Cumhurbaşkanı adayı seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil 53’ü tutuklu 435 kişinin yargılandığı İBB davasının ikinci duruşmasına 34’üncü günde devam ediliyor.

Bugün savunma sırası Ekrem İmamoğlu'nda.

İlk duruşmada İmamoğlu'nun savunma yapması engellenmişti. İmamoğlu, 8 Temmuz' duruşmada mahkeme heyetiyle savunma süresinin sınırlandırıldığı gerekçesiyle tartışmış, mahkeme başkanı, İmamoğlu'na “Savunma yapmak istemiyorsanız 'susma hakkımı kullandım' şeklinde zapta geçer, celseyi kapatırım” diye yanıt vermişti.

İkinci duruşmada İmamoğlu avukatları; çarşamba, perşembe, cuma cumartesi günleri boyunca savunma yapabilecek. Bugüne dek pazartesi perşembe günleri arasında görülen dava, İmamoğlu’nun savunması sebebiyle hafta cuma cumartesi günleri devam edecek. kapsamda, ikinci celse sonunda perşembe günü yapılması beklenen yeni tahliyelerin olabileceği tutukluluk incelemesi cumartesi günü yapılacak.

Halk TV Gamze Altunay unutulmadı

BirGün'deki habere göre saat 10.10 itibarıyla duruşma salonuna girişler başladı. Basında önce turkuaz basın kartı olanlar içeri alındı. Ardından uluslararası basın kartları giriş için yeterli görüldü. Salonda sık sık, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber, ya hiçbirimiz”, “Cumhurbaşkanı İmamoğlu”, “Hak, hukuk, adalet” sloganları atıldı. Sabah saatlerinde kayyım atanan Halk TV unutulmadı, salonda Halk TV’ye özgürlük” sloganları atıldı.

Öte yandan gazeteciler, aylardır İBB duruşmasını takip eden ancak bugün çalıştığı binaya bile alınmayan meslektaşları Gamze Altunay'ı unutmadı, oturduğu yeri boş bıraktı.

Salona girişler sürerken, YENİ Parti lideri Özgür Özel, Dilek İmamoğlu Selim İmamoğlu alana geldi.

Özgür Özel şöyle dedi: "Daha yolun başındayız. Sakın umutsuzluğa kapılmayın, Halk TV’yi kapattılar demeyin. Halk TV gibi yayına katlanamayan, susturayım ki muhalefet sesini duyuramasın, susturayım ki Özgür Özel konuşacak duruma gelmesin diyorsa iktidar, bitmiştir."

Ailelere seslendi, yol arkadaşlarına teşekkür etti

Ekrem İmamoğlu, sanık kürsüsüne geldi, kimlik tespitinin ardından savunmasına başladı. İmamoğlu'na mesleği soruldu, “İstanbul Büyükşehir Belediye başkanıyım".

Gazeteci Fatoş Erdoğan'ın X'ten aktardıklarına göre "Benimle birlikte salonda haksız yere tutsak edilmiş kıymetli yol arkadaşlarım var, dostlarım var; birlikte kaderdaşlık yaptığım insanlar. Her birinin gözünün içine bakarak kader birliği yapıyoruz insanlarla gerçekten taarifsiz tarihî dönemin içerisindeyiz. Burada bulunan çok yakın zamanda aramızdan ayrılan arkadaşlarımız. Her birisinin yaşamı kitaptır; her birisinin yaşamı gerçekten zulmün, zalimliğin, aileleri başta olmak üzere insanlara yaşatılanların taarifsiz duygularla kaleme alınması gereken geleceğe aktarılması gereken hikâyeler barındırmaktadır. manada her birisiyle gurur duyduğumu, her arkadaşın buradaki büyük kısmıyla burada tanıştım. Elbette aralarında çok özel yoldaşlık yaptığım; İstanbul'a, Beylikdüzü'ne hizmet ettiğim yol arkadaşlarım Onları diğerlerini kucaklıyorum. Her birine birer kahraman gibi baktığımı altını çizerek tekrar ediyorum onlarla gurur duyuyorum açıkçası. Ben değil sadece, bence milletimiz milletimizin büyük çoğunluğu onlarla gurur duyuyor; aileleri dostları komşuları onlarla gurur duyuyor.

Burada her gün kapıda hasretle, umutla bekleyen insanlar. insanlar kilometrelerce yaptılar; belki her birinin siviye geliş-gidişleri dünyanın etrafında turu yakalamış olabilir. Çünkü sadece duruşma dönemlerinde değil, duruşmanın dışında buradaki insanlar aileleri, ziyaretlere geldiler; onlarla acılarını hasretlerini giderdiler. Bazıları görüşe gelemese kapıda gelip beklediler. insanları hangi duyguyla tarifleyebilirim inan zorlanıyorum, kucaklıyorum her birini. Tarihî mücadele hattı kurdular, "aile dayanışma ağı" adeta diye tariflediler. Orada umutla bekleyen güzel aileler, eşler, çocuklar, anneler, babalar. Bazen fotoğraflarını gördüm, bazen izleyebildiğim televizyonlarda görüntülerini gördüm. Mini minnacık çocuklar, niçin durumda olduğunu bilmediği annelerini, babalarını ziyaret ettiler; anlam veremediler, anlamlandıramadılar. minicik çocukların, gençlerin, evlatların miniminnacık ellerinden, gençlerin yanaklarından öpüyorum, onları sımsıkı kucaklıyorum. Eşlerini hürmetle, saygıyla selamlıyorum. Büyük fedakarlıkla ailelerine sahip çıktılar, çünkü burada yaşanan şey normal yargılama süreci olmadı, olmuyor. İnsanların sıfır noktasında gelirleri var Türk yargı tarihinde akla hayale gelmeyecek zalimliklerle, işkencelerle muhatap oldular, sürüldüler. 500-600 kilometre Türkiye'nin farklı noktalarına gönderildiler, baskı altında kaldılar.

Çünkü onlardan, süreci tasarlayanların istekleri vardı; hukuksuz istekleri vardı. hukuksuz isteklerine cevap alamayınca onlara zalimlikler yaşattılar. manada büyük ızdırabı onlar yaşarken en az onlar kadar dışarıda harap olan ailelerini kucaklıyorum. Allah bana ömür verdikçe özgür günlerimde hangi yetkiye, hangi imkana sahip olursam evimdeki ekmeğimle, aşımla ailelerin yanında olacağımı, ekmeğimi maya kadar insanların kaderdaşı olacağımı, sadece onların değil, ülkede 500 bine yakın insanı hapise koyup bunu rakamını vermekten gurur duyanların karşısında hapishanelerdeki kader mahkumlarının yanında olup onların yaşadıkları sıkıntıları hayat boyu gözeteceğimi ülkeyi adaletli ülke olma noktasında nefer gibi çalışacağımı; hukukçu değilim ama en az hukukçular kadar kendimi sorumlu hissederek mücadele edeceğimi buradan belirtmek istiyorum.

Tarihi mücadele hattı

Medyascope'tan Furkan Karabay'ın aktardıklarına göre tarihi mücadele hattının kurulduğunu söyleyen Ekrem İmamoğlu, “Mini minnacık çocuklar niçin burada olduğunu bilmediği ailelerini ziyaret ettiler. minik çocukların, gençlerin mini minnacık ellerinden yanaklarından öpüyorum”. Normal yargılama sürecinin yaşanmadığını belirten İmamoğlu, İBB davası tutukluların büyük zulüm hukuksuzluk yaşadığını söyledi. “Allah bana ömür verdikçe özgür günlerimde hangi imkana sahip olursam ailelerin yanında olacağımı, kaderdaşı olacağımı sadece onları değil ülkede nefer gibi çalışacağımı belirtmek istiyorum” diyen İmamoğlu, eşine seslendi “Dilekçiğim seninle gurur duyuyorum” ifadelerini kullandı.

Avukatlara teşekkür

Avukatlara özellikle teşekkür ettiğini söyleyen Ekrem İmamoğlu, Türkiye’deki hukuk sisteminin geldiği noktada avukatların adliyeye bile gelemediği günlerin ızdırabını yaşadığını belirtti. “Bunlar asla unutulmayacak. Her aktörünü, muhatabını tarih yazdı. “Biliyorum ki hesap verecekler” diyen İmamoğlu, “Avukatlarımdan biri tutuklu. Avukatımın avukatı gözaltına alındı. Sadece ailelerimiz, aile yakınlarımız, babalarımız, annelerimiz değil hukukçularımız ızdırabın muhatabı oldular. Hayatımın en ilginç bilgilerini dinledim. Yargı mensuplarının tutum tehditlerini, parmak sallamalarını dinledim”. “ savcı, vatandaşı tehdit edemez ama bunların tam tersini yaşadım, yaşayanlardan dinledim” diyen İmamoğlu, “En acısı haysiyet cellatlığı, masumiyet karinesinin ihlal edilmesi, tutuklu yargılamanının cezalandırma yöntemine dönüştürülmesi…” ifadelerini kullandı.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik olmak üzere partililere seslenen Ekrem İmamoğlu, “Onlarla gurur duyuyorum”. Baskılara rağmen adalet için meydanlarda direnen herkese teşekkür ettiğini belirten İmamoğlu, “Mücadelenin sesi olan ülkenin pırlanta gibi gençlerine teşekkür ediyorum. Adalet için dua eden herkese teşekkür ediyorum. Hepiniz iyi ki varsınız. Hakkınızı helal. ‘Allah’ım beni aileme mahçup etme, doğduğum bulunduğum yere beni mahçup etme’ diye dua ettim” ifadelerini kullandı.

Erdoğan hatırlatması

Ekrem İmamoğlu, “ söz okuyacağım” diyerek Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fon soygunun ardından yaptığı açıklamasındaki “Türkiye’ şahsım dahil hiç kimse eleştirilemez değildir. Elbette adımları atarken boğazlarına kadar çamura batmış olanların tamamen ‘çamur at izi kalsın’ mantığıyla, tamamen nefret siyasetiyle kadrolarımıza karşı, kabine üyelerimize karşı haysiyet cellatlığı yapmasına müsaade etmeyeceğiz.” sözünü hatırlattı. İmamoğlu, “Tebrik ediyorum, kim ki yargılaması bitmeden, yargılaması sonuca ermeden birisi hakkında iftira atıyor, kim ki birisi hakkında haysiyet cellatlığı yapıyor, haysiyetsizdir, namussuzdur, şerefsizdir. Kim yapıyorsa”.

"Umudu kimse söndüremez"

Ekim ayının memleket için çok önemli ay olduğunu belirten İmamoğlu, "İBB Başkanı olduğumda Ekim ayına başka heyecan baktım. İstanbul'un 5 yıl işgal altında tutulduğunu çok az kişi bilir. 6 Ekim, İstanbul'un kurtuluş gününü başka şevk bakış andık, anlattık. 5 yılın nasıl geçtiğini, nasıl zulüm geçtiğini, nasıl şehitlerin verildiğini, sinmiş, sönmüş İstanbul var sanılırken, arka sokaklarda nasıl mücadele verildiğini okudukça gurur duydum. mücadeleyi bildiğim için bendeki umudu kimse söndüremez” ifadelerini kullandı.

"Çıldıracağım."

“Türkiye Cumhuriyet operasyon cumhuriyete döndü” diyen Ekrem İmamoğlu, “Çıldıracağım, nasıl olur? Nasıl kişisel menfaatle yapılabilir? Her şeyin önündedir memleket. 87 milyon yurttaşımız her sabah şafak operasyonuna uyanıyor. Bazen son dakikalar peş peşe düşüyor. Türkiye Cumhuriyeti Türkiye Operasyon Cumhuriyeti’ne dönüştü” ifadelerini kullandı. Fon soygununa değinen İmamoğlu, “Sosyal medya yasakları, gazetecilere olan baskı hani bilgi ulaşmasın nasıl engelleriz bakışı enterasan seviyeye ulaştı. Kuzey Kore’ye rahmet okuyacak seviyeye çıktı”.

Tutuklu gazetecilerin isimlerini tek tek söyleyen Ekrem İmamoğlu, “ tutuklama kararını veren hakim bilmiyor ama ben biliyorum. Cumhurbaşkanı adayı olarak ben biliyorum”. Sosyal medya yasaklarından bahseden İmamoğlu, “Uluslararası işbirliği. Flash TV başlayan medya operasyonları Tele1, Merdan Yanardağ konusu üzerinden ilerledi. T24’ün sesini kestiler sabah son medya vurgunu. Biz vurgun ülkesi olduk. Fon vurgunu, zam vurgunu… Son medya vurgunu, Halk TV operasyonu”.

Gürlek'e: "Operasyon bağımlısı"

Halk TV’ye kayyım atanmasına tepki gösteren İmamoğlu, “Neymiş ihaleye fesatmış, boy boy yalanlar. Akılları sıra milleti kandıracaklar”. Adalet Bakanı Akın Gürlek’ten bahseden İmamoğlu, “Operasyon bağımlısı”. AKP’yi uyaran İmamoğlu, “Sizi operasyon girdabına sokan süreçle iç içesiniz. Allah size akıl fikir versin. Kaybettikleri her şey, milletin güvenini kaybetmişler bütün bunları telafi edeceklerini operasyonlarla her şeye sahip olacaklarını zannediyorlar”. “Allah ülkeyi minik akıllardan korusun” diyen İmamoğlu, “Millet irse izler, mezse izlemez. Siz benim anacığıma hangi kanalı izleyeceğine karar vereceksiniz? Hadi oradan” ifadelerini kullandı.