CommonLab Mimarlık tarafından “Kuşadası Belediyesi Hizmet Binası Mimari Proje Yarışması” için tasarlanan proje.

Genel Yaklaşım

Proje, belediyeyi yalnızca idari hizmetlerin yürütüldüğü kurum olarak değil, kent yaşamının aktif parçası ortak kamusal alan olarak ele. doğrultuda yapı, kentlinin yalnızca hizmet almak için ziyaret ettiği bina olmak yerine; karşılaşma, araya gelme, dinlenme farklı sosyal kültürel etkinliklere katılma olanakları sunan “kent evi” olarak kurgulanmıştır. Kamusal kullanımların zemin katta yoğunlaşması, şeffaf geçirgen giriş alanları açık yarı açık mekanların birbirine bağlanması, belediye kentli arasındaki fiziksel algısal sınırı azaltır.

Önerilen Kuşadası Belediye Binası, geleneksel kamu yapılarının ürettiği merkeziyetçi, mesafeli anıtsal “otorite yapısı” diline karşı eleştirel duruş sergiler. Tasarım, kenti domine eden tekil kütle yerine, demokratik ilişki kurmayı amaçlayan, insan ölçeğine yaklaşan parçalı yapı önerir. Yataylık, geçirgenlik yarı açık alanlar üzerinden kurgulanan parçalı yapı, belediyeyi yönetimin temsil edildiği kapalı kurum olmaktan çıkararak, kentlilerin gündelik yaşamına eklemlenen açık davetkar kamu kampüsüne dönüştürür.

Kütleler arasındaki boşluklar, sokaklar avlu, Ege’nin sokak avlu kültürüne atıfta bulunarak yaya sirkülasyonunu yapının içine taşır. Belediye, kentliyi içeriye davet eden, kentlinin meydanını, gölgesini sosyal alanını tığı açık kentsel eşik olarak ele alınır.

Yerleşim

Otogar alanında kurgulanan Kuşadası Belediye Hizmet Binası’nda, ana kütleler arazinin doğu kuzeydoğu çeperine yaslanarak parselin merkezinde mümkün olduğunca geniş açık alan oluşturacak şekilde yerleştirilmiştir. Mevcut ağaçlar korunmuş; tek büyük kütle yerine üç bloktan oluşan parçalı yerleşim tercih edilmiştir.

Yerleşim, arazinin farklı yönlerden gelen mevcut gelecekteki bağlantılarıyla birlikte ele alınmıştır. Ana yaya araç girişi Süleyman Demirel Bulvarı üzerinden alınırken, doğudaki Garaj Caddesi üzerinde ikinci yaya girişi drop-off alanı sağlanmıştır. Gelecekte yapılması planlanan kaymakamlık binası yönünde öngörülen yaya bağlantısı ise yerleşimin komşu kamu yapılarıyla ilişki kurmasını sağlar.

Giriş meydanının güneyinde, korunan mevcut yeşil alana yönelen tek katlı ahşap strüktür olarak Kafe Yemekhane, kuzeyinde ise Çok Amaçlı Salon yer almaktadır. Böylece merkezi açık alan, farklı kamusal kullanımların çevresinde toplandığı mevcut yeşil alanla birlikte çalışan ortak zemin olarak kurgulanmıştır.

Arazinin batı kuzeybatısında, yoğun trafik akışına sahip Süleyman Demirel Bulvarı kavşak aksı boyunca yoğun ağaç dokusu açık otopark bandı oluşturulmuştur. yeşil kuşak, trafik kaynaklı ses tozu filtreleyen kentsel tampon oluştururken, yapının iç avlusu teraslarıyla görsel peyzaj ilişkisi kurar.

Program

Üç ana Ofis Bloğu, merkezde yer alan zemin kattaki 6 metre yüksekliğindeki avlulu Giriş Lobisi birbirine bağlanmaktadır. Pivot kapılardan oluşan cephesiyle açık alana genişleyen lobi, avludaki zeytin ağacını merkeze alarak sıcak aylarda gölgesinde dinlenilebilecek odak oluşturmaktadır. Zemin katta günlük kullanım yoğunluğu yüksek olan ofisler; Güvercin Masa, Sosyal Yardım Hizmetleri Müdürlüğü Destek Hizmetleri Müdürlüğü gibi birimler, Belediye Meclisi, Kafe, Kütüphane Ticari Alanlar birlikte konumlandırılmıştır.

Mesai saatleri dışında kullanılabilen kamusal işlevlerin zemin katta konumlandırılması, alanların ofislerden bağımsız olarak erişilebilir olmasını sağlar. Korunan yeşil alan giriş meydanı çevresinde konumlanan Kafe, Yemekhane Çok Amaçlı Salon, gün boyunca kentlinin kullanımına açık olacak şekilde kurgulanmıştır. kullanımlar, çevresindeki açık alanları besleyerek gün boyunca farklı zamanlarda aktive.

Üstteki üç katta ise belediyenin işleyişi birimler arasındaki ilişkilere göre ofisler konumlandırılmıştır. Sosyal kamusal kullanımlar yoğun idari ofis sirkülasyonu zemin katta ayrışır. Ofisler üst katlarda daha sakin çalışma ortamları oluştururken, zemin kat seviyesinde kampüsün ortak dolaşımına bağlanırlar.

Katlar arası görsel mekansal süreklilik sağlayan iç boşluklar, ofislerin yalnızca yatayda değil, düşeyde birbirleriyle ilişki kurmasını sağlar. Galeri çevresinde konumlanan ortak kullanım alanları, farklı birimlerin karşılaşma birlikte çalışma olanaklarını artırırken gün ışığının iç mekanlara ulaşmasına doğal havalandırmaya katkıda bulunur.

Demokratik Mekan Anlayışı Esnek Ofis Planlaması

Önerilen belediye kampüsünün iç mekan kurgusunda, yönetimsel şeffaflığın demokratik katılımın mekansal karşılık bulması hedeflenmiştir. doğrultuda, geleneksel kamu binalarında görülen katı, hiyerarşik erişilmez “makam odası” tipolojisi reddedilmiştir. Yöneticiler, çalışanlardan yalıtılmış kapalı odalar yerine; ortak çalışma alanlarının uzantısı olan açık ofis düzeniyle entegre çalışan “yönetici nişlerinde” konumlandırılmıştır. kurgu, yöneticiler çalışanlar arasındaki iletişimi yataylaştırırken vatandaşla kurulan ilişkinin daha açık erişilebilir mekanda gerçekleşmesini sağlar.

Çalışma alanlarındaki mahremiyet odaklanma kriterleri, kişilerin statülerine göre değil, yapılan işin doğasına gereksinimlerine göre belirlenmiştir. İki kişiden on kişiye kadar değişen farklı ölçeklerdeki cam duvarlı toplantı modülleri, dinlenme nişleri, sessiz odalara ortak çalışma alanları, farklı çalışma biçimlerine karşılık verecek şekilde arada kurgulanmıştır. Cam bölmeli toplantı modülleri, gerekli gizlilik akustik koşulları sağlarken ofisin görsel bütünlüğünü korur.

Modüler serbest plan şeması, belediyenin zaman içinde değişebilecek birim büyüklüklerine, yeni çalışma modellerine gelecekteki fonksiyonel dönüşümlere yapının strüktürüne müdahale edilmeden adapte olmasını sağlar. esnek şeffaf planlama yaklaşımı, belediyeden beklenen katılımcı, eşitlikçi çağdaş yönetim anlayışını mekansal kurguya taşır.

Çalışanların gün ışığı, doğal havalandırma, teraslar ortak alanlarla ilişki kurabildiği çalışma ortamları, yapının yalnızca hizmet alan kentlilere değil, yapıyı günlük olarak kullanan çalışanlara açık nitelikli çalışma çevresi sunmasını sağlar.

Cephe Kurgusu İklimsel Yaklaşım

Rijit gridal cephe, geleneksel kamu yapılarının mesafeli kurumsal karakterini temsil. Bunun yerine önerilen yapıda, her katta devam eden teraslar, yatay sürekliliği öne çıkararak daha açık hiyerarşik olmayan mekansal örgütlenme oluşturur. yatay hatlar, farklı kullanıcıları aynı düzlemde buluştururken, teraslarda gerçekleşen gündelik yaşamı dışarıdan görünür kılar. Böylece yapı, kapalı mesafeli kurum yerine, kentliyle doğrudan ilişki kuran açık davetkar kamusal yapıya dönüşür.

Kuşadası’nın iklimi, yapının cephe kesit kararlarında belirleyici olurken, geleneksel belediye yapılarının hiyerarşik anıtsal ifadesinden uzaklaşma isteği cephe kurgusunu şekillendirir. doğrultuda cephe, farklı derinlikler yarı açık alanlarla çeşitlenen geçirgen yapı olarak ele alınmıştır. Cephe boyunca devam eden teraslar, Kuşadası’nın yoğun güneşine karşı doğal saçaklar oluşturarak iç mekanları aşırı ısı yükünden korur güneş kontrolüne katkıda bulunur. Aynı zamanda iç dış mekan arasında geçiş sağlayan teraslar, çalışma alanlarını kapalı alanın dışına genişleten iklimsel arayüzler olarak işlev görür.

Ahşap elemanlar, düşey doluluklar cepheye entegre edilen yeşil doku, güneş kontrolünü destekleyen ikinci katman oluştururken, çalışma alanlarının doğrudan yeşil alanlarla görsel ilişki kurmasını sağlar. Açılabilir doğramalar, iç galeri boşluğu çatı ışıklığı rüzgarı yapı içinde dolaştırarak doğal havalandırmayı desteklerken, doğal ışığın iç mekanlara ulaşmasını sağlar.