Müzik, bazen Madrid metrosundaki sıradan anonsun fısıldadığı umut kırıntılarında, bazen göçebe ailenin şato duvarları arasında yankılanan sıcak armonilerinde hayat bulur. Manu Chao, Próxima Estación: Esperanza sınırları ortadan kaldırıp bizi coşkulu dünya vatandaşı olmaya çağırırken, çok kültürlü ritimlerin içine evrensel iyimserlik gizliyor.
Kelly Family ise Almost Heaven albümünün dingin folk-pop tınılarıyla bizi kamp ateşinin etrafında toplayarak, şöhretin zirvesinde dahi yitirmedikleri naif aidiyet duygusuyla sarmalıyor. Biri kıtalararası neşeli isyanı, diğeri ise kökenlere usulca selam gönderen tanıdık huzuru temsil eden iki kült eser, aslında ortak hissin farklı frekanslardaki yankısı gibi tınlıyor. Farklı coğrafyaların zıt ruh hâllerinin notalara döküldüğü iki eşsiz müzikal serüvene usulca ortak olmak, melodilerin ardındaki saklı hikâyeleri keşfetmek için güzel durak yaratıyor.
Manu Chao – Próxima Estación: Esperanza
Yayın Yılı: 2001 (5 Haziran 2001)
Uzunluk: 45 dakika 33 saniye (17 parça)
Tür: Latin, Reggae, Ska, World Music
Albümün En Çok Dinleneni: Me Gustas Tú
Yazarın Favorisi:. Bobby
Umut Durağı’nda inecek var!
Bana herhâlde “enternasyonal grup söyle” deseniz aklıma gelen ilk isimlerden biri Manu Chao. Asıl adı José-Manuel Thomas Arthur Chao Ortega olan İspanyol asıllı Fransız şarkıcı, 1984’ten beri tüm dünyada iz bırakan pek çok hit çıkardı.
1987 yılında kardeşiyle beraber kurduğu (ki çok uluslu gruptu) Mano Negra 1995’e kadar çalan Chao, sonrasında kariyerine solo devam. 1998’deki ilk solo albümü Clandestino aşk, ayrımcılık, göçmenlik. pek çok konuya değindi. 2001 yılındaki Próxima Estación: Esperanza albümüyle birlikte tüm konuları “umutlu” bakış açısıyla ele.
Albümle İlgili Fun Fact: Albümün adı, Manu Chao’nun Madrid’ metroyla seyahat ederken duyduğu anonsa dayanır. Madrid metrosunun 4. hattında “Esperanza” (Türkçe anlamı: Umut) adında durak vardır anons şöyledir: “Próxima estación: Esperanza” (Sıradaki istasyon: Umut). metaforik isim, albümün barışçıl iyimser havasıyla mükemmel uyum sağlamıştır.
Albümün hem sevdiğim hem yer yer beni yoran noktası, kullanılan sample’lar melodiler. Radyo sesleri, TV kayıtları melodiler şarkıların farklı farklı yerlerinde karşımıza çıkıyor ancak kimi zaman kadar tekrar ediyor ki “ an hangi şarkıyı dinliyorum?” diye düşünebiliyorsunuz. La Primavera, Infinite Tristeza, Homens Me Gustas Tú’yu arka arkaya dinleyin, ne demek istediğimi anlayacaksınız.
“Merry Blues” çok iyi açılış şarkısı. Albüm hakkında bize çok güzel “spoiler”lar veriyor. “Bixo” “Promiscuity” hınzır melodiler dinliyoruz.
Spotify’ 1 milyar stream’i geçen Manu Chao dendiğinde 10 kişinin 9’unun bildiği “Me Gustas Tú” hakkında fazla yorum yapmadan albümün saklı cevherlerine geçiyorum.
Albümün yedinci şarkısı “Denia”nın bende yeri çok. Tamamen Arapça olan şarkı Cezayir’e ithafen yazılmış. Dinlerken melodiler sizi Mağrip havasına götürüyor.
Bob Marley’e yazılmış olan “Mr. Bobby” ise albümün “umut” temasını en iyi yansıtan şarkı bana. Bob Marley’e şarkı yazarsan reggae olması kaçınılmaz zaten.
Hey, Bobby Marley
Sing something good to me
This world go crazy
It’s an emergency
Diyorum ya, Manu Chao dinlediğinizde ülkeler arasındaki sınırların kalktığını tam anlamıyla “dünya vatandaşı” olduğunuzu hissediyorsunuz.
Neyse efendim, “ Vida” “Trapped by Love”ı dinlemeyi ihmal etmeyin. Herkese keyifli dinlemeler!
*
The Kelly Family – Almost Heaven
Yayın Yılı: 1996
Uzunluk: 55 dakika 54 saniye (14 şarkı)
Tür: Folk pop, pop rock
Albümün En Çok Dinleneni & Yazarın Favorisi: Fell in Love with an Alien
Göçebe ailenin, devasa şato duvarları arasında yankılanan sıcacık naif folk-pop rüyası.
İrlanda-Amerikan-Avrupa kökenli ailenin üyelerinden oluşan Kelly Family; rock, folk pop gibi pek çok farklı ögeyi şarkılarına yansıtabilen özgün 1994 yılında çıkardıkları “An Angel”, “Roses of Red” gibi efsaneleşen şarkıları barındıran Over the Hump albümünden sonra 1996 yılında dokuzuncu stüdyo albümleri olan Almost Heaven‘ı yayımladılar.
albüm, grubun altyapı olarak olgunluğunu gösterdiği aile bağlarını şarkılarına en iyi yansıttığı albümlerden. Tüm dünyada yaklaşık 2 milyon kopya satan albüm, dingin melodileri vokal armonileriyle sizi ailenin parçası yapıyor. her şarkıda kökenlerine selam gönderiyor.
“I Can’t Help Myself”te kamp ateşi etrafında onlarla birlikte şarkı söylüyor, “Staying Alive” şarkısında ise kendinizi adeta kovboy gibi hissediyorsunuz. “Hey Diddie Diddie” ise Amerikan filmlerinden aşina olduğumuz “saloon”lara gidip bardak buzsuz viski içtikten sonra kendinizi kol kola dans ederken buluyorsunuz.
Albümle İlgili Fun Fact: Albümün kapak fotoğrafları klipleri, ailenin dönem gerçekten satın alıp içinde yaşadığı Almanya’daki tarihî Gymnich Şatosu’nda çekilmiştir. Grup kadar popülerdi ki şatonun kapısında binlerce hayran gece gündüz kamp kuruyor, aile üyeleri dışarı çıkmakta zorlanıyordu.
Albümün konseptine en aykırı (ancak gruba en çok şöhret kazandıran) şarkısı ise “Fell in Love with an Alien”.
I fell in love with an alien
I fell in love with her eyes
I fell in love with an alien
I’m telling you no disguise
Sözleri hikâyesi itibarıyla neredeyse “absürt” olarak nitelendirilebilecek şarkı, koro vokalleri yakalayıcı ritmiyle global hit diyebilirim. (Mercedes-Benz Arena/Berlin’ 2019 yılında verdikleri konseri izlerseniz ne demek istediğimi anlayacaksınız. ))
“Stars Fall from Heaven” “You Belong to Me”yi dinleyin diyor sizi “aile” albümüyle baş başa bırakıyorum. )