Artı Gerçek - TBMM, 28. Dönem 5. Yasama Yılı’na törenle başladı. Genel Kurul Salonu’nda düzenlenen özel oturum, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un açılış konuşmasıyla başladı. Meclis’in yeni yasama yılına ilişkin resmi kayıtlarında 28. Dönem 5. Yasama Yılı’nın 1 Ekim 2026 itibarıyla başladığı görülüyor.

Özel oturuma Cumhurbaşkanı AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın yanı sıra YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan katıldı. Meclis’e gelen Özgür Özel Devlet Bahçeli tokalaştı.

BAHÇELİ, DEM PARTİ GRUBUYLA TOKALAŞTI

Genel Kurulda MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları Tuncer Bakırhan’ın yanı sıra milletvekilleri Pervin Buldan Mithat Sancar’la tokalaştı.

Bahçeli İYİP Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun ise tokalaşmadığı görüldü.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, açılış konuşmasında Meclis’in farklı görüşleri araya getirme işlevine vurgu yaptı.

YENİ PARTİLİ VEKİLLER ERDOĞAN KONUŞURKEN SALONU TERK ETTİ

Kurtulmuş’un konuşmasının ardından Erdoğan kürsüye çıktı. Erdoğan’ın konuşmasına başlaması sırasında YENİ Partili milletvekilleri ayağa kalkmadı.

İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Erdoğan’ın konuşmak üzere kürsüye gelmesiyle YENİ Partili milletvekilleri salonu terk.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Genel Kurul’dan çıkışta gazetecilere yaptığı açıklamada, “Partimize darbe yapan birisini dinlemeye vaktimiz yok”.

ERDOĞAN'DAN FON KRİZİ AÇIKLAMASI

Erdoğan ise konuşmasında fon vurgununa dair şunları söyledi:

"Siyasetçiler olarak birinci vazifemiz, emanetini taşıdığımız aziz milletimize layıkı veçhile hizmet etmektir. Şahsım dahil hepimiz milletin sorunlarına çözüm bulmak, dertlerine çare olmak, ülkenin önünü ufkunu açmakla mükellefiz.

Fon piyasasının belli bölümünde ortaya çıkan sorunun başarıyla üstesinden geliyoruz. Sermaye piyasası kuralları çerçevesinde hakkaniyet adaleti gözeterek meseleyi süratle çözüyoruz. konunun, iktisadi güvenliğimize toplumsal barışımıza yönelik tehdit unsuruna dönüşmesine inşallah fırsat vermeyeceğiz. Türkiye'nin ayarlarının bozulması, siyasetin işine yaramaz, sadece sadece Türkiye'nin hasımlarının işine yarar.

Ne Türkiye'nin ne Türk milletinin artık kaybetmeye tahammülü yoktur. Hiç kimsenin Türkiye'ye Türk milletine kaybettirmeye hakkı yoktur. Türkiye' salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu 'cephe siyasetinin' raf ömrü dolmuştur."

Erdoğan konuşmasının devamından sürece değinerek Çerçeve Yasa hatırlatması yaptı "Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız gerekeni yapacaktır".

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

ÇERÇEVE YASA VURGUSU

"Küresel bölgesel gelişmeler, yeni siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.

Ya kutuplaşmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz ya asgari müşterekte buluşmayı esas alan yeni siyaseti Türkiye'ye hakim kılacağız. Her siyasi partinin önceliği Türkiye olmak zorundadır. Türkiye'nin kendi iç dinamiklerinden güç alarak, Türkiye merkezli siyaset icra etmelidir. Türkiye'nin milli menfaatlerinde, milletimizin her ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam mutabakat zemininde buluşabilmelidir.

Türkiye'nin hasımları üzerinde caydırıcı etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye'nin gücüne güç katmış, bölgede yeni rüzgar estirmiştir. Çerçeve yasada vazedildiği gibi, izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız gerekeni yapacaktır.

BAHÇELİ DEM PARTİ'YE TEŞEKKÜR

İlk günden itibaren ortaya koyduğu cesur duruşuyla Terörsüz Türkiye sürecine destek veren MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız günlere gelmesinde büyük katkıları olan Halkların Eşitlik Demokrasi Partisi'ne aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum. Gerek komisyonda gerekse Çerçeve Yasa’nın Genel Kurul görüşmelerinde yapıcı destek veren siyasi parti temsilcilerini tebrik ediyorum.

Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü sivil Anayasa yapma şartları inanıyorum ki daha olgunlaşacaktır. Yeni Anayasa bahsi, Türk siyasetinin önünde imtihan kağıdı olarak halen duruyor. Tarihimizdeki bütün Anayasa tecrübelerinde teknik veya siyasi kusurlar olabilir. Ancak darbe ürünü olan, son 70 yılın iki Anayasası varoluşsal kriz yaşamıştır. Her darbenin kendi siyasal meşruiyetini oluşturma çabasını ise Anayasaları sürdürülebilir vesayet düzeninin yol haritası haline getirmiştir.

Darbe dönemi Anayasaları, kuvvetler ayrılığını uygulamak yerine sandıktan çıkan gücü tahakküm etmek yerini almıştır. Yönetim istikrarını temin etmek yerine, millet egemenliği üzerindeki vesayet araçlarının istikrarını sağlamıştır. Devlet millet arasındaki birliğin ahdi temeli olamamış, gerilimleri tarihi çelişkileri derinleştirmiştir. Siyaset mühendislerine, toplumu devleti kriz üzerinden terbiye etmeye çalışanlara kariyer kapıları açmıştır.

vesayetçi sistemden, kurumsallaşmış demokrasiye geçişte önemli mesafeler aldığımız inkar edilemez. Toplum ihtiyaçları süreç içerisinde revizyonu zorunlu kılmıştır. En kapsamlı değişiklikleri yapmak ise bizlere nasip olmuştur. Sivil Anayasa ihtiyacı ise henüz karşılanamadı. Üstelik bugüne kadar yapılan revizyonlarla ortaya çıkan tablo, bütünlüklü Anayasal mimariye ihtiyacı artırmıştır.

Sahip olduğu siyasi çeşitlilik nedeniyle içinde bulunduğumuz dönem, Anayasa değişikliği için en uygun dönemdir. Türkiye’nin ufkunu genişletecek yeni Anayasa, kutuplaşmanın değil, yeni siyasetin eseri olacaktır. Bunu başardığımızda güçlü devlet, özgür toplum idealini birlikte yaşatmanın önünü açmış oluruz. Bunu başardığımızda kazanımlarımızı kalıcı hale getirir gerçek anlamıyla halkın yönetimine dönüştürürüz.”

YENİ PARTİ RESEPSİYONA KATILMAYACAK

Özel oturumun ardından TBMM Tören Salonu’nda saat 18.30’ TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından resepsiyon düzenlenecek.

YENİ Partililerin resepsiyona katılmayacağı belirtildi.