MTF Proje (Mimari Tasarım Fikirleri) tarafından Trabzon Ortahisar Sanayi Mahallesi Kentsel Tasarım Fikir Yarışması için tasarlanan proje mansiyon ödülü kazandı.
Proje Raporu:KENTSEL TAMİR: DEĞİRMENDERE 2045
Alan, liman–merkez–havaalanı aksında konumlanan farklı kentsel sistemlerin kesişiminde yer alan stratejik kentsel eşik niteliği taşımaktadır. bağlamda, Trabzon Değirmendere bölgesi için geliştirilen vizyon; yıpranmış yerleşim alanında kıyı, havza merkez arasındaki kopuk mekânsal, ekolojik işlevsel ilişkileri yeniden kuran; kapalı ekonomiden bölge ölçeğinde yaratıcı ekonomiye geçişi mekânsallaştıran dönüşüm aracılığıyla Trabzon’un mevcut merkezi iş alanını tamamlayan; doğal yapısal referansları izleyerek yeni kentsel odak üreten bütüncül “kentsel tamir” yaklaşımı olarak tanımlanmaktadır.
Félix Guattari’nin Üç Ekoloji yaklaşımına göre ekolojik kriz; çevresel, toplumsal zihinsel süreçlerin karşılıklı etkileşiminden doğmaktadır. bağlamda önerilen ekosofi (ecosophy) yaklaşımı; söz konusu üç alanın etik, estetik politik çerçevede, birlikte sürekli etkileşim içerisinde yeniden örgütlenmesini ifade. Değirmendere 2045 Kentsel Tamir konsepti, yaklaşımı mekânsal manifestoya dönüştürmektedir.
çerçevede Değirmendere 2045; yalnızca dönüşüm projesi değil, aynı zamanda kentsel onarım (remediation) pekiştirme (firmare) operasyonu olarak ele alınmaktadır. yaklaşım; mevcut yapı stokunun mümkün olduğunca uyarlanabilir yeniden kullanımını, ekolojik sistemlerin restorasyonunu sosyal ağların korunmasını esas almaktadır. Kentsel tamir anlayışı, parçalanmış alanların kimliklerini tarihsel referanslarını kaybetmeden yeni işlevlerle kente yeniden entegre edilmesini hedeflemektedir.
Proje ana fikri;
Üst ölçekli planlar/vizyon uyum: yeni stratejik kentsel odak doğurmak,
Ekonomik yeniden yapılanma: üretimden bilgi ekonomisine geçiş,
Yerinde dönüşüm: toplumsal süreklilik hafızayı koruma,
Kentsel yeniden işlevlendirme: tarihsel süreklilik merkez üretimi,
Ekolojik dirençli sistemler: Değirmendere Ekolojik Koridorun kente entegrasyonu,
Yaklaşımları üzerine kurgulanmıştır.
ANALİTİK ÇERÇEVE
Değirmendere 2045 projesinde kentsel planlama tasarım sürecine altlık oluşturan üç temel bulgu öne çıkmaktadır:
Sorun:
Yarışma alanı; kent merkezi, kıyı alanları, liman, üniversite, terminal, raylı sistemler, şehirlerarası bağlantı kavşağı havaalanı gibi yüksek düzeyde konum değerine sahip olmasına rağmen; çöküntü alanı niteliği gösteren, kayıp mekânlar örüntüsüne sahip afet riski yüksek alan karakteri sergilemektedir.
Potansiyel:
Alan; üst ölçekli plan kararları doğrultusunda ülke bölge ölçeğinde çekici yenilikçi bölge olarak tanımlanmakta; konum büyüklük açısından Trabzon merkez–kıyı bölgelerini bütünleme potansiyeli taşımaktadır.
Çelişki:
Yarışma alanı; Trabzon makroformunda bölge ölçeğinde yüksek konum değerine sahip, planlanmış yerleşim alanı olmasına rağmen; analitik veriler doğrultusunda önemli bölümünün yerleşime uygun olmadığı görülmektedir.
bulgular, alanın temel probleminin işlev eksikliğinin yanı sıra, mekânsal işlevsel ilişkilerin kopmuş olması olduğunu ortaya koymaktadır.
TASARIM STRATEJİLERİ
Analitik bulgular doğrultusunda projenin temel hedefi; bölgesel ölçekte yüksek çekim gücüne sahip, kent makroformu açısından bağlayıcı bütünleştirici, afetlere karşı dirençli yerleşme tasarlamaktır. hedef doğrultusunda alan, yalnızca gelişim bölgesi değil; Trabzon’un merkez sistemini yeniden ölçeklendiren yönlendiren ara merkez olarak kurgulanmaktadır.
1. Çekim Gücü Yüksek Merkez
Alanın Trabzon merkezi iş alanının uzantısı olarak tasarlanması
Bölgesel ölçekte hareketlilik yaratacak sektörlere yer verilmesi
Sürekli canlı merkez için karma işlevli düzen kurgulanması
Kent bölge ölçeğinde değer üreten kamusal mekân tesislere yer verilmesi
Araç baskısının kontrol altına alındığı, yaya odaklı etkileşimli merkez oluşturulması
2. Bağlayıcı – Bütünleştirici Bölge
Kent dokusunun kesintisiz kıyı sürekliliği sağlayacak biçimde tasarlanması
Merkez çevresel odakları bağlayan bütüncül mekânsal örüntü kurgulanması
Alanın tüm ulaşım modları için aktarma merkezi (hub) olarak tasarlanması
Kentsel kırsal peyzajı bağlayan kesintisiz yeşil sürekliliğin sağlanması
Tüm işlevleri alt bölgeleri bağlayan kesintisiz yaya erişim omurgasının oluşturulması
3. Dirençli Yerleşme
Dere kıyı alanının potansiyel taşkın riskini azaltacak biçimde tasarlanması
Yerleşme dokusunun aşırı yağışlara duyarlı şekilde kurgulanması
MEKÂNSAL KARARLAR MAKROFORM
Tanımlanan mekânsal stratejiler doğrultusunda yerleşme makroformunu biçimlendiren başlıca tasarım kararları:
● Mevcut yapılar, endüstri mirası korunacak öğeleri referans alan kentsel doku tasarımı
● Afete duyarlı kıyı alanı restorasyonu
● Bağlayıcı bütünleştirici yeşil yol yaklaşımı
● Ayrıştırılmış kademeli ulaşım organizasyonu
● Alan bütününde karma işlevli yapısal kurgu
● Etaplanabilir yerinde kentsel dönüşüm sürecine uyumlu yerleşme tasarımı olarak tanımlanmakta; proje paftaları raporlarında detaylı biçimde açıklanmaktadır.
KAVRAMSAL YAKLAŞIM
Trabzon Ortahisar Sanayi Mahallesi için kurgulanan tasarım, mevcut kentsel kopukluğu yıkıcı anlayışla değil; hafızayı, ekolojiyi toplumsal dokuyu önceleyen bütüncül “Kentsel Tamir” felsefesiyle ele almaktadır. Değirmendere’yi kentin yeni nesil yenilik yaşam odağına dönüştürmeyi hedefleyen onarıcı şehircilik manifestosu, felsefi pratik temellerini aşağıda detaylandırılan beş temel teorik yaklaşımdan almaktadır.
1- KENTSEL KUMAŞI BİRBİRİNE ÖRMEK: Ayrışanı Birleştirmek
Kentsel mekânlar, tarihsel süreçler boyunca ekonomik, politik coğrafi dinamiklerin etkisiyle sürekli olarak yeniden şekillenen, katmanlı yapılar olarak varlık gösterirler. kentin mekânsal bütünlüğü, çoğu zaman doğal topografik eşikler, plansız sanayileşme hamleleri veya hız odaklı ulaşım ağları tarafından kesintiye uğratılır. kesintiler, yalnızca fiziksel bariyer yaratmakla kalmaz; aynı zamanda kentin sosyal dokusunu, ekolojik dengesini kolektif hafızasını parçalayan derin yarılmalara dönüşür. Türkiye’nin Doğu Karadeniz bölgesindeki en önemli liman ticaret merkezlerinden biri olan Trabzon, söz konusu kentsel yarılmaların en somut şekilde gözlemlenebildiği kentlerden biridir. Tarihsel süreçte İpek Yolu’nun önemli düğüm noktası olan kentin mekânsal gelişimi, deniz dik yamaçlar arasına sıkışmış topoğrafyası nedeniyle doğu-batı ekseninde doğrusal yayılım göstermek zorundadır.
doğrusal yayılım içinde, kentin tarihsel geleneksel merkezini oluşturan Meydan (Merkezi İş Alanı- MİA) çevresindeki yerleşik konut dokusu kentin doğusunda yer alan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) yerleşkesi, uluslararası havalimanı genç nüfusun domine ettiği rekreasyon alanları arasında kritik eşik bulunmaktadır.
eşik, Değirmendere Vadisi onun çeperinde şekillenen, kentsel yaşamla bağını yitirmiş Sanayi Mahallesi’dir. Mekânsal-Çevresel Kirlilik taşkın riskleriyle boğuşan alan, kentin iki yakasını (statik batı dinamik doğu) birbirinden ayıran, geçişkenliği engelleyen “çizgili” (striated) mekâna, kentsel yırtığa dönüşmüştür.
“Trabzon Ortahisar Sanayi Mahallesi Kentsel Tasarım Fikir Yarışması” kapsamında geliştirilen “Kentsel Tamir: Değirmendere 2045” konsepti, mekânsal ekolojik yırtığı onarmayı hedefleyen radikal paradigma değişimi sunmaktadır. Tasarımın ana omurgasını oluşturan “Kentsel Çapraz” (Urban Zipper) metaforu, kent kumaşını birleştiren fermuar mekanizması üzerinden kurgulanmıştır. metafor, Latince kökeni ‘Firmare’ (sağlamlaştırmak, pekiştirmek) olan fermuar kavramından yola çıkarak, sanayi çeperinin gevşek tanımsız dokusunu pekiştirmeyi amaçlar. Farklı ifade konsept bütünü, kenti bölen sınır olmaktan çıkarıp kenti birleştiren arayüze dönüştürmeyi hedeflemektedir.
2-TABULA RASA’YA KARŞI KENTSEL TAMİR (Urban Repair) YAKLAŞIMI
Değirmendere 2045 vizyonunda ifade edilen “Sadece dönüşüm projesi değil, kentsel onarım (remediation) pekiştirme (firmare) operasyonudur” beyanı, projenin en temel felsefi duruşunu özetler. duruşu tam olarak kavrayabilmek için, “Kentsel Dönüşüm” (Urban Renewal) “Kentsel Tamir/Onarım” (Urban Repair / Restorative Urbanism) arasındaki ontolojik pratik ayrımları netleştirmek elzemdir. “Kentsel Tamir” (Urban Repair) veya “Onarıcı Şehircilik” (Restorative Urbanism), kenti yaşayan, nefes alan, yaralanabilen iyileşebilen karmaşık organizma olarak kabul. Son yıllarda küresel ölçekte yükselişe geçen paradigma; geniş çaplı yıkımlar yerine mevcut yapı stokunun uyarlanabilir yeniden kullanımı (adaptive reuse), ekolojik sistemlerin restorasyonu, mikro-mekansal yenilemeler (micro-renewal) sosyal ağların korunması üzerine odaklanır. Kentsel tamir yaklaşımı, parçalanmış alanların, kimliklerini tarihsel referanslarını kaybetmeden yeni fonksiyonlarla kente entegre edilmesini sağlamaktadır. Değirmendere 2045 projesi, derenin doğal yatağını onaran, eski terminal binasını kültür endüstrilerine entegre eden farklı sosyal grupları birbiriyle kaynaştıran “akupunktur” müdahalesidir (Tablo 5).
Kentsel Tamir stratejisi, alanın iki yakası arasındaki keskin karakter farkına dair istatistiksel verilere dayanmaktadır.
Bölge 1 (Doğu Yakası): Dinamik çeperdir. KTÜ kampüsü, havalimanı öğrenci yurtları-konaklama alanları genç nüfusun domine ettiği “akışkan” yaşam ritmine sahiptir.
Bölge 2 (Batı Yakası): Statik çeperdir. Daha içe dönük, yerleşik aile odaklı morfoloji sunar. Ancak Boztepe alanı önemli kentsel hafıza mekânıdır.
Projemiz, iki zıt ritmi (öğrenci/genç enerjisi yerleşik/aile kültürü) fermuarın dişlileri gibi birbirinin içine geçirmeyi amaçlamaktadır.
3- FELIX GUATTARI’NİN ‘ÜÇ EKOLOJİ’Sİ DEĞİRMENDERE’NİN EKOSOFİK MİMARİSİ
Félix Guattari’nin 1989 tarihli Üç Ekoloji (The Three Ecologies) isimli metni, gezegenin karşı karşıya kaldığı ekolojik yıkımın, yalnızca çevresel sorun olmadığını; krizin insan öznelliğindeki (zihin) toplumsal ilişkilerdeki (sosyus) etkileşimden kaynaklandığını ileri sürer. çok katmanlı yıkıma karşı Guattari’nin sunduğu çözüm “Ekosofi”dir (Ecosophy). Ekosofi; Çevresel Ekoloji, Sosyal Ekoloji Zihinsel Ekolojinin birbiriyle sürekli iletişim halinde olduğu, etik-politik etik-estetik yeniden yapılanma sürecidir. Değirmendere 2045 Kentsel Tamir konsepti, mekânsal müdahalelerini rastgele tasarlamamış; adeta Guattari’nin üç ekolojik kaydını kentsel manifestoya dönüştürmüştür.
A. Çevresel Ekoloji: Sürgü (Slider) Olarak Vadi Doğal Altyapının Onarımı: Çevresel ekoloji, doğanın salt korunmasını değil, insan, teknoloji çevre arasındaki ilişkinin ortakyaşar (simbiyotik) düzlemde yeniden ele alınmasını gerektirir. Değirmendere Vadisi, kent tarihinin uzun bölümünde sel taşkın kontrolü adına istinat duvarlarıyla hapsedildiği alan olarak var olmuştur. Kentsel Tamir tasarımında, doku birleştirme yaklaşımının “sürgüsü” (slider) olarak işlev gören vadi; suyun yalnızca drenaj hattı olduğu teknokratik mühendislik anlayışından kurtarılarak, “Ekolojik Onarım Parkı”na dönüştürülmektedir. Projenin taşkın riskini ekolojik geçişi sağlayacak şekilde yönetmesi, yağmur suyu arıtma sistemlerinde yeşil altyapı (green infrastructure) çözümleri önermesi biyoçeşitliliği artırmayı hedeflemesi, Guattari’nin “doğal dengelerin insan müdahalesiyle yeniden kurgulanması” fikriyle birebir örtüşür. Su kanalının onarılması, doğayı kentten dışlayan modernist yaklaşımın aksine, doğayı kentin aktif bileşeni haline getirir.
B. Sosyal Ekoloji: Toplumsal Grupların Kesişmesi Yeni Dayanışma Ağları: Konsept kapsamında, Bölge 1 (Doğu) Bölge 2 (Batı) arasına kesin çizgi çekmek yerine, fonksiyonların birbirine sızması kurgulanmıştır.
Doğudan Batıya Sızma: Üniversitenin enerjisi; start-up ofisleri kuluçka merkezleriyle batıya uzanır.
Batıdan Doğuya Sızma: Aile odaklı parklar, kültür merkezleri pazar yerleri doğuya uzanır.
Alan İçi Ağlar: Geleneksel konut dokusunun yalıtılmış yapısını kırmak standartlaşan yaşam tarzı nedeniyle zayıflayan komşuluk ilişkilerini onarmak amacıyla ortak kullanıma açık “Mahalle Çatıları” olarak kurgulanmıştır. alanlar, mahallelinin araya geldiği, sosyal ekolojinin gerektirdiği yeni dayanışma ağlarının örüldüğü rizomatik buluşma etkileşim yüzeyleridir.
farklı demografik sosyal grupların, kesişim noktalarında “mecburen doğal olarak karşılaşması”, sosyal ekolojinin gerektirdiği “ötekilik” (otherness) yeni komşuluk bağlarının inşasıdır. Guattari’nin deyimiyle, alanlar yeni “mikro-politik mikro-sosyal pratiklerin” yeşereceği mekânlar olacaktır. Projedeki “Gastronomi Odağı” Yöresel Mutfak Sanatları Merkezi, sadece tüketim değil, kolektif üretim sosyal bağ kurma (social dining ecology) mekanizması olarak çalışır.
C. Zihinsel Ekoloji: Kentsel Hafıza Endüstriyel Miras: Değirmendere’nin sanayi geçmişi (yıkılan çimento fabrikası, eski terminal, atölyeler), Trabzon’un kentsel hafızasının (urban memory) silinmez parçasıdır. Kentsel Tamir konsepti, “Rezerv Eski Terminal” alanını tamamen yok edip yabancılaştırmak yerine, onu yeniden işlevlendirir. Endüstriyel mirasın tür adaptif yeniden kullanımı (adaptive reuse), mekâna kültürel anlatı (narrative) yükleyerek zihinsel uyanış sağlar. zihinsel ekolojinin “Varoluşsal Bölgeler” (Existential Territories) yaratma vizyonudur.
4- KENTSEL SİSTEMDE İHTİSASLAŞMIŞ İŞ BÖLÜMÜ: MİA Simbiyotik İlişki
Modern kent planlama krizlerinden biri, yaratılan her yeni merkezin, kentin tarihi merkezi yıkıcı rekabete girmesi nihayetinde eski merkezi çöküntü alanına dönüştürmesidir. Değirmendere 2045 proje şantnamesi, “mevcut merkezin gelişme eğilimlerini MİA (Merkezi İş Alanı) önerilen iş bölümünü tanımlamayı” talep etmektedir. Tasarım, soruna Deleuzocu “farklılık” (difference) felsefesiyle yaklaşarak cevap vermektedir. Değirmendere, Meydan (MİA) bölgesinin kopyası, alternatifi veya rakibi (özdeşi) olarak değil; onun barındıramadığı yeniçağın fonksiyonlarını üstlenen “Tamamlayıcı İhtisas Merkezi” (İhtisaslı Alt Merkez) olarak kurgulanmıştır (Tablo 6).
simbiyotik ilişki sayesinde, kentin geçmişi (Meydan) geleceği (Değirmendere) birbirini besleyen yapıda buluşulmaktadır. Meydan, geleneksel temsiliyetini sürdürürken; Değirmendere, fiziksel yetersizlikleri nedeniyle tarihi merkezde var olamayan inovasyon, ekoloji teknoloji kurgularının yeni varoluşsal bölgesi (existential territory) olmaktadır.
Sonuç olarak; “Kentsel Tamir: Değirmendere 2045” yarışma alanının inovasyon, yaratıcılık ekolojik onarım ekseninde kente yeniden kazandırılması hedeflenmiştir. Alanın dış çeperinde kurgulanan koruyucu zırh (ticaret ofis blokları), içerde kalan yerleşim alanlarını otoyolun tahribatından korumaktadır. Aktarma merkezi, kruvaziyer liman hafif raylı sistem entegrasyonuyla desteklenen kentsel etkileşim ağları ise kentin yırtık kumaşının birbirine eklemlenmesini sağlayan Onarıcı Şehircilik (Restorative Urbanism) operasyonudur.
5. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ SÜRECİNE DUYARLI PLANLAMA TASARIM
Trabzon ölçeğinde, kentin jeomorfolojik karakteristiği kıyı bölgesi olması sebebiyle sahip olduğu hassas mikroklima, tasarım kararlarının rasyonel veri setine dayanmasını zorunlu kılmaktadır. Doğal drenaj hatlarının morfolojik sürekliliğinin korunması, yüzey albedosunun yönetimi, kentsel dokunun havalandırma kapasitesinin optimizasyonu alternatif ulaşım erişilebilirlik planlamaları; iklim değişikliğinin etkilerine karşı uyum iklim değişikliğinin etkilerine yönelik azaltım çerçevesinde kentsel planlama çözümleridir.
çalışma kapsamında kentsel dokuyu sadece fiziksel yapı stoğu olarak değil, termal konforu maksimize eden, hidrolojik döngüyü yüzey geçirgenliği karbon salınımını hareketlilik dokusu üzerinden çözümleyen “İklim Değişikliği Sürecine duyarlı Planlama Tasarım” olarak kurgulamaktadır. Tasarım süreci; jeomorfoloji, yüzey tipi, mikroklima, yaya araç hareketliliği yoğunluk işlev dengesi ölçütleri üzerinden kurgulanmıştur.
A. Jeomorfolojik Yapı Topografik Entegrasyon
Kentsel mekânın biçimlenişinde ilk temel girdi olan jeomorfolojik yapı, tasarımın iklimsel dayanıklılığını belirleyen statik eşik olarak ele alınmıştır. Alanın eğim bakı verileri analiz edilerek, yapı kütlelerinin yerleşimi yönelimi verilere göre optimize edilmiştir. yaklaşım güneşlenme sürelerini maksimize ederek binaların pasif enerji performansını artırmayı topoğrafyanın doğal drenaj kapasitesini koruyarak sel riskini yönetmeyi amaçlamaktadır.
B. Yüzey Tipi: Geçirgenlik Yeşil Altyapı Stratejisi
Tasarımın en kritik müdahalelerinden biri, Yüzey Tipi ölçütü üzerinden kurgulanan “Sünger Şehir” modelidir. Özellikle kamusal alanlar taşkın riskinden maksimum etkilenen bölgelerde yüksek geçirgen zemin oranına sahip malzemeler tercih edilmiştir. Yeşil alanlar, sadece peyzaj öğesi olarak değil, olası taşkın anlarında suyun yavaşlatıldığı absorbe edildiği “mavi-yeşil altyapı” sistemleri olarak tasarlanmıştır.
C. Mikroklimatik Yapı: Rüzgâr Koridorları Isı Adası Yönetimi
Mikroiklimsel yapı ölçütü doğrultusunda, rüzgâr yüzey sıcaklığı verileri tasarımın kütle formasyonunu belirlemiştir.
Serin Koridorlar: Hâkim rüzgâr yönüyle uyumlu, sürekli açık yeşil akslar yapı yönlenişleri kurgulanarak denizden gelen serinletici etkinin kentsel dokuda yayılımını akışı sağlanmıştır. “serin koridorlar”, kentsel hava sirkülasyonunu teşvik ederek Sanayi Mahallesi’ndeki antropojenik ısı birikimini dağıtarak ısı adalarının oluşmaması amaçlanmıştır.
Termal Konfor: Bitkilendirme su öğelerinin stratejik yerleşimi yüzey sıcaklıkları kontrol altına alınmış, Kentsel Isı Adası (UHI) etkisi minimize edilerek dış mekân konforu artırılmıştır.
Ç. Yoğunluk – İşlev Dengesi Mekansal Erişilebilirlik
Hizmet meskûn-gelişme alanlarında, işlev noktaları konut yoğunluğu arasındaki denge, enerji verimliliği ulaşım talebi yönetimi üzerinden kurulmuştur. Karma kullanım stratejisi temel kentsel fonksiyonlar arası mesafe yürüme mesafesine indirgenmiştir. yoğunluk-işlev dengesi motorlu araç kullanımına yönelik caydırıcı bisiklet/yürüme gibi alternatif motorsuz ulaşım türlerinin kullanımını teşvik edici etki yaratması amaçlanmıştır.
D. Hareketlilik Dokusu
Ulaşım alanlarının planlanmasında; yol uzunlukları, eğimleri genişlikleri motorlu taşıt trafiğinin ötesinde, çevresel performansı doğrudan etkileyen morfolojik parametreler olarak yeniden tanımlanmıştır.
Yakıt Verimliliği Eğim Optimizasyonu: Yol güzergâhları, topoğrafya uyumlu mümkün olan en düşük eğim değerlerinde kurgulanmıştır. yaklaşım, sadece yaya mikromobilite konforunu artırmakla kalmayıp, motorlu taşıtların yüksek eğim esnasında sarf ettiği yüksek yakıt tüketimini buna bağlı gelişen karbon emisyonlarını minimize etmeyi hedefler.
İdeal Sokak Kesitleri Geçirgenlik: “İdeal yol genişliği” prensibiyle, araç yolları sadece gerekli minimum genişlikte tasarlanmıştır. sayede gereksiz sert zemin oluşumu engellenmiş, sızdırmaz yüzey alanı asgari düzeye indirilerek kentsel ısı adası etkisi yüzey akış yükü azaltılmıştır.
Yapı Adası Morfolojisi Erişilebilirlik: İdeal yapı adası uzunlukları geçişken doku kurgusuyla, kentsel mesafe dolaşım süreleri optimize edilmiştir. morfolojik kurgu, tasarım alanının her noktasından kesintisiz yüksek erişilebilirlik sunarken; motorlu taşıt bağımlılığını mikromobilite yaya öncelikli “aktif ulaşım” lehine ikame etmektedir.
Proje kapsamında geliştirilen planlama kararları; jeomorfolojik yapı, mikroklimatik veriler yüzey performansı arasındaki teknik ilişki üzerine kurgulanmıştır. Arazi eğimine uyumlu kütle yerleşimi, rüzgâr koridorlarını destekleyen sokak morfolojisi sızdırmaz yüzeyleri minimize eden peyzaj yaklaşımı bütün olarak ele alınmıştır.
stratejiler bütünleşen hareketlilik dokusu taşkın yönetim sistemleri, alanın fiziksel kapasitesini artırırken karbon salınımını düşürmeyi hedefler. Sonuç olarak, tüm planlama parametrelerinin veri odaklı senteziyle, iklim değişikliği etkilerine karşı teknik olarak hazırlıklı sürdürülebilir kentsel yapı oluşturulmuştur.