Mardin Artuklu Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü öğrencisi Behzat Erkuş'un, Proje-6 dersi kapsamında. Üyesi Figen Işıker Habibe Tuba Bölük danışmanlığında tasarladığı dönem projesi.

Proje Raporu:

çalışma, 4 Ağustos 2020 tarihinde Beyrut Limanı’nda meydana gelen patlamanın ardından kentin mekânsal toplumsal belleğinde açılan travmatik yaraları onarmaya yönelik mimari müdahale önerisidir. Endüstriyel miras niteliği taşıyan ancak patlamanın fiziksel yıkımıyla “anıt-enkaz” statüsüne evrilen silo kompleksini “kamusal hafıza” kavramı çerçevesinde yeniden tanımlayan proje, patlama anının şok dalgalarından türetilen dairesel geometrileri; sürekli, kesintisiz deneyim odaklı sirkülasyon şeması olan Public Loop (Kamusal Döngü) kurgusuyla birleştirerek, geçmişin fiziksel izleri geleceğin kolektif belleği arasında köprü kurmayı hedefler. her kotta farklı mekânsal deneyim sunan hiyerarşik kurguya sahiptir: Giriş katında kullanıcıları karşılayan küre içerisindeki amfi alanı, gösteri anlarında tüp asansörle merkezden yükselen performans sanatçılarına ev sahipliği yaparak dinamik sahneye dönüşürken; gösteri dışı zamanlarda ise sunduğu kaotik atmosferle kullanıcıya patlama anının sarsıcı hissiyatını doğrudan aktarmaktadır. Yapının alt kotlarına inildikçe derinleşen deneyimde -1. sosyal alanlar oturma birimleriyle kolektif birlikteliği teşvik eden sosyalleşme düzlemi sunar. -2. katta ise döşemeler mobilyalar, eriyen dokunun karakterini yansıtacak şekilde özgün formlarla tasarlanmış olup, kürenin alt yüzeyi devasa dijital ekrana dönüşerek dijital hafıza yüzeyi oluşturur. En alt kot olan -3. kat ise yapının idari süreçlerini yöneten operasyonel birimlere ayrılmıştır. Tasarımın ana kavramsal çerçevesini destekleyen sarmal rampa sistemi Red Arc Corridor (Yatay Keşif Arkı) dramatikleştirilirken, dış kabukta kullanılan perfore metal paneller parçalanmışlığı hafızanın katmanlı yapısını simgelemekte, mevcut brüt beton strüktür ise endüstriyel hafızayı koruyarak tasarımın temel taşıyıcı iskeletini oluşturmaktadır. Sonuç olarak önerilen müdahale, yıkılan endüstriyel yapıyı statik anıt olmaktan çıkarıp, patlamanın yarattığı kaotik hafızayı deneyimsel yolculuğa dönüştüren dinamik kamusal odak noktasına evriltmekte; mimarlığın travma sonrası toplumsal iyileşme sürecindeki rolünü sorgulayarak, geçmişin acı verici izlerini kentin geleceğine yönelik umut toplumsal bellek inşası aracı olarak yeniden üretmektedir.