Yapay zekâ altyapısına yönelen küresel sermaye, veri merkezi harcamalarının 2050’ye kadar 30 trilyon doları aşabileceği yatırım dönemini başlatırken şirketlerin ölçekteki harcamaları karşılayacak gelirleri ne zaman elde edeceği tartışılıyor. PwC’nin projeksiyonu, Anthropic’in gelecek yıllar için planladığı 518 milyar dolarlık harcama ABD’deki üretkenlik beklentileri, teknoloji sektörünün büyüme potansiyeli kadar finansman risklerini gündeme taşıyor. Ekonomistler, yapay zekânın uzun vadede ekonomik dönüşüm yaratabileceğini kabul ederken verimlilik artışının borç geri ödemeleri yatırım getirisi için gereken takvime yetişip yetişmeyeceğini sorguluyor.

Yapay Zekâ Altyapısı İçin Harcamalar Tarihsel Yatırım Dalgalarını Geride Bırakıyor

PwC’nin öngörüsüne göre küresel veri merkezi yatırımlarının toplamı 2050 yılına kadar 30 trilyon doları aşabilir. Şirket, enflasyon etkisi hesaba katıldığında bile tutarın demiryolu yatırımları 1990’ların sonundaki internet şirketleri patlamasında kullanılan sermayeyi geride bırakacağını değerlendiriyor. Söz konusu büyüklük, dolaşımdaki ABD Hazine tahvillerinin toplam değerine yaklaşırken yapay zekâ altyapısının yalnızca teknoloji şirketlerini değil, küresel finansman dengelerini etkileyebileceğini gösteriyor.

Reuters’ın gördüğü halka arz izahnamesinde yer alan planlara göre Anthropic gelecek yıllarda 518 milyar dolar harcamayı öngörüyor. Şirketin 2025 geliriyle karşılaştırıldığında 100 katı aşan bütçe, model geliştirme, hesaplama kapasitesi altyapı yatırımlarının ne kadar yüksek sermaye gerektirdiğini ortaya koyuyor. Google Amazon Microsoft gibi bulut altyapısı sağlayıcıları veri merkezlerini genişletirken yatırımcıların temel beklentisi, yapay zekâ hizmetlerinin zamanla bugünkü harcama ölçeğini karşılayacak yeni gelir alanları yaratması yönünde şekilleniyor.

ABD ekonomisindeki verimlilik göstergeleri, yapay zekâ yatırımlarının finansal karşılığını değerlendiren kurumların temel ölçütleri arasında yer alıyor. JPMorgan Ağustos ayında yayımladığı değerlendirmede geniş tabanlı üretkenlik artışının henüz belirginleşmediğini belirterek yüksek teknoloji değerlemelerinin sürdürülebilirliğini sorguladı. Bankanın Nvidia üzerinden yaptığı hesaplama, şirketin piyasa değerini destekleyecek ABD verimlilik artışının gelecek 10 yıl boyunca yıllık yüzde 3 yüzde 5 arasında seyretmesi gerektiğini ortaya koydu; ABD Kongre Bütçe Ofisi’nin aynı dönem için temel beklentisi ise yıllık yüzde 1,75 seviyesinde bulunuyor.

Bain & Company tarafından hazırlanan analiz, mevcut pazarlardan sağlanacak verimlilik kazançlarının altyapı harcamalarını tek başına karşılamayacağını savunuyor. Danışmanlık şirketine göre Google, Amazon Microsoft gibi büyük bulut sağlayıcılarının önümüzdeki beş yılda altyapı yatırımlarını finanse edebilmesi için 4,2 trilyon dolardan fazla yeni gelir üretmesi gerekiyor. Yapay zekâ ekonomisinin açığı kapatması için otonom robotlar, batarya teknolojileri yarı iletken üretiminde yeni pazarların büyümesi bekleniyor.

Columbia Business School ekonomisti Stijn Van Nieuwerburgh, ABD’deki yapay zekâ yatırımlarının 2025-2032 döneminde yaklaşık 9 trilyon dolara ulaşabileceğini hesaplıyor. tutar, ABD gayrisafi yurt içi hasılasının her yıl ortalama yüzde 3,2’sine karşılık geliyor. Ekonomistin yüzde 10 yatırım getirisi varsayımına dayanan modelinde sektörün 2032 yılında yıllık yaklaşık 3,55 trilyon dolar gelir üretmesi gerekiyor; mevcut gelir düzeyi ise söz konusu hedefin oldukça altında kalıyor.

Borçla finanse edilen veri merkezi projeleri, talepteki küçük gerilemenin bile finansal etkisini büyütebiliyor. Van Nieuwerburgh, talep düşüşü, proje gecikmesi veya altyapı varlıklarının değer kaybının yüksek kaldıraç kullanan şirketlerde orantısız zararlara yol açabileceğini belirtiyor. nedenle yapay zekâ yatırımlarının geri dönüşü yalnızca teknoloji kullanımının yaygınlaşmasına değil, şirketlerin nakit akışlarını borç ödeme takvimleriyle uyumlu tutmasına bağlı bulunuyor.

Yapay Zekânın Ekonomik Dönüşümü Gelir Takvimine Yetişebilecek ?

Anthropic CEO’su Dario Amodei OpenAI CEO’su Sam Altman gibi sektör yöneticileri, modellerin kendi gelişim süreçlerini hızlandırmasının bilimsel keşifleri ekonomik büyümeyi önemli ölçüde artırabileceğini savunuyor. Google DeepMind strateji yöneticisi Jasjeet Sekhon Ağustos ayında Berkeley’ düzenlenen zirvede, yinelemeli öz gelişimi yatırım tezinin temel unsurlarından biri olarak tanımladı. Yapay zekânın kendi performansını iyileştiren sistemler geliştirmesi, beklentinin merkezinde yer alıyor.

Yinelemeli öz gelişim, yapay zekâ sistemlerinin yeni modellerin tasarımına geliştirilmesine katkı sağlayarak ilerleme hızını artırması fikrine dayanıyor. Araştırmacılar söz konusu yaklaşımın üretkenliği olağanüstü ölçüde yükseltebileceğini değerlendirirken kontrol edilemeyen gelişim ihtimali üzerinden insanlık için uzun vadeli güvenlik risklerini tartışıyor. Ancak ekonomik açıdan asıl sorun, teknolojik ilerlemenin hızı kadar ilerlemenin şirket bilançolarına ne zaman yansıyacağı olarak öne çıkıyor.

Cambridge Üniversitesi ekonomisti Diane Coyle, geçmişteki büyük teknolojik dönüşümlerin üretkenlik üzerindeki etkilerinin ekonomiye yayılmasının genellikle 10 ila 50 yıl sürdüğünü belirtiyor. Anthropic’in ekonomi ekibinin 2030 senaryoları yapay zekânın büyümeye katkısının oldukça geniş aralıkta değişebileceğini gösteriyor. Yapay zekâ etkisinin sınırlı kaldığı senaryoda yıllık büyüme yüzde 2,4 seviyesinde hesaplanırken güçlü etki senaryosu yüzde 5,4, aşırı etki senaryosu ise yüzde 15,4 büyüme öngörüyor; modellerin her senaryosu aynı zamanda istihdam üzerinde farklı ölçülerde baskı yaratıyor.

ABD’ Birleşik Krallık’ta yapılan araştırmalar, yapay zekânın görevlerini üstlenebildiği mesleklerde erken kariyer işe alımlarının yavaşladığına işaret ediyor. Stanford Üniversitesi araştırmacılarının ağustos ayında yayımladığı çalışmada, yapay zekâya daha fazla maruz kalan sektörlerdeki 22-25 yaş grubu çalışanların istihdamı, otomasyonun daha zor etkilediği işlere kıyasla yüzde 19 daha düşük ölçüldü. Muhasebe hukuk asistanlığı gibi ofis görevleri ilk grupta yer alırken inşaat temizlik işleri karşılaştırma grubunu oluşturdu.

Anthropic CEO’su Amodei, daha önce yapay zekânın beş yıl içinde giriş seviyesi beyaz yakalı işlerin yarısını ortadan kaldırabileceğini öngörmüştü. Mevcut araştırmalar ise toplam istihdamda benzer ölçekte çöküşten ziyade özellikle kariyerinin başındaki adayların iş bulma sürecinde zorlandığını gösteriyor. Dolayısıyla yapay zekâ istihdam etkisi, şirketlerin çalışan sayısını azaltmasının ötesinde yeni mezunların mesleğe giriş yollarını değiştirebilir.

Tarihsel örnekler, teknoloji yatırımlarındaki finansal çöküşün altyapının ekonomik değerini tamamen ortadan kaldırmadığını gösteriyor. 1873 paniği demiryolu şirketlerini iflasa sürüklese demiryolu taşımacılığı devam etti; 1990’ların sonundaki dotcom balonunun patlaması internetin kullanımını sona erdirmedi. Ekonomist Coyle, bugünkü yatırım dalgasının değerlendirilmesinde altyapının gelecekteki üretkenlik kazanımlarını desteklemeye devam edip etmeyeceğinin belirleyici olacağını savunuyor.

Türkiye’deki işletmeler açısından yapay zekâ yatırımlarının seyri, bulut hizmetlerinin maliyetlerinden kurumsal yazılım bütçelerine kadar farklı alanlarda etkili olabilir. Veri merkezi kapasitesinin artması uzun vadede hesaplama kaynaklarının erişimini genişletebilir; finansman baskısı veya talep beklentilerinin karşılanmaması ise hizmet fiyatlandırması yatırım planlarında değişiklik yaratabilir. Önümüzdeki dönemde sektörün gerçek başarısını belirleyecek ölçüt, yalnızca daha büyük modellerin geliştirilmesi değil, kurumların ölçülebilir verimlilik kazanımlarını sürdürülebilir gelire dönüştürmesi olacak.