IND [Inter.National.Design] tarafından tasarlanan Kabataş Transfer Merkezi Meydan Düzenlemesi, İstanbul' yer alıyor.

Kabataş, İstanbul’un deniz kara ulaşım ağlarının kesiştiği en önemli transfer noktalarından biridir. Tarihsel, kültürel coğrafi konumu; Boğaz, Taksim, Dolmabahçe kent merkezi kurduğu güçlü ilişkiler, bölgeyi yalnızca ulaşım odağı değil, aynı zamanda önemli kentsel eşik haline getirmektedir. Günümüzde ise artan yolcu yoğunluğu, farklı ulaşım sistemlerinin aynı noktada üst üste binmesi mevcut geçici yapıların yetersizliği, Kabataş’ın yeniden ele alınmasını zorunlu kılmaktadır.

Kabataş Transfer Merkezi, bölgedeki ulaşım altyapısını yeniden düzenlerken Kabataş’ı yalnızca transfer noktası olarak değil, kent yaşamının sürekliliğini destekleyen yeni kamusal odak olarak ele almaktadır.Proje, günlük yaklaşık 70.000 kullanıcının deniz kara ulaşım sistemleri arasındaki hareketini mümkün olduğunca kesintisiz okunabilir hale getirmeyi amaçlar. Mevcut yoğunluğun yanı sıra gelecekte oluşabilecek kapasite artışları dikkate alınarak farklı ulaşım türleri arasındaki ilişkiler yeniden kurgulanmaktadır. yaklaşım içerisinde ulaşım verimliliği kadar yaya deneyimi, kamusal alan kalitesi kıyı kurulan ilişki tasarımın temel bileşenleri olarak değerlendirilmiştir.Kabataş’ın tarihsel kültürel değerlerinin korunması, Boğaz siluetinin sürekliliği yapılaşmanın kıyı üzerindeki görsel etkisinin sınırlandırılması projenin temel tasarım ilkeleri arasındadır. nedenle proje, güçlü baskın mimari nesne üretmek yerine, kamusal alanı peyzajı ön plana çıkaran daha yatay geri planda kalan mekânsal organizasyon önermektedir.Yeni düzenleme mevcut kıyı çizgisini korurken, Meclis-i Mebusan Caddesi’nden denize doğru açılan üçgen biçimli ana meydanı projenin temel kamusal odağı olarak tanımlar. Meydan, bekleme alanları arasından doğrudan denize ulaşımı mümkün kılarken Dolmabahçe Sarayı yönünden gelen kentsel aks güçlü görsel ilişki kurar. Ana meydana ek olarak kıyı boyunca oluşturulan üç açık alan, farklı noktalarda denizle doğrudan temas kurulmasını sağlayarak kamusal alanın sürekliliğini güçlendirir.

Deniz ulaşımına hizmet eden bekleme alanları, farklı işletmelerin ihtiyaçları doğrultusunda dört temel bölüm halinde düzenlenmiştir. İDO, BUDO, Şehir Hatları özel motorlara hizmet veren kapalı bekleme salonlarının önünde, yolcu hareketlerini destekleyen örtülü açık bekleme platformları bulunmaktadır. Kamusal kullanımların alanlarla birlikte ele alınması, transfer işlevinin günün farklı saatlerinde devam eden kentsel yaşamla bütünleşmesini sağlar.Projenin önemli bileşenlerinden biri, Fındıklı Parkı bütünleşerek yeni kıyı peyzajı oluşturan eğimli park düzenlemesidir. Meydan kotundan başlayan park, yaklaşık %10 eğimle yükselerek Boğaz’a yönelen geniş seyir yüzeyi oluşturur. Peyzaj, mevcut yeşil alanların devamı olarak ele alınmış; kıyıdaki açık alan sistemini güçlendiren, oturma, dinlenme, buluşma seyir işlevlerini araya getiren yeni kamusal topografya önerilmiştir.Transfer merkezinin yalnızca gündüz saatlerinde kullanılan ulaşım altyapısına dönüşmemesi amacıyla ticaret, yeme-içme sergi gibi kamusal programlar farklı kotlarda tasarıma entegre edilmiştir. Böylece alanın gece gündüz kullanımının sürekliliği desteklenerek Kabataş’ın geçiş mekânı olmanın ötesinde yaşayan kent parçasına dönüşmesi hedeflenmektedir.

Araç trafiğinin kıyı üzerindeki baskısını azaltmak amacıyla proje kapsamında 67 otobüs kapasiteli yer altı otoparkı tasarlanmıştır. Otopark girişi Meclis-i Mebusan Caddesi’nin Karaköy yönünde, çıkışı ise Dolmabahçe Sarayı yönünde konumlandırılmıştır. Turist otobüslerinin yüzeyden kaldırılmasıyla araç-yaya ilişkilerinin iyileştirilmesi, trafik yükünün azaltılması kıyının kamusal kullanımının güçlendirilmesi amaçlanmaktadır. Sonuç olarak Kabataş Transfer Merkezi; farklı ulaşım sistemlerini tek bütüncül organizasyon içerisinde araya getirirken, kıyıyı yeniden kamusal yaşama kazandıran kentsel dönüşüm önerisidir. Proje, ulaşım altyapısını peyzaj, kültür kamusal yaşamla birlikte ele alarak Kabataş’ı yalnızca insanların geçtiği değil, durduğu, buluştuğu, denizle ilişki kurduğu kentin parçası olduğu kamusal eşik olarak yeniden tanımlar.