Artı Gerçek - Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Manisa’nın Soma ilçesinde İmbat Madencilik’e ait maden ocağında meydana gelen 5 işçinin yaşamını yitirdiği göçüğe ilişkin açıklama yaptı.
KESK’in sosyal medya hesabından “Acımız büyük, yüreğimiz Soma’ kez daha yandı! Sorumlular hesap versin!” başlığıyla yapılan açıklamada, iş cinayetlerinin özelleştirme, taşeronlaştırma, sendikasızlaştırma güvencesiz çalışma politikalarıyla bağlantılı olduğu savunuldu.
Açıklamada, Soma’ 5 işçinin yaşamını yitirmesine ilişkin “Yaşanan facia tesadüf veya kaza değil; göz göre göre gelen açık iş cinayetidir!” ifadeleri kullanıldı.
KESK, göçükle ilgili iddia ihmallerin tüm yönleriyle araştırılmasını isteyerek, “Sadece kâğıt üzerindeki sorumlular değil, kâr hırsıyla işçinin canını hiçe sayan şirket yöneticileri denetim görevini yerine getirmeyen tüm siyasi sorumlular adalet önünde hesap vermelidir” çağrısı yaptı.
KESK ımında ifadelere yer verdi:
"İşçi cinayetlerine her gün yenisi ekleniyor. Çalışma yaşamının iktidar sermaye iş birliğinde özelleştirme, taşeronlaştırma, sendikasızlaştırma, güvencesiz kuralsız çalıştırma politikalarıyla bataklığa çevrilmesinin bedelini işçiler, emekçiler canları ödüyor. Dün Manisa Soma’ İmbat Madenciliğe ait maden ocağında meydana gelen göçükte 2 işçi yaralı olarak kurtarılırken 5 işçi yaşamını yitirmiştir. Yaşamını yitiren 5 maden işçisi kardeşimizin ailelerine yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Ülkemizde kaza sınırlarını çoktan aşarak adeta seri cinayetlere dönüşen acı tablo kez daha yüreğimizi yakmıştır. Yaşanan facia tesadüf veya kaza değil; göz göre göre gelen açık iş cinayetidir! 301 işçimizi kaybettiğimiz 13 Mayıs 2014 Soma Katliamının yaşandığı ocağın yanı başında faaliyet gösteren daha önce defalarca iş cinayetleriyle gündeme gelen İmbat Madencilikte yaşananlar, sermaye düzeninin gerçek yüzünü kez daha ortaya koymuştur.
Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları arasında yer alan, milyarlarca liralık ciro yapmasına rağmen vergi ödemeyen veya komik oranlarda vergi ödeyen şirketler; 'maliyet' diyerek iş güvenliği önlemlerini almamakta, işçileri ağır güvencesiz koşullarda çalışmaya zorlamaktadır. Öte yandan sorumluların cezasız bırakıldığı, yargı süreçlerinin içinin boşaltıldığı her durum bize yeni acılar yeni katliamlar olarak dönmektedir. Amasra’dan Ermenek’e, İliç’ten Soma’ya kadar binlerce canımızı aramızdan koparan emek düşmanı bataklık kurutulmadıkça, insanı emeği merkeze alan güvenceli çalışma düzeni kurulmadıkça iş cinayetleri son bulmayacaktır. Göçükle ilgili iddialar ihmaller tüm yönleriyle titizlikle araştırılmalı; sadece kâğıt üzerindeki sorumlular değil, kâr hırsıyla işçinin canını hiçe sayan şirket yöneticileri denetim görevini yerine getirmeyen tüm siyasi sorumlular adalet önünde hesap vermelidir! daha Soma’lar, Amasra’lar, Ermenek’ler yaşanmasın diye; eşit, özgür, güvenceli demokratik Türkiye için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz!"