyor; bugün güncelliğini koruyan eşitsizlik, emek kadın olma deneyimlerine ışık tutuyor.

Sokağın içinden anlatı

Yetim çocuklar, hasta anneler, gündelik işçiler, çıraklar, mahalle kadınları, limanlar vapurlar, Dadıryan'ın kurduğu dünyanın önemli parçalarını oluşturuyor. Görünmez hayatların izini süren yazar, kurmacasını sokağın içinden kurarken karakterlerine şefkatle yaklaşıyor.

Aras Yayıncılık, romanın şehir yaşamını, emek mücadelesini insan ilişkilerini güçlü empatiyle ele aldığını; okuru hayatın tam kalbine davet eden canlı anlatı sunduğunu belirtiyor.

Kitapta yer alan satırlar ise romanın temel meselelerinden birini özetliyor:

"Kadın olmak beni çoğu şeyden mahrum bıraktı. Arkadaşlarımızdan bazılarının ne parası ne ailesi vardı hayallerini gerçekleştirmek. Ben ise çamurların içinde inci toplayan biri gibi, yeteneklerimi işleyebilmek için nereden bulduysam oradan toprak taşıdım." (s. 151)