Artı Gerçek- AK Parti MKYK sona. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Parti Sözcüsü Ömer Çelik, toplantı sonrasında açıklamalarda bulundu.

DÜNDAR ZİYA GÜLTEKİN TEPKİSİ: NEFRET SÖYLEMİNİ LANETLİYORUZ

Çelik, sözlerine trafik kazasında yaşamını yitiren Üsküdar Belediye Başkanvekili Dündar Ziya Gültekin için başsağlığı dileyerek başladı. Sosyal medyada yazılanlara tepki gösteren Çelik, " kayıptan sonra, çok çirkin, gerçekten çok acı verici birtakım ımlar yapıldığını gördük sosyal medyada. vefat haberi karşısında böylesine nefret söyleminin örgütlü şekilde kullanılmasını, ortaya çıkarılmasını en güçlü şekilde lanetliyoruz. Onun dışında pek çok siyasi partiden son derece sağduyulu, son derece insani hassasiyetlere saygılı acı kaybımız karşısında gereken ımı, acımızı maya dönük mesaj yayınlayanlar. Onlara şükranlarımızı, sunuyoruz".

KANİ TORUN'UN AKP'YE KATILMASI: EVİMİZE HOŞ GELDİNİZ DİYORUZ

Yeni Yol Partisi'nden istifa eden Kani Torun'un AKP'ye katılmasını değerlendiren Çelik, "Daha önceden yol arkadaşlığı yaptığımız milletvekilimiz Kani Torun Bey partimize tekrar geldiler, katıldılar. Kendisine 'evimize hoş geldiniz' diyoruz. Kani Bey'in Afrika' biliyorsunuz çok önemli çalışmaları oldu, çok değerli arkadaşımız. Bundan sonrasında inşallah partimizde, kendi evinde çalışmalarını sürdürmeye devam edecek. Tabii partimize hem belediye başkanlarından, hem milletvekillerinden çok sayıda katılım talebi. partimizin yetkili kurulları titizlikle, inceliyor. Önümüzdeki dönemde hem milletvekili, seviyesinde, hem belediye başkanı, belediye meclis üyesi seviyesinde, pek çok katılımı hep beraber göreceğiz. Bugün Bodrum'dan meclis üyesi arkadaşımız, aramıza katıldılar. Bütün bunlar partimizin Türkiye'nin geleceği için, AK Parti'nin Cumhur İttifakı'nın güvenilir adres olduğunu, hem Türkiye'nin yeni dünyanın ortaya çıkardığı sorunları çözmede, hem geleceğe yürümedeki iradesini AK Parti Cumhur İttifakı'nın temsil ettiğini gösteren yaklaşımlar" diye konuştu.

'FON ŞEYTANLARINA KARŞI TAVİZSİZ BİR ŞEKİLDE HAREKET EDİLİYOR'

Fon krizini değerlendiren Çelik, "Bizim fon dolandırıcıları, fon şeytanları dediğimiz yolsuzlukları yapanların üzerine gidilmesi konusunda yüksek iradeyle kararlı tavizsiz şekilde hareket ediliyor. Tabii ki fon şeytanları, fon dolandırıcıları dediğimiz kişilerle meşru yatırımcıyı, buraları meşru yatırım aracı olarak kullanan vatandaşlarımızı hassasiyetle birbirinden ayırıyoruz. Türkiye'nin konular tartışılırken sermaye piyasalarına zarar verecek, Türk ekonomisine zarar verecek birtakım yaklaşım değerlendirmelerin doğru olmadığını ifade ediyoruz. Ama bunun yanı sıra tabii fon şeytanlarının, fon dolandırıcılarının, üzerine gidilmesi konusundaki kararlılığımızı mekanizmalarla ifade etmeye devam ediyoruz".

'LİNÇ KAMPANYASIYLA KİMSEYİ MAHKUM ETMEYİZ'

Çelik, şöyle devam etti:

"Daha önce ifade etmiştim, herhangi siyasi linç kampanyasıyla kimseyi mahkum etmeyiz, ettirmeyiz. Ama herhangi siyasi himayeyle herhangi iddianın örtbas edilmesine müsaade etmeyiz. Burada temel mesele bütün gerçeğin açığa çıkması gerçeğin açığa çıkması birlikte gereken, sonuçlara ulaşılmasıdır. yüzden, devletin bütün kurumları Cumhurbaşkanımızın talimatıyla görevinin başında meselenin tam olarak açığa çıkması, fon şeytanlarının, fon dolandırıcılarının, hem çaldıkları paraların geri alınması, hem cezalandırılması konusunda adliyeden maliyeye, bütün denetim kurumlarına kadar herkes, görevinin başında. Meşru yatırımcının korunması, mağdur edenin korunması için gereken hassasiyet gösteriliyor. Burada kimse kimsenin avukatı ya savcısı değil. Kimse kimsenin, ne herhangi siyasi linç kampanyasıyla kendini savcı yerine koyup mahkum etmesi gibi yaklaşım içinde olmamalı. Kimse herhangi iddia varsa birilerinin avukatı olup herhangi siyasi himaye içerisine girmemeli şeklindeki ilkemizi ayakta tutuyoruz. konuyla, konuyla sonuna kadar mücadele edecek iradenin, Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla tam olarak inşa edildiğini, Cumhurbaşkanı yardımcımızın başkanlığındaki, koordinasyon kurulunun görevi ifa etmek üzere üst üste toplantılar yaptığını ifade ediyoruz."

'KAYIP ZARARLARIN SORUMLULARDAN TAHSİLİ HEDEFLENİYOR'

Çelik, "Tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonları hakkındaki kanun taslağı çalışmaları çerçevesinde Plan Bütçe Komisyonunda kabul edilen birinci olarak kanun teklifiyle tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarından düzenlemenin yayımı tarihinde tasfiyesi tamamlanmış olanlarının dediğim gibi adil, şeffaf etkin şekilde tasfiyesi amaçlanıyor. Ayrıca fonların mal varlığından hukuka aykırı olarak çıkarılan değerlerin geri kazanılması hedefleniyor. Fon kayıp zararının sorumlulardan tahsili hedefleniyor geri kazanan değerlerin fon payı sahibine ödenmesi şeklindeki usul esasları düzenleyecek Yüce Meclis bunu tartışacak. Yüce Meclis'in tartışmasıyla birlikte hedeflere ulaşacak şekilde düzenlemenin hayata geçmesi esas olacak. Tabii tüm bunun siyasi çerçevesini oluşturan şey, siyasi iradesini oluşturan şey bütün adımları etkili şekilde atarken, dediğim gibi fon şeytanları fon dolandırıcıları dediğimiz sahtekar tamahkarlarla meşru yatırımcıyı birbirinden ayırt etmek, buradaki sorunla ekonominin bütününün gücü arasındaki ayırt edici yaklaşımlara önem vermek çok önemli".

'YANLIŞ YAPANLARDAN HESABI SONUNA KADAR SORULACAK'

Çelik, "Herhangi şekilde bunların siyasi linç kampanyasıyla insanların hedef gösterilmesi doğru değil. Herhangi siyasi himayeyle herhangi iddianın üzerine gidilmemesi gibi yaklaşım söz konusu olamaz. Hem siyasi linçe karşı olduğumuzu, hem siyasi himayeye karşı olduğumuzu net şekilde söylüyoruz. Bunun yolu adliyenin maliyenin çalışmaları çerçevesinde bütün gerçeğin açığa çıkmasıdır. açığa çıkması üzerinden argümanların geliştirilmesidir. Yoksa siyasi polemik konusu yapmak üzere çeşitli şeyler çarpıtıldığı zaman zaman mesele yanlış yerlere gidebiliyor. Burada bizim kararlılığımız nettir açıktır. fon şeytanlığının, fon dolandırıcılığının üzerine sonuna kadar gideceğiz. Kime yakın, kime uzak, kime kimi kim nerede duruyor, hangi makam sahibi, bunların hiçbirinin önemi. Dediğim gibi ne siyasi linçle mahkum ettiririz herhangi kimseyi, ne siyasi himayeler hangi iddianı örtbas ettiririz. Gerçek sonuna kadar açığa çıkacak yanlış yapanlardan bunun hesabı en güçlü şekilde sorulacak" diye konuştu.

'IRAK TÜRKMEN CEPHESİ BAŞKANI MUHAMMED SELMAN AĞA'NIN DEVLET BAKANLIĞINA SEÇİLMESİ SON DERECE OLUMLU BİR ADIM'

Çelik, "Irak'ın bütünlüğü konusunda cumhurbaşkanımızın yıllardır verdiği mücadele. Irak'ta çeşitli başbakanlarla çalıştı, başbakanlığı döneminden itibaren sayın cumhurbaşkanımız orada bütün unsurların Türk, Kürt, Türkmen, Arap bütün mezhep unsurlarının arada yaşaması, bütüncül Irak profilinin ortaya çıkması için cumhurbaşkanımızın neredeyse çok uzun zamana yayılan gayreti, çabası, emeği. Buradaki önemli başlıklardan tanesi Irak'taki Türkmen kardeşlerimizin kendilerine hak ettikleri yeri bulabilmeleriydi. Tabii sayın Irak Başbakanı Ali Zeydi çerçevede son derece kapsayıcı çalışmalar ortaya koyuyor. Hem terörüz bölge konusunda sayın başbakanın çok doğru yaklaşımları olduğunu görüyoruz, hem bütünsel herkesi kapsayan hükümet modelinin ortaya çıkması konusunda son derece doğru yaklaşımları. çerçevede Irak Türkmen Cephesi Başkanı Muhammed Seman Ağa'nın Irak hükümetinde devlet bakanlığı görevine seçilmesini son derece olumlu adım olarak değerlendiriyoruz. hem Irak'ın asli unsuru olan Türklerle, Araplarla birlikte asli unsuru olan Türkmen kardeşlerimizin tarihi aşamaya geçtiğini gösteriyor, hem Türkiye açısından Irak'ın birliği, bütünlüğü, toprak bütünlüğü, egemenliği bundan sonra geleceğe bütün herkesi kapsayan hükümet modelleriyle ilerlemesi bakımından son derece önemlidir. Bunun son derece kıymetli olduğunu düşünüyoruz".

ERDOĞAN'DAN SÜREÇ KONUSUNDA HASSASİYET UYARISI

Kürt meselesinin çözümüne yönelik sürece dikkat çeken Çelik, "Sayın Cumhurbaşkanımızın, genel başkanımızın her zaman üzerinde hassasiyetle durduğu konu terörsüz Türkiye süreci terörsüz bölge süreci konusundaki gelişmeler. Burada Sayın Cumhurbaşkanımız, genel başkanımız, AK Parti Cumhur İttifakı'nın birlik bütünlük içerisinde yürüttüğü politika olan, politikanın başarıya ulaşması için gereken hassasiyetin gösterilmesi konusunda her zaman MKYK'mıza MYK'mıza hatırlatmalarda uyarılarda bulunuyor" diye konuştu.

'SİYONİST İŞGALCİLİK EMPERYALİST BÖLÜCÜLÜK FİTNE ÇIKARMAYA ÇALIŞIYOR'

Ortadoğu'daki gelişmeleri değerlendiren Çelik, "Geldiğimiz noktada burada çevre etrafımızdaki gelişmelere baktığımızda aslında terörsüz Türkiye terörsüz bölge sürecinin ne kadar kıymetli, zamanlamasının ne kadar doğru süreç olduğunu hep beraber görüyoruz. Amerika Birleşik Devletleri İsrail'in İran'a saldırısından sonra bölgede ortaya çıkan tablo, Gazze'deki soykırım devam ederken İsrail'in Batı Şeria'ya Gazzeleştirmeye dönük attığı adımlar, Lübnan'a yaptığı saldırılar, Suriye topraklarına yaptığı saldırılar, yine Suriye içerisinde Süveyda bölgesindeki ayrılıkçı grupların bütün faaliyetlerini gördüğümüzde aslında çok daha büyük siyasi projenin yürürlüğe koyulmaya çalışıldığını görüyoruz. Dün Netanyahu'nun yayınladığı harita vesilesiyle tartışma ortaya çıkmıştı. Siyonist işgalcilik emperyalist bölücülük adeta kol kola girmiş, bölgedeki Türkleri, Kürtleri, Arapları birbirlerinden uzaklaştırmak, aralarında fitne çıkarmak için elinden gelen bütün enstrümanları, çabayı devreye sokmuş durumda. Hem emperyalist bölücülüğe karşı, hem Siyonist işgalciliğe karşı en güçlü duruşu bölge halkları olarak kardeş ülkelerle birlikte sergilemek durumundayız. bakımdan, terörsüz Türkiye süreci aynı zamanda terörsüz bölge süreci olarak, terörsüz Türkiye terörsüz bölgenin kol kola yürüyen, iç içe geçmiş, birbirinden ayrılmaz kader birliği olan süreçler kavramlar olduğunu ifade etmiştik. hem milletimizin huzurunu bekasını teminat altına alma bakımından, hem bölgedeki kardeş halkların üzerindeki Siyonist işgalcilik emperyalist bölücülük temelli siyasi projelerin berhava edilmesi bakımından son derece kıymetli, sonuçlar doğuracaktır".

NEÇİRVAN BARZANİ'YE 'NOBEL' TEŞEKKÜRÜ

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Neçirvan Barzani'nin " sorunun çözümü büyük olaydır çözülürse çözen kişi Nobel Barış Ödülü'ne layıktır. Bence noktada birinci kişi Cumhurbaşkanı Erdoğan’dır" sözlerini hatırlatan Çelik, "Tabii Kuzey Irak yönetiminden Sayın Barzani, Neçirvan Barzani adımları sebebiyle Sayın Cumhurbaşkanımızın, Nobel Barış Ödülü'nü hak ettiğini vurgulamıştır, kendisine teşekkür ediyoruz. Ama tabii bunlar çeşitli mekanizmalar, çeşitli şekillerde gündeme geliyor. Ama Cumhurbaşkanımızın en önemsediği şeyin bölge halklarının kardeşliği, onların rızası duası olduğunu siyasi gayretini çerçevede sürdürdüğünü kere daha ifade etmek isterim" ifadelerini kullandı.

'BAZEN BİR AYDA GİDEMEDİĞİNİZ İLERLEMEYİ BİR GÜNDE ELDE EDERSİNİZ'

Sürecin ağır ilerlediği eleştirilerine yanıt veren Çelik, "Zaman zaman terörsüz Türkiye terörsüz bölge ilgili aksamalar olduğuna dair birtakım yaklaşımlar ortaya çıkıyor. Tabii bunlar inişli çıkışlı süreçlerdir, lineer süreçler değildir, doğrusal süreçler değildir. Bazen ayda gidemediğiniz ilerlemeyi yerde elde edemediğiniz ilerlemeyi günde elde edersiniz. Bazen tersi. sebeple önemli olan buradaki çalışmaların doğru yapılmasıdır. Biz tabii çok sayıda olumsuz cümle, söylem, negatif yaklaşım görüyoruz. Tek tek bunlara cevap vermeye kalksak odağımızı kaybederiz. Odağımız terörsüz Türkiye'nin terörsüz bölgenin hedefine ulaşmasıdır. yüzden odağımızdan ayrılmamalıyız. Odağımız konusunda hassasiyetimizi en güçlü şekilde korumalıyız. Sayın Cumhurbaşkanımızın, genel başkanımızın bize verdiği talimat budur" diye konuştu.

'DEVLETİN KURUMLARI ÜZERLERİNE DÜŞENİ BİLİYOR'

Çelik, "İşte birtakım kavramsal çerçeveler birbirine çarpıştırılıyor. Birtakım kelimeler birbirine çarpıştırılıyor. Birtakım öncelikler, sonralıklar birbirine çarpıştırılıyor. Ama esas bellidir. çerçevede Sayın Bahçeli'nin yaptığı tarihi çağrıdan sonra Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla Terörsüz Türkiye Terörsüz Bölgenin devlet politikasına dönüşmesiyle birlikte yüce Meclis devreye girmiştir. Oradaki komisyonla birlikte rapor hazırlanmıştır. Daha sonra silah bırakmayı temin edecek PKK terör örgütünün tasfiyesini tamamlayacak mekanizmanın ne olduğuna dair kanun 467 gibi tarihi kararla çıkmıştır. Bundan sonrasında yapılması gereken kanunun gereklerini yerine getirmek, kanunun gerekleri yerine gelip terör örgütünün tasfiyesi silah bırakılması gerçekleştiğinde kanun zaten otomatik olarak devreye girecek süreç sağlıklı şekilde işleyecektir. Onun dışında sürekli olarak mekanizmanın üzerindeki yorumlar çeşitli tarih bildirmeler, çeşitli yol göstermeler, çeşitli olumsuz değerlendirmeler meselenin dışında devletin kurumları Cumhurbaşkanımızın talimatıyla işinin başındadır, üzerlerine düşeni biliyorlar. Yüce Meclis'in onayladığı yasayla birlikte yol haritası iyice berraklaşmıştır".

'YOL HARİTASININ KANUNİ ZEMİNİ OLUŞMUŞTUR'

Çelik, "Yol haritasının siyasi tarafı, sosyal tarafı aynı şekilde dediğim gibi kanuni zemini oluşmuştur. Yıllardır söylenirdi: işlerde siyasi irade olsa bile kanuni zemin oluşmadığı için ilerlenemiyor denirdi. E kanuni zemin oluşmuştur. Bundan sonrasında önemli olan mekanizmanın hızlı şekilde çalışmasıdır. Bunun karşısında duran yani terörsüz Türkiye terörsüz bölge sürecini bütün berraklığın dışına çıkarmaya çalışan burada flu alan oluşturmaya çalışan süreci baltalamaya çalışan hangi odak olursa olsun Siyonist işgalciliğin emperyalist bölücülüğün yanında kendisini konumlandırmış olur" diye konuştu.

'SÜREÇ HERKESİN FAYDASINA'

Çelik, "Terörsüz Türkiye terörsüz bölge süreci; Türk'ün, Kürt'ün, Arap'ın, Süryani'nin, Alevi'nin, Ezidi'nin, Nusayri'nin, Şii'nin herkesin faydasına olan süreçtir. Herkesin hakkı olan huzuru refahı güvenliği getirecek süreçtir. sebeple bunun karşısında duranın tüm kavramlarla kavgası olduğu ortaya çıkmış. Dikkatli dil kullanmak lazım. Birtakım yanlış projelerin parçası olacak yaklaşımlardan uzak durmak lazım. İşin olumlu tarafına, işin pozitif tarafına odaklanmak lazım. Şimdiye kadar olumlu anlamda pek çok adım atıldı, pozitif anlamda pek çok gelişme yaşandı. Bunları daha güçlendirecek adımlar atma konusu irade Cumhur İttifakı'nda vardır. Ama dediğim gibi 467 gerçekleşen, ortaya çıkan iradenin, içerdiği yasanın içerdiği yol haritasına uyulduğu müddetçe herhangi kaza ihtimali söz konusu olmayacaktır. Tabii ki biliyoruz, istihbari olarak biliyoruz, siyasi olarak biliyoruz; süreci sabote etmek isteyen, Siyonist işgalciliğin emperyalist bölücülüğün sponsoru olan bazı ülkeler, bazı odaklar olduğunu biliyoruz, görüyoruz. Ama burada herkes basiret sağduyuyla sürecin doğru sonuca ulaşmasını sağlamaya çalışmalıdır. Tarih bunun üzerine bugün kuruluyor. Bütün fitne senaryolarına karşı, bütün emperyalist senaryolara karşı Türksüz Kürt, Kürt'süz Türk, Türk Kürt olmadan Arap, Arap olmadan Türk Kürt doğru, huzurlu anlamlı geleceğe kavuşamaz. kader birliğidir. hem kaderdaşlıktır hem geleceği beraber kurma iradesidir. gözle bakmamız gerekir diye değerlendiriyoruz".