Yale Üniversitesinden araştırmacılar, Helix Bulutsusu’nda ölen yıldızın parçalarını görüntüledi. Dünya’dan 6 yüz elli ışık yılı uzaktaki yapının dış kısmında 22 adet parlayan yay şoku (Kavisli veya yay şeklinde yapılar) görüldü. Araştırmacılar yıldızın ölümünü, bin yüz kırk mercekli MOTHRA adındaki yeni teleskobu test ederken şans eseri görüntüledi. Görüntüler, ölen yıldızdan sızan gazların etraftaki çevre gazları çarpışıp parladığını gösteriyor. Nature dergisinde yayınlanan çalışma, yıldız parçalarının uzaya nasıl yayıldığını açıklıyor.

Helix Bulutsusu (Uzayda bulunan büyük gaz toz bulutları), gökyüzünde en çok incelenen yapılardan biri olarak biliniyor. Araştırmacılar, bulutsuyu, merkezindeki beyaz cüce adı verilen ölü yıldızın dışarı attığı maddelerin oluşturduğu parlak halka olarak biliyordu. Beyaz cüce, ömrünün sonuna gelmiş küçük orta büyüklükteki yıldızların parlak çekirdeğidir. Parlak halka, yıldızın uzaya fırlattığı gaz tozları temsil ediyor; ancak maddelerin daha sonra nasıl dağıldığı yıldızlar arasındaki boşluğa nasıl karıştığı daha önce kadar net görülemiyordu.

Araştırmacılar, MOTHRA adını verdikleri yeni teleskop sistemini test etmek için Helix Bulutsusu’nu inceledi. Elde edilen görüntüler, bulutsunun dış kısımlarında daha önce fark edilmeyen yay şoku olarak adlandırılan yapı ağını ortaya çıkardı.

Şili’deki El Sauce Gözlemevi’nde bulunan teleskop, yüzlerce telefoto merceğin (Uzaktaki nesneleri büyüterek daha yakından detaylı görülmesini sağlıyor) birleşimiyle çalışıyor. Tamamlandığında toplam bin yüz kırk mercekten oluşacak olan sistem, uzaydaki elektrik yüklü zayıf gazları tespit etmek için özel olarak geliştirildi. Farklı merceklerden gelen görüntüler bilgisayarda birleştiğinde, normalde görülemeyecek kadar zayıf parıltıların bile görünür olmasını sağlıyor.

 22 farklı yapı bulundu

Araştırmada, bulutsunun dış kısmında yay şoku adı verilen 22 farklı yapı bulundu. Yay şokunun, suda hızla ilerleyen teknenin önünde oluşan dalgalara benzediği biliniyor. Yıldızdan kopan büyük madde parçaları, uzaydaki gaz tabakasının içinde çok hızlı hareket ediyor. parçalar gazlara çarptığında, çarpışmanın etkisiyle parlayan kavisler oluşturuyor.

Gözlemler, yay şoklarının merkezdeki yıldıza olan mesafelerine göre değiştiğini gösteriyor. Yıldıza yakın şoklar büyük keskin hatlara sahipken, merkezden uzaklaştıkça küçülüyor parçalanıyor. Araştırmacılar durumu, yıldızdan kopan parçaların uzay boşluğunda ilerlerken gazlar tarafından aşındırılmasına bağlıyor. Yani yıldızın ham maddeleri yolculuk sırasında yavaş yavaş ufalanıyor.

Yıldızdan kopan parçalar, uzaydaki gazla temas ettikten sonra yaklaşık 10.000 10 bin  yıl bütünlüğünü koruyor. Sürenin sonunda tamamen dağılarak yıldızlararası gaza karışıyor. Olaya kozmik geri dönüşüm adı veriliyor. Böylece ölen yıldızın maddeleri evrene yeniden kazandırılıyor. Dağılan malzemeler, ileride yeni yıldızların gezegenlerin oluşmasını sağlıyor.

Araştırma, yıldız maddelerinin galaksiye nasıl yayıldığını anlamak açısından önem taşıyor. Milyarlarca yıl sonra Güneş benzer süreç yaşayacak kendi maddelerini uzaya bırakacak. MOTHRA teleskobuyla yapılan buluş, uzaydaki sönük yapıların incelenmesinde yeni bakış açısı sunuyor.

: Nature, Yale News