külliyehaberajansı'yi Google' takip edin

Christopher Nolan'ın gişe rekorları kırmaya hazırlanan yeni filmi "The Odyssey", sadece mitolojik aksiyon filmi olmadığını gösteriyor.

Warner Bros

Christopher Nolan'ın CGI kullanımından nefret ettiği pratik efektlere olan tutkusu bilinen gerçek. 17 Temmuz 2026' vizyona giren The Odyssey, yönetmenin vizyonunu korku sinemasının dinamikleriyle kusursuz şekilde harmanlıyor. Mitolojik kahramanlık fantezisi bekleyen izleyiciler, filmin özellikle belirli bölümlerinde kendilerini saf panik, klostrofobi mutlak çaresizlik hissinin ortasında buluyor.

Filmin korku atmosferini zirveye taşıyan iki kilit sekans bulunuyor. İlki, ünlü cadı tanrıça Circe olan karşılaşma. Nolan, geleneksel fantezi filmlerindeki büyü tasvirlerini tamamen kenara bırakarak; sekansı karakterlerin psikolojik fiziksel yıkım yaşadığı psikolojik gerilime dönüştürüyor. Ludwig Göransson imzalı müziklerin büyük orkestra seslerinden çıkarak göğüs kafesinizi titreten ilkel metalik dehşete dönüşmesi anları daha sarsıcı kılıyor.

İkinci büyük kanıt ise Tepegöz Polyphemus'un tasarımı. Nolan, ruhsuz sıradan CGI canavarı yaratmak yerine 6 metre boyunda devasa mekanik animatronik kukla inşa. Daha dinamik geniş açılı sahneler için ise yaklaşık 18 metre yüksekliğinde fiziksel teçhizat kullandı. Seyirciye karanlık gerçekçi dehşeti hissettiren dev pratik efektler, Nolan'ın vizyonunun korku sinemasına ne kadar uygun olduğunun en büyük göstergesi.

Geçtiğimiz günlerde Fred Asquith yaptığı röportajda Nolan'ın, kendisini gerçekten cezbedecek doğru hikayeyi bulduğu takdirde tam teşekküllü korku filmi yapmayı çok istediğini belirtmesi iddiaları güçlü şekilde destekliyor.