1989 yılında cumartesi sabahı babamla Getronagan Derneği’ne gitmiştim. Sayat Nova Korosu orada çalışmalarını sürdürüyordu. Müzik hayatımda önemli yeri olan, İstanbul Devlet Opera Balesi sanatçısı Kevork Tavityan, çocukları müzikal işitme becerilerine göre değerlendiriyor koroya değerlendirme sonucunda alıyordu. yaşta yöntemin doğru mantıklı olduğunu düşünmüştüm. Müziğe ilk adımımı orada attım.
Daha sonra Lusavoriç Çocuk Korosu’na katıldım. Koro çalışmaları, özel şan solfej dersleri, konservatuvar derken müzik hayatım profesyonel yola girdi. Bugün İstanbul Devlet Opera Balesi’nde opera sanatçısı olarak görev yapıyorum.
İstanbul Ermeni Toplumu’ndaki çocuk korolarına yeni sezon için üye alımları başladı, ben bunu fırsat bilerek yıllardır kafamda olan konuyu ele almak koroya üye alımlarında işitme ritim becerilerinin değerlendirilmemesinin çocuklar aileleri üzerindeki etkilerini dile getirmek istiyorum.
koro şefi olarak yazıdaki kaygılarımın temel amacının adil değerlendirmeyle her çocuğun potansiyelini keşfetmek, müzikal yolculuğa en doğru noktadan başlamalarını sağlamak onları psikolojik sanatsal açıdan sevgiyle desteklemek olduğunu belirtmek isterim.
Ermeni toplumumuzun korolarının amacı elbette çocuk korolarını yaşatmak; çocuklarımızı araya getirmek, kültürümüzü sürdürmek müziğimizi gelecek kuşaklara aktarmak. amaç son derece kıymetli. Ancak koroya katılmak isteyen her çocuğun, müzikal işitme ritim becerileri hiç değerlendirilmeden kabul edilmesi, çocukta yanlış beklenti yaratabilir. Çocuk, koroya alındığı için müzik kulağının yeterli olduğu sonucuna varabilir. Ardından ilk provalarda “Daha kısık sesle söyle” ya “ bölümde söyleme” gibi uyarılarla karşılaşırsa, kendisini kandırılmış veya başarısız hissedebilir.
Çocuk, korodaki arkadaşları şarkıyı söylerken kendisinin susturulduğunu ya şef tarafından sık sık uyarıldığını gördüğünde şeylerin yolunda gitmediğini düşünür. yaşadıklarını anne babasıyla ır. Aile haklı olarak durumu anlamak ister, sonraki provada şefle konuşur. Böylece baştan açıkça kurulması gereken iletişim, zamanla şikâyet baskı ortamına dönüşebilir.
Müzikal işitme ritim becerileri henüz gelişmemiş çocuk, eserdeki notaları, aralıkları ritim kalıplarını ayırt etmekte zorlanabilir. Notaların sürelerini, sesin gürlüğünü hafifliğini, nüansları ya kendi sesini nasıl kontrol edeceğini öğrenmesi zaman alabilir. güçlükler çocuğun suçu değildir. Tam nedenle, koroya kabul sürecinde çocuğun mevcut becerilerini anlamak ona uygun öğrenme yolu belirlemek gerekir.
Elbette çocuk koroya ilk geldiğinde hemen uyum sağlamayabilir. Burada en önemli sorumluluk koro şefine düşer. koronun niteliği, yalnızca sahnede nasıl duyulduğuyla değil, şefin çocuklara nasıl eğitim çalışma ortamı sunduğuyla ölçülür. Çocuk korosu çalıştıracak şefin kendisini alanda iyi yetiştirmiş olması gerekir. Uzun süre koroda şarkı söylemiş, çok sesli müziği tanımış şan çalışmış olması; koristlere rahat sağlıklı şarkı söyletebilmesi önemlidir.
Şef, eser çalışmaya başlamadan önce koroya uygun ses nefes egzersizleri belirlemeli, provayı çalışmalarla hazırlamalıdır. Her çocuğun aynı hızda öğrenmediğini bilmeli, zorlanan çocuklara farklı yollarla destek olmalıdır. Solfej ritim bilgisine hâkim olmalı, yeterli düzeyde piyano çalabilmeli, vuruş tekniklerini bilmeli çocuklara verdiği işaretleri anlaşılır biçimde açıklamalıdır.
Bana yanlış gelen uygulama çocuklara çalışılacak şarkının yalnızca sözlerinin verilmesi. Çocuk henüz nota okuyamıyor olsa bile, şarkının notalarının eline verilmesi gerekir. çocuğun müziği görmesine zaman içinde öğrenmesine yardımcı olur, koroda çalışılan eserin yalnızca sözlerden ibaret olmadığını gösterir.
Çocuk korolarının başarısı, sahnede kaç çocuğun yer aldığıyla ya yıl sonu konserinde ailelerin ne kadar alkışladığıyla ölçülmemeli. Alkış, çocukların sahnedeki varlığına duyulan sevginin göstergesi olabilir fakat tek başına müzikal çalışmanın niteliğini anlatmaz. Asıl başarı, çocukların müziği öğrenebildiği, gelişebildiği kendilerini güvende hissettiği ortam kurabilmektir.
Çocuklarımızı korolarımıza kazandırmak kültürümüzü yaşatmak istiyorsak, onları koroya kabul ederken koro içindeki eğitim sürecinde dürüst özenli davranmalıyız. Doğru değerlendirme, çocuğun önünü kapatmak için değil nereden başlayacağını görmek, ihtiyacını anlamak müzik yolculuğunda ona uygun desteği sunmak için yapılmalıdır. İstanbul Ermeni Toplumu çocuk korolarının sanatsal açıdan başarılı olabilmesi için çocukların müzikal özelliklerini gözeten adil değerlendirme eğitim sürecinin gerekli olduğuna inanıyorum.