Artı Gerçek- Tutuklu Cumhurbaşkanı adayı İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun aralarında bulunduğu 53'ü tutuklu 436 sanığın yargılandığı İBB davasında 98’inci duruşma başladı.

19 aydır tutuklu bulunan İmamoğlu savunmasına başladı.

İMAMOĞLU SAVUNMASINA BAŞLADI

İmamoğlu, "Öncelikle bugün burada hiç arzu etmediğimiz ortamda ülkemizin asla hak etmediği pozisyonda insanlarımızın yüzde 75’inin şiddetle reddettiği yargılamanın içerisinde, yine yargılamanın adil ortamda olması gerekirken Silivri’ kampüste, Avrupa’nın en büyük salonunda, gerçekten mimarisiyle buradaki tasarımıyla. Ben arada kendimin şekilde ekranda olmasını uygun bulmuyorum. Görüntümün yakınlaştırılmasını istiyorum. Gerçekten mimarisiyle mahkeme salonu değil. mahkemenin şekilde tasarlanması hepimizin sırtını yaslayacağı yargının şekilde kürsü nizamında olmasının doğru olmadığını düşünüyorum. Türk yargısı için üzücü. Yine Silivri’den cezaevinden nakledildim. Kıymetli halkıma sesleneceğim. Dünyada demokrasiyi adaleti takip eden demokrasinin yaşaması için mücadele edenlere sesleneceğim. yönüyle hem 87 milyon yurttaşımızı hem dünyayı şekilde düşünen bütün insanlığı sevgi saygıyla selamlıyorum" diyerek başladı.

KÜRSÜDEN EŞİ DİLEK İMAMOĞLU’NA SESLENDİ

İmamoğlu, ailelere yönelik dayanışması için Dilek İmamoğlu’na "Dilekciğim, öpüyorum. tanesin sen" diye seslendi. İmamoğlu, şöyle devam etti:

" buçuk yılı aşkın süredir hukuk mücadelesinde savunma hakkını koruyan hukukçular. Benimle birlikte mücadeleyi veren kendi avukatlarım. Ama mücadeledeki hiçbir hukukçuyu ayırmıyorum. Teşekkür ediyorum. Bütün savunma makamını sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Tabii, avukatlarımdan biri benim tutuklu. Avukatımın avukatı gözaltına alındı. Bunlar yaşatıldı. Burada başka tutukluların yaşadığı sıkıntılara gireceğim. Onları anlatacağım. Ama hatırlatmalıyım ki derin hukuksuzluğu yaşadık. Sadece ailelerimiz, çocuklarımız, gençlerimiz, annelerimiz değil; hukukçularımız baskının muhatabı. Ben hayatımın en ilginç bilgilerini dinledim. Yüzlerce ziyaretçimin bana gelip muhatap oldukları konuşmaları dinledim. Yargı mensuplarının onlara karşı tutumlarını dinledim. Açtım baktım TCK’ya. Böyle madde. İddia makamını temsil eden kişi, vatandaşa bile parmak sallayamaz. Bunları okudum ama bunların tam tersini yaşayanlardan dinledim. Buradaki aileler gerçekten çok acı günler yaşadı. Ama en acısı neydi biliyor musunuz? Haysiyet cellatlığı. Lekelenmeme hakkının ihlali. Masumiyet karinesinin yerle edilmesi. Soruşturmanın gizliliğinin tamamen tutuklu insanların aleyhine işletilmesi. Tutuklu yargılamanın cezalandırma yöntemine dönüştürülmesi."