Çelik kapı!

insanın boynuna atılan kement bazen can simidi. Yanlışlardan vazgeçmek için her insanın önüne fırsatlar çıkar önemli olan bunları değerlendirmektir. Ama önce yapılan yanlışların farkına varmak gerek. Yani aynaya bakmak! Her sezon kendi içinde kriz yaratmayı gelenek haline getiren Fenerbahçe' yeni dönem başlıyor dönemin önü açık ? Yeni teknik direktör Kuyt, kötü sonuçlardan yüzde 25'lik olsa hissesini alsın, sorunlu futbolcularla İsmail Kartal arasındaki kopukluğa köprü olmamak ödül olarak ona kalsın!

***

Galatasaray maçı sonrası konuştuğum Fenerbahçeli taraftarlar hep aynı soruyu sordu. "Kaç yıllık yanlışların yeni versiyonu sezon vizyonda olacak?" Birçoğu cevabı kendileri verdi. "Şekil onu gösteriyor!" Yenilmekten korkanlar ayakta kalamazlar! Galatasaray yenilgisinin iki sorumlusu vardı. Saha kenarında saha içinde ayakta uyuyanlar! Saha kenarının sorumlusu İsmail Kartal koltuğunu kaybetti, peki ya saha içinde uyuyanlar?

***

takımın Skriniar gibi çirkinlik abidesi basiretsiz kaptanı varken, konuşacak çok şey var aslında. Çünkü Fenerbahçe' mazeret çuvalla! Günahları birilerine yüklemenin önü hiç kesilmedi. zamanlar dışarda faaliyet gösteren "yapı" son yıllarda Fenerbahçe'nin içine çöreklendi. Yıllardır bütün mesele ya hakemler ya rakipler. Saha içinde hayalet gibi gezen futbolcular kez olsun sorumlu tutulmadı, sorgulanmadı. yüzden takım iyi yönetilmedi kulüp. Koca Fenerbahçe' milyonlarca dolar ödenen beylere "bizden istediğiniz her şeyi verdik, sizler istediğimiz tek şeyi neden vermediniz?" diye soracak yürekli adam yok muydu? Ne acıdır ki yoktu!

***

Bizim hiçbir şeyimiz kalmadı zaten. Zarafet, asalet, merhamet sadece sözcüklerden ibaret. İnsan kalitesine zerre kadar yatırım yapılmayan ülkede doğaldır ki futbol kültürü yok, futbolcu kalitesi yerlerde. Beden dilinin nefret borsasına uygun hale getirildiği düzende, ilkel benlikleriyle " küfür tam benlik" diyenlerin dudaklarını okuyoruz. Çünkü ayıp diye gerçeğimiz yok artık!

***

Bizler yabancısı değiliz eski güzelliklerin. Geçmiş yıllara bakınca görüyoruz ki mazinin büyülü sıcaklığı varmış. Şimdiki zamanda eleştiriler sadece düşünce israfı. Oysa denize atılan şişenin içindeki mesajlar bile adresini bulurdu. Eskiden çok eskiden!

***

Memleket isterim, futbolcu beyler düşenin üzerine basacağına elini uzatıp yerden kaldırsın. Kazananı tebrik etsin. Hala gözleri doymayan hakemler acıkınca hak yemesin. Her türlü kabalığı züppeliği matah şey zanneden yöneticiler eleştirilince, "sen benim kim olduğumu biliyor musun?" demesin. Futbola sevdalı çocuklar babalarına seslensin; "baba bize eski zamanlardaki asaleti öğret!" Memleket isterim insanları merhametli aydınlık memleket!

***

Suç işledikçe güçlenen adamların sosyal medyada süslendiği, maç bitiminde birbirine saldıran bitirimlerin övgüyle beslendiği memlekette ben daha çok beklerim! Çünkü başı sıkışınca sözde adalet isteyenlerin kısır döngüsü, ganimet avcılığının en büyük övgüsüdür futbol. Eskiden alın terinin emeğin el örgüsü bilinirdi şimdilerde zarafete insanlığa kapanmış çelik kapıların sürgüsüdür futbol.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen