külliyehaberajansı'yi favori kaynaklarınıza ekleyin

Hollywood tarihinin en büyük yönetmenlerinden biri olan Western ustası, Oscar törenlerini zerre umursamadı kazandığı heykellerin hiçbirini şahsen teslim almaya gitmedi.

CBR

Steven Spielberg, Martin Scorsese, Christopher Nolan… Milyonlarca sinemasever için isimler tüm zamanların en büyük yönetmenleri arasında yer alıyor. Ancak sinema tarihinin en prestijli sahnesi olan Akademi Ödülleri’nde En İyi Yönetmen rekoru, bambaşka sinema efsanesinin elinde bulunuyor. Western sinemasının unutulmaz ustası John Ford, toplamda altı kez Oscar heykelciğini kucakladı bunlardan dördünü bizzat En İyi Yönetmen kategorisinde kazandı. Üstelik rekor bugüne kadar hâlâ kırılamadı. Ne var ki usta yönetmen, görkemli törenlere bizzat katılıp ödülünü almak yerine arkadaşlarıyla kafayı çekmeyi ya balığa çıkmayı tercih ediyordu.

John Wayne, Kadim Dostunun Oscar’ını Bizzat Evine Götürmüştü

Hollywood’un altın çağına damgasını vuran John Ford, unutulmaz yapımlarla Oscar ödüllerine uzandı:

Muhbir (The Informer) – En İyi Yönetmen (1936)

Gazap Üzümleri (The Grapes of Wrath) – En İyi Yönetmen (1941)

Vadim Kadar Yeşildi ki (How Green Was My Valley) – En İyi Yönetmen (1942)

The Battle of Midway – En İyi Belgesel (1943)

7 Aralık (December 7th) – En İyi Kısa Belgesel (1944)

Kibar Adam (The Quiet Man) – En İyi Yönetmen (1953)

“İlk üç Oscar’ımın hiçbirinde törene gitmedim. Birinde balık tutuyordum, birinde savaş vardı, diğerinde ise fena halde kafayı çekmiştim.”

ABD’nin Aralık 1941’ İkinci Dünya Savaşı’na fiilen dahil olması sebebiyle, Ford’un kazandığı ödüllerden üçü doğrudan savaş dönemine denk gelmişti. Ancak Akademi törenlerini tam olarak hangi tarihlerde balık avına ya içki masalarına feda ettiği hiçbir zaman netleşmedi.

“Ben Sanatçı Değilim, Kiramı Ödemek İçin Film Çekiyorum”

Usta yönetmenin sinemaya sektöre yaklaşımını yakından takip eden sinemaseverler, Ford’un yönetmenliği hiçbir zaman yüce sanat gibi görmediğini çok iyi bilir. mesleğini her zaman çarpıcı sözlerle tarif ediyordu: “Dürüst olmak gerekirse ben sadece para kazanmak evimin kirasını ödeyebilmek için film çekiyorum. sektörde gerçekten muazzam sanatçılar var; fakat ben kesinlikle onlardan biri değilim.”

sıra dışı alçakgönüllülük, Ford’un setlerdeki fırtınalı sert mizacıyla tezat oluşturuyordu. Hatta yönetmenin hiddetli tavrı zaman zaman film setinde yumruklaşmalara kadar varan kavgalara yol açıyordu. Buna rağmen, kariyeri boyunca sayısız projede birlikte çalıştığı Western filmlerinin efsanevi yıldızı John Wayne, yönetmene olan bağlılığını hiçbir zaman kaybetmedi. Oscar töreninin televizyondan ilk kez canlı yayımlandığı 1953 yılında sahneye çıkan Wayne, usta yönetmen adına heykelciği teslim alırken salondakilere unutulmaz konuşmayı yaptı:

“ heykelciği onun Odin Caddesi’ndeki, 35 yıldır yaşadığı evine bizzat götüreceğim şöminenin üzerindeki beş Oscar’ının hemen yanına koyacağım.”

Hollywood’un Zirvesinde Efsane: Steven Spielberg’ün İlham Kaynağı

Oscar sahnesine karşı takındığı umursamaz tavır, Ford’un sinema tarihindeki devasa mirasına zerre kadar gölge düşürmedi. Vefatının üzerinden 50 yılı aşkın süre geçmesine rağmen Ford, yedinci sanatın gelmiş geçmiş en büyük yönetmenlerinden biri olarak anılmayı sürdürüyor. Öyle ki Steven Spielberg bile yeni filme başlamadan önce mutlaka John Ford klasiği izlediğini her fırsatta dile getiriyor.

Büyük usta John Ford, 31 Ağustos 1973’te Kaliforniya’ 79 yaşındayken hayata veda. 1960’lı yılların ortalarına kadar neredeyse aralıksız film üretmeye devam eden sinemacının son yönetmenlik çalışması ise ölümünden üç yıl önce izleyiciyle buluştu: Chesty: A Tribute to a Legend adlı yapım, ABD Deniz Piyadeleri tarihinin en çok madalya kazanan efsanevi ismi General Lewis. ‘Chesty’ Puller’ın yaşamını anlatan etkileyici saygı duruşu niteliğindeydi.