Proje B5'in tasarladığı projede ana amaç, arsa güneyinde kalan Yavuz Selim Bulvarı'ndan Zağnos Vadisine binanın içinden yaya koridoru açmak geçenlerin aklını (sanata katılmaya) çelmek.

Giriş:

Trabzon’ Yavuz Sultan Selim Bulvarı Şenol Güneş Caddesi kesişiminde yer alan proje alanı, Zağnos Vadisi Gülbahar Hatun Camii arasında, Zağnos vadisinin batı sırtının üstünde, Büyükşehir Belediyesi ana binası, Zağnos Burcu Rubanis AVM’nin yer aldığı Trabzon’un önemli kuzey güney akslarından birinin üzerinde, ancak mevcut haliyle tenha, hatırlanmaktan uzak, etrafı güvenlik amacıyla çevrilmiş, yükseltilmiş açık otopark görünümündedir.

Söz konusu arsada yer alan Haluk Ongan Sahnesi, köprünün gölgesinde kalmanın, arsasının çoğunu terk ettiği açık otoparkın kavşaktan parka doğal yaya geçişini engellemesinin, sade halinin etkisiyle, belki nedenlerle, dikkat etmeyenin farketmediği hale bürünmüştür.

Mevcut bina, bahçesi otoparkının, insanı ne kendisine ne arkasındaki doğa harikası parka götürme, geçerken kendi niyetini gerçekleştirme gibi derdi yoktur.

Söz konusu mevcut durum, projemizin ilham kaynağı olmuş, altta sıralanan 5 ana amaç doğmuştur:

1. Trabzon’a simgesel eser katmak,

2. Çağına yetişen hatta geçen tiyatro salonunu opera salonunu ülkemize kazandırmak,

3. Trabzon’lunun aklını sanat yapmaya çelmek,

4. Alanı festivallere açık hava gösterilerine hazırlamak,

5. Tüm bunları bulunduğu konumun çevresine saygı göstererek yapmak.

Hazırladığımız paftalarda, 5 ana amaç doğrultusunda ne yaptığımızı aktarmaya çalıştık.

Yaya Araç Yaklaşımı:

Proje alanına mevcut ana yaya yaklaşımı, Ata Park kuzeyinde yer alan dolmuş otobüs durakları dolayısıyla, batısında yer alan Gülbahar Hatun Cami bahçesinden geçmektedir. Yayaların minimum kot farkını tercih edeceği kabul edilerek, proje alanına girişin Şenol Güneş Caddesinin Yavuz Selim Caddesine mümkün olan en yakın noktasında, alanın güney batısında olması gerektiği değerlendirilmiştir.

Ayrıca Ata Park altında ileride yapılması planlanan metro istasyonunun gerçekleşmesi durumunda Ata Park kaynaklı yaya yoğunluğunun artacağı öngörülmektedir.

Zağnos Vadisine açılması planlanan metro çıkışının ise aradaki kot farkı nedeniyle yarışma alanına geçiş için kullanılması beklenmemektedir. Ancak tam ters yönde, Yarışma Alanı’ndan Zağnos Vadisi’ne doğru akış beklenmekte olup, binamız bunu teşvik etmek üzere tasarlanmıştır.

Araç yaklaşımı ise Şenol Güneş Caddesi’nden kaynaklıdır. İmaret Hamam Sokak tenha olup mevcutta açık serbest parklama için kullanılmaktadır. Projemizde doğal trafik akışını bozmamak için ana giriş çıkış Şenol Güneş Caddesi’ne doğrudan açılmamış, İmaret Hamam Sokak’ın tenhalığından istifade edilmiştir.

Tasarım Aşamaları:

Mevcut binanın Zağros Vadisi Erdoğdu Kavşağı arasında duvar oluşturması, arsanın kullanılmamasına yol açıyor. Yaya arsanın etrafından dolaşıyor, ne bina ne bahçesi geçeni davet etmiyor.

Binamızın insanların aklını (sanata doğru) çelmesini amaçlıyoruz. Aklını çelebilmek için duvarsız duvarı yıkalım, yarışma alanından Zağnos Vadisine doğru kapısız mühürsüz geçiş güzergahı yaratalım. İnsanlar arsamızdan geçerken biz derdimizi anlatalım.

Binanın oluşturacağı duvarı delmek için binayı ikiye ayırırsak geçiş güzergahı oluşacak, ancak salonları birbirinden ayıracak. Bunu istemiyoruz. Fuayeyi üst kota alma sebebimiz budur. Geçiş güzergahını fuayenin altından geçirdik, sayede fuaye salonları bağlayabilecek. alte atif olarak güzergah fuayenin altından değil üstünden geçebilirdi, ama fuayenin doğal ışık alabilmesi için tercih edilmedi.

Fuayeleri merkeze aldık. Servis alanlarını ayıran yaklaşım tercih ettik. İdari birimlerin ayrı kurumlara ait olması işimizi kolaylaştırdı. İdari birimler kendi salonlarının sahne arkalarına hakim, gösteri olmadığında organizasyonlarına hakim noktalara yerleşti. onları fuayeden koparttı, gereken yollar açılarak fuayelere erişimleri sağlandı.

Ana yaklaşım olan batıya bakan cephenin çarpıcı olması için kütlelerin yüzünü caddeye döndürdük. Gülbahar Hatun Köprüsünün Şenol Güneş Caddesine dönüşünü opera binası cidarının çeperinde devam ettirdik.

Opera tiyatro salonlarının akustik görsel talepleri çok farklıdır. Cidarlar talepleri karşılamak üzere tasarlandı.

Tiyatro salonları: her açıdan rahat görüş, net ses, oyuncuyla duygusal bağın kurulabildiği akustik ergonomik düzen

Opera salonları: kusursuz akustik, izleyici-sahne arasında görsel bağlantı

Opera salonlarında insan sesi enstrümanların elektronik güçlendirme olmadan (doğal akustik) duyulması hedeflenirken, tiyatro salonlarında ise konuşma anlaşılırlığı ön plandadır.

Salonların formlarını tespit ederken kullandığımız yöntem, salonların akustik ihtiyaçlarını karşılayacak formları tespit edip uygulamak. akustik ihtiyaçlar özetle şunlardır:

1. Salon Hacmi Geometrik Form

a. Kişi Başı Hacim: Opera salonlarında sesin zenginleşmesi (çınlaması) için kişi başı 8 ila 10 m³ hacim gerekirken, tiyatrolarda konuşmanın netliği için oran 4 ila 6 m³ seviyesinde tutulur.

b. Salon Formu: At nalı (horseshoe) formu operalar için erken yan yansımaları artırdığından idealdir. Tiyatrolarda ise sesin arkaya doğrusal iletimi için yelpaze veya dikdörtgen (ayakkabı kutusu) formlar tercih edilir.

c.Yüzey Açıları: Tavan yan duvarlar, sahneden çıkan ilk ses dalgalarını salonun en arka koltuklarına kadar homojen şekilde yansıtacak özel açılarla (akustik reflektör tasarımlarıyla) projelendirilir.

2. Çınlama Süresi (Reverberation Time – RT)

Opera Salonları: Müziğin dolgunluğu enstrümanların birbiriyle harmanlanması için ideal RT 1.5 ila 1.9 saniye arasındadır.

Tiyatro Salonları: Kelimelerin birbirine karışmaması konuşma anlaşılırlığı için ideal RT çok daha düşük, 1.0 ila 1.2 saniye arasındadır.

Değişken Akustik: Çok amaçlı salonlarda, duvarlara motorlu akustik perdeler veya dönen paneller yerleştirilerek salonun çınlama süresi yapılacak gösteriye göre mekanik olarak değiştirilir.

3. Malzeme Seçimi Yüzey Yönetimi

a. Yansıtıcılar (Reflektörler): Sahne üstü ön tavanda yüksek yoğunluklu ahşap (alçı dolgulu), masif panel veya özel kavisli alçıpanlar kullanılır. ilk 50 milisaniyede seyirciye ulaşan \”erken yansımaları\” güçlendirmektir.

b. Yutucular (Absorberlar): Salonun arka duvarlarında sesin geri dönüp yankı (eko) yapmasını önlemek için delikli ahşap paneller, kumaş kaplı akustik süngerler taş yünü dolgular kullanılır.

c. Dağıtıcılar (Diffüzörler): Sesi emmek yerine farklı açılara bölerek dağıtan geometrik veya QRD (Kuantum Kalıntı Dağıtıcı) paneller, salonda \”akustik ölü noktaların\” oluşmasını engeller hacimsel homojenlik sağlar.

d. Koltuk Akustiği: Koltuklar boşken salonun akustiğinin bozulmaması için, koltuk minderlerinin altı kumaşı, insan vücudunun ses yutma katsayısına (yaklaşık 0.40 – 0.50 sabiti) eşdeğer malzemelerden üretilir.

4. Arka Plan Gürültü Kontrolü (Gürültü Kriteri – NC)

a. Mekanik İzolasyon: Salon içindeki havalandırma (HVAC) sisteminin hızı çok düşük tutulur (0.2 m/s altı). seyircileri rahatsız etmeyecek ses yapmayacak şekilde genellikle koltuk altlarındaki menfezlerden (plenum sistemi) yavaşça üflenir.

b. Ses Yalıtımı: Dış ortam, fuaye koridor gürültülerinin içeri girmemesi için \”kutu içinde kutu\” (box-in-box) mimarisi uygulanır.

c. Salonun ana taşıyıcı duvarları iç kabuğu arasına akustik izolatörler dilatasyon bantları yerleştirilir. Hedeflenen gürültü kriteri NC-15 NC-20 arasıdır (neredeyse mutlak sessizlik).

Oturma düzeni akustik ihtiyaçlar nedeniyle operada at nalı tiyatroda yelpaze şeklinde oluştu. Kotlar ise izleyicilerin birbirlerini görsel olarak kesmemesi için dikkatle tasarlanmıştır. İlgili çalışma kesit çizimlerimizde incelenebilir.

Salon ihtiyaçları doğrultusunda oluşturduğumuz formlar başlıbaşına birer obje. cidarların kenarları yaya akışını kesmeden, aksatmadan, doğal akışa kendi formuyla ayak uydurdu. Ritm akış kattı. Gülbahar Hatun Köprüsünün Şenol Güneş Caddesine dönüşünü opera binası cidarının çeperinde devam ettirmiştik, formu akustik ihtiyaç olan at nalı formuyla birleştirdiğimizde köşesiz yumuşak form ortaya çıktı. Elimizdeki opera salonu cidarının tiyatro salonu cidarı zıt ama aynı olmalarını istedik. nedenle madem opera feminen oldu, tiyatro salonu cidarını maskülen tasarladık: köşeler. Artık elimizde akustik olarak mükemmel formda, yanyana ama ayrı iki formumuz var: kadın erkek.

Salonların cidarları doğal akışla şehir için eşsiz birer obje haline geldi. Trabzon’a anı, odak ekleme amacıyla, bunu vurguladık. corten çelik panellerle kaplıyor, yani içinden çıktığı betonarme yüzeylerden renk malzeme olarak kopartıyoruz, hem yükseltiyor hem üçüncü boyutta hareket katarak vurguluyoruz. Ama aynı etten kemikten varolan, maskülen feminen iki formu birbirinden ayırmıyoruz. Biz ayrı malzemelerden değiliz, operamız tiyatromuz ayrı malzemelerden olmayacak.

Artık cidarlarımız, genel olarak formlar, ihtiyaçtan doğan kütleler, amaçları, ana girişimiz, güzergahımız, yerleri hatta malzemeleri belli. İnsanları sanatla karşılaştırabiliriz. Fuayenin altından geçirdiğimiz, Zağnos Vadisine bağlanan yol üzerinde döşemede delik açarak geçenlerin otopark kotunda yer alan black box’ı insanların görmesini istiyoruz. Dikkat çekmesi için black boxun 8 metre yüksekliğindeki duvarlarını bordoya boyuyoruz. Tiyatro salonu cidarının eşsiz formunun tam altında. Yanlarda rahatça ulaşılabilecek sanat atölyelerinin camları gözüküyor. Perdeleri belki. İlanlarla insanlar davet ediliyor. Geçenleri burada yapılacak atölye çalışmalarına katmak istiyoruz. Kolayca erişebilmeleri için hemen yanlarına merdiven asansör yerleştiriyoruz. Düğmeye basıp hayatlarına bize sanat katmalarını umuyoruz.

güzergahtan çıktığımızda, Zağnos Vadisine inen merdivenden hemen önce alan oluştu. alanı açıkhavada yapılacak festivallere, gösterilere, çocuk oyunlarına hazırlamak, panayır alanına çevirmek istedik. Binanın dışını sanat için kullandık. Sahneler yaratarak festivallere, gösterilere gösterimlere hazırlık yapıyoruz. sahneleri yetim bırakmıyoruz, opera sahne arkasından destekliyoruz, sanatçılara dekorlara yol açıyoruz. Güzergah girişinde, fuayenin altına inen merdiveni amfiye dönüştürelim, karşısına yanyana oturup izleyebilecekleri dev led duvar yerleştirelim, altına ufak sahne oluşturalım. gösterim olmadığında ekrandan gelecek programı yayınlayalım. Açıkhava etkinliklerimizi destekleyecek ıslak hacimler gerekiyor, bina dışında, festivale hizmet etmeye hazır şekilde sunuyoruz.

Fuayemiz ise kotunu Şenol Güneş Caddesi doğal kotundan. Girişte güvenlik, danışma bilet alım satımı ardından alan daralır, ardından fuayeye geçişte genişler. Solumuzda sağımızda tiyatro operanın cidarları malzeme renkleriyle kendilerini gösterir. Cam kapladığımız fuaye cephelerinden cidarların görülmesini istemiştik. Şimdi dışarıda gördüğümüz malzemelerin bina içinde devam ettiğini görüyoruz. Fuaye iki salon arasında nötr kalarak sadece ikisini bağlamakla yetiniyor. kattan tiyatro salonunun ana katına operanın balkonlarına erişim. salonun ana salonu salonun ana salonu, (aynı anda yapılacak gösteride fuayeyi rahatlatmak amacıyla) çakıştırılmadı.

Arsanın en güzel manzarası doğudaki Zağnos Vadisine bakıyor. Fuayeden koparak manzaraya bakan kafe bekleyenleri karşılar. Ancak İmaret Hamam Sokak kenarındaki mevcut ağaçlara dokunmadığımızdan kottaki kafeden festival alanımız boylu ağaçlar görülmektedir. Altta oluşturduğumuz alandan kat yüksekte bulunan kafe, altından geçenlere sığınacak alan yaratır. Kafenin yarısı teras olarak düzenlenmiş olup, formu Zağnos Burcu’ndan, cephedeki açıklıkları ise Zağnos Paşa köprüsü üzerindeki kapıdan esinlenmiştir.

Fuayenin alt katından opera salonunun ana katına, fuayenin üst katından ise tiyatro salonunun balkon katına ikinci kafe/bara erişim vardır. Salonların ayrı katlarda yoğunlaşması aynı anda yapılacak etkinliklerde fuayeleri rahatlatacaktır.

Arsanın en güzel manzarasına sahip fuaye üst katındaki kafenin, etkinlik olmasa bağımsız kullanılabileceği değerlendirilmiştir.

Fuayeye, sahne arkasına kulise, sanatçılara erişim olanağı sağlayacak şekilde yerleştirilen İdari birimler, mode ofisler olarak tasarlanmıştır. Doğal ışığa manzaraya sahip üst katlarda yer almakta olup, zemine açılan kendi lobileri bulunmaktadır. Gösterilerin olmadığı günler düşünülerek, fuayeden bağımsız kendi kapılarını kullanırlar. Sanatçılar kendi salonlarına isterlerse fuayeden geçmeden bağımsız yolla ulaşırlar. Gösteri ardından sanatçıların tebrikleri almak için fuayeye geçmek isteyebilecekleri değerlendirilmiştir.

İdari birimlere yoğun olarak araçla erişim yapılacağı değerlendirilerek otoparktan kart okuyuculu asansörlerle doğrudan ofislere erişim sağlanmıştır. Dekor asansörleri yanında ağır tonajlı araçlara park imkanı sağlanmış, personel servis araçları için otopark girişinde ayrı açık hava otoparkı oluşturulmuştur.

Otoparka parkedenlere fuayeye gidiş tabelalarının işaret ettiği, alanın ortasındaki, yukardan doğal ışık hava alan, yüksek tavanlı bordo duvarların taşıdığı corten çelik tiyatro cidarının egemen olduğu yolların kesişimindeki black-box fuayesi dikkatleri çeker.

Arsadaki mevcut 34 ağacın 31’i korunmuştur. Uygulama aşamasında ağacın daha korunmasına çalışılacaktır. Kalan iki ağaç otopark çıkışına denk gelmektedir.

Her üç sahnenin yangın kaçışları çift taraflı tasarlanmıştır. İdari birimlerin, sahne arkası, otopark teknik hacimlerin yangın kaçışları mevcuttur.

Salonlarda mekanik havalandırma için gereken şaft yerleri bırakılmıştır. Otopark tavanında havalandırma kanallarının opera salonuna erişimi için gerekli yükseklik sağlanmıştır. Mekanik hacim ikinci bodrum katta olmasına rağmen konumu galeri boşluğu sayesinde açık havaya dolaysız ulaşabilmektedir.

İdari birimler ana fuaye arasında doğrudan bağlantılar bulunmaktadır. İdari hacimler talep edilenin üstünde genişlikte planlanmıştır.

Kulisler manzaralı noktalarda çift katlı planlanmıştır. Kulislerden sahneye doğrudan geçiş için ayrı merdivenler tasarlanmıştır. Sahne arkasından sahnelere erişim dolaysız rahattır.

Binanın çatılarını kullandık. Sahnelerden idari ofislerden açık havaya erişim için çalışanlara sanatçılara teraslar tasarlanmıştır. Kulislerin hatta salonların balkonları terasları bulunmaktadır. İdari hacimlerin çatılarının idari birimler tarafından tiyatro salonu çatısının iklim elverdiğinde açık hava sineması olarak kullanılabileceği değerlendirilmiştir.

Atölye çalışmalarına sanatçıların katılımı olacağı değerlendirilmiştir. nedenle, operanın orkestra çukurundan, tiyatronun sahne arkasından atölyeler black-box’a doğrudan bağlantılar oluşturulmuştur.

Black-box, kullanılacak dekorları için tiyatro sahne arkası depo bölgesine bağlıdır. Black-box’ın ayakta izleyici sayısını artırmak üzere asma kat fuayesinde (otoparkın ortasında) ayrı kafe yapılması önerilmiştir.