Kaliforniya merkezli Xona Space Systems, mevcut uydu navigasyon sistemlerine alternatif geliştirmek amacıyla alçak Dünya yörüngesinde çalışacak Pulsar uydu takımyıldızını devreye almaya hazırlanıyor. Şirket, yeni sistemin klasik GPS sinyallerine göre yaklaşık 100 kat daha güçlü kapsama sağlayacağını yoğun şehirlerde ya kapalı alanlarda daha güvenilir konum bilgisi üreteceğini açıkladı. İlk üretim uydularının 2026 yılında fırlatılması planlanırken erken hizmet döneminin 2027’ başlaması hedefleniyor.

Pulsar Takımyıldızı Daha Güçlü Uydu Sinyali Sunmayı Hedefliyor

Bugün kullanılan GPS, Galileo, GLONASS BeiDou sistemleri orta Dünya yörüngesindeki uydular üzerinden hizmet veriyor. Yaklaşık 20 bin kilometre yükseklikten gönderilen sinyaller, Dünya yüzeyine ulaşıncaya kadar önemli ölçüde zayıflayabiliyor. durum özellikle yüksek binaların bulunduğu şehir merkezlerinde, kapalı alanlarda veya elektronik parazitin yoğun olduğu bölgelerde konum doğruluğunu olumsuz etkileyebiliyor.

Xona Space Systems ise birkaç yüz kilometre yükseklikte görev yapacak alçak Dünya yörüngesi uydularıyla sorunu azaltmayı amaçlıyor. Uyduların kullanıcıya daha yakın konumlanması sayesinde daha güçlü sinyal iletimi sağlanırken sinyal karıştırma girişimlerine karşı daha yüksek dayanıklılık sunulması bekleniyor.

Şirketin uzun vadeli planı, toplam 258 uydudan oluşan ağ kurmak. altyapının tamamlanmasının ardından kullanıcıların konumunun santimetre seviyesinde belirlenebileceği belirtiliyor. Daha düşük yörüngede hareket eden uydular, yüksek hassasiyet gerektiren hesaplamaların daha kısa sürede yapılmasına katkı sağlayacak.

Pulsar sistemi yalnızca navigasyon amacıyla geliştirilmiyor. aynı altyapıyı hassas zaman senkronizasyonu için kullanmayı planlıyor. Şirket, finans kuruluşları, telekom operatörleri, veri merkezleri ulaşım sektörüne yönelik nanosaniye seviyesinde zaman referansı sunmayı hedefliyor.

Uzmanlar, yeni nesil LEO navigasyon sistemi çözümlerinin kısa vadede mevcut küresel uydu konumlandırma altyapısını tamamen değiştirmesini beklemiyor. Bunun yerine kullanıcı cihazlarının hem mevcut sistemlerden hem yeni nesil uydulardan aynı anda veri alacağı hibrit yapı öngörülüyor. Böylece konum doğruluğu artarken kesintilere karşı daha dayanıklı navigasyon altyapısı oluşturulabilecek.

yaklaşım özellikle otonom araçlar, insansız hava araçları, akıllı şehir uygulamaları hassas endüstriyel operasyonlar gibi sürekli konum bilgisinin kritik olduğu alanlarda önemli avantaj sağlayabilir.

Şirketin 2025 yılında uzaya gönderdiği Pulsar-0 test uydusu üzerinde gerçekleştirilen denemelerde sinyal karıştırıcıların etkisinin GPS’e kıyasla yaklaşık yüzde 95 azaltıldığı açıklandı. Yazılım geliştirmeleriyle birlikte konum doğruluğunun 4,2 santimetreden 1,5 santimetre seviyesine kadar indirildiği bildirildi.

Xona, geliştirdiği altyapının mevcut GPS uyumluluğu sayesinde yaygınlaşmasını kolaylaştırmayı planlıyor. Pulsar sinyalleri, bugün kullanılan L1 L5 bantlarını destekleyen birçok alıcıyla çalışabilecek şekilde tasarlandığı için pek çok cihazın yalnızca yazılım veya sınırlı donanım güncellemesiyle yeni sistemi kullanabileceği ifade ediliyor. Şirket, ilk üretim uydularını Kaliforniya’daki tesislerinde hazırlarken ekipte daha önce SpaceX projelerinde görev yapan mühendisler yer alıyor.