25 Ekim 2026 Pazar günü Sırbistan, ülkenin yakın siyasi tarihinde dönüm noktası olabilecek erken genel seçimler için oy kullanacak. Novi Sad kentinde 16 kişinin ölümüne yol açan daha önce hiç yaşanmayan öğrenci hareketini tetikleyen tren garı çatısının çökmesinden yaklaşık iki yıl sonra Sırbistan, siyasi partiler arasındaki rekabetinin çok ötesinde seçimle karşı karşıya.

Seçimler, 2012’den beri Aleksandar Vučić liderliğinde ülke siyasetinde hüküm süren Sırp İlerleme Partisi (SNS) için büyük sınav olacak. Eylül 2026' cumhurbaşkanlığından istifa etmesinin ardından Vučić, eski başbakanlık makamına geri dönmeyi hedeflerken, öğrencilerin desteklediği liste ise toplumdaki yaygın hoşnutsuzluğu siyasi değişime dönüştürmeyi amaçlıyor.

Ancak seçimler demokratik standartlar, siyasi baskı, temel özgürlüklerin kısıtlanması devlet kaynaklarının kötüye kullanıldığı iddialarının gölgesinde yapılıyor. Şimdi soru, sadece kimin kazanacağı değil, seçimlerin vatandaşların siyasi iradelerini özgürce ifade edebildikleri koşullar altında yapılıp yapılamayacağı.

On yıllık protestolar öğrenci hareketinin doğuşu

Sırbistan' öğrenciler uzun süredir sokaklarda gösterilere devam ediyor.

Kasım 2024'teki Novi Sad tren istasyonunun çatısının çöküp 16 kişinin ölmesi, mevcut siyasi krizin başlangıcı olsa Sırbistan'daki direniş gecede ortaya çıkmadı. 2016'dan yana yolsuzluk, kentsel dönüşüm, çevre sorunları, seçim usulsüzlükleri, siyasi baskı demokratik hesap verilebilirlik konularında birbirini izleyen toplumsal hareketleri yaşadı.

hareketler anlık talepleri ölçekleri bakımından farklılık gösterse günden güne artan şekilde yolsuzluğa, kurumların hesap vermekten uzak olmasına siyasi gücün tek elde toplanmasına yönelik ortak hoşnutsuzluğu yansıtıyordu. Ardı ardına gelen protesto gösterileri, kamuoyundaki huzursuzluğun ne geçici ne sadece muhalefet partileriyle sınırlı olduğunu gösteriyordu.

Novi Sad' yakın zamanda yenilenen tren garının çökmesi, süredir biriken hoşnutsuzluğu ülke çapında eyleme dönüştürdü. Şeffaflık, garın yenilenme belgelerinin açıklanması sorumluların hesap vermesi talepleriyle başlayan süreç, kısa sürede siyasi sisteme yönelik daha geniş çaplı itiraza evrildi.

Üniversite öğrencileri, hareketin ana örgütleyici gücü olarak öne çıktı. Sırbistan genelindeki üniversite işgalleri, halk meclisleri, yürüyüşler gösterilerle yurttaşları geleneksel muhalefetin çok ötesinde harekete geçirdil. Öğrencilerin siyasi partileri hedef almak yerine hesap verilebilirlik diye ısrar etmeleri, geniş halk desteği almalarına neden.

Kriz devam ettikçe talepleri karşılanmadıkça, öğrenciler kurumsal değişimin siyasi değişimin gerektirdiği sonucuna vardı. Böylece öğrenci hareketi erken genel seçim talep etmeye başladı nihayetinde "Öğrenci Listesi – Öğrenciler Kazanıyor" adlı seçim platformunu kurdu.

Öğrenci eylemlerinden seçimlere katılıma geçiş niteliğindeki süreç, Sırbistan' son yılların en önemli siyasi gelişmesi.

Yerleşik siyasi düzeni zorlayan seçim

25 Kasım’daki seçimleri farklı kılan, iktidara yönelik ana tehdidin artık Sırbistan'ın geleneksel siyasi muhalefetinden kaynaklanmıyor olması. Muhalefet aktörlerinin önemli kısmı, genel seçimlere bağımsız olarak katılmama kararı alarak siyasi desteklerini, örgütsel kaynaklarını seçmenleri “Öğrenci Listesi”ne yönlendirdi.

geri çekilme, hükümet karşıtı oyların bölünmesini önlemek desteği daha geniş toplumsal meşruiyete sahip hareket etrafında birleştirmek amacıyla yapılan stratejik girişim.

Tüm bunlara rağmen seçim tablosu karmaşıklığını koruyor. Bağımsız gözlemciler, gerçek muhalefet partilerinin yanı sıra seçime katılan toplam 18 listenin 9’unu oluşturan azınlık listelerini "gölge listeler"in şüpheli olduğuna dikkat çekiyor.

Seçim gözlem kuruluşu CRTA'ya göre, en az 5 aday listesinin gerçek olup olmadığı şüpheli. listelerin gerçek siyasi aktörü mü temsil ettiği, yoksa seçmeni yanıltmak, muhalefet oylarını bölmek için hazırlandığı belirsiz.

Benzer taktikler geçmiş seçimlerde uygulanmıştı. Nitekim CRTA, Mart 2026 yerel seçimlerinde incelenen belediyelerdeki tüm listelerin yüzde 38'ini oluşturan 19 listenin şüpheli olduğunu tespit etmişti.

bulgular, seçime giren herkesin iktidar tarafından kontrol edildiğini kanıtlamasa siyasi şeffaflık demokratik rekabet hakkında ciddi sorular uyandırıyor.

Siyasetiyle on yıldır Sırbistan’ı şekillendiren Vučić için riskler oldukça yüksek. Cumhurbaşkanlığından istifa etmesi parlamenter siyasete geri dönmesi, ülkenin siyasi sistemindeki merkezi rolünü koruma çabasını gösteriyor.

Baskı altındaki seçim rekabeti

Öğrencilerin başlattığı protestolara daha sonra tüm sivil toplum kuruluşları katıldı.

Sırbistan seçimleri; devlet partinin ayrışması, medyaya baskı, seçmenlerin korkutulması kamu kaynaklarının kötüye kullanılması konularındaki uzun süreli endişelerin gölgesinde yapılacak.

Bağımsız seçim gözlemcileri, geçmiş seçim dönemlerinde sorunları defalarca belgeledi. AGİT Demokratik Kurumlar İnsan Hakları Bürosu (ODIHR), yaklaşan seçimler için gözlem misyonu görevlendirdi. ana kadar yayınlanan bulgular, durumun çok ciddi olduğunu gösteriyor.

CRTA'nın 8 Ekim' yayınlanan gözlem raporuna göre, kampanyanın ilk üç haftasında tehdit, gözdağı veya şiddet içeren 49 olay kaydedildi. Rapor ayrıca, tüm ülkelerde sandık açılmadığı için yurt dışındaki yaklaşık 22 bin seçmenin oy kullanma hakkından fiilen mahrum bırakılabileceği uyarısında bulundu.

Tarafların medyadaki görünürlüğü, büyük endişe kaynağı. CRTA'nın izlemeleri, iktidar temsilcilerinin televizyon kanallarındaki siyasi yayın süresinin yaklaşık dörtte üçünü aldığını, muhalefet aktörlerinin ise daha az yer bulduğunu genellikle olumsuz şekilde anlatıldığını ortaya koyuyor.

bulgular, kamu kurumları iktidar partisi arasındaki ayrımın giderek bulanıklaştığı siyasi ortamda özellikle önem taşıyor.

Siyasi baskının iddia edilen kayıt dışı mekanizmalarına dair çarpıcı örnek, Balkan Investigative Reporting Network'ün (BIRN) 14 Ekim' yayınlanan araştırmasında ortaya çıktı. Haber araştırma, eski iktidar partisi aktivistinin siyasi rakipleri korkutmak, protestoculara müdahale etmek gibi faaliyetlerde yer almak üzere örgütlü grupların devşirildiği fonlandığı yönündeki tanıklığına yer verdi.

Aktivistin beyanları ayrıca kamu şirketlerinin sürece dahil olduğu, yüklü miktarda nakit ödemeler yapıldığı protestolar sırasında konuşlandırılan grupların örgütlendiği iddialarını içeriyor.

İnsan hakları savunucuları sivil toplum baskı altında

Tüm bunların yanı sıra insan hakları savunucuları, gazeteciler, sivil toplum kuruluşları, öğrenci aktivistler seçim gözlemcileri; karalama kampanyaları, tehditler, fiziksel saldırılar keyfi gözaltılarla karşı karşıya.

Human Rights Watch, 2026 Dünya Raporu'nda eylemcilere yönelik orantısız polis şiddetini, keyfi tutuklamaları sivil toplum üzerindeki kısıtlamaları belgeledi. Rapor ayrıca, polislerin açıkça medya çalışanlarına şiddet uyguladığı olaylar dahil olmak üzere gazetecilere yönelik saldırılara dikkat çekti.

Sırbistan Bağımsız Gazeteciler Derneği, Ocak Eylül 2025 arasında gazetecilere 84 fiziksel saldırı 113 tehdit kaydederek medya özgürlüğünün ne derece baskı altında olduğunu gözler önüne serdi. Ayrıca dijital takip başka tehdit. Aralık 2024'te Uluslararası Af Örgütü, Sırbistan' gazetecilere STK aktivistlerine karşı dijital takibin kötüye kullanılmasını belgeleyen "Dijital Hapishane" (A Digital Prison) raporunu yayınladı. Mart 2025'teki araştırmalar, BIRN' çalışan iki gazetecinin Pegasus casus yazılımıyla hedef alındığını ortaya çıkardı.

gelişmeler, doğrudan hedef alınan kişilerin çok daha ötesinde etki yaratıyor. Yolsuzlukları araştıran gazeteciler, hukuki yardım sağlayan avukatlar insan hakları ihlallerini belgeleyen kuruluşlar baskıyla karşılaştığında, toplumun iktidardakileri denetleme kapasitesi önemli ölçüde zayıflıyor.

Buna rağmen sivil toplum kuruluşları, Sırbistan'ın demokratik direnci için elzem olmayı sürdürüyor. Eylemler sırasında gözaltına alınan aktivistlere hukuki yardım sağlandı, insan hakları ihlallerini belgelendi, mağdurlar desteklendi, seçimler izlendi bağımsız bilgiye erişim sürdürüldü.

25 Ekim'den sonra ne olacak?

Seçim sonucu ne olursa olsun, Sırbistan'ın hemen siyasi istikrara kavuşması muhtemel görünmüyor.

İktidardaki SNS'in kazanacağı zafer, mevcut siyasi düzeni koruyabilir Vučić'in başbakan olarak geri dönmesini sağlayabilir. Ancak seçim zaferi, yaklaşık iki yıldır devam eden öğrenci öncülüğündeki hareketi besleyen temel huzursuzlukları -özellikle hesap verilebilirlik, kurumsal bağımsızlık köklü yolsuzlukların sona erdirilmesi taleplerini- çözmeyecektir.

Öğrenci destekli listenin elde edeceği başarı, kayda değer siyasi değişim ihtimalini doğurabilir. Yine merkezi olmayan sivil hareketi etkili parlamenter yönetime dönüştürmek; istikrarlı iktidar çoğunluğunun oluşturulması, kamuoyunun kurumlara olan güveninin yeniden tesis edilmesi kurumların yeniden inşası dahil olmak üzere ciddi zorluklar yaratacaktır.

Başa baş veya tartışmalı sonuç ise en öngörülemez senaryoyu ortaya çıkarabilir. Seçim kurumlarına olan kamuoyu güveninin halihazırda zayıflamış olması nedeniyle usulsüzlük, baskı veya manipülasyon iddiaları yeniden gösterileri daha fazla siyasi çatışmayı tetikleyebilir.

nedenle polisin, savcıların, mahkemelerin seçim kurullarının tutumu sadece seçim gününde değil oyların sayımı, şikayetlerin incelenip karara bağlanması yeni hükümetin kurulması süreçlerinde belirleyici olacaktır.

Sırbistan, Vučić'in istifasının ardından erken cumhurbaşkanlığı seçimiyle karşı karşıya durum siyasi belirsizliği 2026 sonuna kadar uzatabilir. Cumhurbaşkanlığı erken seçimlerinin 27 Aralık 2026 tarihinden önce yapılması gerekiyor.

Avrupa Birliği açısından seçimler, Sırbistan'ın demokratik gidişatının başka önemli sınavı olacaktır. Yine ülkenin siyasi geleceğini yalnızca Brüksel, Moskova veya Pekin ilişkilere indirgemek, mevcut krizi körükleyen temel meseleyi gözden kaçırmak anlamına gelir: Sırp vatandaşlarının hesap verebilir kurumlar anlamlı demokratik temsil talebi.

Sırbistan'daki sivil eylemlerinin gücü kararlılığı, ağır baskılara rağmen ülkenin demokratik arzularının canlı kaldığını gösteriyor.

Sivil Haklar Savunucuları (Civil Rights Defenders), insan hakları savunucularına, gazetecilere, sivil toplum kuruluşlarına, aktivistlere seçim gözlemcilerine yönelik tehditlere özel dikkat göstererek, seçim öncesi dönemde, seçim gününde seçim sonrasındaki süreçte gelişmeleri izlemeye raporlamaya devam edecektir.

Sırp yetkililerini ifade, barışçıl toplanma örgütlenme özgürlüğü haklarını güvence altına almaya, her vatandaşın baskı altında kalmadan özgürce oy kullanma hakkını korumaya, bağımsız seçim izleme engellenmeden habercilik yapılmasını sağlamaya, kamu kurumlarının güvenlik güçlerinin siyasi amaçlarla kötüye kullanılmasını önlemeye çağırıyoruz. Siyasi saiklerle gerçekleştirilen tüm şiddet, baskı seçim ihlali iddiaları derhal, bağımsız etkili şekilde soruşturulmalı sorumlular hesap vermelidir.

Hepsinden önemlisi, seçim süreci sonrası şiddetten uzak kalmalıdır. Devlet kurumları, siyasi görüşü ne olursa olsun tüm vatandaşları korumak seçmenlerin özgürce ifade ettiği iradeye saygı duyulmasını sağlamakla yükümlüdür.

Nihayetinde Sırbistan demokrasisinin gerçek sınavı, sadece 25 Ekim' seçimlerin yapılıp yapılmaması değil, vatandaşların ülkenin siyasi geleceğini özgürce belirleyip belirleyemeyeceği kurumların karara saygı duyup duymayacağı olacaktır.