Artı Gerçek- DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları Tuncer Bakırhan yaptıkları yazılı açıklamada, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer’in aralarında bulunduğu çok sayıda kişinin gözaltına alınmasına tepki gösterildi.
'HALK İRADESİ YARGISAL SÜREÇLERLE BASKI ALTINA ALINIYOR'Seçilmiş kişilerin sabah operasyonlarıyla gözaltına alınmasının münferit uygulama olmaktan çıktığı belirtilen açıklamada, ifadelere yer verildi:
“Kentler değişiyor, isimler değişiyor; fakat yöntem değişmiyor. Sandıkta ortaya çıkan halk iradesi, yargısal süreçler üzerinden sürekli olarak baskı altına alınıyor. Defalarca belirttiğimiz üzere, yönlendirilmiş yargılamalar demokratik siyasi rekabeti engelleyemez. Suç isnadı başka şeydir; seçilmiş yöneticilerin daha yargılama dahi başlamadan kamuoyu önünde suçlu ilan edilmesi, gözaltı tutuklama yapılması, halkın iradesinin fiilen işlemez hale getirilmesi başka şeydir.”
KAYYIM HATIRLATMASIKayyım uygulamalarına atıfta bulunulan açıklamada, iktidarın izlediği politikaların tüm demokratik hakları tehdit ettiği vurgulandı:
“Biz yöntemi çok iyi tanıyoruz. Kayyımlarla belediyelerimize el konulurken aynı anlayışla karşılaştık. Halkın seçme hakkı tanındı ama seçtiği kişinin yönetme hakkı tanınmadı. yerde seçme seçilme hakkı çiğneniyorsa bunun sınırı orada kalmaz.”
'MERSİN HALKI KİMİ SEÇTİYSE YÖNETMELİ'Türkiye’nin yeni gerilim hatlarına değil, hukuka güvenin yeniden tesis edilmesine ihtiyaç duyduğunun altı çizilen açıklamada çağrıda bulunuldu:
“Türkiye’nin ihtiyacı yeni gerilim hatları açmak değil; demokratik siyasetin alanını büyütmek, hukuka güveni yeniden kurmak toplumsal barışı güçlendirmektir. Seçilmişlere yönelik her müdahale, zaten ağır biçimde aşınmış olan siyaset, demokrasi hukuk ilişkisini daha sorunlu hale getirmektedir. Halkın iradesi ancak sandık sonucu ildiğinde geçerli olacaksa bunun adı demokrasi değildir. Mersin halkı kimi seçtiyse Mersin’i yönetmelidir. Halkın iradesine saygı gösterilmeli, yargı siyasi hesaplaşmaların alanı olmaktan çıkarılmalıdır.”