Mimosa Architects tarafından Çek Cumhuriyeti’nde tasarlanan yapı doğal bağlamla güçlü ilişki kuran kompakt hafta sonu. hafif ahşap strüktür sınırlı malzeme paleti kurgulanmış.
Sázava Nehri kıyısındaki kulübe, aynı konumda yer alan eski yapının yerine Mimosa Architects tarafından inşa edilmiş. İlk kulübenin yangın sonrası yok olmasıyla geriye yalnızca taş kaide kalmış yeni yapı yapılırken mevcut elemanı yapısal altlık olarak kullanarak tasarıma dahil edilmiş. Kaide, yapıyı taşkın riskine karşı yükseltirken aynı zamanda nehre yönelim sağlayan platform görevi görüyor. Nehre bakan cephede yer alan açılır panjur, iç mekân dış çevre arasında kontrollü ilişki kuruyor. açıklık sayesinde doğal ışık manzara iç mekâna alınırken kullanıcı peyzaj arasında doğrudan görsel temas sağlanıyor.
Dış mekan kullanımı, ateş alanı açık pişirme düzenekleriyle desteklenerek yapının rekreatif kullanımını güçlendiriyor. Üst kotta konumlanan çatı arası, minimum ölçekte tasarlanmış uyku hacmi olarak işlev görüyor. seviyeye çıkıldığında nehir manzarası geri planda kalıyor arka cephedeki kayalık topoğrafya ön plana çıkıyor. mekânsal kurgu, yapının çevresel bağlamla kurduğu ilişkiyi farklı yönlerden deneyimlenebilir hale getiriyor.
Kulübe, mevcut taş kaide üzerine oturan hafif ahşap strüktür olarak tasarlanmış. Taşıyıcı sistem, iç mekânda ladin kaplama panellerle, dış cephede ise kömürleştirilmiş karaçam kaplama tamamlanmış. Kömürleştirilmiş ahşap, cephe dayanımını artıran koruyucu katman oluşturur bakım gereksinimini azaltır. Arka cephede, yamaca bakan yüzeyler çatıdan gelen su yüküne karşı metal levha kaplanarak korunmuş.
Malzeme paleti sınırlı tutulmuş ahşap siyah metal elemanlar üzerinden tutarlı dil oluşturulmuş. İç mekânda kullanılan siyah metal bileşenler, soba, merdiven sabit donatılarda devam ederek bütünlük sağlıyor. Zemin kaplamasında tercih edilen doğal linolyum, iç dış mekân arasında süreklilik kuran dayanıklı yüzey sunuyor. elektrik altyapısı dışında büyük ölçüde bağımsız çalışacak şekilde kurgulanmış. Su ihtiyacı arazideki kuyudan karşılanır, atık su kaide içinde depolanır ısıtma sistemi odun sobası desteklenen elektrikli ısıtıcılar üzerinden sağlanıyor.
Ana mekandaki hacim etkisi, üst kotta yer alan uyku alanlarının minimum ölçekte çözülmesiyle elde edilmiş. Ortak kullanım alanı, yapının tüm yüksekliği boyunca devam eden tek hacim olarak kurgulanmış ön arka cephe arasında görsel mekânsal süreklilik sağlanmış. Nehre yönelen ana hacimde cephe boyunca devam eden cam yüzey kullanılarak gün ışığı manzara doğrudan iç mekâna alınmış. cephe önünde yer alan yükseltilmiş teras, iç mekân dış çevre arasında ara kullanım yüzeyi oluşturuyor. Teras, katlanır panjurlar aracılığıyla gerektiğinde kapatılarak güneş kontrolü sağlıyor yapı kullanılmadığında cepheyi koruyan ikincil kabuk işlevi görüyor. kurgu, yapının dönemsel kullanım senaryolarına uyum sağlayacak şekilde geliştirilmiş.