ARTICLE 19, İfade Özgürlüğü Derneği (İFÖD), İnsan Hakları İzleme Örgütü, Uluslararası Af Örgütü imzacı insan hakları medya özgürlüğü kuruluşları, Türkiye’ internet sansürünün son ayda ciddi ölçüde artmasına ilişkin ortak açıklama yayımladı. Kuruluşlar, sosyal medya platformlarını bağımsız medyanın susturulmasına ifade özgürlüğünün ihlal edilmesine katkıda bulunmamak için somut etkili adımlar atmaya çağırdı. Türkiye hükümetinden ise ifade özgürlüğü hakkını ihlal eden erişim engeli kararlarına kısıtlayıcı tedbirlere son vermesi istendi.

Eylül ayında en az 1.270 X hesabına erişim engeli

İFÖD, yalnızca Eylül 2026’ Türkiye makamları mahkemeleri tarafından, X’te toplam 35 milyon takipçisi bulunan en az 1.270 hesaba erişim engeli getirilmesine karar verildiğini belgeledi. kararların en az yüzde 90’ına coğrafi erişim engeli uygulayarak hesapları Türkiye’den görünmez kıldı.

Birçok hesaba, LGBTQ+ kişilerin haklarını savunan dernek aktivistlere yönelik devam eden geniş kapsamlı baskı operasyonlar kapsamında erişim engeli getirildi. durumlarda ise makamlar mahkemeler, ayrıntılarını belirtmedikleri “millî güvenlik kamu düzeni” gerekçelerini öne sürdü.

X’in Türkiye’den görünmez kıldığı hesaplar arasında soL Haber Mezopotamya Ajansı gibi haber kuruluşlarının; Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Medya Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) gibi hak örgütlerinin; Kaos GL Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu gibi LGBTQ+ kadın hakları örgütlerinin yanı sıra çok sayıda gazeteci akademisyenin hesapları bulunuyor.

X ayrıca İFÖD’ün, derneğin kurucularından Yaman Akdeniz’in Türkiye’deki internet sansürünü izleyip belgeleyen EngelliWeb hesabının Türkiye’den görünmez kılınmasına yol. EngelliWeb hesabı, erişim kısıtlamalarına tabi tutulan internet sitelerinin, sosyal medya hesaplarının içeriklerin sivil toplum, gazeteciler kamuoyu tarafından takip edilebilmesinde kritik öneme sahip.

T24 Bianet’in hesapları hedef alındı

Kuruluşlar, Türkiye’ hâlen yayın yapan en büyük en eski bağımsız haber kuruluşlarından biri olan T24’e erişim engeli getirilmesini özellikle kaygı verici buldu. T24’ün internet sitesine 1,9 milyon takipçisi bulunan X hesabına, sitede yayımlanan 118 haberi dayanak gösteren mahkeme kararıyla 29 Eylül’ erişim engeli getirildi.

Kararda, içeriklerin “Türk aile düzeninin bozulmasına Türk aile yapısını zayıflatmaya yönelik” olduğu “genç yaşta reşit olmayan bireylerin cinsel yönelim cinsiyet kimliği konularındaki gelişim süreçlerini olumsuz yönde etkileyecek nitelikte” olduğu iddia edildi.

Erişim engelinin gerekçesi olarak suç işlenmesinin önlenmesi kamu düzeninin korunması gösterildi. Ancak kararda, söz konusu içeriklerin iki amaç açısından nasıl tehdit oluşturduğu ya haber sitesinin sosyal medya hesabının tamamına erişimin engellenmesinin neden gerekli orantılı olduğu açıklanmadı.

T24’ün internet sitesine 30 Eylül’den yana Türkiye’den erişilemiyor. T24, hesabına getirilen erişim engelini aşmak için X kullanıcı adını değiştirdi. hesaba başka kararla erişim engeli getirilince kullanıcı adını kez daha değiştirdi. İnsan haklarına odaklanan çevrimiçi haber kuruluşu Bianet 400 bin takipçili hesabına erişim engeli getirilmesinin ardından sansürü aşmak için X kullanıcı adını değiştirdi.

T24’e erişim engeli getiren mahkeme kararı, LGBTQ+ kişilerin haklarını savunan aktivistleri, dernekleri gazeteciyi hedef alan “Ailem Güvende” operasyonu çerçevesinde verildi. En az 96 kuruluş kişinin internet sitelerine sosyal medya hesaplarına aynı gerekçelerle erişim engeli getirildi.

Erişim engellerinin çoğu X’teki hesaplara yönelik olsa Meta aynı operasyon kapsamında Kısa Dalga, Kaos GL Sivil Alan Araştırmaları Derneği’nin aralarında bulunduğu çeşitli medya sivil toplum kuruluşlarının hesaplarını Türkiye’den görünmez kıldı.

"İnternet Kanunu’nun 8/A maddesi uzun süredir kötüye kullanılıyor"

Eylül ekim aylarında verilen erişim engeli kararlarının çoğu, Türkiye’nin İnternet Kanunu’nun 8/A maddesine dayandırıldı. Yürürlüğe girdiği 2015 yılından yana internet sansürünün aracı olarak kullanılan madde, millî güvenliği veya kamu düzenini tehdit ettiği ya maddede sayılan gerekçeler bakımından risk oluşturduğu değerlendirilen çevrimiçi içeriklerin, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde yürütmenin kararıyla kaldırılmasına veya bunlara erişimin engellenmesine izin veriyor. kararlar, incelemekle görevli sulh ceza hâkimliğinin onayına.

maddeye dayanılarak getirilen başlıca erişim engelleri arasında, 2017’ Wikipedia’ya getirilen iki buçuk yıl süren erişim engeli 2023’te Ekşi Sözlük’e getirilen yıl süren erişim engeli bulunuyor. Her iki siteye erişim, Anayasa Mahkemesi’nin sitelerin tamamına erişimin engellenmesinin ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine karar vermesinin ardından yeniden sağlandı.

Kuruluşlar, güvencelerin bağımsız denetimin yetersiz kaldığı, etkilenenlerin hak arama imkânlarının ise sınırlı olduğu ortamda 8/A maddesinin 2025’ten itibaren çok daha yoğun kullanılmaya başladığına dikkat çekti. Anayasa Mahkemesi’nin 2023’ten beri 8/A maddesi kapsamındaki kısıtlamalara ilişkin yeni karar vermediğini belirtti.

Sansürü genişletmeye yönelik yeni adımlar

Ortak açıklamada, internet sansürünün hafifleyeceğine dair işaret olmadığı, aksine hükümetin sansürü hızlandırmak merkezîleştirmek için yeni önlemler aldığı belirtildi.

31 Temmuz’ 7590 sayılı Kanun İnternet Kanunu kapsamında daha önce Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu’nun (BTK) kullandığı yetkiler Siber Güvenlik Başkanlığı’na devredildi. yetkiler arasında, Cumhurbaşkanlığı’nın veya ilgili bakanlıkların talebi üzerine 8/A maddesine dayanarak internet sitelerine erişim engeli getirme yetkisi bulunuyor.

Kuruluşlar, doğrudan Cumhurbaşkanlığı’na bağlı Siber Güvenlik Başkanlığı’na yapılan yetki devrinin yürütmenin bilgi üzerindeki kontrolünü pekiştirdiğini Türkiye’deki sansür rejiminin merkezîleşmesine yol açtığını belirtti.

Adalet Bakanı 24 Eylül’ yeni “Dijital Ortam Güvenliği Dezenformasyonla Mücadele Büroları” kurulacağını açıkladı. bürolarda görev yapacak uzmanlaşmış Cumhuriyet savcılarının, “suç niteliğindeki dezenformasyon faaliyetleri” dâhil olmak üzere “dijital mecralardaki suç içerikleri suça teşvik eden faaliyetler”i yakından izleyeceği bildirildi. Savcılar, içeriklere daha hızlı müdahale edebilmek için şüphelileri tespit etmek adli işlemleri başlatmakla görevlendirilecek.

Sosyal medya platformlarına çağrı

Kuruluşlar, sosyal medya platformlarının Türkiye’ internet sansürünün uygulanmasında temel rol oynadığını vurguladı. Eylül ekim aylarında hesap sahiplerinin, platformlardan yalnızca 8/A maddesi kapsamında hesaplarına Türkiye’den erişimin engellendiğini belirten bildirimler aldığını; maddenin neden veya nasıl uygulandığına ilişkin herhangi gerekçe ya açıklama sunulmadığını aktardı. Bazı kullanıcıların, defalarca talep etmelerine rağmen erişim engelinin dayanağı olan kararlara ulaşamadığı belirtildi.

Kararlara erişemeyen kullanıcıların kısıtlamanın hukuki dayanağını inceleyemediği itirazlarını hangi sulh ceza hâkimliğine sunacaklarını dahi belirleyemediği ifade edildi. Kullanıcıların kararlara ulaşabildiği durumlarda hesabın tamamına erişimin engellenmesine gerekçe olarak gösterilen somut içeriğin çoğu zaman belirtilmediğine dikkat çekildi.

X Meta’nın eylül ekim aylarındaki sansür dalgalarına ilişkin kamuoyuna açıklama yapmadığını belirten kuruluşlar, İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün her iki platformdan Türkiye mahkemelerinin son dönemdeki erişim engeli kararlarının uygulanmasına ilişkin açıklama istediğini, ancak metnin yayımlandığı tarih itibarıyla yanıt alamadığını bildirdi.

Birleşmiş Milletler İş Dünyası İnsan Hakları Rehber İlkeleri’ne göre şirketlerin insan haklarına saygı gösterme sorumluluğu bulunuyor. sorumluluk, şirketlerin insan hakları üzerinde olumsuz etkilere yol açmaktan veya tür etkilere katkıda bulunmaktan kaçınmasını faaliyetleri, ürünleri ya hizmetleriyle doğrudan bağlantılı ihlalleri gidermek için adım atmasını gerektiriyor. Kuruluşlar, sosyal medya platformlarının hükümetlerin uluslararası insan hakları hukukunu özellikle ifade özgürlüğü hakkını ihlal eden taleplerine yanıt verirken sorumluluğu gözetmesi gerektiğini vurguladı.

Platformlara Türkiye makamlarına öneriler

Kuruluşlar, X, Meta Türkiye makamlarının erişim engeli kararlarıyla karşılaşan platformlara, İnternet Kanunu’nun 8/A maddesi kapsamındaki keyfî taleplere uymayı reddetme çağrısı yaptı. Makamların somut içeriği belirtmesi içeriğin yaşam mülkiyet hakları, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu sağlığı veya maddede sayılan gerekçeler bakımından açık, ciddi yakın tehlike yarattığını yeterli gerekçe kanıtla ortaya koyması gerektiğini belirtti.

Kuruluşlar ayrıca platformlardan, hesaplara erişim engeli getiren kararları uluslararası insan hakları hukuku açısından değerlendirmelerini, hukuken korunan ifadelere erişimi kısıtlayan kararlara uymaya direnç göstermelerini uygun durumlarda kısıtlamaların kapsamını süresini sınırlamalarını istedi. Hesabın tamamına erişimi engellemek yerine yalnızca kararda belirtilen somut içeriğe erişimin kısıtlanması öneriler arasında yer.

Platformlardan, hesaplarına Türkiye’den erişim engeli getirilen kullanıcıları derhal bilgilendirmeleri kısıtlamanın dayanağı olan kararları iletmeleri; kendilerine iletilen kararların uyguladıkları erişim engellerinin sayısını kamuoyuyla maları istendi. Türkiye’deki sivil toplumla etkili diyalog kurulması Eylül-Ekim 2026’ hesaplara getirilen kısıtlamalara yönelik kullanıcı itirazlarının acilen incelenmesi çağrıda yer. Kararların gerekli orantılı olduğuna ilişkin yeterli gerekçe sunulmaması hâlinde hesaplara erişimin derhal yeniden sağlanması talep edildi.

Türkiye makamlarına ise uluslararası hukuk Türkiye’nin insan hakları yükümlülükleri kapsamında korunan ifade özgürlüğünü, medya özgürlüğünü bilgiye erişim hakkını ihlal eden çevrimiçi içerik kısıtlamalarını derhal durdurma uluslararası hukuka aykırı şekilde erişimi kısıtlanan içeriklere yeniden erişim sağlama çağrısı yapıldı.

Açıklamayı imzalayan kuruluşlar: ARTICLE 19, Human Rights Watch (İnsan Hakları İzleme Örgütü), İfade Özgürlüğü Derneği (İFÖD), Uluslararası Af Örgütü, Association of European Journalists (AEJ), Balkan Araştırmacı Gazetecilik Ağı (BIRN), Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), Foreign Media Association (FMA) Turkey, IFEX, Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Medya Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), Norveç Helsinki Komitesi (NHC), Osservatorio Balcani Caucaso Transeuropa (OBCT), PEN Amerika, PEN Danimarka, PEN International, PEN Norveç, Punto24 Bağımsız Gazetecilik Derneği, South East Europe Media Organisation (SEEMO) Turkey Litigation Support Project (TLSP - Türkiye İnsan Hakları Davalarına Destek Projesi).