Front Workshop TOZ Works tarafından Muğla Büyükşehir Belediyesi Sosyal Kültürel İdari Hizmetler Binası Mimari Proje Yarışması için tasarlanan proje, satın alma ödülü kazandı.

Proje Raporu:

lokal İstiyorum!* Bizi araya getiren kamusal alanın varlığını hayal ediyorum. Mekanın gürültümü, yetersizliğimi mücadelemi kucaklamasını istiyorum. Farklılıkları uyumsuzlukları korkusuzca barındıran kültür yapısı talep ediyorum. Rasyonel olanla akıl almaz olan arasındaki ayrımları yıkan sosyal merkez istiyorum. Her zaman birbirimiz için açıkça orada olduğumuz, benim sana, senin bana göründüğün kentsel mekan istiyorum. Kendimden daha fazlasını bulabileceğim ortak çalışma alanına, kütüphaneye ihtiyacım. Tüm insanlara cesaret veren,daha önce yüksek sesle susturulmuş sesimi aşmam için alan yaratan ortak zemin istiyorum. Her şeyi hatırlayan sosyal çatı istiyorum. Yalnızca ziyaretçilerin karlı çıkacağı değil; görülmem duyulmam için var olan kamusal alan talep ediyorum. Boşluktan boşluğa yürümediğim, aksine şimdiden şimdiye tökezlediğim sergi salonu istiyorum. Yaşayan okula ihtiyacım var: gürültülü sessiz, aydınlık karanlık, somut soyut. Ücretsiz yemek, tuvalet eğitim sunan kamusal alan istiyorum. Renklerin özgürlük yarattığı atölye istiyorum. Hakikatin bizden kaçamayacağı, tefekkür empatiyle yoğrulan forum istiyorum. Ayaklarımın dans etmeye başladığı sesimin şarkı söylemeden duramadığı çatı bahçesi istiyorum. Arzumu henüz belirsiz forma doğru özgürleştiren tiyatro istiyorum. Herkesin “birisi” olduğu zemin istiyorum. İstiyorum… I want… Volo…. Je veux… 我想要… मैं चाहताहूँ… Quiero… Ich möchte… أريد… Θέλω… Gürültülü sessiz, aydınlık karanlık, somut soyut kamusal alan istiyorum. kent lokali istiyorum.

* manifesto, sanatçı Andrea Geyer’in “I Want A Museum” adlı manifestosundan esinlenilerek “Lokal” projesinin mekansal bağlamına uyarlanmıştır.

LOKAL: Muğla İçin Yeni Kamusal Merkez Modeli

Lokal, kamusal yapının kent içinde nasıl var olabileceğine dair köklü değişim önermektedir. Proje, yapıyı kentsel yaşamdan kopuk idari anıt olarak görmek yerine; Muğla’nın yerel hafızası, tarihi katmanları kentsel sistemleriyle derinden iç içe geçmiş, açık, esnek demokratik kamusal altyapı olarak kurgular. İsmin kendisi güçlü anlam taşır: “Lokal”, kentin kalbinde yer alan alanın tarihi buluşma alışkanlıklarını, sokak kültürünü halkın ortak yaşam alanını yeniden tanımlar. Kentin ortak lokali (odağı) olma misyonuyla geçirgen kapsayıcı zemin kuran yapı; kültürel karşılaşmaların, toplumsal forumların gündelik ritüellerin dinamik mekanıdır.

Lokal; tüm ölçekler kurum kent, iç mekan dış mekan karar verici vatandaş arasındaki sınırları eritmeyi hedefler. Statik tamamlanmış yapı tahayyülünü reddederek; kentin sürekli değişen doğasına bilinmeyen geleceklere uyum sağlayabilen, devinim halinde kamusal platform sunar.

Öneri, projenin toplumsal hayata yaklaşımını tasarım mantığını tanımlayan birbirine bağlı üç temel strateji —Ortak Zemin, Kara Kutu Sosyal Çatı— üzerinden şekillenmektedir. üçlü yapı, açıklık, uyarlanabilirlik katılım hedeflerini kentsel, mekansal ekolojik forma dönüştürür.

KENTSEL BAĞLAM YAPISAL DİYALOG

Kentsel dokudan ilham alarak yapı kenti kusursuzca bütünleştiren proje, geçirgen yaya dostu çevre sunar. Çevredeki tarihi yapılara, parklara meydanlara açılan görsel fiziksel akslar erişilebilirliği artırırken, geleneksel idari sınırları eriten davetkâr kentsel örüntü kurar. Zemin sürekliliğini, yeşil dokuyu toplumsal hafızayı harmanlayarak kentliyi her kotta kucaklayan Lokal, üç ana bileşen etrafında şekillenir:

Ortak Zemin (Kentsel Eşik Meydan): Zemin katı büyük oranda boşaltarak kentsel zemini kesintisiz biçimde içeri alan proje, Kurşunlu Caddesi üzerinde güçlü kentsel eşik iklim kontrollü/yarı açık meydan yaratır. Şeffaf cepheler geçirgen girişler gibi mimari jestler kentsel akışı doğal şekilde içeri alırken; mekanın barındırdığı çeşitli kamusal programlar tipik mesai saatlerinin ötesinde canlı sokak mevcudiyeti yaratır. geçirgen zemin; kuzeydeki tarihi dokuyu, Yağcılar Hanı çevresini Atatürk anıtı aksını birbirine bağlayarak kenti tek ortak zeminde buluşturur.

Kara Kutu (Kültürel Kamusal Odak): Parselin hafızasında yer alan sahne sanatları toplumsal buluşma geleneğini güncel yorumla ele alan Kara Kutu; tiyatro, atölyeler, fuayeler çok amaçlı salonlarıyla kente esnek kültürel üretim sahnesi sunar. Farklı disiplinleri kullanıcı profillerini araya getiren dinamik çekirdektir.

Sosyal Çatı (Ekolojik Sosyal Süreklilik): Yapının en üst kotunu çatı parkına dönüştüren Sosyal Çatı; kuzeybatıdaki yeşil alan Kurşunlu Cami bahçesini çatı düzleminde birbirine bağlar. Zeytin ağaçları, narenciyeler, okuma salonları, kütüphane çatı amfisi hem yeşil sürekliliği sağlar hem Muğla’nın iklimine uyumlu, serinletici kamusal rekreasyon alanı sunur.

MEKANSAL STRATEJİLER

Yarı Açık (İklim Kontrollü) Meydan Forum: Kentsel erişilebilirliği mekansal adaleti merkeze alan zemin kat, doğal taş ahşap dokusuyla kesintisiz yarı açık park olarak çalışır. Kurşunlu Camii’nin doğusundaki kentsel boşluğu genleştiren mimari eşik; sağlanan esnek iklim ışık kontrolü sayesinde günün her saatinde performans, sergi, takas pazarı üretim atölyesi gibi eylemlere zemin oluşturur. Doğrudan Forum alanına eklemlenen geçirgen kurgu, kentsel karşılaşmaların merkez üssüne dönüşür. Gündelik yaşamın mekansal uzantısı olan Forum ise; açık hava sinemaları, münazaralar, konserler deneysel tiyatro pratikleriyle kentlinin ortak tartışma ifade platformu olarak işlev görür.

Kara Kutu Atölyeler: Yenilikçi kentsel performans mekanı olarak tasarlanan Kara Kutu, tamamen esnek boşluk sunar. Entegre teleskopik tribün sistemleri sayesinde; deneysel performanslardan klasik tiyatroya, film gösterimlerinden büyük ölçekli mekansal enstalasyonlara kadar sayısız sahne düzenine uyarlanabilir. esnek yapı, kendi fuayesi üzerinden binanın ana çok amaçlı salonuna açılarak, sınırların eridiği daha büyük çaplı kentsel etkinlikler için bütüncül atmosfer oluşturur.

İdari Birim: Yapının 7/24 yaşayan dinamik doğası içinde idari birimler, 2. katta kontrollü geçiş senaryosuyla kurgulanmıştır. sayede bina bütününde kamusal yaşam kesintisiz akarken, mesai saatleri dışında herhangi güvenlik açığı yaratılmadan idari izolasyon sağlanır. Tüm departmanların tek katta buluştuğu çağdaş esnek açık ofis düzeni, bürokratik hiyerarşiyi mekansal olarak şeffaflaştırır.

Kütüphane Ortak Çalışma Alanı: Kolektif üretime ayrılan bölge; butik kitaplık, dijital arşiv, derin odaklanma gerektiren sessiz alanlar etkileşimli ortak çalışma modüllerinden oluşur. Doğrudan çatı bahçesine açılan mekan, peyzajın görsel sürekliliğini içeri alırken, iklim kontrollü dingin çalışma atmosferi sunar.

Çatı Bahçesi Etkinlik Terası: Zemin kottan kamusal merdiven asansör ağlarıyla doğrudan erişilebilen Eko-Sosyal Çatı, gökyüzüne açılan kentsel park tiplemesidir. İnce topraklı sedum örtüsü, orta seviye örtü zeytin narenciyelerin yer aldığı modüler dikim havuzlarıyla zenginleştirilen yeşil teras; gündelik dinlenme işlevinin ötesine geçerek açık hava sinemalarına, edebiyat söyleşilerine, akustik konserlere sağlıklı yaşam pratiklerine sahne olan kentsel mikro-coğrafya yaratır.

Mekansal Optimizasyon Servis Kütlesi: Projede ıslak hacimler, ana düşey sirkülasyon, tesisat şaftları, arşiv, depo, kat ofisi gibi servis ihtiyaçları kompakt betonarme çekirdekte toplanarak “Lokal”in esneklik stratejisinin omurgası oluşturulmuştur. konsolidasyon yapının mekansal potansiyelini şekilde maksimize eder:

Serbest Plan Yaklaşımı: Sabit işlevlerin tek merkezde toplanması, ahşap karkaslı ana hacimleri kütlesel engellerden arındırarak esnek kullanıma, “olasılıklar mimarlığı”na kentliye bırakır.

Açık Zemin Kurgusunun Desteklenmesi: Servis taşıyıcı yükünün çekirdekte çözülmesi, zemin katın şeffaf geçirgen kamusal altlık olarak boşaltılabilmesini mümkün kılar.

Altyapı Enerji Optimizasyonu: Mekanik/elektrik dağıtım hatları kütleden yapıya güvenle aktarılırken, kütlenin çatısı güneş panelleri (PV) için rezerve edilmiş enerji üretim alanı olarak değerlendirilir.

TEKTONİK: Geçirgen Karkas, Servis Kütlesi Esnek Program

Yapının arkitektoniği, malzemelerin yalın çıplak ifade edildiği hibrit sistem üzerine kuruludur: Zemini tutan betonarme baza, işlevleri sırtlayan betonarme servis çekirdeği kentsel boşluğa nefes aldıran ahşap konstrüksiyonlu geçirgen karkas.

Ahşap strüktür, hemen karşısında yer alan Kurşunlu Camii örneğinde olduğu gibi, Muğla’nın kadim mimari üretim kültürüne verilen çağdaş yanıttır. dışa kapalı sağır cephe üretmek yerine; kentle doğrudan diyalog kuran, içeriyi dışarıya taşıran yapısal ahşap ızgara (çerçeve) sunar. Zemin çatı kotunda kendini devasa kentsel boşluklarla ifade eden karkas, ara katlarda işlevleri saran şeffaf kabuk olarak okunur.

İklimsel veriler cephe karakterini doğrudan şekillendirir. Yapının uzun cephesi kuzeye yöneldiği için ekstra güneş kırıcı katmana ihtiyaç duymaz maksimum şeffaflıkla kente açılır. Batı güneşine maruz kalan kısa cephede ise, yapı kent arasında bilinçli “ara yüzey” olarak derin balkon boşlukları bırakılmıştır. boşluklar, yoğun bitkilendirme stratejisiyle desteklenerek hem kentsel biyoçeşitliliğe katkı sunan yaşayan perdeye hem yapıyı batı ışığından koruyan doğal güneş kırıcıya dönüşür.