Artı Gerçek- İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından, 'Türkiye’ toplumsal barış süreci dünya örnekleri; zorluklar, imkanlar, beklentiler sonuçlar' çalıştay düzenlendi. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Ali Emiri Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen çalıştaya, İrlanda, Kolombiya İspanya’daki çatışma çözümü süreçlerinde aktif rol almış isimlerin yanı sıra çok sayıda siyasi parti sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı.
BUCAK: BARIŞ, DEMOKRATİK TOPLUMSAL BİR İNŞA SÜRECİDİRSaygı duruşuyla başlayan çalıştayda ilk olarak Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Serra Bucak konuştu. Serra Bucak, mayıs ayında yaptıkları 'Toplumsal Barış Özgülükler Forum'unda yapmayı planladıkları ama yoğunluktan kaynaklı yapamadıkları çalıştayın, silah yakma töreninin gerçekleştirildiği 11 Temmuz’a denk gelmesinin çok anlamlı olduğunu belirtti. Serra Bucak, "Biz barışı nasıl ele alıyoruz? En geniş kapsamıyla barış, demokratik toplumsal inşa sürecidir. Bizler inşa sürecini emekçilerin, gençlerin, kadınların, yani hepimizin fiilen yaşadığı, ürettiği, yan yana geldiği, örgütlendiği mahallelerde, köylerde inşa edilen süreç olarak görüyoruz. sürecin desteklenmesi gerektiğini canı gönülden savunuyoruz. yüzden yerel, demokratik katılımcı yönetim, işin tam merkezinde yer almakta. Yerel yönetimlerin demokrasiye, barışa sunacağı katkıyı evrensel, yerel ölçekte tartışıyoruz".
DÜNYADAN ÖRNEKLER VERDİBucak, "Barış süreçlerinde yerel demokratik yönetim neden kadar önemli? On yıllarca yıldır barış inşası hükümetlerin, orduların, askeri güçlerin, uluslararası arabulucuların, uzak başkentlerde ne yazık ki karar vericilerin elinde. Ki bunlar genelde erkekler oluyor. durum günlük mücadelelerini makta çok zorlayıcı faktör. Bunların aksini yaşayan örnekler. Mesela Kuzey İrlanda örneği. 1996 yılında tarihi Hayırlı Cuma Antlaşması’nda kadınlar çok önemli rol oynamıştır taraf tutmamıştır. Yine Kürt kadınları, Kürt kadın hareketi hem özgürlük mücadelesinin her alanında saf almış, öncülüğünü ortaya koymuş hem bizim coğrafyamızda gelişen barış süreçlerinde muhakkak kadın öncülüğünü vurgulamış kadını aktif rol oynayan haline getirmiştir” diye konuştu.
'BARIŞ DEMOKRATİK ADALETE DAYANIR'Güney Afrika örneğini anlatan Serra Bucak, barış sürecindeki yerel oluşumlara işaret. Serra Bucak, "Tüm dünya deneyimleri gösteriyor ki; toplumsal barış aynı zamanda demokratik olarak hesap verebilen yerel yönetim demektir. Sadece silahların susması değildir, demokratik adalete dayanır. Demokrasi olmadan barış sadece ateşkestir. Yerel demokratik katılımcı yönetim barış süreçlerinin yan düşüncesi değildir, belediye barışın soyut olan vaadiyle gündelik yaşam için en önemli köprüdür. Çünkü halka yakın olandır halka karşı sorumludur. Belediyeler için sembolik değil, atanmış kayyımlar tarafından keyfi olarak iptal edilmeyecek, gerçek demokratik rol istiyoruz süreçte. Toplumsal adaletin aracı olarak işlev görmesi için yasal yetkilerin hiçbir şekilde esirgenmeden genişletilmesini bölge hakkının sandıkta tecelli eden iradesine saygı duyulmasını temenni ediyoruz bekliyoruz”.
CİHAN AYDIN: KORUCULUK SİSTEMİ KALDIRILMALISonrasında söz alan İHD Eş Genel Başkanı Cihan Aydın, “Silahsızlanma, Terhis Yeniden Entegrasyon (DDR)” örneklerine dair Haziran ayında Ankara’ gerçekleştirdikleri toplantıyı hatırlatarak, oradan Türkiye için çıkan tavsiyeler önermeleri sıraladı. Aydın, “Silahsızlanma meselesi konuşulurken, sadece örgütün silahsızlanması meselesinden bahsediliyor. Kuşkusuz çok önemli ama şöyle risk var: Dünyanın yüze yakın yerinde çeşitli düzeylerde çatışmalar sürüyor çatışma süreçlerinin birçok ortak yönü. Dünyanın birçok bölgesinde bizim koruculuk sistemini çağrıştıran paramiliter gruplar. Toplantıdaki katılımcılılar bunun sonlanmasının önemli olduğunu söylediler. Koruculuk sistemi, silahsızlanma sürecinin parçası olarak silahlardan arındırılması gerekiyor. Öncelikli olarak eski husumetlerin canlanması riskine karşı olarak koruculuk sisteminin lağvedilmesinin elzem olduğunu söylediler. Kayyım uygulamaları… ‘Bununla silah bırakmanın ne alakası var?’ diyebilirsiniz. çok önemli güven adımıdır. yönüyle adım çok önemli” diye konuştu.
UMUT HAKKI VURGUSUÇıkarılacak çerçeve yasanın bütün silahlı güçleri, hapishanedeki kişileri diasporadakileri kapsayacak yasa olması gerektiğini vurgulayan Cihan Aydın, bunun aksinin yasanın uygulanma riskini açığa çıkaracağını belirtti. Yine Abdullah Öcalan’ın rolüne işaret eden Aydın, “ kilit müzakerecilerin serbest bırakılma meselesi mutlak suretle düzenlenmesi lazım. Umut hakkı meselesi buna tekabül ediyor. İnfaz hukukunda bazı düzenlemeler yapılarak; umut hakkı, konutta infaz gibi, özgür ilişkilenme hakkını sağlayan paket, bizce süreç için önemli adım olabilir” diye belirtti.
'SÜRECİ İZLEYEN DENETLEYEN BİR KOMİSYON KURULMALI'DDR sürecini yürütmek üzere mutlak suretle komisyon kurulması gerektiğinin altını çizen Aydın, “ komisyona ilişkin önerimiz çok. Meclisteki komisyonun başka versiyonundan bahsediyoruz. komisyon biraz daha küçültülerek, eşit temsiliyete dayanarak sivil topluma kapısını açarak sürecin yürütücüsü haline gelmesi lazım. komisyonun bazı yasal çalışmalar yapma konusunda yetkilendirilmesi lazım. Yine süreci izleyen kimse. izleme denetleme sürecini takip edecek komisyonun varlığı çok önemli. Silahsızlanma meselesinde aynı zamanda zihinsel dönüşüm gerekiyor”.
'TEK İSTEDİKLERİ ÖZGÜRCE ÜLKELERİNE DÖNMEK SİYASET YAPMAK'Aydın, konuşmasına şöyle devam etti:
"Zihinsel dönüşüm gerçekleşmezse, geri gelen silahlı militanların risklerle karşılaşacağını düşünüyoruz. Geri dönecek silahlı güçlerin nereye döndüğü çok önemli. Hepsi Kürdistan’a dönmeyecekler. Türkiye’nin doğusundan batısına kadar çok alandan kişiler olduğu tahmin ediliyor. Dolayısıyla işin uzmanları dönecekleri yere göre dışlanma, güvenlik riski gibi dizi riskler. Bütün risklerin gözetilerek tedbirler alınmasını söylüyor. Çocuk savaşçıların durumu. Çocuk savaşçıların hiçbir kısıtlamaya gerek duyulmadan direk serbest bırakılması, entegrasyonlarının pozitif ayrımcılık olarak desteklenmesi konusunda öneriler. ‘Silahı bırakıp, siyaset yapmak istiyoruz’ diyen örgüt. Tek istedikleri özgürce ülkelerine dönmek siyaset yapmak. Başka talepleri. Bunun bile karşılanmamış olması, barış meselesine olan güveni önemli biçimde aşağıya çekiyor.”
Aydın son olarak, “ tavsiyelere uyup uymayacaklarını bilmiyoruz. Biz ön tıkayıcı değil, ön açıcı olmak istiyoruz. önerilerin bazılarının hayati olduğunu düşünüyoruz. Olabildiğince tavsiyelerin dikkate alınmasının önemli olduğunu söylüyoruz” diyerek, tamamladı.
Son olarak söz alan Halkların Eşitlik Demokrasi Partisi (DEM Parti) Milletvekili İmralı Heyeti üyesi Mithat Sincar, “Türkiye’ güncel durum” başlığıyla konuşma gerçekleştirdi. Sancar, “Bizim için süreç Barış Demokratik Toplum Süreci’dir. Başkaları başka şekilde adlandırılıyor. Koyduğunuz isim yaptığınız işin niteliğini etkiler. Amacınızla ilgili topluma verdiğiniz mesajların içeriğini aynı şekilde etkiler. nedenle meseleyi sadece terör kavramıyla anlatmaya çalışmak, süreci kavram üzerinden yürütmek çok çeşitli açılardan endişe, kaygı, şüphe duyura biliyor. Sürecin güvenlik eksenli hedefle niyetle yürütüldüğü şüpheleri büyütüyor, endişeleri güçlendiriyor. Bizim buna barış çözüm süreci dememiz mümkün” diye konuştu.
'SÜRECİ DÜNYA ÖRNEKLERİNDEN AYIRAN TEMEL ÖRNEĞİ SİLAH BIRAKMANIN BAŞA ALINMASI'Devlet Bahçeli’nin 1 Ekim 2024’te DEM Parti sıralarına giderek el uzatmasının ardından yaşanan gelişmeleri hatırlatan Sancar, Abdullah Öcalan’ın Bahçeli’nin çağrısına 27 Şubat manifestosuyla karşılık verdiğini kaydetti. Sancar, “Orada iki temel nokta. PKK’ye kendini feshetme silah bırakma kararı alma çağrısı yapıyor. Sürecin niteliğini tespit etmek bunda önemli noktadır. Dünya deneyimleri elbette önemli, her birinin kendine özgü yanı. Fakat sürecin bütün deneyimlerinden ayrışan yanı, özelliği. barış Demokratik Toplum Süreci’nin dünya örneklerinden ayrışan temel özelliği silah bırakma aşamasının başa alınmasıdır. Örgütün kendini feshetmesi silah bırakma kararı alması sürecin başına yerleştirilmiştir. 27 Şubat çağrısındaki vurgu çatışmayı bitirerek, çözümün yolunu açma esasını öne çıkarıyor. Ancak sadece çatışmayı bitirmekle sınırlı çağrı değildir. Çağrının başlığı esasen bize konuda fikir veriyor; Barış Demokratik Toplum” diue konuştu.
'YASA SİLAHSIZLANMAYI SAĞLAYACAK NİTELİKTE OLMALI'Sürecin mantığında şiddetten çözüme doğru yol açılmasının olduğunu dile getiren Sancar, konuşmasına şöyle devam etti:
“ sürecin örneklerden ayrışması, noktaya kadar çok daha belirgin ama sonrası DDR süreçleriyle ilgili boyuttur. ‘Silah bırakılacak ama nasıl? Çatışma sonlandırılacak ama hangi yöntemlerle? Çatışmayı bitirdikten sonra çözüme giden yollar nasıl açılacak?’ sorularla yüz yüzeyiz ama bunların hepsini daha kapsamlı tartışmayı yürütebilmemiz için kritik kavşağa gelmiş bulunmaktayız. Yasa tartışması sürecin niteliğini oturtmak, öne alınan aşamayı gerçeklere uygun şekilde barış hedefiyle inşa etmek, sonrasında yolları güvencelerle sağlamlaştırmak için önemli. Yasa tartışması basit mesele olarak görülmüyor bizim tarafımızdan. Çıkarılması beklenen yasa öncelikle silahsızlanmaya entegrasyona ilişkin olacak. hangi güvencelerle, kapsamda mekanizmalarla ortaya çıkacak. ‘Yasa nasıl olacak, nasıl uygulanacak, işleyici nasıl denetlenecek?’ soruları yine tartışmanın unsurlarıdır. Gerçek anlamda silahsızlanmayı sağlayacak nitelikte olmalı. Kapsayıcı, bütünlüklü nitelik taşımalı. Belli hukuksal teknikliklere ihtiyaç duyulacağı biliniyor ama esası Gerçekten eğer silahsızlanma süreci başarıyla sürecin mantığına uygun ilerleyecekse; bunun kapsayıcı olması, bütünlüklü olması gerekiyor. ‘ kesimleri dışarıda bıraktım, diğerlerini kapsar’ şekilde yaklaşım silahsızlanma meselesini ciddiye almamak anlamına gelir. Eğer silahsızlanmanın sürecin temel başlangıç noktası sonraki aşamalarındaki kökü olduğunu kabul ediyorsak, silahsızlanma sürecini buna uygun düzenlemek zorundayız.”
'ŞİDDETTEN SİYASETE GEÇİŞİN İMKANLARI OLUŞTURULMALI'“Şiddetten siyasete geçiş yasanın temel özelliklerinden biri olmalı” diyen Sancar, “Şiddetten siyasete geçişin imkanları yasayla mutlaka oluşturulmalı. Çünkü şekilde uzun sürmüş çatışmalarda, şiddet kendiliğinden ortaya çıkmıyor. Sebepleri. Şiddeti doğuran nedenler. Temel neden Kürt sorun. Kürt sorununda demokratik yollarla siyasi hedeflerine ulaşamayacağına inanan insanlar siyasi mücadeleye başvurdu. Siyasi hedefleri, örgütlenmeleri. Dolayısıyla silahı bıraktığında siyasi hedeflerini kenara bırakacaklarını düşünmek işin doğasına aykırı. halde burada yöntem değişikliği söz konusudur. Bundan sonra siyasi amaçlarına, demokratik siyaset yoluyla ulaşmak için silah bırakma kararı alındı. Demokratik siyasette özgür serbest şekilde faaliyet yürütmelerinin imkanları mutlaka yasal düzenlemelerin ayrılmaz parçasıdır”.
'TOPLUM KURUCU ROL ÜSTLENMELİ'Yasanın yine barış hukukuna açılan yolları içerecek nitelik taşıması gerektiğini vurgulayan Sancar, “ nedenle şiddetten siyasete güven sorununda güvencelere geçiş temel nitelik taşıyor. Şiddet-siyaset denklemi ne kadar önemliyse, güven-güvence ikilemi kadar önemlidir. süreçler güven üzerine kurulmaz, güvenceler üzerine kurulur. Güvenceler güveni yaratır. nitelikte yasa çıktıktan sonra karşılaşacağımız çok önemli meseleler. Yeniden entegrasyon dediğimiz süreç çok kapsamlı zorlu olacaktır. Buna sadece belli aktörlerle sınırlama yaklaşımı doğru olmaz. iş sadece devlete bırakılacak iş değildir. Toplumun burada kurucu rol üstlenmesi gerekiyor. Hepimize, bireylere, kurumlara, kuruluşlara, herkese çok önemli görev düştüğü hatırlatılmak gerekiyor. Hem sorumluluk hem yetki hem sorun çözme açısından mekanizmalar acilen kurulmalı, yasa mekanizmaları kuracak içeriği taşımalıdır” diye konuştu.
'ÖCALAN’IN ROLÜ BELİRLENMELİ'Yasada, Abdullah Öcalan’ın rolünün konumunun belirlenmesi gerektiğinin altını çizen Sancar, “Başmüzakereci kabul etmeyenler olabilir. Buna çeşitli açılardan itiraz yönetenler olabilir ama gerçeği görmek gerekiyor. Bizler bunu görüyoruz ama buna itiraz edenlerin gerçeği görmesi gerekiyor; çok yaralara açmış silahlı çatışmanın bitmesini istiyor muyuz, istemiyor muyuz? İstiyorsak yolu açan doğrudan Sayın Öcalan’dır. Sayın Öcalan dışında kimse çağrıyı yayınlamazdı, yayınlayamazdı. Kendisinin konumunun rolünün yasada tanınması anlamında düzenleme gerekiyor. Sürecin mantığı doğası bunu gerektiriyor”.
'SÜREÇ FIRSAT, İMKAN ŞANSTIR’Türkiye’ Kürt sorununu çözmeye yönelen barış sürecinin hem Kürtler için hem Türkler için hem bölgedeki bütün halklar için çok önemli fırsat, imkan şans olduğunu vurgulayan Sancar, “Belki tarihin döneminde yakalanmış en önemli fırsattır. fırsatı heba edenin vebali çok ağır. Ortadoğu’ her aktör savaşa doğru koşarken, Barış Demokratik Toplum Çağrısı’yla silahlardan kaçma dönemi başlatıldı. Bütün Ortadoğu’ barış için büyük imkandır, şanstır. Bunu heba etmenin vebali vardır. Umarım böyle şeyle karşılaşmayız” ifadelerini kullandı.
Sancar, son olarak gecikme uzadıkça risklerin arttığına dikkat çekti. Sancar, sözlerini yaşamını yitiren şair Ahmet Telli’yi anarak bitirdi.
Çalıştay, dünya deneyimlerinin konuşulduğu oturumla devam ediyor. (MEZOPOTAMYA AJANSI)