Merkezi Milano’ bulanan Gardens of the Righteous Wordwide/ Dünya Vicdanlılar Bahçesi Gariwo Vakfı, her yıl 6 Mart’ta kutlanan "Vicdanlılar Günü" etkinliklerinde kapsamında yılki Vicdanlılar Ödülü'nü Türkiye'den gazeteci yazar Hasan Cemal'e verdiğini duyurdu.
Dünya genelinde soykırıma karşı durmaya insan haklarını savunmayı amaçlayan sivil toplum kuruluşu Milano Vicdanlılar Bahçesi; soykırıma, zulme insan hakları ihlallerine karşı kişisel risk alarak duruşunun koruyan kişileri ödüllendirmek için 2003 yılında kuruldu. Ödüllendirilen her kişi adına bahçeye dikilen ağaç yerleştirilen anıt taşıyla, ödül alan kişilerin hikâyelerinin gelecek nesillere aktarılması sağlanıyor.
Milano Vicdanlılar Bahçesi, Hasan Cemal'in seçilmesi gerekçesini kendisinin sergilediği kişisel entelektüel duruş olduğunu açıkladı. Gariwo’dan yapılan açıklamada, "Hasan Cemal, Ermeni soykırımından sorumlu önemli isimlerden Cemal Paşa’nın torunu olarak, kendi aile tarihiyle yüzleşmeyi resmi Türk tezlerine meydan okumayı seçti. Gazeteciliği, yazıları toplumsal çalışmaları aracılığıyla Ermeni Soykırımı'nın tanınmasına, Türk Ermeni toplumları arasındaki diyaloğa katkıda bulundu" denildi.
Açıklamada gazetemizin kurucusu Hrant Dink olan ilişkiye dikkat çekildi: “Kendisi Hrant Dink arasındaki ilişki bizler için özellikle büyük önem taşıyor. Cemal’in, Hrant’ın 2007’deki suikastının ardından Dink’in mirasını taşıma konusundaki kararlılığı, tam Gariwo’nun ödüllendirmeyi amaçladığı ahlaki cesaret bireysel sorumluluk anlayışını temsil ediyor. Hrant Dink 2009 yılında Milano Vicdanlılar Bahçesi’ndeki yerini almıştı; Hasan Cemal’in aynı Bahçe’ anılmasının, ikisinin hikâyeleri arasında son derece anlamlı bağ oluşturduğuna inanıyoruz.”
Cemal Dink
2026 Vicdanlılar Ödülü’nün sahibi olan Hasan Cemal, Gariwo’nun sitesinde “Cemal Paşa’nın torunu: Ermeni Soykırımı hakkındaki sessizliği bozdu” yazıda özetle şöyle tanıtıldı.
Jön Türkler’in önemli üyelerinden Ahmed Cemal Paşa’nın torunu olan Hasan Cemal, Ermeni Soykırımı’nı tanıyan, konuda ahlaki duruş sergileyen hakikatleri dile getiren isimdir.
Hasan Cemal, siyasi nedenlerle 1915’te kurgulanan yalanlarla mücadele. Türkler Ermeniler arasında, ayrıca Osmanlı İmparatorluğu’nun çok kültürlü yapısının yıkımından sağ kurtulan tüm azınlıklar arasında özgür, diyaloğa dayalı demokratik arada yaşama ortamının doğmasını engelleyen hakikati gölgeleyen yalanlarla mücadele ediyor.
Hasan Cemal, sesini cesaretle yükseltiyor Türkiye’deki devlet inkârcılığına karşı mücadele eden, insan haklarını, demokrasiyi her şeyden önce barışı savunan gazeteciler, yazarlar insan hakları aktivistlerinin seslerine destek oluyor. Cemal’in yazdığı kitap, 2007’ İstanbul’ gazetesinin önünde suikasta uğrayan 2009’ Milano’daki Vicdanlılar Bahçesi’nde yerine alan Türkiyeli Ermeni gazeteci Hrant Dink’in başlattığı mücadeleyi sürdürme amacını taşıyor.
Hasan Cemal için Ermeni soykırımı hakkındaki hakikati seslendirmek, öğrenme sürecinin Ermeni halkına hafıza hakkını yaralarını sarma imkânını vermeyi amaçlayan adalet arayışının sonucuydu. Yasaklamalara davalara rağmen Türkiye’ geniş kitlelere ulaşan "1915: Ermeni Soykırımı" isimli önemli kitabı yazmaya koyulurken yazar kendine soruyu sorar: "Ermenilerin acılarını Cemal Paşa’nın torunuyla mak isteyip istemeyeceklerini merak ediyorum."
2012' yazılar Hrant Dink'e ithaf edilen "1915: Ermeni Soykırımı" eseri, yazarın geçmişin seslerine kulak verdiği aynı zamanda Ermeni sorunu etrafındaki milliyetçilik inkârcılığın yükü altında hâlen ezilen günümüz Türkiyesinin seslerini dinlediği kitaptır.
Gazeteci yazar olan Hasan Cemal, 1981-1992 yılları arasında Cumhuriyet gazetesinde yayın yönetmenliği yaptı, Milliyet Sabah'ta yazdı. Milliyet’teki görevinden 2013 yılında, PKK lideri Abdullah Öcalan söyleşi yapmasının ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın baskıları sonucunda istifa. 1944 yılında İstanbul’ Türk Çerkes kökenli ailede doğan Cemal, 1965 yılında Ankara’ Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun. Gazeteciliğinin yanı sıra dedesi Cemal Paşa’nın katıldığı Ermeni soykırımını kabul etmesiyle Türkiye’ dünyada tanındı.
Hasan Cemal kitabında "Erivan’daki sabahı hatırladım," diye yazar, "Güneş sislerin arasından doğuyor, etraftaki her şeyi kızıl ışığa bürüyordu. Ermeni Soykırımı Anıtı’na üç beyaz karanfil bırakırken kendi kendime fısıldadım: Sevgili Hrant, senin acın beni buraya getirdi; onu kalbimde hissetmeye, senin atalarının acısını anlamaya çalışıyorum bunu ıyorum. Huzur içinde yat, kardeşim."
Metnin tümümü orijinalini okumak TIKLAYIN