Sabahları daha yatağı toplamadan, kahveyi koymadan, bazen yüzümüzü bile yıkamadan pencereyi açarız. Kışsa üstten biraz, yazsa sonuna kadar. Ev havalansın. Gece boyunca içeride biriken hava çıksın, dışarıdan temiz hava girsin.
Peki dışarıdaki hava temiz değilse?
Yerevan’ yaşamak nasıl diye sorarlar İstanbul’a geldiğimde. Tek cevabı yok tabii. Yerevan küçük şehir. yerden yere ulaşmak kolay. Çocuk büyütmenin İstanbul’la kıyaslanmayacak kadar rahat tarafları. Kadın olarak sokakta, özellikle geceleri, kendimi İstanbul’dan daha güvende hissettiğimi daha önce yazmıştım.
Öteki tarafı Son yıllarda artan kiralar, pahalılaşan hayat, bitmek bilmeyen inşaatlar… Birkaç yılda bambaşka şehre dönüşen mahalleler. Ama biri var ki onu “Yerevan’ın eksileri” listesine yazıp geçmek mümkün değil:. Pahalı restorana gitmezsiniz, kirası yüksek mahallede yaşamazsınız, trafikten kaçmak için yürürsünüz. Ama nefes almamayı seçemezsiniz.
Dağ havası
Uzun süre Yerevan’ın kuru havasının avantaj olduğunu düşündüm. Dağlık yer, soğuk kışlar… Kafamızda bunların hepsi “temiz hava”yla yan yana duruyor. Soğuk hava diri tutar, dağ havası iyidir. Tam öyle değilmiş.
Arkadaşlarımla son zamanlarda sık konuştuğumuz şeylerden biri. Burnumuzun sürekli tıkalı olması mesela. Çocukların nefes almakta zorlanması, sabah boğazımızdaki kuruluk. Bunların hepsinin sebebi hava kirliliğidir diyemem. Ama aynı şehirde yaşayan insanların aynı şeylerden şikâyet etmesi insanın aklına takılıyor.
Hava kirliliğiyle ilgili okumaya başladığınızda sürekli karşınıza çıkan ifade var: PM2.5. Ben araştırana kadar ne olduğunu bilmiyordum. En basit haliyle havada asılı duran, gözümüzle göremeyeceğimiz kadar küçük parçacıklar. Akciğerlerin derinlerine kadar ulaşabiliyorlar.
AirQuality.am’in 2025 yılı değerlendirmesine göre, Yerevan’ yıllık ortalama PM2.5 seviyesi Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği sınırın 5,6 katına ulaşmış. Üstelik yılın 214 gününde günlük kılavuz değer aşılmış. 214 gün, yılın yarısından fazlası… günlerin kaçında çocuğumu parka götürdüm? Kaç sabah “hava ne güzel” deyip pencereyi sonuna kadar açtım?
Gördüğümüz, göremediğimiz
Pencere pervazını siliyorsunuz, çok geçmeden elinizi üzerinde gezdirince ince toz tabakası yeniden orada. Bazen toz değil sanki. Ama asıl tehlike gözümüzle gördüğümüz tozlar değil, akciğerlerimize kadar ulaşabilen görünmez parçacıklar.
İlk yıllarda bunu sadece Yerevan’daki inşaat fazlalığına bağlıyordum. bina bitiyor, ötekinin temeli kazılıyor. Vinçler şehir manzarasının öyle doğal parçası oldu ki artık onları görmüyoruz. Bütün suçu inşaata atası geliyor insanın ama kadar basit değil.
Trafik var, ısınma var, sanayi. Şehrin içinde çevresinde taş ocakları. Coğrafya yardım etmiyor. Yerevan dağlarla çevrili havzada. Özellikle soğuk dönemlerde yukarıdaki sıcak hava tabakası aşağıdaki soğuk havanın üzerinde kalabiliyor, kirli havanın dağılması zorlaşıyor. En basit haliyle şehrin üzerine görünmez kapak kapanıyor.
Üç bin yedi yüz
State of Global Air 2025 raporuna göre, Ermenistan’ 2023 yılında yaklaşık 3.700 erken ölüm, dış ortam havasındaki PM2.5 kirliliğine maruz kalmaya atfediliyor. tek tek ölüm belgelerinden çıkarılmış sayı değil. Hava kirliliğine maruziyet sağlık riskleri üzerinden hesaplanmış bilimsel tahmin.
Dünya Sağlık Örgütü hava kirliliğini kalp damar hastalıkları, inme solunum yolu hastalıklarıyla ilişkilendiriyor. Çocukların gelişmekte olan akciğerleri ise daha hassas. Üstelik hava kirliliğinin yol açtığı sağlık sorunları her zaman hemen ortaya çıkmıyor. Etkileri yıllar içinde birikebiliyor.
Kirli suyu görürseniz içmezsiniz. Bozulmuş yemeğin kokusunu alırsınız. Kötü hava ise her zaman kötü görünmüyor. Güneş var, Ararat pırıl pırıl karşınızda, gökyüzü mavi… Hava temiz sanıyorsunuz.
Alışmak
Bütün bunları araştırırken başka şey takıldı aklıma. Biz buna ne kadar tepki gösteriyoruz?
Yerevan çevre meselelerine hiç tepki göstermeyen şehir değil. Ağaç kesildiğinde sokağa çıkılıyor. Parka dokunulduğunda insanlar belediyenin önüne gidiyor. Hava kirliliği için geçen yıl maskelerle yürüyüş düzenlendi. Ama tepki, meselenin büyüklüğüyle aynı yerde değil.
Mart 2025’te Yerevan for People girişiminin hava kirliliği üzerine düzenlediği toplantıyı anlatan Hetq haberine rastladım. Habere göre katılımcıların çoğu şehirde yaşayan Ruslardı. Toplantıda konuşan doktor Levon Badalyan, burada yaşayanların kirli havaya alışmış olabileceğini söylüyor.
Ağaç kesildiğini görüyorsunuz. Parkın yerine bina yapıldığını görüyorsunuz. Karşınızda somut, itiraz edeceğiniz şey. Hava kirliliğinde ise sorumluluk pek çok yere dağılıyor. Her biri için başka kurum, başka açıklama, başka çözüm gerekiyor. Sorumluluk dağılınca öfke dağılıyor.
burada yaşayan insanların son yıllarda nelerle uğraştığını düşünmek gerek. Savaş, sınırdaki gerginlikler, güvenlik endişesi, geleceğin ne olacağına dair belirsizlik… Bütün bunlar hayatın kadar içindeyken hava kirliliği daha geri planda kalabiliyor.
Temizlenir ?
Yerevan’ çözüm için hiçbir şey yapılmıyor değil. Belediye 2023’ten beri inşaat alanlarında tozun kontrol altına alınması için yeni kurallar getiriyor. Yüksek riskli inşaatlarda koruyucu ağlar hava ölçüm cihazları zorunlu hale getirildi. Denetimler yapılıyor, cezalar artırılıyor. İnşaat alanlarının sulanması hafriyatın kapalı taşınması gibi şartlar
Merkezi hükümetin 2025–2030 hava koruma programında yeni ölçüm istasyonları, laboratuvarların yenilenmesi, inşaat madencilikte toz bastırıcı sistemler bulunuyor. İnşaatlarda toz bastırma şartına ilişkin düzenleme Mayıs 2026’ yürürlüğe girmiş.
Program kapsamında 2025’te satın alınan iki yeni ölçüm istasyonu Yerevan’a kurulmuş. Ancak Çevre Bakanlığı’nın Eylül 2026’ verdiği yanıta göre her ikisi ocak ayından beri test aşamasında. Ne zaman resmen devreye alınacakları, PM2.5 PM10 ölçümlerinin ne zaman kamuoyuyla ılacağı henüz belli değil.
Belediyenin yine Eylül 2026’ verdiği yanıta göre 14 kısa vadeli önlemin dokuzu tamamlanmış. Ancak AirQuality.am’in bilgi edinme başvurusuna verilen yanıtta önlemlerin uygulandığını doğrulayacak belgeler hava kirliliğini ne ölçüde azalttıklarını gösteren veriler ılmamış.
inşaata ölçüm cihazı yerleştirmekle inşaatın çıkardığı tozu azaltmak aynı şey değil. Elbette şehrin havası yılda temizlenmeyecek. Ama yapılanların işe yarayıp yaramadığını bilmek gerekiyor.
Doğa için harekete geçmek
hafta Yerevan, Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik Konferansı COP17’ye ev sahipliği yapıyor. 19–30 Ekim’ düzenlenen konferansın sloganı “Doğa İçin Harekete Geçmek”.
Hava kirliliği konferansın doğrudan konusu değil. Ama dünyanın çevre meselelerini konuşmak üzere Yerevan’ buluştuğu günlerde, şehrin havasını konuşmak gerekiyor. Son yıllarda önlemler alındı, ölçümler arttı, yeni programlar hazırlandı. Bunların sonuçlarını mek en az yeni önlemler almak kadar önemli.