Ana SayfaKÖŞE YAZILARIAvustralya’nın konuşulmayan 18. Tabur travmasıKÖŞE YAZILARIAvustralya’nın konuşulmayan 18. Tabur travması

İSMAİL KAYHAN / AVUSTRALYA – 18. Tabur’u Sydney’den Gelibolu’ya 200 bin kişi bayram havasında uğurladı. Tabur’daki her beş askerden dördü Hill 60’ ilk haftada öldü veya yaralandı. Trajedi, Sydney’ uzun süre unutulmadı.

Çanakkale Savaşları dünyada üzerinde en çok araştırma analiz yapılan savaşlardan biridir. Buna rağmen konuşulmayan, araştırılmayan pek çok yönü olduğu kabul edilir. Sydney merkezli 18’inci Tabur’un Gelibolu’ başına gelenler Avustralya’daki etkileri ‘konuşulmayanlar’ arasında yer.

‘Masumların katliamı’
5’inci Tugay’a bağlı 18’inci Tabur, Anzak Koyu’na 1915 Ağustos Anzak Taaruzu’nun sonuna doğru, 19 Ağustos gecesi çıktı. Tabur, iki gün sonra, 22 Ağustos’ta Hill 60 (Bomba Tepe) saldırısına katılan birlikler arasında yer. Saldırı ‘sadece süngü bombalı’ saldırı olarak planlanmıştı. Ancak 18’inci Tabur askerlerine bomba verilmedi. Taaruz, kriket sahasından biraz büyükçe alanda gerçekleşen katliama dönüştü. haftadır uyumamış, aç 750 askerden oluşan birliktekilerin 383’ü, çoğunluğu ilk saat içinde Türk makineli tüfekleri tarafından adeta biçilerek çatışmalar sonucu çıkan çalılık yangınlarında yanarak öldü veya yaralandı. Avustralya’nın resmi tarihçisi Charles Bean’in deyimiyle tabur “lime lime doğrandı.”

Sağ kalanlar 29 Ağustos’ta başka birliklerle birlikte Hill 60’ye yönelik ikinci büyük taaruzda yer. kez taburun kaybı 256 kişi. iki saldırıda 18’inci Tabur, Anzak Koyu’na çıkışlarından 10 gün sonra neredeyse ortadan kalkmış, her beş askerden dördü ölmüş veya yaralanmış, savaşabilecek güç olmaktan çıkmıştı. Bomba Tepe, hafta içinde 18’inci Tabur için, Yüzbaşı SP Goodsell’in deyimiyle ‘askerlerin sinek gibi düştüğü’ toplu mezar haline gelmiş, Tabur Komutanı Yarbay Alfred Ernest Chapman, istifaya zorlanmıştı. Hill 60’ haftada toplam 2500 İngiliz koloni askeri ölmüştü.

Avustralyalı yetkililer savaştan sonra Gelibolu savaş alanına ilk kez 1919 yılında gitti. Hill 60, en çok kemik bulunan yerler arasındaydı. Heyettekiler, bölgede yaşayan Rum çocuklara para karşılığında Hill 60’ kemikleri toplatıp, toplu olarak gömdüler.

18’inci Tabur 1915 yılı başında Avustralya Emperyal Kuvvetleri 2’nci Tümeni, 5’inci Piyade Tugayı’nın parçası olarak Sydney’ 1004 gönüllünün katılımıyla kuruldu. Üst düzey subaylar çoğunlukla askeri tecrübesi olmayan, orta sınıf profesyonellerden, özellikle hukukçulardan oluşuyordu. Askerlerin önemli bölümü orduya Şubat – Mayıs 1915 arasında katılmış Sydneyli genç işçi, balıkçı, ayakkabıcı gibi çeşitli mesleklerden gelen askeri geçmişi olmayan gönüllülerdi. Tabur Gelibolu’ya hareket ettiğinde aralarında orduya yazılalı sadece birkaç hafta olmuş çok sayıda asker vardı.

Aralarında 17, 18, 19, 20’nci Tabur’un bulunduğu 5 bin asker, ertesi gün Anzak Koyu’nda yapılacak çıkarmadan habersiz, 24 Nisan 1915 günü Sydney kent merkezinde omuzlarında tüfekleriyle, bando mızıka eşliğinde Sydney’e veda yürüyüşü yaptı. 750 bin nüfuslu Sydney’in 200 bin sakini, resmi geçidi izlemek için Eddy Avenue’dan Botanik Bahçesi’ne kadar yollarda toplanarak, uygun adım yürüyen askerleri coşku içinde uğurladı.

24 Nisan 1915 uğurlama töreni
18’inci Tabur’un yola çıkma sırası 15 Haziran 1915’ geldi. Tabur gemi Sydney’den ayrıldı Temmuz sonunda Mısır’a ulaştı. Burada geçirdikleri birkaç haftada çevreyi gezdiler uygun adın yürüyüş başta olmak üzere çok sınırlı eğitim aldılar. İki hafta sonra Hill 60’ kaderlerini belirleyecek olan bomba eğitimi söz konusu bile olmadı. Bombanın neye benzediğini bile bilmiyorlardı.

Hill 60’dan gelen haberler, Avustralya’ şok etkisi yarattı
18’inci Tabur’un, Sydney’ 200 bin kişi önünde törenle yolcu edilmesi üzerinden daha beş ay geçmeden, Hill 60’ ani açıklaması zor imhası, askerlerin Sydney’deki aileleri arasında şok etkisi yarattı. Yüzlerce askerin akibeti belirsizdi. Ailelere, Kızıl Haç tarafından gönderilen, oğullarının savaşta kaybolduğu, ölü, yaralı veya esir düştüğünün belirlenemediğini belirten soğuk mektuplar, asker yakınları arasında gerilimi artırıyordu. Aileler, ‘belki hala sağdır’ umuduyla durumun hemen açıklığa kavuşturulması için askeri yetkililerin kapısını aşındırıyordu. Dedikodular almış yürümüştü.

Kızıl Haç kayıtları, oğlunun öldüğüne inanmayan, hastane kayıt sistemine güvenmeyip yerlerde hastanede tedavi edildiğine inanan oğlunun bulunması için ısrar eden annelerin başvurularıyla dolu olduğunu gösteriyor.

Aradan yıl geçtikten sonra bile, 150 askerin ailesine çocukları veya kocalarının akibeti konusunda yanıt, hala verilememişti.

18’inci Tabur unutulmadı. Tabur’ savaşa katılmış ölenlerin ailelerine yardım için oluşturulan 18th Battalion Comforts Fund, 1916 yılında Sydney Belediyesi’ne başvurarak, Hill 60’ savaşan askerler anısına anıt dikilmesi için yer gösterilmesi başvurusunda bulundu. anıt hiç zaman dikilmedi. Anıt konusunda ilerleyen yıllarda başka girişimler oldu ancak hiçbirinden sonuç çıkmadı. 1916 yılı 23 Ağustos günü, yani 18’inci Tabur’un Hill 60 Taaruzu’nun birinci yıldönümünde, Sydney’ St Andrew’s Katedrali’nde, 18’inci Tabur askerleri için anma töreni düzenlendi. Aynı tören ertesi yıl St James’s Kilisesi’nde, 1919’ yine St Andrew’s Katedrali’nde tekrarlandı. St Andrew’s 22 Ağustos 1920’ yapılan törende rahip JH Chasleing konuşma yaptı. Chasleing konuşmasında İncil’den alıntılandırdığı soruyu sordu: “ (insan) heba(sı)nın amacı neydi?” Bazı askerlerin yakınları arkadaşları komiteler kurarak geride kalan aile çocuklar için yardım topladılar. Charles Lamont için toplanan para ailesi için satın alınan ev, Sydney Anzac Avenue’ hala ayaktadır.

Hill 60’dan toprak getirildi
Sydney’deki en önemli savaş anıtı müzesi olan Anzac Memorial – Hall of Memory salonundaki dört niş’in birine, Gelibolu’daki önemli muharebe alanları Lone Pine Sari Bair’in yanı sıra, Hill 60’ın adı kazınarak taaruzun anısı ölümsüzleştirildi.

Anzac Memorial – Hall of Memory salonundaki niş
Ayrıca, Türk yetkililerle yapılan görüşmeler sonunda, Hill 60’daki mezarlığın güney tarafından özel olarak 2018’ alınan toprak örneği, Hall of Service salonunun ortasında, Sydney çevresinden askerlerin savaştığı yurt dışındaki 100 savaş alanından alınan toprak örnekleri arasında sergileniyor. salonun duvarlarında ise, Sydney’in başkenti olduğu New South Wales Eyaletinde askerlerin orduya yazıldığı 1701 kent, köy kasabadan alınan toprak örnekler yer alıyor.

Hill 60 adı Port Kembla’ tepeye verildi.
Sydney’e buçuk saat uzaklıkta, Wollongong yakınındaki Port Kembla’ deniz kenarındaki manzaralı, 71 metre yüksekte tepeye ‘Hill 60’ (60 rakımlı tepe) adı verildi. Eğer özel adı yoksa, haritacılıkta yaygın olarak kullanıldığı gibi tepenin adının normalde ‘Hill 71’ olması gerekir. Ama tepenin adı Hill 60. Tepeye verilen adın, Birinci Dünya Savaşı’ndan geldiğine inanılıyor. Tepeye adın ne zaman neden verildiği tam olarak bilinmiyor. Gelibolu Hill 60’dan yoksa yine Avustralya askerlerinin Batı Cephesi’nde Belçika – Ypres’ çarpıştığı aynı adlı tepeden geldiği konusunda kesin bilgi bulunmuyor. Anzac Memorial’in internet sitesindeki makaleye göre tepenin Hill 60 adı, Gelibolu’daki Hill 60 Taaruzu’ndan geliyor. Port Kembla yakınlarındaki Illawarra Tarih Topluluğu Başkanı Müzenin yöneticisi ise, bölgede yaşayanların, Hill 60 adının Ypres’den geldiğine inandığını aktardı.

Port Kembla’ Hill 60 Tepesi tepede bulunan yapıdaki levha
Avustralya’nın Birinci Dünya Savaşı macerasını resmi olarak kaleme alan Charles Bean, Ağustos 1915’deki Gelibolu – Hill 60 Muharebelerini, Avustralya askerlerinin güne kadar dahil olduğu ‘en çetin muharebelerden biri’ olarak tanımlar. Yine Gelibolu savaşı konusunda en etkili kitaplardan birini yazan Alan Moorehead 21 Ağustos 1915 Hill 60 2 km ilerideki Scimitar Hill (Yusufçuk Tepe) saldırılarını, ‘savaşa katılan asker sayısı bakımından Gelibolu Muharebeleri’nin en büyük savaşları’ olarak tarif. vurguya rağmen Avustralyalı tarihçiler, Hill 60 Muharebeleri’nin ihmal edildiğini, hak ettiği şekilde araştırılmadığını kabul ediyor.

yazıya emoji tepki ver

😡0Kızgın🤣0Hahaha👍0dim.❤️0Muhteşem😢0Üzgün😮0İnanılmazÖnceki haberFT: Batı, Türkiye’deki gelişmelere neden sessiz?

En Son Haberler

FT: Batı, Türkiye’deki gelişmelere neden sessiz?İmamoğlu savunmanın ikinci gününde: Yaşanan sel felaketi İBB davasıyla doğrudan alakalı“Patronların kâr kaybı milli güvenlik değildir!”Son 45 yılın en büyüğü: İstanbul’a metrekareye 273. yağış“Türkiye’ muhalif basına yönelik baskıları şiddetle kınıyoruz”