Türkiye, Made in EU düzenlemesinin kapsamı dışında kalmamak için Avrupa Birliği kurumlarıyla temaslarını sürdürürken otomotiv sektörünün mevcut üretim entegrasyonunu korumayı hedefliyor. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, sektör temsilcileriyle yaptığı toplantıda Türkiye’nin düzenlemeye eksiksiz biçimde dahil edilmesine yönelik diplomatik girişimlerin son durumunu değerlendirdi. Taslağın Türkiye’yi kapsam dışında bırakması halinde otomotiv üretimi, Avrupa’ya ihracat sınır ötesi tedarik ağları açısından yeni riskler ortaya çıkabileceği belirtiliyor.

Türkiye, Avrupa Otomotiv Ekosistemindeki Konumunu Korumayı Hedefliyor

Ticaret Bakanlığı, Türkiye’nin Avrupa sanayi sistemiyle bütünleşmesinin temel dayanaklarından biri olarak Gümrük Birliği’ni gösteriyor. 1996 yılının başında yürürlüğe giren anlaşma, iki taraf arasında üretim, ticaret tedarik ilişkilerinin gelişmesine zemin hazırlarken otomotiv sektörü ekonomik entegrasyonun öne çıkan alanlarından biri haline gelmiş durumda.

Otomotiv sektörümüzün çatı kuruluşları Ticaret Bakanlığımızda araya geldik.

(20.10.2026)./s7cPXy7QxW

—.C. Ticaret Bakanlığı () October 20, 2026

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Otomotiv İhracatçıları Birliği (OİB), Otomotiv Sanayi Derneği (OSD) Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) yöneticileriyle araya gelerek taslak düzenlemeye ilişkin gelişmeleri ele. Toplantıda Türkiye’nin AB kurumları üye ülkeler nezdinde yürüttüğü temaslar, sektörün mevcut değerlendirmeleri önümüzdeki dönemde izlenecek yol haritası gündeme geldi.

Bakanlığın açıklamasına göre Türkiye’deki fabrikalar, otomotiv yatırımları parça tedarik ağları Avrupa üretim sisteminin tamamlayıcı unsurları arasında bulunuyor. Türkiye’nin kapsam dışında bırakılması, yalnızca yerli üreticilerin Avrupa pazarındaki konumunu değil, Türkiye’ üretim yapan veya ülkedeki tedarikçilerden parça alan Avrupalı şirketlerin faaliyetlerini etkileyebilir.

Avrupa Birliği, sanayi üretimini güçlendirmek küresel rekabette Avrupa’ üretilen ürünlerin konumunu desteklemek amacıyla Made in EU yaklaşımını gündemine alıyor. Düzenlemenin kapsamı, Avrupa’ üretim yapan şirketlerin teşviklerden, kamu alımlarından veya yerli üretimi destekleyen uygulamalardan hangi koşullarda yararlanacağını belirleyebileceği için Türkiye açısından stratejik önem taşıyor.

Taslakta Birleşik Krallık’ın kapsama alınması, Türkiye’nin ise kapsam dışında kalma ihtimali sektör temsilcilerinin kaygılarını artıran başlıklar arasında yer alıyor. Türkiye’nin Avrupa Birliği Gümrük Birliği ilişkisi bulunmasına rağmen düzenlemeden yararlanamaması, mevcut ticari entegrasyon yeni sanayi politikaları arasında önemli uyumsuzluk yaratabilir.

Türkiye’ üretilen otomobillerin veya otomotiv parçalarının belirli Avrupa desteklerine erişememesi, Avrupa pazarına çalışan şirketlerin rekabet koşullarını değiştirebilir. Böyle senaryoda üreticiler, düzenlemenin sunduğu avantajlardan yararlanabilmek için üretim yatırım planlarını yeniden değerlendirmek zorunda kalabilir. Bununla birlikte, Türkiye’nin kapsam dışında kalmasının fabrikaların kapanmasına veya yatırımların doğrudan başka ülkelere taşınmasına yol açacağı kesinleşmiş sonuç değildir; etkilerin boyutu düzenlemenin nihai hükümlerine bağlı olacaktır.

Türkiye’nin Avrupa otomotiv endüstrisiyle kurduğu üretim ilişkileri, düzenlemenin etkilerini yalnızca Türkiye sınırları içinde bırakmıyor. Türkiye’ üretim yapan Avrupalı markalar Türk tedarikçilerden parça temin eden üreticiler, mevcut tedarik zincirlerinin devamlılığı açısından düzenlemenin kapsamını yakından ilgilendiren taraflar arasında bulunuyor.

Ticaret Bakanlığı, Avrupa sanayisinin rekabet gücünü artırmayı amaçlayan yaklaşımın Avrupa şirketlerinin mevcut yatırımlarını zayıflatmaması gerektiğini vurguluyor. Bakanlığın değerlendirmesine göre Türkiye Avrupa Birliği arasındaki ortak üretim kapasitesinin korunması, otomotiv sektörünün uzun vadeli rekabet gücü açısından önem taşıyor.

Avrupalı otomotiv üreticileri sektör temsilcilerinin Türkiye’deki üretim tesislerinin yatırımlarının stratejik rolünü AB’deki karar alıcılara aktardığı belirtiliyor. Türkiye’nin düzenlemeye dahil edilmesi yönündeki girişimlerde, yalnızca ihracat ilişkilerinin değil, Avrupa genelinde birbirine bağlı çalışan üretim hatlarının korunması öne çıkıyor.

Türkiye’nin Made in EU Kapsamına Alınması Neden Önem Taşıyor?

Türkiye’nin düzenlemeye dahil edilmesi, mevcut Gümrük Birliği ilişkilerinin yeni Avrupa sanayi politikaları karşısında korunmasına katkı sağlayabilir. Böyle yaklaşım, Türkiye’ üretilen araçların parçaların düzenleme kapsamında tanınmasının önünü açarken Avrupa’daki üreticilerin Türkiye merkezli tedarik ağlarından yararlanmayı sürdürmesine destek verebilir.

Kapsama alınmama durumunda ise Türkiye’den Avrupa’ya otomotiv ihracatı yapan şirketler, belirli destek programları veya kamu alımları bakımından dezavantajlarla karşılaşabilir. Etkinin büyüklüğü, AB’nin hangi ürünleri düzenlemeye dahil edeceğine, yerli üretim şartlarını nasıl tanımlayacağına Türkiye gibi Gümrük Birliği ortağı ülkeler için hangi hükümlere yer vereceğine göre değişebilir.

Ticaret Bakanlığı sektör temsilcilerinin yürüttüğü temaslar, nihai düzenleme şekillenene kadar önemini koruyacak. Türkiye açısından temel hedef, Avrupa otomotiv ekosistemiyle yıllar içinde gelişen üretim tedarik bütünleşmesinin yeni kurallar nedeniyle zarar görmesini önlemek Türk üreticilerin Avrupa pazarındaki rekabet koşullarını korumak olacak.