Türkiye İş Bankası vizyonu Şehir Hatları iş birliğiyle, I-AM’in yaratıcı partnerliğinde hayata geçirilen proje, İstanbul Boğazı’nın simge vapurlarından biri olan 66 numaralı Boğaziçi vapurunun ruhunu günümüz ihtiyaçlarıyla yeniden yorumluyor.
İstanbul’ vapur, yalnızca ulaşım aracı değil; kentin ritmini, hafızasını gündelik yaşamını taşıyan hareketli kamusal mekândır. İş Vapur, güçlü kent imgesini çağdaş bankacılık deneyimiyle buluşturarak, geleneksel şube anlayışını yeniden ele alan özgün mekânsal model ortaya koyuyor.
Türkiye İş Bankası vizyonu Şehir Hatları iş birliğiyle, I-AM’in yaratıcı partnerliğinde hayata geçirilen proje, İstanbul Boğazı’nın simge vapurlarından biri olan 66 numaralı Boğaziçi vapurunun ruhunu günümüz ihtiyaçlarıyla yeniden yorumluyor. 1910 yılında Şirket-i Hayriye tarafından inşa edilen vapurdan ilham alan İş Vapur, geçmişin izlerini korurken bankacılığın geleceğine yönelik yeni fiziksel deneyim öneriyor. Projenin Haliç Tersanesi’nde, 1455’ten yana gemi inşa edilen eşsiz endüstriyel miras alanında hayat bulması ise dönüşüm fikrini daha geniş tarihsel sürekliliğin parçası haline getiriyor.
İş Vapur, bankayı dört duvarla tanımlanan sabit kurum olmaktan çıkararak, kentin içinde konumlanan insanlarla farklı biçimlerde ilişki kuran yaşayan mekâna dönüştürüyor. Galataport’ta kalıcı olarak konumlanan yapı, bankacılık hizmetlerini kültür, gastronomi, yayıncılık, etkinlik sosyalleşme aynı çatı altında buluşturuyor. Bankacılık hizmetlerinin yanı sıra Türkiye İş Bankası Yayınları’na ait kitap alanı, kafe, etkinlik buluşma alanları ATM hizmetleri, vapurun farklı bölümlerine dağıtılarak tek amaçlı şube yerine çok katmanlı kamusal deneyim oluşturuyor. yaklaşım, kullanıcıyı yalnızca bankacılık işlemi gerçekleştiren müşteri olarak değil, mekânı farklı şekillerde deneyimleyen kent sakini olarak ele alıyor.
Projenin tasarım yaklaşımı yalnızca gündelik deneyime değil, olağanüstü durumlara yanıt verecek şekilde kurgulandı. Türkiye’nin deprem gerçeği son yıllarda yaşanan doğal afetlerden krizlerden edinilen deneyimler doğrultusunda İş Vapur, gerektiğinde mobil afet koordinasyon destek merkezi olarak çalışabilecek çok senaryolu altyapıyla ele alındı.
Mekânsal organizasyon teknik altyapı, normal koşullarda bankacılık kamusal kullanımları desteklerken, olağanüstü durumlarda farklı ihtiyaçlara adapte olabilecek esnekliği hedefliyor. Böylece yapı, yalnızca günlük hayatın parçası değil, afet kriz anlarında kentin dayanıklılığını destekleyebilecek sosyal altyapı olarak değerlendiriliyor.
Projenin mimari yaklaşımının temelinde, tarihsel nesneyi yalnızca korumak değil, onun taşıdığı anlamı yeni kullanım biçimi içerisinde yaşatmak bulunuyor. Vapurun özgün karakteri denizcilik hafızası, çağdaş müdahalelerle dengeli biçimde yeniden yorumlanıyor. Malzeme, detay, renk mekânsal atmosfer kararları; yapının geçmişine referans verirken yeni işlevlerin gerektirdiği çağdaş kullanım standartlarını karşılıyor. Eski İş Vapur, I-AM’in Türkiye İş Bankası için daha önce geliştirdiği İş Mekân projesiyle başlayan şubeyi yeniden işlevlendirme yaklaşımının sonraki adımını oluşturuyor.
yaklaşımda şube, yalnızca finansal işlemlerin gerçekleştirildiği yer olmaktan çıkarılarak; karşılaşma, danışmanlık, öğrenme, sosyalleşme deneyim alanı olarak yeniden tanımlanıyor. İş Vapur ise düşünceyi sabit yapıdan hareketli kamusal karakteri güçlü mimari ortama taşıyor.
Dijital bankacılığın fiziksel işlemlere olan ihtiyacı azaltmasıyla birlikte, geleceğin şubesinin değeri yalnızca sunduğu hizmetlerde değil, yarattığı fiziksel duygusal deneyimde ortaya çıkıyor. İş Vapur dönüşüme, bankacılığı şehir hayatının içine yeniden yerleştiren mekânsal cevap veriyor.
KENTLE UYUMLU BİR BANKA
İş Vapur’un en güçlü özelliklerinden biri, bulunduğu kentsel bağlamla kurduğu ilişkidir. Galataport’un kamusal yaşamına eklemlenen proje, İstanbul’un denizle kurduğu tarihsel ilişkiyi çağdaş kullanım senaryosuyla yeniden görünür kılıyor. Vapurun kendisi zaten İstanbul’un kolektif hafızasında tanıdık mekândır. nedenle proje, kente yabancı yeni yapı üretmek yerine, kent tarafından zaten benimsenmiş formu yeniden işlevlendirerek aidiyet duygusunu güçlendiriyor.
BANKACILIĞIN ÖTESİNDE BİR MEKÂN
İş Vapur, fiziksel şubenin dijitalleşme karşısındaki rolünü yeniden düşünmek için öneri sunuyor. Rutin işlemlerin giderek dijital kanallara taşındığı dünyada fiziksel bankacılık mekânının değeri, işlem yapmaktan çok insanları araya getirme, güven yaratma toplumsal bağ kurma kapasitesinde yatıyor. nedenle İş Vapur, teknolojinin hızına karşı fiziksel deneyimin değerini yeniden hatırlatıyor. Burada bankacılık; mimari, kent, kültür, gastronomi toplulukla kesişen daha geniş deneyimin parçası haline geliyor. 116 yıl önce Boğaz’ hareket eden vapurun hafızasından ilham alan İş Vapur, bugün yeniden denizle buluşarak geçmiş gelecek arasında bağ kuruyor.
Tarihsel ulaşım aracını çağdaş banka şubesine dönüştürmenin ötesinde, İstanbul’un kentsel hafızasını yaşayan mekâna taşıyor. İş Vapur, yönüyle yeni banka şubesi tipolojisi öneriyor: kente ait, insan odaklı, kültürel olarak yaşayan kriz anlarında dayanıklı kamusal altyapı. Bankacılığın geleceği belki daha fazla ekran değil; insanların şehirle, kurumlarla birbirleriyle yeniden bağ kurabilecekleri daha anlamlı fiziksel alanlar yaratmakta yatıyor. İş Vapur, geleceği İstanbul Boğazı’nın üzerinde somutlaştırıyor.