Slayer’ın yıllar içinde thrash metalin başucu albümlerinden birine dönüşen Reign in Blood’ı, artık tam 40 yaşında.
İlk dinleyişten yana neler değişmiş? Şarkıların arasına neler sızmış? Yaşa Takılanlar açtı yeniden dinledi.
Slayer Reign in Blood
7 Ekim 1986
Çok mühim albümdür çünkü…
Slayer’ın hem sesini dönüştüren hem dinleyici çemberini kıran LL Cool J, Run-DMC Beastie Boys gibi hip hop kataloğuyla tanınan Def Jam’den çıkan ilk metal albümü aynı zamanda Rick Rubin’in janrdaki ilk prodüksiyonu. Kâğıt üzerinde birbirine uzak görünen birliktelik, grubun etki alanını thrash gettosunun çok ötesine taşıyor.
İlk dinleyişte hissettirdikleri. bugün hissettirdikleri
Abimin bana “duyabileceğin en hızlı şey” diyerek Reign in Blood kasetini gösterdiği ânı hatırlıyorum. Kulağımız artık çok daha ekstrem seslere alışık ama yine albüm aynı şiddetle çarpmayı sürdürüyor. Bugün hâlâ thrash metalin zirvesinde anılan kaydın meselesi yalnızca grubun ulaştığı tempo değil; metali kendi mitolojisinden gereksiz süslerinden nasıl arındırdığıydı. Artık 40 yaşına giren 28 dakikalık dolaysız kayıt, türün damarlarında dolanan punk mirasını keskin biçimde teşhir ediyor.
Bunu biliyor muydunuz?
“Albüm kadar kısa ki tamamı tek kaset yüzüne sığabiliyor. Reign in Blood’ın ilk demoları toplamı 34 dakika kadarmış. Grup parçaları hızlandırdıkça albümün süresi 28 dakika 58 saniyeye kadar düşmüş. Tom Araya miks sırasında toplam süreyi fark edip Rick Rubin’e bunun albüm sayılmaya yetip yetmeyeceğini bile sormuş. Rubin’in cevabı kabaca olmuş: 10 şarkı varsa albümdür”.
Albümün kaset formatında 10 parçanın tamamı her iki yüzünde yer alıyor. A yüzü bitince çevirip B yüzüne yine “Angel of Death”ten başlayabiliyorsunuz. albümü gittiği yere kadar döndürün demek istemişler sanıyorum.