Artı Gerçek - Halkların Eşitlik Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından genel merkezde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Fon vurgununa dikkat çeken Doğan, olayın 455 bini aşkın yurttaşın birikimini etkilediğini belirterek konunun MYK gündeminde ele alındığını söyledi.
Süreçte karşılıklı adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Doğan, hareket yönetiminin üzerine düşen adımları attığını, birçok alandan çekildiğini Türkiye için silahlı tehdit oluşturmadığını açıkladığını ifade.
Doğan, temel beklentiler arasında Öcalan’ın İmralı’daki koşullarının değiştirilmesi, doğrudan temas kurabilmesi özgürlüğünün sağlanmasının bulunduğunu belirterek şunları söyledi:
“22 Ekim 2024’te yapılan çağrıdan bugüne Sayın Öcalan’ın içinde bulunduğu koşullarla ilgili değişiklikler DEM Parti İmralı heyetinin yaptığı ziyaretlerle sınırlı. Aile görüşmeleri yapılıyor ama bunların rutini. bunlar ne zaman değiştirilecek sorusuna sıklıkla muhatap arayan siyasi parti olarak soruyoruz: koşullar ne zaman değiştirilecek?”
Barış Siyasallaşma Kurulu’nun ne zaman çalışmaya başlayacağını soran Doğan, kurulun neden bekletildiğinin açıklanmasını istedi.
Özgürlük İçin Hukukçular Derneği’nin (ÖHD) açıkladığı verilere göre son üç ayda en az 90 tutuklunun infazının uzatıldığını belirten Doğan, uygulamaların farklı cezaevlerinde benzer biçimde sürdüğünü ifade.
Basına yönelik baskılara değinen Doğan, demokratikleşme adımlarının konuşulduğu dönemde gazetecilerin, siyasetçilerin, yazarların hak savunucularının üzerindeki baskıların sürdüğünü söyledi.
Sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getirildiğini televizyon kanallarının kapatıldığını belirten Doğan, “Artık yapılması gereken basın meslek örgütlerinin gazetecilerin ifade ettiği gibi tutuklu gazetecileri serbest bırakmak, haber alanlarını özgür bırakmaktır”.
FON SORUŞTURMASIDoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:
" kadar büyük soygun yolsuzluk ki 100 yılın yolsuzluğu olarak değerlendirmeler yapılıyor. ana kadar 455 bini aşkın yurttaşın birikimini etkilediği birkaç gün içinde eridiği ilk etapta yaptığımız tespit.
'HAREKET ÜZERİNE DÜŞEN ADIMLARI ATTI'Barış demokratik Toplum Süreci'nin ritmine kesinlikle uygun olmayan bazı gelişmelerden hemen her gün bahsetmek durumunda kalıyoruz. Barıştan anlaşılan daha demokratik ortamın ortaya çıkması daha demokratik ortamda insanların düşünce, ifade örgütlenme özgürlüğünden doğrudan yararlanabilmeleri, en azından yararlanabileceklerine ilişkin emarelerin ortaya çıkmasıdır. Bugün 22 Ekim 22 Ekim 2024'ten bugüne değerlendirelim. 22 Ekim' Sayın Bahçeli Meclis Genel Kurulunda konuşma yaptı konuşma gün bugündür konuşuluyor. Dedi ki: Sayın Öcalan'a seslendi. 'Gelsin Meclis Genel Kurulunda konuşsun.' Akabinde Urfa milletvekilimiz Ömer Öcalan ilk aile görüşmesini gerçekleştirdi Sayın Öcalan'dan gelen mesajı olduğu gibi kamuoyuyla tı.
Şimdi yandan hareket yönetiminin yaptığı açıklamalar. Sürecin ilerlemesi için üzerlerine düşen adımları attıklarını söylüyorlar. Öte yandan birçok alandan çekildiklerini artık Türkiye için sınırlara yakın ya uzak hiçbir şekilde silahlı tehdit olmadıklarını ifade ettiler. Temel beklentilerinin İmralı’ Sayın Öcalan’a kapılarının açılması, koşullarının değişmesi, doğrudan temas kurabilmesi özgürlüğünün sağlanması olduğunu ifade ediyorlar.
'ÖCALAN'IN KOŞULLARI NE ZAMAN DEĞİŞECEK?'İktidar yetkililerinin yaptığı açıklamalara baktığımızda ise sürecin kendi mecrasında yürüdüğünü ifade ediyorlar. Şimdi eğer kendi mecrasında yürüyorsa süreç, haklı bazı sorulara yanıt vermek gerekiyor. 22 Ekim 2024’te yapılan çağrıdan bugüne Sayın Öcalan’ın içinde bulunduğu koşullarla ilgili değişiklikler DEM Parti İmralı heyetinin yaptığı ziyaretlerle sınırlı. Aile görüşmeleri yapılıyor ama bunların rutini. bunlar ne zaman değiştirilecek sorusuna sıklıkla muhatap arayan siyasi parti olarak soruyoruz: koşullar ne zaman değiştirilecek.
'KURULUN ÇALIŞMALARINI HANGİ EL BEKLETİYOR?'Barış Siyasallaşma Kurulu ne zaman çalışmaya başlayacak, niye bekletiliyor? çalışmaları hangi el bekletiyor? Yani bizim göremediğimiz, bilmediğimiz sürece uzanan el var? Böyle el devrede? Ne oluyor sorusunu soruyoruz. Çünkü biz sürecin ilerlemesini istiyoruz. Sürecin güven telkin eden yeni adımlarla kamuoyunun kaygılarını gidererek yürümesini istiyoruz. Sürecin zamana yayılmasına neden olan her şeyin şekilde çözülmesi gerektiğini zaten tüm taraflar tespit diyor. Çünkü zamana yaymak, süreçte en çok kullanılan kavramla süreci enfekte edebilir. tespitte hemfikir ise tüm taraflar, halde ne bekleniyor? Niye enfeksiyona açık halde tutuluyor? Böyle tutulmasına gerek.
'BELİRSİZLİKLER HALEN ORTADA DURUYOR'Geçen bunca sürede örgüt, yapılan çağrıya hızla cevap verdi. Ateşkes ilan etti, ateşkesten hemen sonra kongreyi topladı fesih kararını kamuoyuyla tı. Akabinde silahları yakarak imha ettiler. Sonra Türkiye'den çekileceklerini duyurdular. Sonra Türkiye'den tamamen çekildiklerini sınıra yakın uzak hiçbir yerde artık herhangi örgüt varlığının kalmadığını ifade ettiler. Aralarda yaptıkları açıklamalar, söyleşiler kamuoyunca takip ediliyor. Dönmek ne anlama geliyor? Dönüş koşulları nasıl oluşturulmalı? Tüm bunlarla ilgili hiç adım atılmadı? Atıldı tabii. Diyalog çok kıymetli şey, partimiz bunu çok önemsiyor. Diyalog kanallarının asla kapanmaması gerektiğini düşünüyoruz. Ancak demokratik siyaset alanının açılması için çıkartılan çerçeve yasanın yürürlüğüne ilişkin belirsizlikler hala ortada duruyor. Ne zaman giderilecek belirsizlikler?
YAŞANANLAR SÜRECİN TEMPOSUNA UYGUN ?Bakın ben size örnekler vereyim hapishanelerden; Kocaman liste var önümde. Tek tek, isim isim herkese giremeyeceğim. Herkesten bahsedemeyeceğim. Bakın 30 yıl hapiste kalmış, 30 yılı aşkın zaman hapiste kalmış insanlar hapishane koşullarında tutulamayacak haldeyken bile halen cezaevi idare gözlem kurulları aracılığıyla hapiste tutuluyorlar. Üstelik keyfi nedenlerle tutuluyorlar. İnsanlar haklı olarak sorarlar; 'Sürecin temposuna uygun yaşananlar' diye? Kurullar çalışmazsa sorarlar. ÖHD'nin açıkladığı verilere göre son 3 ayda en az 90 tutsağın İnfazı uzatılmış. Her biri farklı hapishanelerde. Uygulama aynı gerekçelerde birbirinden çok farklı değil.
ANKARA SİNCAN CEZAEVİAnkara Sincan Cezaevi'nden örnek vermek istiyorum. hapishanelerdeki uygulamaların değişmesi tümden bunun hak ihlallerine son verilmelidir. Sincan Kadın Hapishanesi'nde hiçbir politik tutsak kadın şartlı tahliye hakkını kullanamıyor. hakkı kullandırmamak neredeyse ilke haline dönmüş vaziyette. bunların sorumlusu kimdir? Buradan biz Adalet Bakanlığı'na kez daha sesleniyoruz: Bundan sonra ihlallere ilişkin açıklama falan değil, doğrudan somut adım bekliyoruz. Somut adım durumun ortadan kaldırılmasıdır.
Bakın Şermin Demirdağ’ın tahliyesi 8'inci kez neden engellendi? Mesela Mehmet Sait Yıldırım ağır hasta tutsak 31 yıldır hapishanede. 75 yaşında hayati tehlikesi var pişman olmayacağı gerekçesiyle infazı en az 2 kez uzatıldı. Ali Adıman Bolu' cezaevinde kalıyor. Dilekçesinde Sayın Öcalan demiş infazı yakılmış. Bunlar iddia değil, bunlar gerçek veriler.
BASINA YÖNELİK BASKILARHafta sonu gazeteciler her yerde eylemde olacaklar. Şimdi yandan özgürlük yasalarının, yandan demokrasiye dönük adımların atılması gerektiği süreçten bahsedeceğiz. Milli Dayanışma Kardeşlik Demokrasi Komisyonu'nun raporu gün gibi ortada duracak. Öte yandan gazeteciler konuşamayacak, siyasetçiler soru soramayacak, yazarlar yazı yazamayacak, aktivistler eylem yapamayacak, hak savunucuları, hak ihlallerinden bahsedemeyecek, insanlar X hesaplarından ım yapamayacaklar. Sosyal medya mecralarına erişim engeli getirilecek. Televizyon kanallarının ekranları hala kapat kapatılacak. Geçmişte OHAL gerekçesiyle kapatılıyordu kanallar, günden bugüne uygulamalar değişmiyorsa toplum haklı gerçekten endişeli şekilde bize haklı soruları yöneltmiş oluyor. Artık yapılması gereken basın meslek örgütlerinin gazetecilerin ifade ettiği gibi tutuklu gazetecileri serbest bırakmak, haber alanlarını özgür bırakmaktır."