Ana SayfaKÖŞE YAZILARIBellekKÖŞE YAZILARIBellek

Türk Dil Kurumuna göre bellek kelimesinin anlamı şöyle:

Yaşananları, öğrenilen konuları, bunların geçmişle ilişkisini bilinçli olarak zihinde saklama. 

Dağarcık, akıl, hafıza, zihin olarak kullanılan önemli kavram. 

Yaşlandıkça yıllar önce geçen yaşanmışlıklarımızı hatırlayıp gün, hatta birkaç saat önce yaşadığımız olayları hatırlayamamak birçoklarının korkulu rüyasıdır. “Acaba demans hastalıklarından biri olan Alzheimer’dan muzdarip oluyorum?” diye insanı paniğe sokan durum.

Her zaman merak etmişimdir. Neden bazı insanlar geçmişi hatırlamakta zorlanırken bazıları dün yaşamış gibi çok uzun yıllar önce yaşadıklarını hiç zorlanmadan hatırlayabiliyorlar? Tabii bunun bazı açıklamalarını tahmin etmek zor değil. Geçmiş travmatik olayların bazı yaşanılan şeyleri bilinç altına iterek hatırlanmalarını güçleşitirmesi, veya imkansızlaştırması neden olabilir.

Kişisel bellek yanı sıra toplumsal bellek vardır. konsepti geliştiren Fransız filozof, sosyolog Maurice Halbwachs (1877 – 1945) toplumsal bellek anlamını şekilde açıklar:

“Toplumsal bellek, mensup olduğumuz grubun hayatında yer alan olayı hatırladığımızda birbirimize hatırlattığımızda benzer şeyleri düşünmemiz grup bağlamında ortak belleğe sahip olduğumuz anlamına gelir”.

Halbwachs’a göre kişinin geçmişini anlaması toplumsal bellek direkt olarak ilişkilidir, çünkü her fert bağlı bulunduğu grup belleğine değişik perspektif veya hafıza katkı sağlayabilir.

“Toplum” kelimesinin kökeninden bahsetmişken bunun tanımını yapmak gerekir. “Toplumsal Bilinç” geçmiş yazımdan kesit:

“Toplum sözcüğünün Vikipedi tanımı şöyle: Toplum, insanı etkileyen gerçek ilişkiler bütünüdür. Belli toprak üzerinde yaşamak, ortak politik iradeye bağlı olmak kültürün ortaklığının olması karakteristiktir. Sosyologlar hâlâ toplum sözcüğünü kesin olarak tanımlamış değil. sözün 100den fazla tanımlamasına rastlamak mümkündür. Gerçek olan gelişmiş teknoloji toplumu coğrafik alanla sınırlamak artık mümkün değildir. Değişik akademik alanlarda toplum değişik şekilde açıklanır. Örneğin Sosyologlar, psikologlar, antroploglar için toplum değişik anlamlar ifade.”

Bana göre ortak kimlik, ortak paydalar değerler çerçevesinde birleşmek toplum olmanın önemli, ek karakteristiklerindendir.

Değişik grupların kollektif belleği tabii ki değişik olacaktır. Değişik grup mensuplarının aynı olay üzerindeki deneyimi zaman farklı.

20 Temmuz’un yaklaştığı günlerde tarih çok iyi örnektir. Kıbrıslı Türklerin Kıbrıslı Rumların gün için aynı kollektif belleği taşıdığını iddia etmek saçma.

Kıbrıs gibi çatışmalar, acılar yaşanan ülkede, aynı kollektif belleği benimsemeyen değişik toplumlar arasında barış nasıl sağlanabilir? Çözümü geçtim… Çözüm çok kısa zamanda sağlanabilir. Nitekim yolda, büyük güçlerin çıkarları çerçevesinde önemli adımlar atılmakta.  

Dönüp dolaşıp geçen haftaki yazımın konusuna geldim. Birleşmiş Milletler Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Holguin’in “Zor geçmişin esiri olmayın” sözlerini kullanmıştım yazım. 

Haklı bazı eleştiriler aldım yazım. “Söz söylemek kolay, pratikte sözler nasıl uygulanacak”. Katılıyorum. yüzden diyorum ki iki toplum arasında barış olmadan çözüm olamaz. Olursa kısa vadeli. yüzden çözüm çabaları yerine barış çabalarını hızlandırmak gerekir.    

Geçen haftaki yazıma tezat oldu ama çelişkilerle dolu adanın köşe yazarı böyle çelişkili olur…Uzaklarda yaşasa.

 

yazıya emoji tepki ver

😡0Kızgın🤣0Hahaha👍0dim.❤️0Muhteşem😢0Üzgün😮0İnanılmazÖnceki haberAvrupa’nın Trump’a karşı silahı: Dijital euro

En Son Haberler

Avrupa’nın Trump’a karşı silahı: Dijital euroSavaş sanatYarı final eşleşmesi belli olduFarage uçurumun eşiğinde, ama giderse İşçi Partisi rahat nefes almayacakKopyala yapıştır eylem planı!