Beşiktaş Avrupa'ya asılıyor. Hem ne asılmak… Vlahovic yok, Cerny yok, Orkun sakatlanıp çıkınca bildik düzen bozulabilirdi ama hiç öyle olmadı. Avrupa ayırmadan her maçta rotasyon yaparak elindeki tüm oyuncuları formda tutan Italiano, bunun semeresini Hoffenheim deplasmanında gördü. Vlahovic'in yerine oynayan OH, ilk dakikadan itibaren Alman savunmasının arasına Altay tankı gibi daldı. Topu kovaladı, rakibi kovaladı; önüne atılana koştu, arkasına atılana koştu. Durmak bilmedi vesselam! Böyle emek karşılıksız kalsa yazık olurdu. Çok şükür, kalmadı. OH iki nefis gol atarak zorlu deplasmanda maçı kotaran adam. İlk yarıda daha çok topla oynayan bizdik ama rakibin kontratakları oldukça etkiliydi. Savunmadan çıkarken Agbadou Ouattara'nın pas hataları zaman zaman başımızı ağrıtmaya yetti.
Sakatlanan Orkun'un yerine giren Miretti iyi iş çıkardı. Orta sahaya enerji kattı. Ardından Salih oyuna girince bölgede daha diri kaldı. Yediğimiz ilk gol, tanıdık isim olan Asllani'den geldi. golde Agbadou Murillo'nun kendi sol taraflarına yönelmeleriyle Kosovalı oyuncunun önü açıldı; fırsatı gole çevirdi. Güzel olan ki maçı kazanmak için büyük emek harcayan Beşiktaş, öne geçtikten sonra skor yeniden eşitlendiğinde bozulmadı. Aynı heyecanla mücadelesine devam.
Olaitan, İlhan inatla OH'u beslediler. Koreli Kartal şahane performans sergileyip iki gol atarak geceyi aydınlatan yıldız gibi parladı. Hiç kolay değil, Alman takımını kendi evinde yenmek gerçekten kolay değil. Helal olsun Beşiktaş… Öyleyse şarkımızı söyleyeyim; OH OH suyundan … tribünleri dolduran gurbetçi Kartallar, emeğinize, yüreğinize sağlık. İyi ki varsınız.
Ayrıntılar için lütfen