Artı Gerçek- Van' iki yıl önce şüpheli ölümüyle Türkiye gündemine oturan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş, yanıtlanmayı bekleyen soru işaretleriyle kamuoyunun en çok tartıştığı başlıklar arasında yer almaya devam ediyor.
Adli Tıp Kurumu Biyolojik İhtisas Dairesi’nin 10 Ekim 2025'te dosyaya giren raporunda, Rojin’in göğüs vajina iç bölgesinde iki ayrı erkeğe ait DNA tespit edildiği belirtildi. Olay yerinden Adli Tıp Kurumu Van Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesi’ne nakil sürecinde cenazeye temas etmiş olabileceği değerlendirilen kişilere yönelik DNA taraması yapıldı. Bugüne kadar aralarında üniversite yurt güvenlik görevlilerinin olduğu 413 kişiden DNA örneği alındı. Ancak aradan geçen iki yılda arpa yol dahi alınmayan soruşturmada, kimse gözaltına alınmadı, vücudunda bulunan iki farklı erkeğe ait DNA’nın kimlere ait olduğu tespit edilmedi.
Baba Nizamettin Kabaiş, iki yıldır verdiği hukuk mücadelesi soruşturma dosyasına dair konuştu.
Kesin ölüm nedeninin tespit için diatom testinin bugüne kadar yapılmamış olmasının ciddi eksiklik olduğunu belirten baba Kabaiş, “Diatom testi yapsalardı her şey belli olurdu. Kaç gün suda kaldı, hangi gün yaşamını yitirdi hepsi ortaya çıkardı. Ama yapmadılar. olayı örtbas ettikleri anlamına geliyor”. Kamera görüntülerinin silindiğini, delillerin karartılarak kaybettirildiğini iddia eden baba Kabaiş, kızının kaldığı yurt cenazenin bulunduğu sahil şeridi arasındaki Bardakçı Mahallesi’nde kameralara yansıyan şüpheli beyaz araç Rojin’in oda arkadaşının telefon sinyallerinin aynı mahalledeki baz istasyonundan alındığını hatırlattı.
Baba Kabaiş, “Yine güvenlikçi orada görülüyor. Ağaçların içine giriyor şey saklıyor. büyük ihtimalle Rojin’in telefonu. Yine bazı deliller bulunmuş. Rojin’e biri mesaj atmış, Rojin’ mesaj atana ‘hocam’ diye hitap etmiş. Demek ki üniversitede görevli. Onun telefonu Rojin’in olduğu yerde sinyal veriyor. Rojin’in oda arkadaşı, beyaz arabadaki, sahilde bulunan güvenlikçi Rojin’in ‘hocam’ dediği kişinin şimdiye kadar gözaltına alınmış olması gerekirdi” diye belirtti.
Soruşturmanın başında gözaltı yapılmamasını “eksiklik” olarak nitelendiren baba Kabaiş, “Yurttaki güvenlikçiler görevlerini yapmamış büyük suç işlemiş. Eğer orada iki kişi nöbet tutuyorsa, ikisi suçlu. Rojin saat 23.00’ yurda gitmediyse aramaları gerekirdi. Rojin’in olduğu yerde bulunan iki güvenlikçi görevini yapmamış. Onların şimdi gözaltında olması gerekirdi. Gülistan Doku’nun ailesine 6 yıl boyunca acı yaşattılar acıyı yaşatan vali çıktı. Bizim aynı şekilde. Bardakçı köyü üniversiteye yakın. Herkes köydeki iki kişinin rektörün yeğeni olduğunu söylüyor. Bunların aydınlatılması lazım. Onlarda cezalarını çeksinler ki kafamız rahatlasın” ifadelerini kullandı.
'ROJİN'İN TELEFONUNU TÜRKİYE NİYE KENDİ İMKANLARIYLA AÇMIYOR'Rojin’in türlü açılmayan telefonuna dair konuşan baba Kabaiş, “Savcıya ‘Rojin’in telefonunun aynı markasından alın, 11 rakamlı şifresini koyun, deneme amaçlı. Eğer silinmezse demek ki Rojin’inki silinmez’ dedim. Kabul ettiler. Yaparlarsa iyi. Telefonu boşu boşuna Çin’e, İspanya’ya gönderdiler, açılmadı. Türkiye niye kendi imkanlarıyla açmıyor? Telefonu şimdi Mersin’e göndermişler. Orada şirket ‘biz açacağız, içindeki bilgiler silinmeyecek’ demiş. Orada başka telefonu açmayı deneyecekler. Eğer silinmezse, Rojin’inki silinmez” ifadelerini kullandı.
'GERÇEĞİN ORTAYA ÇIKMASINI İSTEMİYORLAR'Verdikleri mücadele sayesinde dosyanın “intihar” denilerek kapatılmadığını dile getiren baba Kabaiş, “4 defa Ankara’ya gittik, bakanların yanına gittik, tüm partilere uğradık. ‘ dosyaya sahip çıkın’ dedik. 25-30 defa Van’a gittim. Avukatlarımla savcının yanına gidiyorum. Olan şeyleri savcıya soruyorum. Niye Molla Kasım’ın oradaki kameralara bakılmadı? noktalar çok önemli. Ama ortada içimizi rahatlatacak hiçbir samimiyet. Soru soruyoruz, cevapsız kalıyor. ‘Araştıracağız’ diyorlar ama bize cevap vermiyorlar. Çünkü gerçekten kaçıyorlar. Cevap verirlerse gerçek ortaya çıkacak. Gerçeğin ortaya çıkmasını istemiyorlar. Ne olursa olsun gerçeğin peşini bırakmayacağız”.
‘BAKAN GÜRLEK VERDİĞİ SÖZÜ TUTMADI'Adalet Bakanı Akın Gürlek’in kendilerine verdiği sözleri hatırlatan baba Kabaiş, “Verdiği sözlere inancımız geldi. ‘Eğer bunları yaparsa her şey ortaya çıkacak’ dedik. ‘Cihaz göndereceğim, ekip göndereceğim, baz sinyalini bulacaklar. Kimin telefonu sinyal veriyor, olay çözülecek’. İkinci olarak 2 bin 500 DNA’ya bakılacağını Rojin’in bedenindeki DNA’nın kime ait olduğunun tespit edileceğini söyledi. Üçüncü olarak, ‘Büyük heyet göndereceğim. Üniversitenin bütün kameralarına bakacaklar, nerelerde görüntüler silinmiş, kim görevini kötüye kullanmış aydınlanacak’. Böyle 3-4 tane söz verdi. Ama söylediklerinden 4’te birini bile yerine getirmedi. Sorularımızın cevapları hala gelmedi. dosyanın aydınlanması için sorularımızın cevaplarını bekliyoruz” tepkisinde bulundu.
'ROJİN'İN BAŞINA NE GELDİYSE ORTAYA ÇIKMALI'Üniversite rektörü, Van Valisi savcının dosyaya sahip çıkmadığını vurgulayan baba Kabaiş, “Hesaplarını yaptılar, dosyayı kapatıp ‘intihar diyeceğiz’ dediler. Ama biz fırsat vermedik. Büyük mücadele verdik, avukatlarımız, halk büyük mücadele verdi. Dosyanın bundan sonra kapatılmasına izin vermeyeceğiz. Rojin’in başına ne geldiyse ortaya çıkarılmalı. can gitti, aileyi yok ettiler. ‘Kızımıza ne olmuş’ diyoruz, cevap alamıyoruz. Dosya iki senedir karanlıkta” ifadelerini kullandı.
'20 YIL SÜRSE ROJİN'İN KATİLLERİNİ BULANA KADAR MÜCADELE EDECEĞİM'Dosyanın iki yıldır aydınlanmamasına tepki gösteren baba Kabaiş, şöyle devam etti:
“Devlet görevini yerine getirmedi, getirmeliydi. Neden iki senedir sürüyor? acıyı niye bize çektirdiler? Merak ediyoruz, aklımızdan çıkmıyor kızımızın başına ne geldi? Niye söylemiyorlar? Bugüne kadar ne kimseyi görevden almışlar ne kimseyi gözaltına almışlar. Görevini yapmayanların tamamının gözaltında olması gerekirdi. Dört güvenlik rektör suçludur. Çünkü suç işlemişler. Kızımızın sebebi bunlardır. Hakkımı onlara helal etmiyorum. 20 yıl sürse Rojinimin hakkını bırakmayacağım, mücadeleme devam edeceğim. Katiller bulunana kadar mücadele edeceğim.”
Son olarak Cumhurbaşkanı, Adalet Bakanı Meclis’e seslenen baba Kabaiş, “İki senedir kadar haberlerde çıkıyoruz, hiç konuşmuyorlar. Niye konuşmuyorlar? Niye dosya aydınlatılmıyor? Savcılara, ‘ dosya neden iki senedir karanlıkta?’ demeleri gerekiyor? Neden adalet yok? Katiller bulunsun. Bunlar kim, niye kadar güçlüler, niye dosya aydınlatılmıyor? Belli ki kimileri müdahale ediyor, yoksa şimdiye kadar çoktan aydınlatılmıştı”.