SEDAT YILDIRIM SARICI* – Alpay’ın (1935 – 14 Ekim 2026) vefatı hepimizi. Hakkında yazılanların çoğu “Eylül’ Gel” “Ayrılık Rüzgarı” gibi şarkılarıyla Alpay’ın romantik yanını öne çıkaran nitelikteydi.
Bense Alpay’ın sosyalist yanından dem vurmaya çalışacağım. Öyle ya 1972’ seslendirdiği “Aşk Böyledir” türkümüzdeki iki mısra şöyledir: “her tepenin ardında pınar akar / her yiğidin gönlünde aslan yatar.”
Alpay (Nazikioğlu), yurdun aydınlanma evresinin tam ortalarında var olmuş, çağının müziksel gelişmelerini çalışmalarına yansıtmış, toplumsal hassasiyetini koruyan şan sanatçısı, besteci şarkısözü yazarıydı.
1970’ kaydedilen “Fabrika Kızı” müzik tarihimizin en tanınan sahne repertuarlarında muhtemelen en çok talep edilen eserlerin başlarında gelerek klasikleşmiştir.
Alpay, Fabrika Kızı plak kapağıŞarkı sözlerinde, “biz Heybeli’ her gece mehtaba çıkardık” muhayyilesinden, hayattaki hakikatle muhakeme irfanına evrilme devrine geçişin dönüm noktalarındandır.
“ evi olsun ister / içmeyen kocası / Tanrı ne verirse geçinir gider / yeter ki mutlu olsun yuvası… dışarda yağmur başlar / yüreğinde derin sızı / gözlerinden yaşlar akar / ağlar fabrika kızı / oysa yatağında bile / gün uyku göremez / ihtiyar anası gibi / kadınlığını bilemez / makineler diken gibi / batar her gün kalbine / yün örecek elleri / her gün ekmek derdinde… fabrikada tütün sarar / sanki kendi içer gibi / sararken hayal kurar / bütün insanlar.”
Fabrika Kızı’nın bestecisi söz yazarı Bora Ayanoğlu eseri için “Baktığınızda Marksizmin tarifidir aslında” der.
Aslında 1970 başlarında Türkiye’ devrimci hareket popüler müzikte devrimsel nitelikte yükselişten mahrumdu. Anadolu Pop, Anadolu Rock gibi savlar öne sürülse türkülerin Batı çalgılarıyla icrası aşaması uzun süre aşılamamış, çağı yakalayan besteleme edebi derinlik tutturmada uzun süre yerinde sayılmıştı.
Alpay’ın yıllarda dillendirdiği “Devrimci müzik yerine müzikte devrim yapalım” önermesinin ilk emsallerinden biri kuşkusuz 1975’te kaydedilen “Güven Park” eseridir.
Aynı dönem kaydedilen Cem Karaca imzalı Namus Belası (1974) Tamirci Çırağı’ndaki (1975) tuşlu çalgılar kullanımı bugün hala benzerlerine rastlayamadığımız üstadlıklar arasındadır. Anmadan geçmeyelim.
Rock müzik denilince akla elektrikli gitar hakimiyetli çalışmalar gelir. “Güven Park” perdeyi klasik gitarla açar nefesli çalgıların efsanevi müzikalleri çağrıştıran ritmik, armonik vurgularıyla geniş açılım sunar.
Alpay, Güven Parkı albüm kapağıVarlıklı kimselerin evlerine temizliğe giden gündelikçi, güvencesiz kadınların çilelerini anlatan Can Arpaç’ın şiirini, Ankaralı müzisyen Müjdat Akgün bestelemiş Türkiye’nin ilk rock operası sayılabilecek eser doğmuştur.
“ kente Konya Asfaltı’ndan girer güney rüzgarı / İnönü Bulvarı’ndan geçip Atatürk’e döner / Güven Parkı’nda soluklanır…
kente Konya Asfaltı’ndan gelir işçi kızları / açıksa kısmetleri kimi çamaşıra, kimi temizlikçi diye / büyük eve kapılanır her biri, gündelikçi diye
kente Konya Asfaltı’ndan geldi Fatma kız / kocası, çocuğu, kabı, kacağı / yaygısı, yorganı yer yatağı / göz kondu yapıp girdiler içine…
büyük şehirdi burası, acımasız, kalleş, katı / yitirdi sonunda kocası yük taşıyacak takatı / sürdü Fatma kızı kente el kapısında hizmete…
evdekileri, işsizliği düşünür Fatma kız / göğüs kafesinde çırpınır kuş, korku büyür / Konya Yolu’nun az ötesinde kadın yürür /
sağ omzunda çocukları aş der, ekmek der, ana der /
sol omzunda adamı aşk der, hizmet der, para der /
Konya yolunun az ötesinde /
Fatma kız sallanır,
Fatma kız kayar,
Fatma kız düşer.”
Popüler Müzik Tarihimizdeki Üç Eser
Güven Parkı popüler müzik tarihimizde alışılagelen üç, dört dakikalık şarkıların ötesinde 10 dakika 47 saniyelik uzunluğuyla ilk denemedir. Ardından 1978 yılında Cem Karaca / Edirdahan’dan 18 dakikalık “Safinaz” gelecektir. Safinaz nefesli çalgıların ağırlıkta olduğu Güven Park gibi dört, beş farklı bölümden oluşur. kapıcı kızının çaresizliği anlatılır.
Dervişane sözlerle toprağın bestelenmesinin rock, senfoni, operayla bileşimiyle memleketin biriktirdiğinin özetidir. Finaldeki soru istikbal tahayyülünü fişekler “on binlerce Safinaz, kurtuluş nerede?”
10 dakikayı aşan üçüncü eserimiz Teoman’ın “En Güzel Hikayem” (2004) albümündeki son parça “En Güzel Hikayem” 10 dakika 33 saniyedir. Sunay Özgür düzenlemesinde Teoman, Şebnem Ferah’la düet yapmaktadır. Güven Park Safinaz’daki farklı tarzdaki bölümlerin yan yanalığı aşılmış, bütüncül yapı baştan sona muhafaza edilmiş, yaylı çalgılar ceryanlı gitar bütün çıplaklığıyla eseri olağanüstü yalınlığa doğallığa taşımıştır.
Nihayetinde hüsranla tükenmiş aşk hikayesinin ileriki nesillere bugünden aktarımıdır. Der ki “ama anlıyorum sesinden kurtulmuşsun sen, nokta konmuş, bitmiş en güzel hikayem.” Albümde Teoman her zaman olduğu gibi insansal organsal mısraları içimizi yüzümüze vurarak peş peşe sıralar. Eserin finaline doğru Şebnem Ferah’ın çığlıkları eseri Türkiye’nin En Güzel Hikayesi diye anmamıza kapı aralar.
Şebnem Ferah & TeomanGüven Parkı, Safinaz En Güzel Hikayem; üç eser biraz uzunlukları nedeniyle konserlerde sergilenmez, sergilenemez. Çok prova ister. Zaten konser izleyicisinin pek talebi değildir. Üç eser müzik yazarlarının gözdesidir ama yapımcısına zarar ettirir.
Yapımcının zararı bazen memleketin yararınadır. üç eser Çağdaş Türk Müziği’nin referans noktaları, cetvelleri terazileridirler. Boyumuzun ölçüsünü tayin ederiz.
Biz Alpay’ın sosyalist kalbini konuşmaya devam edelim. Kusursuz telafuzuyla sözcüklerin anlamını doğru yansıtılmasıyla nadir şan sanatçılarımızdandı.
Deniz Gezmişlere atfen 1996’ “Ellerinde Güllerle” ağıtını kaydeder. “ellerinde güllerle girdiler kara toprağa / utansın kara toprak, utansın Dünya.”
İstanbul’daki konserinde sahne arkasındaki perdeye yansıyan Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan Berkin Elvan’ın fotoğraflarına bakarak, “sıradaki şarkım, devlet tarafından zalimce katledilen güzel insanlara gelsin”.
İhbar üzerine Alpay hakkında “terör” soruşturması açılır şöyle der: “Ben sanatçıyım, her sanatçı haksızlığa uğrayanların, ezilenlerin yanında olmak zorunda… Gezmiş arkadaşlarına, Berkin Elvan’a şarkı ithaf etmek, Gezi direnişini savunmak terörse ben teröristim. Bunu her yerde söylerim.”
Elhamdülillah hepimiz teröristiz. Deniz Gezmiş, Filistin’e gitmiş, Filistinliler için mücadaleye katılmış gençti. Bugün dünyanın dört yanında milyonlarca insanın yürüdüğü Filistin’e destek gösterileri düzenleniyor. Paris’te gençler sesleniyor
(Gaza, Gaza, Paris est avec toi) “Gazze, Gazze, Paris seninle.”
Alpay, 2013 yılındaki Gezi Parkı olaylarında Ankara’ polis kurşunuyla başından vurularak öldürülen işçi Ethem Sarısülük anısına “Ethem’in Sessiz Çığlığı”nı kaydeder.
Hüseyin Fehmi İnci’ye ait şiiri Alper Kömürcü bestelemiş, Cihan Sezer’le birlikte yaylı çalgılar için oldukça narin düzenlemişti. Bana göre müzik tarihimizde başka mihenk taşıdır.
Ethem’in annesi evladıyla vedalaşıyor“ dost kurşunu beynimde / yok artık direnecek gücüm / yok yok yok /
tamam tamam ben yenildim / siz yendiniz / ama ben kazandım / siz kaybettiniz”
Teoman, 17 yaşında idam edilen kuzeni Erdal Eren için “hissetmiş miydi oğlunu / kurşun kalbi deldiğinde … / düşmansız savaşta / düştüler, kalkamayacaklar…” mısralarını 2006’ yazmıştı.
1976’ Cem Karaca & Dervişan’dan, “parkasıyla vurulmuş yatar iken buldular, dört hain kurşun değmiş / delik deşikti parka” sözleri hala kulaklarımızda yankılanır.
Alpay, Cem Karaca Teoman zamanla sınırlanmayan, yaylı çalgılardan nefeslilere senfoniden deneysel çalışmalara rock müziğine yenilikler sundukları gibi duyarlılıkları duygudaşlıklarıyla zincirin devamı niteliğindedirler.
Alpay hep aramızda olacak, sesi hiç eksilmeyecek.
_________________
* Müzisyen olan yazarımızın çalışmalarına ulaşabilirsiniz.
yazıya emoji tepki ver
😡0Kızgın🤣0Hahaha👍7dim.❤️4Muhteşem😢1Üzgün😮0İnanılmazÖnceki haberTrump’tan İran Küba’ya “Öfke Operasyonu” tehditiSonraki haberIMF’den Türkiye’ye 3 kritik başlıkta uyarı!