Burak Pelenk, Nisa Turna Beyza Erdoğan tarafından tasarlanan proje, Bodrum Değirmenburnu Tarihi Yel Değirmenleri Yakın Çevresi Fikir Projesi Yarışması'nda eşdeğer mansiyon ödülü kazandı.
Değirmenburnu yakın çevresi, Bodrum’un yalnızca seyirlik manzara parçası değil; üretim, emek, malzeme, rüzgar, topoğrafya gündelik yaşam ilişkileriyle biçimlenmiş kültürel peyzajdır. Yel değirmenleri, taş ocakları, sarnıçlar benzeri üretken mekanlar geçmişte malzemenin toplandığı, işlendiği yeniden kente dağıldığı odaklar olarak çalışmıştır. Bugün yapılar çoğunlukla işlevini yitirmiş kalıntılar olarak algılansa proje alanları yalnızca korunacak nesneler olarak değil, Bodrum’un kamusal kültürel yaşamını yeniden örgütleyebilecek aktif mekansal düğümler olarak ele.
Toplama-Dağılma-Bağlamadoğrultuda plan, geçmişteki üretim mantığını güncel kentsel ölçeğe uyarlayan toplama, dağılma bağlama kavramı üzerinden kurgulanmıştır. tarihi üretim mekanın objeleşmesini engelleyerek, onları yeni kamusal sistem içinde yeniden işleyen odaklara dönüştürmektir. Böylece yel değirmenleri çevresindeki kültürel katmanlar yalnızca izlenen ya ziyaret edilen kalıntılar olmaktan çıkar; kent, peyzaj dolaşım sistemleri içinde yeniden anlam işlev kazanır.
Toplama, alan içindeki mekansal odakların kent ölçeğinde düğüm noktası olarak çalışan potansiyel alanların tanımlanmasını ifade. Yel değirmenleri, sarnıçlar, taş ocağı izleri, seyir noktaları, kültürel eşikler mevcut kamusal boşluklar sistemin toplama noktalarıdır. odaklar işlevsel olarak tanımlandığında, zaten var olan kültürel nitelikler görünür hale gelir mekansallaşır.
Dağılma, odakların birbirleriyle Bodrum merkeziyle kurduğu dolaşım ağlarını tanımlar. araç, toplu taşıma bisiklet bağlantıları yalnızca ulaşım altyapısı olarak değil; kültürel peyzajı deneyimleten ağ olarak ele alınır. ağ, daha geniş ölçekte Leleg Yolu ilişkilendirilerek Değirmenburnu’nun yalnızca yerel odak değil, Bodrum’un kültürel rota sisteminin parçası olarak çalışmasını sağlar.
Bağlama ise sistemi kalıcı okunabilir kılan peyzaj stratejisidir. Kentsel, kültürel doğal peyzaj karakterleri tanımlanarak her alanın müdahale yoğunluğu, bitkilendirme dili mekansal atmosferi belirlenir. Kentsel alanlarda gölge, konfor gündelik kullanım öne çıkarken; kültürel eşiklerde daha kontrollü, aromatik yönlendirici peyzaj dili kurulur. Değirmenlerin bulunduğu doğal-kültürel peyzajda ise mevcut maki dokusu, rüzgar, taşlık zemin, açıklıklar silüet korunur; müdahale en aza indirilerek alanın mevcut güzelliği güçlendirilir.
yaklaşım sonucunda plan, Değirmenburnu’nu tekil anıt çevresi olarak değil, Bodrum’un geçmiş üretim coğrafyasını güncel kamusal yaşamla ilişkilendiren çok katmanlı kentsel peyzaj sistemi olarak ele.
Değirmenler Bölgesi “Yönetişim” Modeli – ŞemasıDeğirmenburnu Yönetişim Modeli, özel mülkiyetteki 8 tarihi yel değirmeninin korunması alanın kamusal kullanıma açılması için kademeli geçiş stratejisi önerir. İlk aşamada belediye, mülk sahipleri, üniversite mahalle temsilcilerini araya getiren gayri resmi koruma platformu kurularak paydaşlar arası güven inşa edilir. İkinci aşamada platform, belediye mülk sahiplerinin ortak olduğu işletme kooperatifine dönüştürülür; mülk devri talep edilmez, yalnızca kullanım hakkı kira sözleşmesiyle kooperatife aktarılır.
Proje alanında önerilen kuru taş duvarlardan peyzaj müdahalelerine, etkinlik altyapısından bütçe tahsisine kadar tüm süreçler halkın doğrudan katılımıyla gerçekleştirilir: yıllık mahalle forumlarında öncelikler belirlenir, teknik fizibilite değerlendirilir, bütçe katılımcı oylama tahsis edilir uygulama sonuçları sonraki yılın forumlarına şeffaf biçimde raporlanır.
Bütçe yetersizliği veya mülkiyet anlaşmazlıkları gibi olası riskler için kademeli geçiş müdahale yöntemi geliştirilmiştir: her faz öncekinin başarısına bağlı olarak devreye girer, böylece mali veya yönetsel aksaklıklar tüm projeyi değil yalnızca ilgili aşamayı etkiler.
Kaide – TepeBodrum Değirmenburnu, coğrafi yapısı görünür tarih katmanlarıyla beraber devasa heykel kaidesini andırmaktadır. Tarihin etrafa serpilmiş fiziki katmanlarını üstünde barındıran, çevresel inşai “saldırı”ya karşı kırılgan gibi görünen haliyle ayakta duran coğrafi – kaide. Proje, Bodrum’un tüm tarihi katmanların önemli en görünür parçası olduğunu kabul eder yakın ölçekte değirmenler alanını gözlemle kurgulamaktadır.
Proje Alanı yıllar içinde etrafını saran yerleşim alanlarının konutların getirdiği yaşamsal alışkanlıklarının yanında gücünü kaybetmiş, bakımsız, çekiciliğini kaybetmiş hale gelmiş gözükmektedir. Bodrum’un en değerli vistalarına sahip olması üstünde barındırdığı yel değirmenleri, Değirmenburnu’nu ne kadar bakımsız kalsa hala ilgi çekici olduğu gerçeğini ortaya sermektedir. Proje sürecinde alan üstündeki cevherleri ortaya çıkaran sergileyen “kaide-tepe” olarak düşünülmüştür.
Öneri Proje, kentsel anlamda kurgulanan “toplama-dağıtma” fikrinin parçası olarak Değirmenburnu Alanının yakın uzak çevre algısını güçlendirme çabasıyla başlamaktadır. anlamda proje alanına sert peyzaj öğeleri sayılabilecek duvarlar tasarlanmıştır. duvarlar yakın ölçekte farklı kullanımlara olanak sağlayan strüktür, uzak ölçekte alanın fiziki kimliğine katkıda bulunan elemanlar olarak düşünülebilir.
Bodrum’ taş duvar, yalnızca yapısal eleman değil; yerel volkanik taşın, eğimli kdeniz topoğrafyasının, avlu kültürünün tarımsal teras peyzajının araya geldiği tarihsel mekân kurma biçimidir. Kuru ya harçlı örülen duvarlar, sınır oluşturmanın ötesinde gölge, serinlik, mahremiyet, yönlenme peyzaj sürekliliği üretir.
Proje alanında duvarlar alanın kullanım rotalarında bölgeler oluşturacak farklı rota opsiyonları yaratacaktır. Bodrum’un geleneksel jeolojik mirası olan taş duvarlar alanın eğimli yapısını çıkaran 1-1 ölçekte kesitlerdir. Duvarların aydınlatılması, Bodrum silüetine katkıda bulunacak, alanın önemi farkındalığı kentsel ölçekte artacaktır.
Yine duvarlardan kendini oluşturan ziyaretçi yapısı, alanın Haremtan Sokak tarafında oluşan meydandan yaklaşılan, projede oluşturulan rotaların başlangıcı sayılabilecek yerde konumlanmıştır. Yapı içinde bilgilendirme alanı, maket-strüktür sergisi ufak konferans alanı bulunmaktadır.
Ziyaretçi merkezinin biraz altında bulunan ağaçlık alanda, öneri duvarlardan türeyen kiosk yapısı yeme – içme ihtiyacını karşılamaktadır.
Alanda bulunan değirmenlere yaklaşım farklı şekillerde ele alınmıştır. Harabe halindeki duvarların kendi içinde estetiği vardır zamanı yansıtması açısından önemlidir. Değirmenler çevredeki kalıntılar anlamda düşünülmüştür. Mevcut durumda farklı mülkiyetlere sahip yapılar, proje kapsamında derneğe veya vakfa bağlı olarak, bütün olarak düşünülmüştür. anlamda mevcutta restore görmüş, rekonstrüksiyona yakın olan 2 numaralı değirmen mevcut haliyle bırakılacak, ziyaretçilere rekonstrüksiyon örneği olarak sunulacaktır. Yine değirmenin duvarlarla çevrili bahçesi Akdeniz Endemik Bitkileri bahçesi olarak bırakılmıştır.
Yapılara genel anlamda strüktürel-restorasyon/güçlendirme önerilmiştir. güçlendirme ahşap strüktürle yapılacak orijinal gabariyi tutacaktır. anlamda, Bodrum silüetine değirmenlerin görsel anlamda tamamlanarak katkıda bulunacaktır.
1 numaralı değirmen, strüktürel güçlendirmenin üstüne, çatıyı kapatarak, değirmeni “modern” restorasyon örneği olarak sunmaktadır. Yapının içi sergi alanı olarak kullanılabilir.
değirmenler strüktürel restorasyonla ayakta kalacak harabe görüntüsü zaman içerisinde donmuş olacaktır. strüktürler farklı zamanlarda kapatılarak (örn. Bienal,festival.) farklı amaçlar için kullanılabilir.
alandan sorumlu vakıf veya dernek ihtiyaç doğrultusunda, strüktürü kullanarak “kalıcı – kapalı” mekanlara dönüştürebilir.
Peyzaj Zemin KararıProje kapsamında açık alan düzenlemeleri, Değirmenburnu’nun taş karakteri, eğimli topoğrafyası Akdeniz peyzaj kimliğiyle bütünleşecek şekilde ele alınmıştır. Sert peyzajda tercih edilen kayrak taşı zemin kaplaması, alanın mevcut taş duvarları, yel değirmenleri doğal kaya dokusuyla malzeme sürekliliği kurmaktadır. Zeminde kullanılan kayrak taşları, rotalar boyunca ziyaretçiyi yönlendiren; aynı zamanda alanın tarihsel, kırsal doğal karakterini güçlendiren sade yüzey olarak düşünülmüştür.
Kayrak taşının düzensiz fakat kontrollü dokusu, proje alanının “kaide-tepe” fikrini destekleyen doğal zemin katmanı oluşturur. kaplama, yeni müdahalelerin çevreye yabancılaşmadan yerleşmesine olanak verirken, duvarlar, teraslar, dinlenme alanları değirmen çevreleri arasında bütüncül açık alan dili kurar. Böylece zemin yalnızca dolaşımı sağlayan teknik yüzey değil; tarihi kalıntıları, yeni rotaları eyzaj parçalarını birbirine bağlayan ara katman olarak çalışır.
Bitkisel peyzajda Bodrum’un Akdeniz iklimine uyumlu, düşük su ihtiyacı olan yerel peyzaj belleğini güçlendiren türler tercih edilmiştir. Zeytin ağaçları, lavanta, biberiye, adaçayı, kekik, mersin maki karakterli bitkilerle alanın doğal dokusu desteklenmiştir. bitkiler, yoğun dekoratif peyzaj anlayışından çok; koku, gölge, mevsimsellik doğal geçişler üreten sakin Akdeniz atmosferi oluşturmayı amaçlamaktadır.
Zeytin ağaçları alanın tarihsel kültürel sürekliliğini temsil ederken, lavanta aromatik bitkiler ziyaretçi rotaları boyunca duyusal peyzaj katmanı oluşturur. Bitkisel düzenleme,
değirmenlerin taş duvarların önüne geçmeyecek şekilde kontrollü, düşük yoğunluklu topoğrafyayla uyumlu olarak kurgulanmıştır. yaklaşım sayesinde peyzaj, yapıları süsleyen ikincil unsur olmaktan çıkar; alanın hafızasını, iklimsel konforunu kamusal deneyimini güçlendiren temel tasarım bileşenlerinden biri haline gelir.
Mevcutta 2 numaralı değirmenin duvarlarla çevrili bahçesi olarak tariflenen Akdeniz Endemik Bitkileri Bahçesi, genel peyzaj yaklaşımının yoğunlaşmış parçası olarak değerlendirilmiştir. bahçe, Bodrum’un doğal florasını görünür kılan, ziyaretçiye alanın yalnızca mimari tarihsel değil, aynı zamanda ekolojik miras taşıdığını hatırlatan özel durak olarak ele alınmıştır.
ÖzetProje, Değirmenburnu’nu yalnızca değirmenlerin bulunduğu açık alan olarak değil, Bodrum’un farklı tarihsel katmanlarının okunabildiği eşik coğrafyası olarak ele. Yarımadanın Leleg yerleşimlerinden Halikarnassos’a, Bodrum Kalesi’nden yel değirmenlerine uzanan çok katmanlı tarihi, alanın mimari kararlarında doğrudan belirleyici olmuştur. nedenle önerilen müdahaleler, yeni baskın imge üretmek yerine, mevcut topoğrafyayı, taş duvarları, kalıntıları değirmenleri görünür kılan sakin düzenleme dili kurmayı amaçlamaktadır.
Taş duvarlar, kayrak taşı zeminler Akdeniz peyzajı, alanın tarihsel sürekliliğini çağdaş kamusal kullanımla birleştiren temel araçlar olarak değerlendirilmiştir. Projede önerilen duvarlar rotalar, antik yerleşimlerde görülen teras, sınır savunma izlerini doğrudan taklit etmeden; coğrafyanın taşla kurduğu ilişkiyi güncel peyzaj dolaşım sistemi içinde yeniden yorumlar. Böylece proje, Değirmenburnu’nu restore edilmiş tekil yapılar toplamı olarak değil, Bodrum’un hafızasını taşıyan bütüncül “kültürel peyzaj” olarak yeniden okumayı hedefler.