Dicle Hökenek Mahmut Deniz tarafından tasarlanan proje, Muğla Büyükşehir Belediyesi Sosyal, Kültürel İdari Hizmetler Binası Mimari Proje Yarışması 1.'lik ödülünü kazandı.

Kent, bazen yeni yapıdan çok, tanıdık gölgenin yeniden kurulmasına ihtiyaç duyar. Ahşabın sıcaklığı altında, geçmişin taş duvarlarıyla bugünün kamusal yaşamı aynı eşikte buluşur; yapı, kentin hafızasına eklemlenerek sessizce kendi yerini bulur.

Tasarım, programın gerektirdiği yapı hacmini parselin tamamına yaymak yerine geri çekilerek kamusal boşluğu öncelendirir. Kurşunlu Caddesi boyunca, Kurşunlu Camii Atatürk İlkokulu’nun tanımladığı tarihsel aks yapı ölçeği referans alınmış; yöndeki kamusal kütlenin mevcut gabariyi sürdürmesi tercih edilmiştir. Daha yüksek idari birimler ise tarihsel siluet üzerindeki etkileri azaltılacak biçimde katlı otoparkın yüksek sağır çeperi yönünde konumlandırılmıştır. Böylece yapı, çevresinde baskın nesne olarak yer almak yerine; geri çekilme, meydan geniş saçak aracılığıyla kentliye alan açan, mevcut dokuya ölçülü biçimde eklemlenen kentsel arayüz oluşturmaktadır.

1. Tasarımın Temel Yaklaşımı İlkeler

Proje, Muğla tarihî kent merkezindeki yarışma alanını tekil yapı parseli olarak değil; tarihsel yapılar, kamusal boşluklar, yapı çeperleri yaya hareketlerinden oluşan bütüncül kentsel sistemin parçası olarak ele almaktadır. Tasarımın temel amacı, mevcut çevresel değerleri koruyan, farklı dönemlere ait kentsel odaklar arasında süreklilik kuran kültürel programları gündelik kent yaşamına dâhil eden kamusal yapı oluşturmaktır.

Proje alanındaki mevcut yollar, kotlar komşu yapı sınırları değiştirilmesi gereken engeller olarak değil, mimari kararları yönlendiren veriler olarak kabul edilmiştir. Yapı; açık, yarı açık kapalı mekânların birbirine eklemlendiği, kamusal idari kullanımların bağımsız çalışabildiği, ancak ortak alanlarda kontrollü biçimde kesişebildiği esnek mekânsal kurgu olarak geliştirilmiştir.

2. Tarihsel Bağlam Yakın Çevre Okuması

Proje alanı, Turgutreis Caddesi’nin devamı niteliğindeki Kocamustafaefendi Caddesi Kurşunlu Caddesi’nin kesişiminde yer almaktadır. Kurşunlu Caddesi, kuzeyde geleneksel yerleşim dokusu Atatürk Meydanı’na, güneyde Cumhuriyet Meydanı’na bağlanan tarihsel kent omurgasıdır. Kurşunlu Camii, Atatürk İlkokulu, Yağcılar İşhanı Abide Hanım Konağı gibi kentsel bellekte karşılığı bulunan yapılar omurga üzerinde konumlanmaktadır.

Proje alanına komşu Kurşunlu Camii, 1493 yılında Menteşe beylerinden Esseyyid Şücâeddin Bey’in isteği üzerine yaptırılmıştır. İlk döneminde medrese olarak kullanılan yapı, daha sonra camiye dönüştürülmüş; farklı dönemlerde eklenen son cemaat yeri minaresiyle günümüzdeki biçimine ulaşmıştır. Kesme taş beden duvarları, kubbeli mekânı kalem işi bezemeleriyle çevrenin tarihsel kimliğini belirleyen temel yapılardan biridir.

Cumhuriyet Meydanı ise kentin modern kamusal yaşamını, yönetim yapılarıyla ilişkisini toplumsal buluşma kültürünü temsil etmektedir. Proje, tarihsel odaklarla Cumhuriyet döneminin kamusal mekânlarını biçimsel olarak taklit ederek değil, aralarındaki yaya açık alan sürekliliğini güçlendirerek ilişkilendirmektedir.

3. Kentsel Boşluklar Çeperlerle İlişki

Yakın çevre analizinde, yalnızca yapı kütleleri değil, kütlelerin arasında oluşan ardışık boşluklar belirleyici olmuştur. Cumhuriyet Meydanı’ndan başlayan Atatürk Meydanı’na doğru devam eden açık alanlar, birbirinden kopuk artık mekânlar yerine, birbirini besleyen kamusal boşluklar dizisi olarak değerlendirilmiştir.

Proje alanında oluşturulan Kültür Meydanı dizinin yeni odağıdır. Böylece alan, iki meydan arasında yalnızca geçilen ara nokta olmaktan çıkarılarak durma, karşılaşma, üretme etkinliklere katılma imkânı sunan kamusal odak hâline getirilmiştir.
Komşu yapı çeperleri korunmuş; kütle kararları çeperlerin ölçek karakterlerine göre geliştirilmiştir. Kurşunlu Caddesi boyunca Atatürk İlkokulu Kurşunlu Camii’nin gabarisini referans alan daha alçak kamusal kütle oluşturulurken, mevcut katlı otoparkın yüksek sağır cephesine dört katlı lineer idari blok yerleştirilmiştir.

4. Oluşum Kararları

Mevcut durumda proje alanı, Cumhuriyet Meydanı Atatürk Meydanı arasındaki yaya hareketi üzerinde bulunan geçiş noktasıdır. Tasarım, bağlantıyı kesintiye uğratmadan güçlendirmeyi alanın taşıdığı kamusal potansiyeli görünür kılmayı amaçlamaktadır.

Eklemlenme aşamasında Black Box, proje alanının merkezine yerleştirilmiş önündeki Kültür Meydanı’na açılan çok amaçlı kültürel obje olarak ele alınmıştır. Servis düşey dolaşım çekirdeği yüksek komşu çeper boyunca konumlandırılırken, Black Box çevresinde oluşturulan açık yarı açık kamusal alanlarla mevcut kent dokusu arasında geçiş katmanı kurulmuştur.

Gelişim aşamasında zemin katta oluşturulan kamusal kurgu birinci katta devam ettirilmiştir. Sergi alanları, kütüphane, ımlı çalışma mekânları ışıklık, merkezi sirkülasyon çevresinde örgütlenmiştir. Böylece kamusal kullanım yalnızca zeminle sınırlı kalmamış; katlar arasında görsel mekânsal süreklilik kazanmıştır.

Tamamlanma aşamasında kamusal katman, üst kotta yer alan kentsel pergola tariflenmiş; idari birimler katlı otopark çeperi boyunca lineer bütüncül kütle olarak geliştirilmiştir. Kamusal idari kütlelerin farklılaşması, yapının büyük tekil blok olarak algılanmasını önlerken programların bağımsız işleyişini desteklemektedir.

5. Yaya Organizasyonu Kamusal Süreklilik

Projenin temel kararlarından biri, Cumhuriyet Meydanı Atatürk Meydanı arasındaki yaya hareketini proje alanı içerisinden kesintisiz biçimde devam ettirmektir. Kocamustafaefendi Caddesi Kurşunlu Caddesi arasındaki kot farkı; kamusal basamaklar, meydanlar düzayak girişlerle değerlendirilmiştir.

Zemin kattaki açık fuaye, gölgeli iç sokak, kafe, atölyeler Black Box çevresindeki dolaşım, kent hareketinin yapı içerisinde devam ettiği kamusal omurga oluşturmaktadır. omurga yalnızca mekânlara erişim sağlamamakta; bekleme, dinlenme, karşılaşma gündelik kullanım için ortak zemin sunmaktadır.

6. Program Mekânsal Örgütlenme

Bodrum katta teknik hacimler, depolar servis alanları; zemin katta Black Box, atölyeler, kafe, fuayeler kamusal kullanımlar yer almaktadır. Birinci katta kütüphane, ımlı çalışma, sergi seminer alanları; üst katlarda ise Kültür Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı’nın idari birimleri bulunmaktadır.

Ofislerin Kocamustafaefendi Caddesi üzerinden bağımsız girişe sahip olması idari işleyişin sürekliliğini sağlarken, ortak çalışma sergi mekânları kamusal kullanıcılarla çalışanların karşılaşabildiği ara katman oluşturmaktadır.

7. Black Box Dönüşebilir Kullanım

Black Box, tek işlevli kapalı salon yerine, kamusal zeminin dönüşebilir çekirdeği olarak tasarlanmıştır. Katlanır cam cephe, teleskopik tribün, serbest zemin akustik-karartma perdeleri sayesinde mekân; performans salonu, forum, sergi, atölye, film gösterimi veya açık sahne olarak kullanılabilmektedir.

Cephenin açılmasıyla salon, Kültür Meydanı açık fuayeyle bütünleşmekte; etkinliklerin iç mekândan kente taşmasına imkân vermektedir. Böylece yapı, yalnızca etkinlik saatlerinde kullanılan kapalı kurum olmaktan çıkarak gün boyunca yaşayan kamusal altyapıya dönüşmektedir.

8. Yerel Mimari, İklim Erişilebilirlik

Geniş ahşap saçak; Muğla’nın geleneksel mimarisindeki gölge, eşik açık-yarı açık mekân ilişkisini doğrudan kopyalamadan çağdaş biçimde yorumlamaktadır. Kırma çatılar, ahşap doğramalar, beyaz mineral sıva, kontrollü açıklıklar doğal havalandırılan iç sokak tarihsel çevreyle ölçülü ilişki kurmaktadır.

Mevcut ağaçlar korunmuş, açık alanlarda yeni gölge ağaçları kamusal oturma elemanları önerilmiştir. Ana giriş kotunda düzayak erişim sağlanmış; asansörler aracılığıyla bütün katlara engelsiz ulaşım oluşturulmuştur. Proje yönleriyle tarihsel dokuya eklemlenen, dönüşebilir kapsayıcı kültür odağı olarak ele alınmaktadır.