Çanakkale’nin ilçeleri arasında seçim yapmak kolay değil. Bozcaada’dan Assos’un bağlı olduğu Ayvacık’a kadar hemen her köşede ayrı güzellik. Ancak şehir kalabalığından uzaklaşıp birkaç gün deniz kenarında dinlenmek isteyenlerin rotasında Gökçeada’nın ayrı yeri bulunuyor.
Türkiye’nin en büyük adası olan Gökçeada, eski Rum köyleriyle tanınıyor. Zeytinli, Tepeköy, Dereköy Kaleköy, adaya gelenlerin uğradığı yerlerin başında geliyor.
YUNANİSTAN’DAN GELENLERİN ROTASINDA
Gökçeada’nın Yunanistan geçmişten gelen güçlü bağları. Adanın Rumca adı İmroz. Adada yaşayan Rum Ortodoks topluluğunun yanı sıra geçmişte buradan ayrılan aileler özellikle yaz döneminde dini bayramlarda adaya geliyor.
dönemlerde eski Rum köylerinde hareketlilik artıyor. Taş evleri, dar sokakları köy meydanlarındaki küçük işletmeleriyle Gökçeada, klasik sahil kasabasından farklı görüntü sunuyor.
DENİZE GİRMEK İÇİN ÇOK SAYIDA SEÇENEK VAR
Adaya gidenlerin önemli bölümü yaz tatili için geliyor. Aydıncık, Kefalos Laz Koyu denize girmek isteyenlerin bildiği noktalar arasında.
Gökçeada rüzgârıyla Özellikle Aydıncık çevresi rüzgâr sörfü yapanların tercih ettiği yerlerden.
Akşam saatlerinde ise Kaleköy en hareketli bölgelerden biri haline geliyor. Gün batımını izlemek isteyenler liman çevresindeki işletmelerde vakit geçiriyor.
ADAYA FERİBOTLA GİDİLİYOR
Gökçeada’ya ulaşım Çanakkale’nin Eceabat ilçesindeki Kabatepe Limanı’ndan feribotla sağlanıyor. Yaz aylarında yoğunluk arttığı için özellikle araçla gideceklerin sefer saatlerini önceden kontrol etmesi gerekiyor.
Adanın büyük olması nedeniyle otomobille gitmek geziyi kolaylaştırıyor. Köyler plajlar arasında mesafe bulunduğundan birkaç günlük tatilde farklı noktaları görmek isteyenler için araç avantaj sağlıyor.
Gökçeada’yı özel yapan yalnızca denizi değil. Rum köyleri, eski taş evleri, zeytinlikleri ada hayatı burada hâlâ yan yana duruyor. Çanakkale’ kalabalıktan uzak tatil arayanların Gökçeada’yı tercih etmesinin nedeni biraz burada yatıyor.