Sonbaharın gelmesi yalnızca havayı değil balık tezgâhlarını değiştiriyor. Ekim ayında Karadeniz Marmara’ avcılık hızlanırken birçok balık yağlanmaya lezzetlenmeye başlıyor.
Özellikle palamut dönemin en çok aranan balıklarından. Ancak ekim sofrası palamutla sınırlı değil.
PALAMUT
Ekim denildiğinde ilk akla gelen balıklardan biri palamut. Yağlandığı dönemde tavada, ızgarada veya fırında pişiriliyor.
Palamut büyükse dilimleyerek, daha küçükse bütün halde fırına vermek mümkün. Soğanla birlikte pişirildiğinde güzel sonuç veriyor.
LÜFER
Boğaz'ın en sevilen balıklarından lüfer için ekim ayı iyi zamanlardan.
Lüferin kendi yağı güçlü tadı olduğu için fazla malzemeye ihtiyacı. Izgara en bilinen pişirme yöntemlerinden.
BARBUN TEKİR
Barbun tekir ekim ayında tezgâhlarda yerini koruyor. Genellikle tavada pişirilen iki balık, küçük olmalarına rağmen yoğun lezzetleriyle seviliyor.
Pişirmeden önce hafifçe unlamak yeterli. Fazla yağda uzun süre tutmak ise balığın tadını bastırıyor.
SARDALYA
Yaz aylarıyla özdeşleşen sardalya ekim başında tezgâhlarda görülebiliyor. Özellikle yağlı sardalya ızgarada fırında güzel oluyor.
Mevsim ilerledikçe sardalyanın yerini yavaş yavaş başka balıklar almaya başlıyor.
HAMSİ İÇİN SEZON YENİ BAŞLIYOR
Karadeniz'in vazgeçilmezi hamsi ekim ayında tezgâhlara inmeye başlıyor. Ancak hamsinin daha yağlı lezzetli olduğu dönem genellikle havaların iyice soğuduğu ilerleyen haftalar.
yüzden ekimde balıkçıya gittiğinizde hamsiyi görseniz palamut lüfer çoğu zaman daha fazla öne çıkıyor.
Balık seçerken mevsimi kadar tazeliğine bakmak gerekiyor. Parlak gözler, canlı solungaçlar diri et taze balığın en bilinen işaretleri arasında.